Yedi kat gökleri seyran eyleyen
Kürsinin üstünde cevlan eyleyen
Miracda, ümmetin Haktan dileyen
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Yunus Emre
...bu asrın sahilinden dal, Ceziret-ül Arab yarımadasına çık; o yarımadanın mahsulâtından olan insanların kılık ve kıyafetlerine gir, fikirlerini başına tak, pek geniş olan o sahraya bak. Göreceksin ki: Bir insan... tek başına... Ne muini var ve ne yardım edeni; ne saltanatı var ve ne definesi... Meydana çıkmış... Bütün dünyaya karşı mübareze ediyor. Ve umum insanlara hücum etmeye hazırlanmıştır... Ve omuzlarına Küre-i Arz'dan daha büyük bir hakikat almıştır.

Bediüzzaman

Çocuklar!

Gelin şimdi düşünelim.

Bundan 14 asır öncesine gidelim.

Sıcak Arabistan çöllerinde dolaşalım...


Peygamberimizi görevinin başında ziyaret edelim.

Bir insan...

Tek başına...

Uzaktan bakınca ne yardım edeni var, ne saltanatı, ne definesi...

Herkesi karşısına almış...

Meydana çıkmış...

Bütün dünyaya bir şey anlatmaya çalışıyor:

"Allah vardır, Allah birdir.

Ben, Allah'ın kulu ve elçisiyim.

Elimdeki Kur'an'ı dinleyiniz.

Anlamaya çalışınız.

Bu Kur'an ile size anlatıyorum...

Ey insanlar!

Bu dünya bir imtihan meydanıdır.

Bu hayat kısadır.

Bütün insanlar ahiret denilen bir başka alemde yeniden var edilecekler.

Bizi Yaratan Allah, bize verdiği ömrü nasıl geçirdiğimizi soracak.

Hayatımızı nasıl yaşayacağız?

Bu kâinatı Yaratan kim, Yaşatan kim?

İşte ben size bunları anlatıyorum.

Gelin beni dinleyin.

Sözlerime kulak verin.

Allah, emaneti insana yükledi.

İnsan, Allah'ın emaneti olan hayatı boşa harcayamaz.

Gelin Allah'a iman edin.

Ahirette cennete gidin."

Evet arkadaşlar...

Bizim Peygamberimiz, çölde yalnız değildi.

Kimsesiz değildi.

Onun sahibi Allah'tı.

Allah, Peygamberimizi her zaman korudu.

Onu başarıya ulaştırdı.

Biz, Peygamberimizi dinlersek, Allah'a inanırsak...

İnşallah öteki alemde cennete gideceğiz.

Peygamberimizle sohbet edeceğiz.

Biz Peygamberimizi çok seviyoruz.