Yıl 1929, mevsim kış...

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929

Soğuk gerçekten dayanılır gibi değildir. Kasaplar etleri testere ile kesmek zorunda kalacak, İstanbullular Topkapı Mezarlığı'na götürdükleri cenazeleri gömemeyip, orada bırakıp ertesi günü defnetme sözüyle oradan ayrılacaklardır...İnsanlar boğaza gelen buz kütleleleri üzerinde hatıra fotoğrafı çektireceklerdi...

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929

1929'da İstanbul'da kar yağışı neredeyse aralıksız olarak 55 gün yağmış. Bu 55 gün yağan kar, birçok günler tipi şeklinde devam etmiş. İstanbul'un bazı kesimlerinde kar kalınlığının 4-5 metreye kadar ulaştığı belirtilmekte ki bu neredeyse 2 katlı ev yüksekliğinde demek. Gece sokağa çıkmak çok tehlikeliymiş nitekim gece saatlerinde yiyecek aramak için şehre inen kurtları görmek, sıradan bir durum haline gelmiş.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


Evsiz barksız insanlar soğuktan donarak can vermiş, şehir suyu şebekesi donmuş, yangınlar çıkmış ancak su olmadığı için neredeyse mahalleler yanıp, yok olmuş. Geceleri aç kurtlar, yaban domuzları inmiş şehir merkezine.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


6 Ocak: Kış geliyor
Sabaha karşı saat ikide çok şiddetli bir fırtına başladı ve limandaki gemiler siren çalarak İstanbul halkına çok uzun sürecek soğuk günlerin haberini verdi.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


7 Ocak: Yılın ilk karı düştü
İstanbul, dün neye uğradığını bilemedi. Gece yarısı başlayan fırtına biraz hasara neden oldu, birçok evin damlarındaki kiremitler rüzgârın şiddetiyle uçtu. Sokaklarda kimselerin olmaması dolayısıyla kafa göz yarılmadı. Velhasıl yılın ilk karı düştü. Havanın soğumasına en çok kömürcüler sevindi. Odun ve kömür fiyatlarına zam yaptılar.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


21 Ocak: Susuzluktan yangın söndürülemedi
Gece saat dokuz buçuk sıralarında Tatavla’da (Kurtuluş) Aya Dimitri Kilisesi’nin çanı canhıraş bir şekilde çalarak bir felaketi haber verdi. Ne olduğunu merak ederek sokağa fırlayanlar, Ayatavaş Sokağı’nda bakkal Yanni’nin evinde başlayan yangının hızla yanındaki evlere sıçradığını gördü. Terkos Şirketi’nden su gelmemesi itfaiyeyi çok zor durumda bıraktı, 216 ev yandı.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


2 Şubat: Sirkeci-Beyoğlu 5 lira tutar mı?
Tipi ve karakış şehrin umumi hayatını durdurdu. Kar kalınlığı bir metreyi buldu. Sokaklarda tek tük görülen otomobiller, Sirkeci’den Beyoğlu’na gitmek için beş lira istiyorlardı. Elhamra’da halk tarafından çok beğenilen ve kapalı gişe giden ‘Volga.. Volga..’ oynamasına rağmen, sadece 250 civarında seyirci vardı. Duruma çok uygun Kâbus isimli filmi oynatan Melek’te ise sadece 100 kadar seyirci bulunuyordu.
2 Şubat günü İstanbul müthiş bir kar fırtınası altında kaldı. Vapurlar, trenler seferlerini yapamadı, tramvaylar ve otomobiller güçlükle çalışabildi.İstanbul, kara ve fırtınaya tamamen teslim olacak, evsizler donarak ölecek, su boruları, musluklar, kapı kollan bile donacaktı.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


3 Şubat: Halk, ekmeksiz kaldı
Bostancı, Erenköy, Beykoz, Erenköy gibi şehrin uzak semtlerinde hayat tamamen durdu. Cenazeler günlerce kaldırılamadı. Fırınlarda ekmek yoğurma makineleri çalışamayınca fırıncılar Şehremaneti’ne müracaat ederek ekmek yapamadıklarını bildirdiler. Durumun vahametinden dolayı Şehremaneti, fırıncılara ekmekleri elleriyle yoğurma talimatı verdi. Mesele halledilinceye kadar ekmek çıkarılamadı ve halk akşamüstüne kadar ekmeksiz kaldı.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929



