Dünyanın İlk Sürücüsüz Elektrikli Kamyonu Yollarda

İsveç’in Jönköping kentinde elektrikle çalışan sürücüsüz kamyonun ilk test sürüşü yapıldı. Sürücüsüz kamyon Jönköping sanayi bölgesi Ljungarum’dan aldığı malları uzaktan kumandalı operatör eşliğinde taşıdı.

[IMG]https://www.topragizbiz.com/blog/wp-content/uploads/2019/05/surucusuz-kamyon.jpg[/IMG]

Kamyonu üreten Einride şirketinin Genel Müdürü Robert Falck, test sürüşü sonrası yaptığı açıklamada, dünyada ilk kez sürücüsüz elektrikle çalışan kamyonun kullanılmaya başlandığını söyledi. Bunun bir devrim olduğuna işaret eden Falck, T-Pod ismini verdikleri kamyonun trafiğe açık yolda test edildiğini kaydetti.

Kamyonun 5G teknolojisi ile operatör tarafından kontrol edilebildiğini işaret eden Falck, kamyonun radar ve sensörlerle donatıldığını, 360 derece görüş açısına sahip olduğunu anlattı.

[MEDIA=dailymotion]x78hki6[/MEDIA]

Kamyonun ekonomik olduğunu dile getiren Falck, ”Şoförlü ve mazotlu kamyonlara göre, yeni kamyonumuz yüzde 60 daha tasarruflu. Kamyondaki güvenlik sistemi de çok geliştirildi. Teröristlerin kamyonu terör saldırısında kullanmamaları içinde her türlü önlem alındı.” ifadelerini kullandı.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Cristiano Ronaldo İftar Yemekleri İçin Filistin’e 1.5 Milyon Euro Bağışladı

[KRSAG=https://www.topragizbiz.com/blog/wp-content/uploads/2019/05/ronaldo.jpg]Cristiano Ronaldo[/KRSAG] Juventus’un Portekizli oyuncusu Ronaldo’nun, Ramazan ayı nedeniyle Filistin’e iftar yemekleri için 1.5 milyon euro bağışladığı ifade edildi.

Daha önce de yaptığı yardımlarla herkesin takdirini toplayan dünyaca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo, bir kez daha gönülleri fethetti.

Kariyerine İtalyan ekiplerinden Juventus’da devam eden Portekizli yıldız Ronaldo, Ramazan ayında da Filistin’i unutmadı.

[KBASLIK]1.5 milyon Euro bağışladı[/KBASLIK]
Daha önce özellikle Filistinli çocuklar için yaptığı bağışlarla takdir gören Portekizli yıldız, Ramazan ayı dolayısıyla Filistin’e iftar yemekleri için 1 milyon 500 bin euro bağışladı.

[KBASLIK]Ronaldo’dan Filistin’e Özel İlgi[/KBASLIK]
2012 yılında Altın Ayakkabı ödülünün açık arttırmada satılmasına izin veren Ronaldo, buradan elde edilen 1.5 milyon euroluk gelirin Filistinli çocuklara verilmesini sağlamıştı. Yıldız isim bununla birlikte 2013 yılında İsrail’le oynadıkları maçta formasını rakip takım oyuncusuna vermemişti.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Türkiye’de Mühendislik Eğitimi Alan İki Suriyeli öğrenci “Robotik Yürüyen El” Yaptı

Karabük Üniversitesinde ([B]KBÜ[/B]) mühendislik eğitimi alan iki Suriyeli öğrenci, ülkelerindeki iç savaşta engelli hale gelenlere destek olabilmek amacıyla “Robotik Yürüyen El” yaptı.

Mekatronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri Abduljavad Alalı ve Ahmed Khabbaz, bitirme projeleri kapsamında, ülkelerindeki savaşta yaralanıp engelli hale gelen kişiler için proje hazırladı.

[IMG]https://www.topragizbiz.com/blog/wp-content/uploads/2019/05/robotik-el.jpg[/IMG]

Öğrenciler, bu çerçevede “[B]Robotik Yürüyen El[/B]” geliştirdi.

Proje kapsamında engelli, giydiği eldivenin yardımıyla uzaktaki bir cismi alabiliyor. Ahşaptan minyatür araba ve 3D yazıcı kullanılarak üretilen robotik el, eldivenden aldığı komutlarla ileri, geri, sağa ve sola hareket ediyor, kendi ekseninde dönebiliyor.

Hareketli bir ivmeölçer, sensörler, uzaktan bağlantı sistemleri, elektronik motorlar ve özel bir yazılım kullanılan projede yer alan arabanın üzerindeki el, yine eldivenden aldığı komutlarla aşağı yukarı oynuyor, parmaklar açılıp kapanıyor.
Abduljavad Alalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkesindeki iç savaş nedeniyle binlerce insanın engelli kaldığını söyledi.

Bu durumun arkadaşı ve kendisini çok etkilediğini anlatan Alalı, şöyle konuştu:
“Savaştan çok insan mağdur oldu. Onlara destek vermek, yardım etmek için böyle bir proje yaptım. Engelli insanlar kullanacak. İki kısım var. İlk kısmı araba, ikinci kısmı robotik insan kolu. Engellilerin, hareket edemeyenlerin, dışarıdan bir şeyleri getirebilmesi için bu sistemi yapmaya çalıştık. Bir eldivenimiz var. Bunu hareket ettirdiğimizde arabaya ve robotik ele komut veriyoruz.”

