Banu Avar - Survivor Gerçeği

Sohbet ve Eğlence Kategorisinde ve Sohbet Odası Forumunda Bulunan Banu Avar - Survivor Gerçeği Konusunu Görüntülemektesiniz.Konu İçerigi Kısaca ->> Toplantının ardından büyük bir telaşla arkadaşlarının yanından ayrılıyor.. Giderken ‘Survivor başlayacak. Acelem var! Yeah!’ diyor. Böylece uzun zamandır yazmak isteyip ...

3 mesajdan 1 ile 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Ugur - Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Ugur - Online topragizbiz.com
    Üyelik tarihi
    08.04.2013
    Mesajlar
    1.867

    Banu Avar - Survivor Gerçeği



    Toplantının ardından büyük bir telaşla arkadaşlarının yanından ayrılıyor.. Giderken ‘Survivor başlayacak. Acelem var! Yeah!’ diyor.

    Böylece uzun zamandır yazmak isteyip bir türlü vakit bulamadığım Survivor’ın sırası geliyor…

    *-*-*

    Dünyada onlarca milyon kişi interaktif tv oyunları izliyor…

    Son 10 yılda ekranlara damga vuran ”REALİTY Show”lar aslında toplumda ‘algı yönetimi’ sağlıyor. Survivor 1997’den beri ortalığı kasıp kavuruyor. Fikir İngiliz Charlie Parsons’a ait… Şimdi İngiltere’nin en zengin medya figürlerinden biri. Hayat arkadaşı ve ortağı Lord Vahid Ali.

    Lord Ali İngiltere İşçi Partisi’nde ve Lordlar Kamarası mensubu. Gay hakları konusundaki çıkışlarıyla ünlü, medya devi Rupert Murdoch’un kızıyla ortak, İngiltere’nin mülti milyarder medya baronu. Lordlar Kamarası’nda bir dönem Tony Blair’in temsilcisi oldu.

    Survivor yapımcısı Mark Burnett yine İngiltere doğumlu. 17 yaşında İngiliz ordusuna katıldı. Kuzey irlanda ve Falkland savaşında İngiliz paraşüt birliğinde yeraldı 22 yaşında Amerikaya göç etti. Beverly Hills’de şöför ve güvenlik elemanı olarak çalıştı. Şimdi dünyanın en zengin yapımcısı.

    Time dergisi tarafından ‘Dünyanın En etkili Şahısları’ listesinde yeraldı. Hemen her yıl bir Emmy ödülü kazandı… Küresel sermaye ve uzantılarının en gözde adamı.

    Survivor’ın ana fikri: ‘Hayatta kalmanın tek şartı var: Kazanmak isteyen her şeyi yapar, herkesi harcar!’ dır.

    Bu kapitalizmin de ana kuralıdır.

    Kapitalizm orman kanunudur. Güçlü olan öbürlerini yok eder. Kural budur!

    Bunun için ekonomiyi, siyasi mekanizmaları, silahlı gücü, bilimi ve medyayı kullanır.

    Soğuk savaş döneminde propaganda araçlarının, ve medyanın kullanımını konu alan binlerce calışma vardır.

    Amerikalı bilim adamları ‘yeni dünya düzenine’ geçmek için, işgal kadar ‘kültürel üstünlük yaymanın farz olduğunu’ söylemişlerdir. Buna göre ‘uluslar arası piyasalar genişleyecek, ideolojik taarruz buna eşlik edecektir’..

    İdeolojik taarruz!

    İdeolojik taarruzun en önemli araçları eğitim ve medyadır. Medyanın en etkili dalı görsel olandır.

    Görsel medyanın toplum şekillendirmesinde önemli rolü vardır.. Algı değişimini en kolay yoldan sinema ve tv yapmaktadır.

    Algı yönetimi, ‘görünmez’ bir süreçtir ve ideolojik taarruzun en önemli ilkesidir.

    Amerikalı antropolog Nader, söyle der: ‘Görünmez faktör, kontrol süreçlerinin ve mekanizmalarının toplamıdır. Görünmezlik zihinlerin sömürgeleştirilmesi yoluyla başarılmaktadır! Buna göre yanlış olan, doğru görünür. .. Düşünülemeyecek davranışlar normalleşir. İtiraz eden bağımsız düşünceliler, kavgacı ‘çatışmacı’ sayılır…’

    Toplumlara çeşitli ‘tipolojiler’ dayatılır ve medya vasıtasıyla o tiplemelerle oynanır.

    SURVİVOR ya da benzeri tv programları, son 10 yıldır onlarca ülkede milyonlarca kişiyi ‘Yeni Dünya Düzeni’nin toplum mühendisliği için formatlamaktadır.

    Küresel sermaye için, ‘Güc’ün silahlı kullanımı (hard power) yanısıra, ‘yumuşak’ kullanımı da (soft power), had safhada önemlidir.

