Latife Uşşaki (17 Haziran 1898 - 12 Temmuz 1975)

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün eşidir.

29 Ocak 1923-5 Ağustos 1925 tarihleri arasında iki buçuk yıl Mustafa Kemal Atatürk ile evli kalmıştır.

İzmir’in tanınmış ailelerinden olan Uşak kökenli Uşakizade (sonra Uşşaklı) Muammer Bey ile Adeviye Hanım'ın kızı olan Latife Uşşaki'nın Vecihe (ö.1992), İsmail, Münci, Ömer ve Rukiye adlarında 5 kardeşi vardı. İzmir Lisesi’ni bitirdi. Paris'te Sorbonne Üniversitesi’nde hukuk okudu. Londra'da dil öğrenimi gördü. Kurtuluş Savaşı henüz bitmeden Türkiye'ye döndü. 11 Eylül 1922'de, Türk ordusunun İzmir'e girişinin ardından, güvenli bir karargâh arayışındaki kurmayları, Başkumandan Mustafa Kemal’e Uşakizade ailesinin köşkünü de önerdiler. Ailesi yurtdışında olan ve köşkte babaannesiyle birlikte kalan Latife Uşşaki'den bir davet mektubu istendi. Bu öneriyi sevinerek kabul eden Latife Uşşaki, davet mektubunu yazdı ve köşklerinde Atatürk’ü 20 gün ağırladı. Bu tanışmadan sonra haberleşmeleri devam etti. Bir süre sonra Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım da, sağlık sorunları nedeniyle İzmir'e gittiğinde köşkte ağırlandı. Zübeyde Hanım'ın 14 Ocak 1923'te ölümü üzerine İzmir’e giden Mustafa Kemal ile Latife Uşşaki 29 Ocak 1923'te Muammer Bey’in evinde, sade bir nikâhla evlendiler. Bu, nikâhta kendileri de bulunduğu için dönemin âdetlerine uymayan bir törendi. Mareşal Fevzi Çakmak ve Kâzım Karabekir Mustafa Kemal’in, Mustafa Abdülhalik Renda ile Salih Bozok ise Latife Uşşaki’ın tanıkları idi.

Yeni devletin başkenti Ankara’ya gelerek Çankaya’da ilk Cumhurbaşkanlığı köşkü olarak kullanılan Kuleli Köşk (günümüzde Atatürk Müzesi olarak kullanılan bugünkü adıyla Eski Köşk)’te yaşadı. Eşinin isteği üzerine TBMM’deki oturumları izlemeye giden Latife Uşşaki, TBMM'ye giren ilk Türk kadını oldu. Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti. 1925 yazında Doğu Anadolu gezisinde aralarında geçen tatsız bir tartışmadan sonra Latife Uşşaki ve Atatürk boşandılar. Boşanma haberi, 12 Ağustos 1925 günü radyoda yayımlanan bir hükümet bildirisi ile duyuruldu.

Ölümüne kadar İzmir'de ve İstanbul'da yaşayan Latife Uşşaki, evliliği ve eşi hakkında konuşmayı ya da yazmayı kesinlikle kabul etmedi, ikinci kuşak yakınlarına da aynı yönde vasiyette bulundu. 12 Temmuz 1975'te İstanbul'da 77 yaşındayken göğüs kanserinden hayatını kaybetti. Dönemin İstanbul valisi Namık Kemal Şentürk'ün gayretiyle kara, hava ve deniz birliklerinden oluşan bir şeref kıtasının katıldığı cenazesi Teşvikiye Camisi'nden kaldırıldı; Edirnekapı Şehitliği'ndeki aile mezarlığına defnedildi. Latife Uşşaki'nin anıları ve sakladığı kıymetli belgeler Türk Tarih Kurumu'nda saklanmaktadır.

Latife'ye soyadı kanunundan sonra bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından "Uşşaki" soyadı verilmiştir. "Uşşaki" aşıklar anlamına gelir. Atatürk'ün boşandığı eşine neden böyle bir soyadı verdiği o dönemlerde çok dedikodu malzemesi olmuş. Bu durum zaman içinde unutulmuş, Latife Uşşaki'ın soyadını ailesi ile aynı olduğu yanılgısı ortaya çıkmış ve bu düşünce yerleşmiş. Latife Uşşaki yanlış bir soyadı ile tanınmaya başlanmıştır. Oysa Latife 'nin ailesinin soyadı "Uşaklıgil"dir.

İzmir'de ailesi tarafından yaptırılmış ve sonradan Latife Uşşaki'ın mülkiyetine geçmiş iki köşk bulunmaktadır. Bunlardan Göztepe'deki günümüzde İzmir Özel Türk Koleji kampüsü içinde yer alan aile malikhanesi müze olarak hizmet vermekte olup, Karşıyaka Belediyesi tarafından restore edilmiş olan Karşıyaka'daki ikinci köşkten kültürel işlevlerde yararlanılmaktadır.
Mevhibe İnönü (22 Eylül 1897 - 7 Şubat 1992)

Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün eşidir.

11 Kasım 1938 tarihinde İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı eşi olarak 22 Mayıs 1950 yılına dek köşke ev sahibeliği yapmıştır.

1897’de İstanbul Süleymaniye'de doğdu. Üç yaşındayken babası veremden öldü, kısa bir süre kardeşi de ölünce annesi ile beraber dedesinin evinde yaşadı. Ortaokula bir yıl devam ettikten sonra ailesinin kararı ile okuldan alındı. 13 Nisan 1916'da Miralay İsmet Bey ile evlendi. 21 gün sonra eşi cepheye gitti.

Mevhibe İnönü’nün evliliğinin ilk yılları eşinden haber beklemekle geçti. İsmet Bey, 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra eve dönebildi ve 1919’da ilk bebekleri İzzet doğdu. İsmet Bey, 1920’de evi bırakıp Anadolu’ya geçerek kendini Milli Mücadele’ye adadı. İstanbul’da idama mahkûm bir asinin eşi olarak görülen Mevhibe İnönü, savaş yılları sırasında ailesi ile beraber Malatya’ya göçtü. İlk bebeği İzzet’i (1919-1921) orada kaybetti.

1922’de İzmir’e yerleşen Mevhibe Hanım, 2. Lozan Konferansı’nda Türk heyeti başkanı olan eşi ile beraber Lozan’a gitti, 24 Temmuz 1923’te anlaşmanın imzalanmasından sonra İstanbul’a geri döndü. 1924’te oğlu Ömer (Ömer İnönü) dünyaya geldi. Mevhibe Hanım o yıl, ilk başbakan olarak görev yapmakta olan eşinin yanına giderek Ankara’da Pembe Köşk’e yerleşti. 1926’da oğlu Erdal’ı, (Erdal İnönü), 1930’da kızı Özden’i (Özden Toker) dünyaya getirdi. Eşiyle birlikte pek çok yeri dolaştı. Atina, Moskova ve Roma’da başbakan eşi olarak bulundu.

1938’de İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Türkiye’nin ikinci cumhurbaşkanı eşi oldu. 11 Kasım 1938-22 Mayıs 1950 yılları arasında Çankaya Köşkü’nün ev sahibeliğini yaptı. 1928’de Yardımsevenler Derneği’ni, 1949’da Türk Kadınlar Birliği’ni kurdu.

20 Temmuz 1991'den beri GATA'da tedavi altında olan Mevhibe İnönü, 7 Şubat 1992’de öldü. Ankara'da Cebeci Asri Mezarlığı'nda yatmaktadır.
Reşide Bayar (1886 - 24 Aralık 1962)

Türkiye Cumhuriyeti'nin üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın eşidir.

1950 yılından 27 Mayıs 1960 darbesinde köşkten zorla çıkarılana dek kadar Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne ev sahibeliği yapmıştır.

