Türkiye'deki Oyuncak Müzeleri

Türkiye'deki Oyuncak Müzeleri Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi Antalya Oyuncak Müzesi Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi İstanbul Oyuncak Müzesi...

  1. #1
    Türkiye'deki Oyuncak Müzeleri
    Türkiye'deki Oyuncak Müzeleri

    Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi

    Antalya Oyuncak Müzesi

    Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi

    İstanbul Oyuncak Müzesi



  2. #2

    Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi



    Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi 20 Nisan 1920'de açıldı. Temel işlevi hızlı toplumsal değişim içinde kaybolmakta olan oyuncakları korumak olan müze, aynı zaman da bir araştırma ve eğitim merkezi olarak da hizmet vermektedir. Halen bin beş yüz oyuncak bulunan müzede oyuncaklar dört ana grupta toplanmaktadır.


    I. Geleneksel Oyuncaklar: Daha çok oyuna bağlı, yerel, mevsimlik, el yapımı oyuncaklar: Uçurtma, sapan, çember, topaç, bez bebek, beşik, yürüteç, vs.
    II. Fabrikasyon Oyuncaklar: Sanayi ürünü olan bu oyuncaklar yapıldıkları malzemeye göre sınıflandırılmıştır:


    • 1. Tahta Oyuncak: Çeşitli arabalar, evler, hayvanlar, vb. İlk fabrikasyon tahta Türk oyuncağı (1938) örnekleri de bu grupta yer almaktadır.
    • 2. Teneke Oyuncak: Araba, tren, kamyon, çeşitli hayvanlar, mutfak eşyaları, kurşun askerler, vb. Bu grupta en eski (1933) Türk teneke oyuncaklarından örnekler bulunmaktadır.
    • 3. Kağıt Oyuncak: Kartondan ve kağıttan üretilen çeşitli oyuncaklar.
    • 4. Plastik Oyuncak: Plastikten yapılmış çeşitli eski ve yeni oyuncaklar.
    • 5. Bebek ve Yumuşak Oyuncak: Kağıt hamuru, porselen, plastik gibi çeşitli malzemelerden yapılmış bebekler, pelüş hayvan modelleri. Bu grupta Türk oyuncak bebek sanayiinin en eski (1960) örnekleri sergilenmektedir.


    III. Yabancı Oyuncaklar: Kişisel ya da ticarî amaçlarla başka ülkelerden getirilmiş çeşitli oyuncaklar. Müzenin en eski parçaları (1890) bu grupta yer almaktadır.
    IV. Antik Oyuncaklar: Ülkemizin birçok arkeoloji müzesinde sergilenen antik oyuncakların bazılarının kopyaları.
    Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi oyuncağın ülkemizdeki tarihsel gelişimini saptama çalışmalarını sürdürmektedir. Oyuncak aracılığı ile sanayi tarihi, kültür tarihi, eğitim tarihi araştırmaları yapılabilmektedir. Müze ayrıca çocuklara tarih bilinci kazandırmaya, oyuncağın çocuk gelişimindeki önemini vurgulamaya çalışmaktadır.
    Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi'ne giriş ücretsizdir. Okullar ve diğer ziyaretçi grupları randevu ile kabul edilmektedir. Müzenin tanıtım broşürü ve posteri vardır.
    Açık olduğu gün ve saatler:


    • Çarşamba - Cuma 10.00 - 17.00
    • Gruplar randevu ile.


    Adres: Ank. Üni. Eğ. Fak. Cemal Gürsel Caddesi Cebeci/Ankara
    Tel: (312) 363 33 50/297


    Türkiye'deki Oyuncak Müzeleri

  3. #3

    Antalya Oyuncak Müzesi



    Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından Eylül 2010'da başlayan oyuncak müzesi çalışmalarına İstanbul Oyuncak Müzesi'nin sahibi yazar Sunay Akın’ın da danışman olarak katıldı. Müze, 23 Nisan 2011'de Antalya Kaleiçi'nde gerçekleştirilen törenle açıldı. Müze İstanbul ve İzmir'den sonra Türkiye'deki üçüncü oyuncak müzesi konumundadır.

    Araştırmacı, şair, yazar ve Türkiye’nin ilk oyuncak Müzesi olan İstanbul Oyuncak Müzesi’nin kurucusu Sunay Akın danışmanlığında açılan müze, çocuklar kadar yetişkinleri de masalsı dünyasının içine alıyor ve çocukluklarına doğru büyülü bir yolculuğun içine sürüklüyor. Tüm dünyaya oyuncak dağıtan Noel Baba’nın doğduğu kentte bir oyuncak müzesi açılması ayrı bir anlam taşıyor.

    1860’lı yıllardan 1980’li yıllara kadar antika değerinde yaklaşık 3 bin oyuncağı içinde bulunduran müzede yerli ve yabancı üretim oyuncaklar sergileniyor. Sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkan ilk fabrikaların ürettiği oyuncak örneklerinin yanı sıra, oyuncak tarihinin en seçkin örneklerinin yer aldığı müzede bebek evlerinin de ender bulunan örnekleri ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

    Antalya ‘da Oyuncak Müzesi’nin temelleri Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın İstanbul Oyuncak Müzesi ziyareti ile atılmış. Müzenin masalsı ortamından çok etkilenen Başkan Akaydın, Sunay Akın’ın desteğiyle Antalya’da da bir oyuncak müzesi kurulması için bürokratlarına talimat vermiş. Antalya Oyuncak Müzesi yaklaşık 8 aylık bir çalışma ile Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın Antalyalı çocuklara ve çocukluğun o güzel düşlerini yitirmeyenlere armağanı olarak açılıyor.

    Kaleiçi Yat Limanı’nda yer alan müzenin girişinde sizi kağıttan bir gemi karşılıyor. Antalya Oyuncak Müzesi’nin de sembolü olan bu kağıt gemi tarihi liman ile örtüşmesi, medeniyetin, kültürün denizden gelmesi adına da ayrı bir önem taşıyor. Yaklaşık 700 m2’lik bir alanda kurulan müzenin iç tasarımları sahne sanatları tasarımcısı Ayhan Doğan’ın imzası taşıyor. Antalya Oyuncak Müzesi’nin ilk iki haftada on bin kişi ziyaret etti. Tanıtım, duyuru çalışmaları henüz yapılmamasına rağmen bu kadar ilgi görmesi yapılan işin ne kadar da doğru olduğunu gösteriyor.

    Tarihte bilinen ilk oyuncaklar arkeolojik kalıntılara göre Mısır’lılara ait. M.Ö 5. yüzyılda Mısırlı çocuklar tahta atlarla, MÖ 2. yüzyılda ise topaç ve misketle oynamışlar. Oyuncakların seri üretimi ise 18. yüzyılda başlamış, özellikle 1800’lü yılların ortası 1900’lü yılların başlarında Avrupa’daki Sanayi Devrimi ile teknolojik, sosyo-ekonomik ve kültürel kalkınma hareketi dünya oyuncak pazarında da etkisini göstermiş. Antalya Oyuncak Müzesi’nde bu kalkınma hareketi sonrasında üretilen oyuncakları görebilme imkanı da bulunuyor. Bunun yanında Anadolu’da üretilmiş, 1980‘li yıllara kadar ülkemiz çocuklarının oynadığı oyuncaklar da müzede yerini alıyor.

    Oyuncak Müzesi, gezilip görülecek bir yer olması dışında, kendini sürekli yenileyen, çocuklara ve kadınlara yönelik atölye çalışmalarının yapılacağı, sergilerin, seminerlerin düzenleneceği bir kültür ve eğitim merkezi olarak da faaliyet gösterecek. Bunun için ayrı bir etüt merkezi de bulunan müzenin bir de açık hava etkinlikleri için 500 kişilik bir amfi tiyatro var.


    Türkiye'deki Oyuncak Müzeleri

  4. #4

    Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi (İzmir Oyuncak Müzesi)



    Konak Belediyesi tarafından işletilen bir "butik müze"dir.

    Dünyada Almanya Nuremberg, İngiltere'de Londra, Fransa'da Poissy, İtalya'da Milano, Japonya'da ve ABD'nde Washington gibi örnekleri bulunan oyuncak müzesi, Türkiye'de ilk kez 1990'da arkeolog Musa Baran'ın açtığı İzmir Bademler Köyü Çocuk Oyunları ve Oyuncakları Müzesi ve 20 Nisan 1990 yılında Prof. Dr. Bekir Onur'un Ankara Üniversitesi bünyesinde açtığı Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi'nden sonra, İstanbul'da şair ve yazar Sunay Akın tarafından 2005 yılında açıldı. Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi kendi alanında üçüncü örneği oluşturmakta olup, İzmir'li seramik sanatçısı Ümran Baradan'ın dünyanın çeşitli ülkelerinden topladığı oyuncaklara, Sunay Akın'ın da katkıları ve çeşitli kişilerin bağışlarının eklenmesiyle gerçekleştirildi.

    Müze kapsamında, Karagöz Hacıvat Gölge Oyunu, Masal saati, Müzede sergi gibi etkinlikler düzenlenmektedir. Ayrıca müze içinde "oyuncak ve hediyelik eşya dükkânı" adı altında bir satış reyonu bulunmaktadır.

    17 Ocak 2010 tarihinde açılan müze binası da Ümran Baradan tarafından bağışlanmıştır. Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi'nin bahçesinde ise Şirinler, Tom ve Jerry, Mickey Mouse, Tweety, Buggs Bunny, Keloğlan, Pinokyo ile Nasrettin Hoca gibi kurgusal kahramanların heykelleri sergileniyor.

    Konak Belediye Başkanı Dr.Hakan Tartan'ın Butik Müzecilik anlayışının ilk örneği olan Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi Konak Varyant'ta bulunmaktadır. Seramik Sanatçısı Ümran Baradan'ın bağışladığı Varyant'taki Çocuk Müzesi, restore edilerek Konak Belediyesi tarafından Oyuncak Müzesi'ne dönüştürülmüştür.

    Sergilenen oyuncaklar arasında, dünya oyuncak tarihinin önemli eserleri bulunmaktadır. Türkiye'nin ilk Oyuncak Müzesi'ni kuran Sunay Akın, müzenin konsept danışmanlığını yapmaktadır.

    Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi'nde şu önemli oyuncaklar bulunmaktadır:

    - 1860'ta ABD'de yapılan oyuncak "Bebek Arabası".
    - 1880'li yıllarda Victoria dönemi evlerden oluşan "Karton Kasaba".
    - 1920'de Almanya'da yapılan "Teddy Bear".
    - ABD'de 1930'da üretilen oyuncak "Çamaşır Manikası".
    - İtalya'da 1920'de yapılan dans eden "Genç Kız Figürü".
    - 1920'lerde Alanya'da üretilen oyuncak "Bebek Evi".
    - 1920'lerden "Uçak ve Gemiler".
    - 100 yaşında "Tahta Oyuncaklar".
    - 1920'li yıllarda ABD, Almanya ve İngiltere'den "Teneke Arabalar".

    Konak Belediyesi Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi iletişim adresleri :

    Adres : Halil Rıfat Paşa No:31 Varyant Konak / İZMİR
    Telefon : 0232 425 75 13

  5. #5

    İstanbul Oyuncak Müzesi



    İstanbul Oyuncak Müzesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinin Göztepe semtinde bulunan ve şair Sunay Akın tarafından 23 Nisan 2005'te kurulan oyuncak müzesidir. Müze, Türkiye'de türünün ilk örneğidir.

    İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında Sunay Akın’ın ailesinden kalma Göztepe’deki köşkünde kurulmuştur. Yazar, müze kurma fikrinin temellerini daha çocukluk yıllarında atmıştır. Sunay Akın 6 yaşında ailesi ile birlikte İstanbul’a yapmış olduğu bir seyahatte Arkeoloji Müzesini ziyaret eder. Bu geziden o kadar etkilenir ki müzeciliği oyunlarına katar ve en çok sevdiği oyun haline gelir. Ancak diğer çocuklar pek ilgi göstermediklerinden oyunu hep kısa sürer.

    Oyuncak müzesi fikrinin temelleri ise şairin, 20 yıl önce Almanya’nın Nürnberg kentine yapmış olduğu seyahatine uzanıyor. İlk kez o zaman böyle bir müzeyle karşılaşan Sunay Akın, kendini oyuncaklardan saatlerce alamadığını itiraf ediyor. Akın daha sonra gittiği tüm ülkelerde oyuncak müzesi aramaya başlar ve bu gezilerin sonunda gelişmiş her ülkenin mutlaka oyuncak müzesi olduğunu ve teknolojik açıdan kendini geliştiren ülkelerin oyuncak sanayisinde lider olmayı başardıklarını fark eder. Şair o müzeleri gezerken şunları düşünür “Hayal etmenin ve düş kurmanın tarihi var. Bu tarih o müzelerde yaşatılıyor. Türkiye’de de böyle bir müze olmalı ve hayaller korunmalıydı.”

    Yazar bu müzeyi kurma amacını ise şu sözlerle ifade etmekte “Oyuncak Müzelerini gezerken içimde hep anlaşılmaz, garip bir duygu taşıdım. Neden benim ülkemde oyuncak müzesi yok diye. Bu beni rahatsız etti. Hani istiridyenin içine bir kum taneciği girer, istiridye bundan rahatsızlık duyar ve o kum taneciğini izole etmek için etrafında bir salgıya çevirir ya; hani böylelikle inci oluşur ya… İşte oyuncak müzesi de böyle bir inci. İçime bir kum taneciği girdi ve bu beni rahatsız etmeye başladı. Çünkü bütün uygar ülkelerin oyuncak müzeleri var, o zaman bir salgı ortaya çıkardım ve bu müzeyi kurdum”

    15 yılda gezdiği ülkelerdeki antikacılardan ve açık arttırmalara katılarak satın aldığı oyuncaklarla bu müzeyi kuran sanatçı insanlara masalsı bir dünya kurmak istemiş. Sunay Akın oyuncak Müzesi hayalini gerçeğe taşırken sahne tasarımcısı Ayhan Doğan ile çalışmıştır. Yazar, Ayhan Doğan ile çalışmasının sebebini ise şöyle açıklamakta; “Bu müzede hayallerimizdeki kahramanları sergileyeceğimize göre, her odanın bir sahne görünümünde olması gerekliydi. Bu işi de en iyi başarabilecek olan isim Ayhan Doğan’dı.

    Müze sözcük olarak ilham perisi anlamını taşıyor. Müze mitolojideki Zeus’un 9 güzel kızı “Musa”lardan gelir. Akın hiçbir müzenin kar amaçlı kurulmayacağını ilham perilerinin ona kazandırdığı ne varsa onlarla müze kurduğunu, sevenlerinin kendisi için harcadığı parayı onlara hizmet olarak sunmaya çalıştığını ifade ediyor.
    Müzedeki oyuncakların sayısı ve çeşidi konusunda sınır bulunmamaktadır. Oyuncak müzesinden içeri adımınızı attığınız anda sizi masalsı bir dünya beklemektedir. Evcilik oynadığınız bebeğiniz, kurşun askerleriniz, metal arabalarınız, çocukluğunuz, anılarınız sizleri bekliyor. Sunay Akın, yurt içinden ve yurt dışından yaklaşık dört bin adet antika oyuncak topladı. En eski oyuncak 1817 yılına ait, Fransa`da yapılan bir oyuncak keman… 1820 yılında Amerika`da yapılan bir bebek, yine aynı ülkeden 1860 yılına ait misketler, Almanya`da yapılan yüz yaşında teneke oyuncaklar ve porselen bebekler müzenin en eski eserleri arasında.

    Müze 5 kattan oluşmaktadır. Konferans salonunun bulunduğu en alt katta kendinizi bir denizaltının içinde bulacak, çayınızı kahvenizi yudumlayacağınız cafede ise bir oyuncağın dişlilerinin içinde hissedeceksiniz. Girdiğiniz her odada farklı bir macera yaşayacak ve çocukluk dostlarınızla karşılaşacaksınız.

    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi günleri haricinde, hafta içi, 09:30-18:00; hafta sonları ise 09:30 - 19:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
    Ziyaret Ücretleri: Tam:10 TL İndirimli:7 TL`dir.
    Adres: Ömerpaşa Cad. Dr. Zeki Zeren Sok. No:17 Göztepe Kadıköy İstanbul
    Telefon: 0216 359 45 50 - 51
    Müzede fotoğraf çekimi yasaktır.

  6. #6
    Tam benlik biyermiş.

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 22 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 22 misafir)

Bu Konu için Etiketler