Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 39 bin 287 subay var. Bunlar arasında kaç kişinin Fethullah Gülen Cemaati’ne mensup oldukları konusunda emekli askerlerin farklı tahminleri bulunuyor. En karamsar tabloyu TSK içinde ilk ve tek Cemaat soruşturması yürüten emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok çiziyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde 39 bin 287 subay var. Eski Genelkurmay İstihbarat Dairesi Başkanı ve Ergenekon davasından yargılanıp beraat eden emekli Orgeneral İsmail Hakkı Pekin’e göre, Gülen Cemaati’ne mensup subay sayısı bu rakamın yüzde 20’si civarı.

Üçok: Son 9-10 yılda subay olanların yüzde 80'i Cemaat ile ilişkili



TSK içinde 2009 yılında Gülen Cemaati hakkında soruşturma yürütürken hakkında açılan soruşturmalar yüzünden görevinden uzaklaştırılan hakkında açılan davalar nedeniyle 4 yıl 9 ay cezaevinde yatan emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ise şu anda soruşturma altında olanların 10 katı subayın Cemaat ile iltisaklı olduğu iddiasında. Üçok, son 9-10 yılda subay olanların yüzde 80’inin Cemaat ile ilişkili olduğunu iddia ediyor. Üçok sözlerini desteklemek için şunları söylüyor:

''2008-2012 yılları arasında sadece Kara Harp Okulu’ndan 1460 öğrenci çıkarıldı. Bu büyük bir rakam bunun ortalaması önceki yıllarda 30-40 arasıydı. Bu çıkarmalar disiplinsizlik, ilmi yetersizlik, sağlık gibi gerekçeler adı altında yapıldı. Cemaat’in GATA’daki örgütlenmesi sağlık gerekçelerinde devreye girdi. Bu çıkarmalar bize Cemaat’in kendi mensuplarına yer açmak için büyük bir operasyon yaptığını gösteriyor.''

Üçok, şu anda askeri yargının yüzde 70’inin açığa alındığını bunun da Cemaat’in TSK içindeki yapılanması hakkında bir fikir verdiğini söylüyor.

''TSK içindeki yapılanma endişe verici boyutlarda''



15 Temmuz darbe girişimi öncesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan "Ana Gülen yapılanması" iddianamesinde, TSK içindeki yapılanma endişe verici boyutlarda denilerek şu ifadeler kullanıldı:

"1984 yılından sonra bu faaliyetler yoğunluk kazanmıştır. O dönemde TSK içerisine yerleştirilen bu öğrencilerin birçoğu şu anda kurmay albay veya general rütbesindedir. Genelkurmay Başkanlığı 1983-2014 yılları arasındaki dönemde TSK ile ilişiği kesilen Fetullah Gülen Grubuna mensup personel sayısını bildirmiştir. Bu süre içerisinde toplam 400 TSK personeli bu yapı mensubiyeti sebebiyle yaş kararı ile TSK'dan ihraç edilmiştir. TSK, 2003 yılından sonra Fetullahçı olduğunu bildiği hiç kimsenin ilişiğini kesmemiştir. Bundan sonra insiyatif örgüte geçmiş ve TSK içinde bu örgütten olmayan veya muhalif olan herkesi tasfiye etmeye başlamıştır. Ergenekon ve diğer askeri davalar, sivil siyaset üzerindeki askeri vesayetin kaldırılması için değil, örgütün TSK, üzerinde egemen olması için gerçekleştirilmiştir. Bu gün TSK içerisinde önemli oranda kurmay subay olarak FETÖ mensubu bulunmaktadır. Ordunun Cemaatleşmesi, kontrol altına alınması, örgütün siyasi hedefleri için zorunlu ve birinci görevidir. Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki FETÖ yapılanması endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Askeri disiplin ve hiyerarşinin dışında bir de örgütlü TSK Cemaat yapılanması bulunmaktadır."

İddianamede, 1970’li yıllardan bu yana Fethullah Gülen ile beraber olan kendi ifadesiyle 1980’li yıllarda ‘Emniyet imamlığı’ da yapan 2014’de ise Cemaat’ten ayrıldığı açıklayan Kemalettin Özdemir’in söyledikleri de yer aldı. Ayrılması Cemaat içinde büyük dalgalanmalar yaratan Özdemir’in TSK yapılanmasına ilişkin söyledikleri iddianamede şu şekilde yer aldı:

"'Bu yapıyı kuranlardan tanık Kemalettin Özdemir, TSK’nın içinde en az yüzde 60 ile yüzde 80 FETÖ mensubu olduğunu anlatmıştır. TSK içindeki FETÖ mensuplarına yönelik hiçbir ciddi çalışma yapılamamıştır. Askeri hakimlerin çoğunluğunun bu örgüte mensup olduğu, bu örgütle organik bağı tespit edilmesi nedeniyle adli yargıya alınmayanların askeri yargıya alınıp hakim yapıldığı iddia edilmiştir."

Kaynak: Al Jazeera