Türkiye'nin üçüncü cumhurbaşkanı olan Celal Bayar'ın eşi olan Reşide Bayar'ın adları Refii, Turgut ve Nilüfer olan üç çocuğu olmuştur. İlk çocuğu olan Refii kalp romatizmasından hayatını kaybetmiştir. Geleneklerine bağlı kişiliğiyle tanınan Reşide Bayar, katıldığı bir davette masasına oturduğu Atatürk'ün ricası sonrasında başını açmıştır. Üç dönem üst üste Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Celal Bayar ile 1903'te evlenmiştir. 24 Aralık 1962'de İstanbul'dan Ankara'ya gelirken trende kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.
Melahat Gürsel (? - 23 Şubat 1975)

Türkiye Cumhuriyeti'nin dördüncü Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in eşidir.

10 Ekim 1961'de yapılan genel seçimlerden sonra meclis tarafından Cumhurbaşkanı seçilen Cemal Gürsel'in eşi Melahat Gürsel, her ne kadar kendisi, "Ne paşa ne de Reis-i cumhur karısı oldum, ben hep mutfaktaydım." demiş olsa da Cemal Gürsel'in rahatsızlığı sonucu 28 Mart 1966'da TBMM tarafından görevinden alınmasına kadar Türkiye'nin 4. Cumhurbaşkanı eşi olmuştur.

1927 yılında evlenen Cemal Gürsel ile Melahat Gürsel'in Özdemir adında bir oğulları ve Türkan adında da manevi kızları bulunuyordu. Sadeliği ile bilinen Melahat Gürsel, mutfağa olan düşkünlüğü ile tanınırdı. Bunu, "Ne paşa ne de reisicumhur karısı oldum, ben hep mutfaktaydım." sözleriyle dile getiriyordu.


Melahat Gürsel eşinin vefatından sonra dış dünya ile ilişkisini keserek İzmir Karşıyaka'daki evine çekilmiş ve 23 Şubat 1975 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu ölmüştür.
Atıfet Sunay (1908 - 21 Ekim 2002)

Türkiye Cumhuriyeti'nin beşinci Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın eşidir.

28 Mart 1966 – 28 Mart 1973 Tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı yapan Cevdet Sunay'ın eşi olarak Çankaya Köşküne 7 yıl boyunca ev sahibeliği yapmıştır.

Bulgaristan göçmeni bir ailenin çocuğu olarak Üsküdar da doğan Atifet Hanım 1929 yılında Cevdet Sunay ile evlemiştir. Atıfet Sunay Çankaya Köşkü'ne 5. cumhurbaşkanı eşi olarak çıktıktan sonra bütün eşyaları tadilat yaptırmıştır. Cevdet Sunay'dan 3 çocuğu olan Atıfet Hanım giyim tarzında Türk motiflerinin olmasına özen göstermiştir
Emel Korutürk (1915 - 11 Mart 2013)

Türkiye Cumhuriyeti'nin altıncı Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün eşidir.

6 Nisan 1973 – 6 Nisan 1980 tarihleri arasında Çankaya Köşkü'ne ev sahibeliği yapmıştır.

1915 yılında doğdu. Babası, sanatsever kişiliği ile tanınan siyasetçi Selah Cimcoz, annesi eski Bahriye Nazırı Moralı Müşir İbrahim Paşa'nın torunu Hasene Hanım'dır. Ailenin dördüncü çocuğu olan Emel Cimcoz'un çocukluğu İstanbul'un Moda semtinde geçti. Babası Malta sürgününde iken Dame de Sion'de başladığı lise eğitimini Lozan'da tamamladı, yurda döndükten sonra Güzel Sanatlar Akademisi'ne girdi; İbrahim Çallı atölyesinde çalıştı. Akademiyi 1936'da bitirdi.

Deniz subayı Fahri Korutürk ile 1 Mart 1944 günü evlendi. Osman, Salah ve Ayşe adında üç çocukları oldu. Eşinin Donanma Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Moskova'da büyükelçilik görevlerinin ardından emekliye ayrılmışken 1973'te Türkiye Cumhuriyeti'nin 6. cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine 1973-1980 yılları arasında "First Lady" oldu. Eşi ile beraber Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nin kurulmasına önayak oldu. "Gazi'ye Şükran" adlı tablosu Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde sergilenmektedir, çeşitli müzelerde başka tabloları bulunur. Özel sanat galerilerinin açılmasını teşvik etmiş, ilk kez Çankaya Köşkü'nde sanatçılara resepsiyon verilmesini sağlamıştır. Yaşamının son yıllarını İstanbul'da Moda'da geçiren Emel Korutürk burada, 11 Mart 2013'te 98 yaşında vefat etmiş, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir.
Sekine Evren (1922 - 3 Mart 1982)

Türkiye Cumhuriyeti'nin yedinci Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in eşidir.

9 Kasım 1982 – 9 Kasım 1989 tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı yapmış ve kendisini bir anlamda Cumhurbaşkanı ilan etmiş Kenan Paşa'nın karısı Sekine Evren de 7. Cumhurbaşkanı eşi olarak köşke çıkmıştır.

Sekine Evren'in, 12 Eylül darbesinin mimarı eşi Kenan Evren'in Çankaya köşkünde oturmasına karşı çıktığı, "Halk istemeden, referandum olmadan asla gitmem." diyerek Köşk'e adım atmadığı ve ölene kadar lojmanda kaldığı anlaşıldı.

Sekine Evren 1922'de Manisa'da dünyaya geldi. 1944'de Kenan Evren ile evlenen Sekine Evren'in bu evlilikten Şenay, Gülay ve Miray adlı üç kızı oldu. Sekine Evren, Mayıs 1980 tarihinde bir yurt dışı seyahatinde ağır bir kalp krizi geçirdi. Daha sonra felç oldu ve ömrünün kalan 2 yılını rahatsızlıklarıyla mücadele ile sürdürdü. 1982 yılında vefat eden Sekine Evren eşinin tarifiyle "aşırı tutumlu ve kişilikli bir kadındı".
Semra Özal (12 Ocak 1934 - )

Türkiye Cumhuriyeti'nin sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın eşidir.

9 Kasım 1989 – 17 Nisan 1993 tarihlerinde Çankaya köşkünün ev sahibeliğini yapmıştır.

Turgut Özal'la daktilosu olarak çalışırken tanışan Semra Özal 1954 yılında evlendi. Bu evlilikten Ahmet Özal (d. 1955), Zeynep Özal (d. 1956) ve Efe Özal (d. 1967) adlı çocukları oldu. ANAP iktidarı sırasında politikacı eşleri arasında Papatyalar adıyla anılan Türk Kadınını Güçlendirme ve Tanıtma Vakfı ile 1991 - 1992 arasında Anavatan Partisi İstanbul İl teşkilatı başkanlığı yaptı. Semra Özal eşinin 1993 yılındaki vefatından sonra İstanbul'da ikamet etmektedir.
Nazmiye Demirel (3 Ocak 1927 - 27 Mayıs 2013)

Türkiye Cumhuriyeti'nin dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in eşidir.

16 Mayıs 1993 – 16 Mayıs 2000 tarihleri arasında Çankaya köşkünün ev sahibeliğini yapmıştır.


12 Mart 1948'de Süleyman Demirel ile evlenen Nazmiye Demirel, 1993'te eşinin Cumhurbaşkanı seçilmesiyle "First Lady" oldu. Nazmiye Demirel, Çankaya Köşkünden ayrıldıktan sonra 2005'te rahatsızlandı. Alzheimer rahatsızlığıyla mücadele eden Demirel, 27 Mayıs 2013'te vefat etti. Cenazesi, memleketi Isparta'nın Atabey İlçesi'ne bağlı İslamköy Beldesi'nde toprağa verildi.
Semra Sezer (1944 - )

Türkiye Cumhuriyeti'nin onuncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in eşidir.

16 Mayıs 2000 – 28 Ağustos 2007 yılları arasında görev yapan kocasının yanında Çankaya Köşkü'nde yer almıştır.

Öğretmen, 16 Mayıs 2000'de göreve başlayan ve 28 Ağustos 2007'de görevi devreden Türkiye'nin onuncu cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in eşidir. Zeynep, Ebru ve Levent adlarında üç çocuğu vardır. Eşinin cumhurbaşkanı seçilmesiyle beraber 2000 yılında öğretmenlikten emekli olmuştur.
Hayrünnisa Gül (18 Ağustos 1965 - )

Türkiye Cumhuriyeti'nin onbirinci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşidir.

28 Ağustos 2007'de köşke çıkmıştır.

Abdullah Gül ile 1980 yılında evlenen Hayrünnisa Gül'ün Kübra (d. 1985) adında bir kızı, Ahmet Münir (d. 1983) ve Mehmet Emre (d. 1991) adlarında iki de oğlu vardır.


Koca Ragıp Paşa İlkokulu'nda okudu. Çemberlitaş Kız Lisesine devam ederken kendisinden 15 yaş büyük olan Abdullah Gül ile nişanlandı ve okulu bıraktı. Bir yıl sonra da 21 Ağustos 1980 tarihinde 15 yaşını doldurduktan üç gün sonra evlendi.

Yıllar sonra liseyi dışarıdan bitirdi ve üniversite sınavına girerek Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı. Ancak 8 Eylül 1998'de kayıt için gittiğinde türbanlı fotoğrafı kabul edilmeyerek kaydı yapılmadı. Bunun üzerine 1999'da dönemin Fazilet Partisi milletvekili olan eşi Abdullah Gül, Hayrünnisa Gül'ü Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi önüne, noter ve gazeteciler eşliğinde getirdi ve yine kayıt yapılmayınca basına dönerek, "Bugün Moskova'da yaşıyor olsaydık böyle bir engelle karşılaşmazdı eşim" dedi.

Bu olayın ardından hukukî yola başvurdular. Ancak iç hukuk yolları tükenince 2002 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdular. Aynı yıl Adalet ve Kalkınma Partisi genel seçimleri kazandı ve Abdullah Gül başbakan oldu. Davadan vazgeçeceği beklenirken Hayrünisa Gül, başvurusunu geri çekmedi. Ancak Mart 2004'te eşi başbakanlıktan ayrıldıktan yaklaşık bir yıl sonra davadan vazgeçti. Bunu "Haklılığım tam, yargı kararlarının tartışılmaması için başvurumu geri çektim" sözleriyle açıkladı. Ayrıca "AİHM'ye yapılan bu başvuru, sanki bir suç işlemişim gibi sürekli farklı bir zemine taşındı. Yaptığım, hukuka uygun bir hak arama yolu olan, AİHM'ye bireysel başvuru hakkını kullanmaktan ibaretti. Eşimin konumundan dolayı hem davacı hem davalı olduk. Müracaat ettiğimde eşim ne başbakan ne de bakandı. Kararımın temel nedeni; yargı kararlarının tartışılmasına fırsat vermemek, güven ve saygıyı sağlamak. Ne yazık ki, bu dava siyasallaştırılmıştır." ifadelerini kullandı. Karardaki bir diğer etken ise hükumete karşı açtığı davayı kaybeden Leyla Şahin'in davasıydı.
Emine Erdoğan (21 Şubat 1955 - )

Türkiye Cumhuriyeti'nin onikinci Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşidir.

21 Şubat 1955 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Anne ve babası Siirtli olan Emine Erdoğan, Gülbaran ailesinin 4 erkek çocuğundan sonra dünyaya gelen ailenin tek kız çocuğudur. 1966'da Zeynep Kamil İlkokulu'ndan mezun olduktan sonra Mithatpaşa Kız Lisesi'nin ortaokul kısmına gitti. Okumakta olduğu Mithat Paşa Akşam Sanat Okulu'ndan ders notları iyi olmasına rağmen kendi isteğiyle ayrıldı. Yazar Şule Yüksel Şenler’le tanışması Emine Erdoğan’ın hayatındaki en büyük dönüm noktalarından birisi. İdealist Kadınlar Derneği’nin aktivitelerinde katılmaya başlayan Emine Erdoğan, bir konferansta Recep Tayyip Erdoğan’la tanıştı. Ve 1978 yılında da Erdoğan’la dünya evine girdi. Ahmet Burak Erdoğan, Sümeyye Erdoğan, Necmettin Bilal Erdoğan, Esra Erdoğan adında 4 çocuğu vardır.

Kaynak: wikipedia,line.do