Cemaatler, Tarikatlar ve Bozuk Kafalar
Son günlerde FETÖ ihanetini bahane göstererek, bazı bozuk kafalar, yani din ve maneviyat düşmanları “cemaatlerin de tarikatların de tamamı kapatılsın” gibi akıl dışı zırvalamalara başladılar. Bu zırvalamalar karşısında aklıselim sahipleri elbette gülüp geçiyorlar veya “tek parti zihniyeti yine depreşti” diyerek lanet okuyorlar. Ancak safi zihinlerin ve masum akılların bir nebzecik dahi olsa bulanmaması için, bugün bu önemli konunun tahlilini yapacağız.

Önceleri bir cemaat görünümünde olan, hatta “bir nevi NUR CEMAATİ” zannedilen veya halen saf tabanı tarafından “dine hizmet edildiği”sanılan şu FETÖ ihanetini, elbette fetö’cülerden ve tüm şer güçlerden ve de bu güçlü iktidardan kurtulmak isteyenlerden başka tasvip eden yok.

Fakat bir cemaat görünümünde başlayarak, sinsice güzel ülkemizin tüm kurum ve birimlerinde konuşlanan bu hainlerin ihanetleri nedeniyle, diğer masum cemaat veya tarikatların da cezalandırılmalarını istemek, sadece bir din düşmanlığıdır.Ve debu ihaneti fırsat zannederek inançlara ve mukaddesata kin kusmaktır.


Bu fırsatçı zavallılara,öncelikle şunları sormak lazım:

1. Bir sepet elmaların içinden sadece birkaç tane çürük elma çıktığında, siz tüm elmaları mı çöpe atıyorsunuz?...Elbette hayır!


2. Bu FETÖ, ordunun içinde de, Yargının içinde de, Milli Eğitimin içinde de var diye; tüm orduyu, tüm yargıyı ve tüm Milli eğitimi mi kapatmak gerekir?… (!?)


3. Siz iktidar olsanız, bir hastanede usulsüzlük veya yolsuzluk yapıldı diye, tüm hastaneleri mi kapatacaksınız?...(!?)


4. Bir lise veya üniversitede esrar, eroin veya ahlaksızlık arttı diye, tüm liseleri veya üniversiteleri mi kapatacaksınız?... Bu bozuk kafaya göre, evet! Değil mi?


5. Daha önceki tüm ihtilaller “laiklik ve Kemalizm adına” yapıldığına göre, hatta bunun adı da “yurtta sulh” (!) olduğuna göre, acaba laiklik ve Kemalizm’i de mi yok etmek gerekir?..Sizdeki bu tutarsız mantıkla gidilirse, elbette evet!...


6. Hatta, üzülerek arz ediyorum ki, Diyanetcamiası içinde bilepek çok zırvalara imza atan, M.İ., A.B., A.K. vb.(batılı tasvir etmeme adına baş harfleriyle verdiğim birkaç)hoca kılıklı sızma adamlar da var. Onlar var diye diyaneti de mi kapatalım?
Bu tek parti zihniyetinize göre canınıza minnet, değil mi?...


…Bu örneklerelbette çoğaltılabilir.


• Eğer bu bozuk kafalar; Allah’a cc, öldükten sonra mutlaka dirilmeye ve mutlaka hesaba çekileceğimize birazcık inanmış olsalar, asla bu yanlışa düşmezlerdi.

İnanmamak; bu gerçeklere, yani öldükten tekrar dirilmeye, mahkeme-i Kübra’ya, Cennet veya Cehenneme asla engel değildir. Sadece Ebedi saadetlere ve Cennetlere engeldir. Oysa Yüce dinimizin bir gereği ve zenginliği olan ve insanların mizaçlarına, heyecanlarına, idrak kabiliyetlerine, iklim ve yöresel farklılıklarına göre şekillenencemaatler ve tarikatlar, insanları yukarıda arz edilen gerçeklere göre yaşatan kurumlardır.

İşte bu nedenlerle de çok çok önemli müesseselerdir ve kapatılması değil, arttırılması, desteklenmesi teşvik edilmesi gereklidir. Ancak, her şeyin istismarı da mümkün olduğundan, Kur’anve Sünnet esaslarına göre denetim altında tutulmalıdır. Şöyle ki:


• Devletin bütünlüğünü korumak adına ölenlere ŞEHİD unvanı verilenKur’andaemredilen “devlete sadakat” yerine, FETÖ gibi İHANET tespit edilirse, sadece o cemaate gereken ceza verilebilir.


• Kur’anda emredilen ‘başkalarının mahremlerinden sakınmak’ yerine, FETÖ gibi mahremleri DİKİZLEMELER, bu videolarla şantajlar ve bu bilgileri tüm şer güçlere peşkeş çekmeler tespit edildiğinde, sadece o cemaate veya tarikata gereken ceza verilebilir.


• Kur’anda emredilen zekatlar, kurbanlar veya diğer bağışların, ‘Kur’andaki tariflerin’yerine, FETÖ gibi gayri meşru yerlere harcandığı tespit edildiğinde,sadece o cemaate veya tarikata gereken ceza verilmelidir.


• Kur’anda emredilen ‘başkalarının hukukuna mutlak riayet’ yerine, FETÖ gibi soru cevapları çalınarak yandaşlarına verilmeler ve masum, zeki, çalışkan talebelerin hukukuna tecavüzler tespit edildiğinde,sadece o cemaate veya tarikata gereken ceza verilmelidir. Çünkü laiklikte bile tüm dini inançlar ve faaliyetler koruma altındadır.

Yoksa“bütün cemaatlerde de tarikatlarda da aynı potansiyel var” endişesiyle, “cemaatlerin de tarikatların de tamamı kapatılsın” gibi zırvalar, kesinlikle yanlıştır. Her insanda “adam öldürme” potansiyeli de var, “tecavüz” potansiyeli de var, “hırsızlık veya gasp” potansiyelide var diye, hiçbir kanuna göre, hiçbir kimse cezalandırılamaz.

İşte son günlerde FETÖ ihanetini bahane gösterenbu bozuk kafaların, yani din ve maneviyat düşmanlarının, kasıtlı olarak “cemaatlerin de tarikatların de hatta İslam’a hizmet eden tüm müesseselerin tamamı kapatılsın” gibi akıl dışı zırvalamaları, böylesine saçmadır ve din düşmanlığını ve kinlerini kusmaktan ibarettir. Ve asla itibar edilememelidir… Vesselam.


NOT:

1.)Cemaat'in lugavi manası; toplanmak, bağlanmak, buluşmak, vs. gibi genel anlamları taşır. Islatılahı manası ise, belirli bir akide üzerinde bütünleşmektir. Tarikat ise lügatte “yol”, tarz, usul manalarına gelir. TarikatlarınesasınıPeygamberi tasavvuf bilgileri teşkil eder. Bu bilgilerin, insanlara farklı şekillerde sunulmasından tarikatlar meydana gelmiştir.

2.) Hak ve meşru Tarikatların ve Cemaatlerin önemi adına, öyle çok bilgi ve belgeler var ki, birkaç köşe yazısına değil, birkaç kitaplara bile sığdıramayız. Bu konuda özet bilgi için, Mektubat-TELVAT-I TİS’A bölümünü tavsiye ediyorum.