    *-*-*

    Oyun iki takıma ayrılmış yarışmacıların birbirini kırıp dökmesine dayalıdır.. Açlık soğuk, psikolojik gerginlik ortamında en çok direnen parayı ve ödülleri kazanır.. Arkadaşlarına en sinsi davranan parsayı alır..

    Oyunun dekorundan, sunucunun tarzına kadar, ekrana ‘yeni dünya düzeni’ kalıpları damga vurmaktadır.

    En yakın dostlar birbirine karşı yırtıcı bir mücadeleye girişir ve işin psikolojik boyutu yarışmacıların insani duygularının törpülenmesini gerektirir.. Bir bir elenirler ve kalanlar birbirine karşı diş biler… Oyunlar giderek sinsileşir.

    Ekranda ‘yeni dünya düzeni’nin yırtıcı, aktörleri.. vardır. Gelecek çağın duygusuz robotlarını üretmek için mükemmel bir ekran denemesidir Survivor…

    Mesela sevecen karakter Pascal Nouma, Survivor’ın Türkiye versiyonunda, ülkemizde belli bir kesimi temsil eden karikatür tiplemelerce kışkırtılınca oyun dışına itilivermiştir.

    ‘Dobra’ Asena, dobra olmasının bedelini ödemektedir. Yani bu gibi özellikler ‘iyi’ değildir..

    Bu gibi oyunlarda kapitalizmin arkadan vurma yöntemleri geçerlidir. Ve o yöntemleri en iyi benimseyenler model olarak gösterilir.

    İyi niyetle bu gibi yarışmalara yem olan kişiler, ‘dürüst, insanca değerleri savunan’ bireyler olmayı hedefleyebilirler… Ama unutmasınlar , oyun ‘KÜRESEL’.

    Kim küresel ‘jungle’a uygunsa o zirveye gider! Giderler de ne mi olur.. Biraz para, biraz ekran söhretine ulaşır ve yeniden sistemin karanlıklarına dönerler. Survivor iştahla yeni kurbanlarını bekler..

    Mark Burnett’in, Charlie Parsons’ın ve eşi Lord Alinin banka hesapları ve Survivor pazarlayan yerel şirketlerin hacmi biraz daha genişler!

    Ekrana yapışmış milyonlar her geçen saniye yoksullaşır, ve yokluktan çıkmak için gerekli iradeleri bu ve benzeri medya oyunlarıyla felce uğratılır. !

    Genç kardeşlerim, ekranlardan üzerinize boşaltılan algı bozucu yayınlara karşı kalkanlarınızı yükseltin!

    Orman kanunlarıyla ‘hayvanlar’ yaşasın biz insanca bir düzen için uğraşalım!

    Banu AVAR, 9 Mayıs 2011

  2. #2
    MURATS44 - Kullanıcı Resmi (Avatar)
    MURATS44 - Offline topragizbiz.com
    Üyelik tarihi
    16.04.2013
    Mesajlar
    689
    Farklı bir yaklaşım . sonuçta bir oyun ama bu zamanda herşeye mantıklı derim . Yeni dünya düzenini oyunla bağlayamasamda olmaması için de neden yok.

  3. #3
    Celik - Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Celik - Offline topragizbiz.com
    Üyelik tarihi
    08.04.2013
    Mesajlar
    1.306
    Eskilerin br deyimi vardi,hep kulagima küpe olmustur."Hirsizlik yapmayi ögren ama yapma".Birde bu deyimi destekleyen bir söz var,"Güven ama arastir"
    Survivor gibi programlar aslinda bize çok seyler anlatiyor,yeterki dogru analiz yapabilecek bir kapasiteye sahip olalim.Ama bizim toplumumuz bu kapasiteye sahip degil malesef.

    Peki bu tür programlar bize ne ögretiyor;
    Ilk önce dünyamizin ne kadar materyalist ve güvensiz oldugunu ve ikili iliskilerimizin sadece güvene dayali olmamasi gerektigini bize anlatiyor.Yani dua etmeden önce esegini saglam kaziga bagla diyor...Hayir isi yapiyorum diyip,matbaada bastirdigi makbuzla para toplayan kisilere güvenme diyor...Herkezi kendin gibi bilme,para çikti dünya bozuldu diyor...Herkezin birbirini tanidigi mahalle kavramini yitirdik,küresellesen bir dünyada yasiyoruz diyor...

    Aslinda emperyalist ülkeler kendini bize tarif ediyor.Iste biz buna dikkat edelim.Birbirimize olan güvenimizi yitirmeyelim ama güvenmenin yaninda,birazda arastiralim derim.

    Survivor gibi programlar olmasa,emperyalis ülkelerin düsüncelerini anlamamiz mümkün olmazdi.Aslinda kendi kendilerini ele veriyor bu "Gavurlar".Biz onlar gibi olmayalim ama Dünyayi onlarla paylastigimizida gözardi etmeyelim.

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Sitemize üye olmadan konulara yorum yazabilirsiniz.




Ba$kentimiz? 2 kere yazın,arada bo$luk bırakın

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •