Kuvars grubuna ait olan, mumsu parlaklığa sahip, yarı opak ve çoğunlukla mavi-beyaz renklerde bulunan kalsedon taşı ayrıca sarı, kahverengi, gri, sarı, yeşil renklerde de bulunabiliyor. Geçmişi Hititlerden öncesine dayanan Kalsedon, yoğunlukla Anadolu’da çıkarılmaktadır.

Romalılar döneminde İstanbul’un Kadıköy limanından sevkiyatı yapılan Kalsedon, adını limanın o dönemki adından (Chalcedon yani Kalkedon ) alır. Kalsedon’un aynı zamanda Kadıköy taşı olarak ta anılması bu sebeptendir. Roma dönemi sona erdikten sonra uzunca bir süre önemini kaybetmiş olsa da 1970’li yıllarda tekrar yıldızı parlamıştır.

Anadolu’nun “mavi altını” değerini gören Kalsedon, Ruhu besler ve inancı güçlendirir. Başarı ve gücün sembolü olarak görülmüştür. Uyku sorunlarına iyi geldiği bilinir ve kullanan kişiyi kötülüklere karşı koruduğuna inanılır.

Günümüzde süs eşyası, oymacılık ve mücevher yapımında kullanılan kalsedon, Anadolu’da Eskişehir’de çıkarılmaktadır. Burada dünyaca ünlü mavi, mor ve pembe kalsedonlar çıkarılmaktadır.

Farklı renk ve desenlere göre ise farklı isimler alırlar; akik, oniks, jasp ve krizopras gibi. Ayrıca Almanya ve Meksika bölgesinde de çıkarılmaktadır.

İkizler, yengeç ve yay burçlarını sembolize eden kalsedon taşı, Boğaz, güneş sinirağı ve kök çakraları için kullanılmaktadır.

- İyimserlik ve iyi dilekleri sembolize eder.
- Cömertliği, hassaslığı, anlayışı arttırır.
- Hitabet gücünü artırır.
- Koruyucu özellikleri dolayısıyla nazara karşı kullanılabilecek bir taştır.
- Negatif enerjiye engeldir.
- Değişikliklere adaptasyonu kolaylaştırır.
- Zihinsel, duygusal ve ruhsal dengeleyicidir.
- Öksürüğü azaltır.
- Zihnin sağlamlığını arttırarak, bunamayı tedavi eder.