4 Şubat: Kurtlar Beşiktaş’ta
Evlerin kapıları karla kaplanıp görülmez oldu. Açık dükkân bulmak, piyangodan yüklüce bir ikramiye kazanmakla eşanlamlıydı. Beşiktaş Ihlamur’da kurtlar Mehmet adında yaşlı bir adama saldırdı, feryada yetişen semt sakinleri yaşlı adamı birkaç ısırıkla kurtların elinden kurtardı.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


5 Şubat: Yağcılar Mahallesi’nden haber alınamıyor
Kurtlar mahalle aralarında dolaşmaya başladı. Zincirlikuyu’da Mehmet adlı bir ihtiyardan haber alınamayınca, şehirde herkes birbirine talihsiz adamın kurtlar tarafından parçalanarak yenildiğini anlatır oldu. Eyüp sırtlarındaki 30 evlik Yağcılar Mahallesi’nde kar yolları kapatınca mahalle halkının dış dünyayla irtibatı kesildi. Fırtına, bu yoksul evlerin damlarını uçururken mahalleli evlerin enkazı altında açlık ve susuzlukla mücadele etti. Bin bir güçlükle mahalleye varan yardım heyeti, ümitsizce bekleyen 100 kadar felaketzedeyi Eyüp’te bir camiye yerleştirdi.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


8 Şubat: Bastonlara fahiş zam geldi
Fırtınadan en çok kâr edenler şoförler ve baston satıcılarıydı. Yolların buz tutması neticesinde, birçok kaza meydana geldi ve çok sayıda kırık çıkık vakası oldu. Bunu fırsat bilen bastoncular, bastonların ucuna sivri birer demir takarak fiyatlara fahiş zam yaptı. Fırtınadan önce 90 kuruş olan baston fiyatları 140 kuruşa fırladı.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


9 Şubat: Haliç dondu
Haliç kısmen dondu, sahilde sekiz santimlik buz tabakası oluştu. Rasathaneden don olayı beklendiği haberini duyan halk, Haliç kıyısına toplandı. Eyüp sahilinde toplananlar buzun kalınlığını anlamak için bir köpeği denizin üstüne gönderdi. Buzun üzerinde alkış ve tezahüratlar eşliğinde korkusuzca yol alan kahraman köpek, ortada buzlu suyla karşılaşınca sahile geri döndü.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


11 Şubat: Et testereyle kesilir oldu
Kasaplar şiddetli soğuk yüzünden donarak kaskatı olan etleri ancak testere yardımıyla kesebildi. Sokaklarda kurtların görülmesi artık şehir sakinlerinin alıştığı, sıradan bir durum oldu. Topkapı mezarlığına defnedilmek için getirilen cenazeler, yoğun kar yağışı dolayısıyla ertesi gün gömülmek üzere mezarlıkta bırakıldı. Gece yiyecek aramaya çıkan kurtlar tarafından cenazeler parçalanınca, şehrin yeni sakinlerinin yarattığı tehlikenin büyüklüğü daha iyi anlaşıldı.

İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


1 Mart: İstanbul, buz istilasına uğradı

Gece yarısı saat ikide, İstanbul Boğazı aniden büyük buz kütlelerinin hücumuna uğradı. Bütün liman buzlarla kaplandı. Bir işgal kuvveti gibi İstanbul’a giren buz ordusunun bir bölümü Anadolu sahilini takip ederek Haydarpaşa tarafına, bir kısmı Sarayburnu önlerinden geçerek Marmara’ya, bir bölümü de Sirkeci rıhtımına doğru yola çıktı. Marmara tarafına geçen buzların bir bölümü Hayırsızada tarafına, Sirkeci önlerine gelenlerin bir bölümü Galata’ya hareket edip buraları ele geçirdi. Buzların kalınlığı bazı gazetelere göre 10 ile 50 santim, bazı gazetelere göre de 3 ile 10 metre arasında değişiyordu. Sirkeci rıhtımı önlerinde toplanan meraklıların en maceraperestleri, yakaladıkları buzlara çıktılar ve üstlerinde dakikalarca dolaştılar. Ortalık çok eğlenceli bir panayır yerine döndü ve kalabalık giderek arttı.


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929


İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929



İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929



İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929



İstanbul'un En Soğuk Kışı - 1929

Derleyen: Serkan SEZENOĞLU