Türkiye'de fotoğrafçılık sanatının kurucuları olarak tanınan ve Ermeni asıllı olan Viçen (1820–1902), Hovsep Abdullahyan (1830–1908) ve Kevork (1839–1918) kardeşlerin ticari adıdır. İstanbul'da Tünel yakınlarında 1858'de bir fotoğrafçı dükkânı açtılar. Abdülaziz ve II. Abdülhamit tarafından ressam-ı hazreti şehriyari (padişah hazretlerinin ressamı) ünvanıyla ödüllendirildiler. Viçen, Müslüman olarak Abdullah Şükrü adını almıştır. Küdüs mutasarıfı Reşat Paşa'nın Kızı Havva Nemize ile evlenmiş olup 3 çocuğu vardır. Mezarı Maçka Şeyhler mezarlığındadır.

Bir kimyacının İstanbul'da Tünel semtinde açtığı fotoğraf stüdyosunda asistanlık yaparak fotoğrafçılığın inceliklerini öğrenen Kevork Abdullah, 1858'de stüdyoyu devralarak kardeşi Viçen ile birlikte çalışmaya başladı. Kardeşler fotoğrafçılık hakkında bilgilerini arttırmak için iki kere Paris'e gittiler. Önce Abdülaziz'in, sonra II. Abdülhamid'in saray fotoğrafçılığına atandılar. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında Ruslarla ilişki kurdukları yolundaki bir jurnal üzerine bu görevlerinden alındılar ancak çok geçmeden suçlamalar geri alınarak fotoğrafhanelerine padişahın tuğrasını asmalarına izin verildi. Dokuz yıl Mısır hıdivinin çağrısı üzerine Kahire'de kaldılar. İstanbul'a döndüklerinde işleri bozuldu ve saray fotoğrafçılığını da kaybettikten sonra stüdyolarını sattılar. Viçen Abdullah 1902'de, Kevork Abdullah 1918'de öldü.


Abdullah Biraderler'in bazı fotoğrafları:



Abdullah Biraderler 40 yıl boyunca İstanbul'daki insan tiplerini ve manzaraları saptayan fotoğraflar çektiler, çeşitli siyasal ve toplumsal olayları, tarihsel ve kültürel değerleri, yapıları gösteren albümler hazırladılar. Zamanın Britanya kralı, Alman ve Avusturya-Macaristan imparatorları gibi devlet adamları ile birçok tanınmış kişinin fotoğraflarını çekmişlerdir.

Türkiye'nin ilk fotoğraf kuruluşlarından olan Abdullah Biraderler'in çektiği Ortadoğu manzaraları 1999'da İstanbul'da, Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde sergilendi.