Anne ayılar zor bir seçim yapmak zorunda: Ya yavrularını insanların yakınına götürecekler, ya da çiftleşmek isteyen erkek ayıların yavrularını öldürmesi riskini alacaklar.

Genç bir hayvan için yılın en tehlikeli zamanının kış olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak İskandinavya'daki boz ayılar için kışı izleyen ilk birkaç hafta ölüm kalım meselesi olabilir.

Mayısın ilk günlerinden haziran ortalarına uzanan günler, İsveç'in boz ayıları için çiftleşme dönemi anlamına geliyor. DNA'larını umutsuzca bir sonraki nesillere aktarmak isteyen erkek ayılar, bu amaçla karşılarına çıkan her dişiyle çiftleşmeyi deniyor. Bu durum yavrusu olan anne ayılar için oldukça büyük bir tehlike arz ediyor, çünkü bir önceki yıl doğan yavrularını emziren anneler hamile kalamıyor. Bu nedenle de erkek ayılar bazen yavruları öldürüyor ve anne ayının bedeninin süt üretme döneminden çıkıp tekrar üreme dönemine girmesini sağlamayı umuyor.

Boz ayı yavrularının üçte birinden fazlası çiftleşme döneminde ölüyor. Bu ölümlerin yüzde 90'ından fazlası da akraba olmayan erkek ayıların saldırıları sonucu gerçekleşiyor.

Geçtiğimiz salı Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, anneler erkekleri uzakta tutmanın bir yolunu bulmuş olabilir. Erkek boz ayılar cinayet işleyecek bir ruh haline bürününce, bazı anneler yavrularını alıp insanların yanına sığınıyor.



Norveç Yaşam Bilimleri Üniversitesi'nde ve Güneydoğu Norveç Üniversitesi'nde yaban hayatı biyoloğu olan ve çalışmaya önderlik eden Sam Steyaert, bu çalışmaya kadar anne ve yavruların insanlara yaklaşma amacının fazladan yiyecek bulmak olduğunun düşünüldüğünü söylüyor.

"Araştırmamız ayıların neden bazen insanlara yaklaştığı konusuna ışık tutuyor," diyor Steyaert.

Gözler Gökyüzünde



Tahmin edeceğiniz üzere boz ayıların özel yaşamlarını izlemek öyle çok da kolay bir iş değil.

Erkekler dişilerin iki katı; ancak dişiler bile 360 kilogramlık bir ağırlığa ulaşabiliyor. Saatte 48 kilometrelik bir hızla koşabiliyorlar. Ve İsveç'te, üzerinde araştırma yapılan popülasyon 13.000 kilometre karelik bir alana yayılmış durumda.

Bu da Steyaert ve arkadaşlarının, uydu tasması takacakları anne ayıları helikopterlerle izlemesi ve silahla uyuşturması anlamına gelmiş. Yakalama işleminin sonbaharda, dişiler yavrulamadan önce yapılması gerektiği için, bir sonraki bahar aylarında ayılar inlerinden çıktığında bazı tasmaların pilleri çoktan bitmiş.

Neyse ki 2005-2012 yılları arasında çalışmalar yürüten biliminsanları kayda değer verilerle ödüllendirilmiş. Uydu kayıtları bazı anne ayıların insan varlığına yaklaşık 430 metre yakınlıkta kaldığını ortaya çıkarmakla kalmamış, aynı zamanda bunu takip eden gözlemler insanların korumasından medet uman annelerin, onlardan uzak duran annelerden daha başarılı olduğunu göstermiş.

Düşmanımın Düşmanı



"İnsanların dibinden ayrılmamak da tamamen risksiz bir durum değil," diyor Steyaert.

Ayılar insanlara ne kadar yaklaşırsa, bir avcı tarafından vurulma veya bir araç tarafından ezilme riski de o kadar artıyor. Ayrıca ayılar bizim çöplerimizle bazen o kadar yakından ilgileniyorlar ki, vurulmaları veya yaban hayatı uzmanları tarafından taşınmaları gerekebiliyor. Steyaert, insanların dibinden ayrılmayan ayıların normalden daha yüksek bir stres seviyesine sahip olduğunu görmeyi beklediğini belirtiyor. Bu durum da ilerideki üreme devirlerine zarar veriyor olabilir.

Ancak bu alışveriş kısa vadede verimli olacağa benziyor. Erkek ayılar insanlardan ve onlardan kaynaklanan tehlikelerden nasıl uzak durmaları gerektiğini iyi biliyor. Steyaert'in araştırması, erkek ayılardan uzak durmayı başaran dişilerin yavrularının da hayatta kalma şansının daha yüksek olduğunu söylüyor.

Georgia Üniversitesi'nde ekolojist olan ancak araştırmaya katılmayan Lucas Nell, bu tür korumacı işbirliklerinin diğer türlerde görüldüğünü de söylüyor. Kazların, kutup tilkilerinden korunmak için yuvalarını baykuşların ve diğer av kuşlarının yuvalarının yakınlarına yuva yaptığı biliniyor. Nell'in kendi araştırması da, sulak alanlarda yaşayan kuşların da timsahlarla benzer bir ilişkiye sahip olup olmadığını keşfetmeyi umuyor.

Nell'e göre burada şaşırtıcı ve yeni olan şey, dişi boz ayıların kendi türleriyle arasındaki cinsel gerilimi azaltmak için insanları kullanıyor olması. Çalışmanın yazarının neden "insan kalkanı" terimini kullandığını anlamak zor değil.

Bu davranışın yaygın olup olmadığını belirlemek için daha geniş kapsamlı çalışmalar gerekecek; ancak Nell bu durumun ayı saldırılarını azaltmakta kullanılabilecek değerli bilgiler içerebileceğini düşünüyor.

Ne de olsa yavruları olan anne ayılar özellikle tehlikeli. Eğer tek başına dolaşan erkeklerden kaçınmak üzere insanlara yaklaşıyorlarsa gerçekten, topraklarını ayılarla paylaşan insanlar, mayıstan hazirana kadar daha dikkatli olmak isteyebilir.

Kaynak: National Geographic Türkiye