Bu camiiye “Kuşkonmaz Cami” denmesinin bir sebebi var; 1500 lü yıllarda yaşamış olan Şemsi Paşa çok titiz bir insandı ve dönemin sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa ile rekâbet halindedir. Zaman zaman bir araya geldiklerinde hacıvat ile karagöz misali birbirleri ile çekişirlermiş. Laf esnasında söz dönmüş dolaşmış Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın Sultanahmedin hemen yanıbaşında yaptırmış olduğu Mimar Sinan’ın en zarîf eseri kabul gören Edirne Selimiye Camiinin minyatürü olarak inşa edilen bu cami ile ilgili sohbet anında Şemsi Paşa, dayanamayarak Sokullu’ya der ki; -“Efendim bir cami yaptırmışsınız. Çok hoş Ama güvercinler caminizi pisletmişler!” Sokullu Mehmet Paşada -“Efendim, Allah’ın yarattığı mahlûkattır. Normaldir, engel olamassın olur böyle şeyler!” der.

Sohbet burda kapanır. Ancak, gün gelir Şemsi Paşa da kendinden bir hatıra kalmasını ister ve bir cami yaptırmak ister. Hatırına ise o efendim cami yaptırmışsınız ama güvercinler üstüne pisler kirletirler, “Eyvah!” der. “Ne yapacağız?” Düşünmeden ağzımızdan çıkan bir laf bizi ne hale düşürdü der. Çözüm her zaman olduğu gibi dönemin en önemli mimarı Mimar Sinan'da bulunur. Şemsi Paşa Mimar Sinan’a gider der ki; -“Efendim böyle bir cümle sârfettik. Üzerinde kuşların uçmayacağı bir yer var mıdır?” Mimar Sinan, -“Efendim var öyle bir yer!” der.

Mimar sinan ilmi ve mimari dehasını kullanarak. Kısa bir araştırmadan sonra Üsküdar’da Kuzeyden ve Güneyden gelen rüzgârların kesiştiği bir nokta bulur. Ve bir müddet Dalgaların kıyıya çarpmasıyla meydana gelen titreşimleri inceler'ki Mimar Sinan Süleymeniye camisini yaptıktan sonra caminin içinde nargile içerek ses akustiğini ölçen bir adamdır. Kuzey ve Güneyden rüzgarların kesiştiği, dalgaların kıyıyı dövdüğü bir noktada çıkan titreşim seslerinden kuşların rahatsız olacağını düşünen Mimar Sinan Orada hemen sahilin kıyısında bir yer tesbit eder. “İşte buraya caminizi inşa edebiliriz” der ve camiyi o noktaya yapmaya karar verirler.

Bu yer Boğaz’ın kenarında kimi zaman serin, kimi zaman ılık ama hep rüzgar alan, kimi zaman kızgın dalgaların duvarlarını dövdüğü “Şemsi Paşa Camiinin” bulunduğu yerdir. işte böyle ortaya çıkar. Üsküdar’ın simgelerinden biri olan “Kuşkonmaz Camiinin hikayesi…
Sizinde birgün yolunuz düşerse "kuşkonmaz camiine" uğrayıp bir namaz kılmanızı tavsiye ederiz. 1580 yılında ibadete açılan bu cami yaklaşık 430 yıldır ibadet hizmeti vermekte olup 430 yıldır bahçesine kuş konmamıştır.