Kendisine bu fırsatı verenlere teşekkür eden Alalı, “Türkiye ve Karabük Üniversitesi bize bu fırsatı verdi. Bu çok önemli bizim için. İleride projemizi geliştirmek istiyoruz.” dedi.

KBÜ Rektörü P[B]rof. Dr. Refik Polat[/B] da öğrencilerin geliştirdikleri projelerle kaliteli bir eğitim aldıklarını kanıtladığını ifade etti.

Türkiye’de en çok uluslararası öğrencisi bulunan üniversitelerden birisi olduklarını vurgulayan Polat, öğrencilere her türlü imkanı sunduklarını kaydetti.

[KAYNAK]Kaynak: AA[/KAYNAK]

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Mehmet Rifat Börekçi – İlk Diyanet İşleri Başkanı

Mehmet Rifat Börekçi (1860 - 1941)

Mehmet Rifat Börekçi (1860 – 5 Mart 1941), Türk din adamı ve siyasetçi, 1. Diyanet İşleri Başkanıdır. Ankara’nın yerlisi ve müftüsü sıfatıyla, Kurtuluş Savaşı’na ve Mustafa Kemal Paşa’ya önemli destekte bulunan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Diyanet İşleri Başkanıdır (1924-1941). 23 Nisan – 27 Ekim 1920 tarihleri arasında kısa bir dönem milletvekilliği de yaptı.

1860’ta Ankara’da Beynam köyünde doğdu. Babası Börekçizadelerden Ali Kazım Efendi’dir. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra yüksek öğrenim için İstanbul’a gitti. Burada Beyazıt Medresesi müderrislerinden Atıf Efendi’nin derslerine devam edip dini yüksek ilimleri tahsil ederek icazetname (diploma) almaya hak kazandı.

İlk memuriyetine Ankara’daki Fazliye Medresesi’nde öğretim üyesi olarak başladı. 10 Ekim 1898’de Ankara İstinaf Mahkemesi üyeliğine getirildi. 25 Kasım 1908]] tarihinde de Ankara Müftüsü oldu. Ayrıca 1911 yılında bir müddet Sivrihisar Kaymakamlığı görevini de vekaleten yürüttü. Bu arada memuriyetinin yanı sıra, eğitim-öğretime olan ilgisini devam ettirdi. Bu cümleden olarak, 1918’de Musile-i Süleymaniye (Süleymaniye Medresesinde büyük müderrislere verilen bir unvan) payesi ile Bursa Müderrisliği kendisine tekrar tevcih edildi. 1920’de "İzmir Paye-i Mücerridi" ve yine aynı yılda "Mahreç Payesi"ne layık görülmüştür. Göstermiş olduğu bu başarılarının bir mükafatı olarak, 1920’de de her türlü devlet hizmetlerinde güzel işler görenlere iftihar ve imtiyazı mucip olmak üzere çıkarılan "Dördüncü Rütbeden Osmani Nişanı" ile ödüllendirildi.

Milli Mücadele’de Şeyhülislam Dürrizade’nin fetvasına karşı Ankara Fetvası’nı (Anadolu Fetvası, Börekçizade Mehmet Rifat Efendi Fetvası) ilan etti. Fetva 153 müftü tarafından imzalanarak dağıtıldı. Bunun üzerine 24 Nisan 1920 tarihinde padişah imzasıyla Ankara Müftülüğü görevinden alındı ve Divan-ı Harb tarafından Milli Mücadeleye verdiği destekten dolayı idama mahkum edildi.

23 Nisan 1920’de toplanan TBMM 1. Dönem’e Menteşe (Muğla) mebusu olarak girdi. Ancak 27 Ekim 1920 tarihinde Müftülük görevini tercih ederek milletvekilliğinden istifa etti. 23 Aralık 1922 – 30 Mart 1924 tarihleri arasında Şer’iye Vekaleti Heyet-i İftâ azalığında bulundu. 4 Nisan 1924’te yeni kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı görevine geldi. Soyadı Kanunu’nun çıkmasından sonra "Börekçi" soyadını aldı ve 5 Mart 1941 tarihinde vefat edene kadar bu görevde kaldı.

Ankara Fetvası

Ankara Fetvası (Anadolu Fetvası, Börekçizade Mehmet Rifat Efendi Fetvası) Hürriyet ve İtilaf Fırkası ve Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın etkisiyle yayımlanan, Mustafa Sabri Efendi’nin kaleme aldığı ve Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Beyefendi tarafından ilan edilen Kuvâ-yi Milliyecilerin öldürülmelerinin günah sayılmayıp dînen caiz ve vazife sayıldığını duyuran fetvasına karşı Ankara Müftüsü Mehmet Rifat Efendi tarafından yazılıp 153 müftü tarafından imzalanarak ilan edilen fetvadır.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Avusturya’da Okullarda Başörtüsü Yasağı Meclisten Geçti

Avusturya’da aşırı sağcı hükümetin, ilkokullarda başörtüsünü yasaklayan yasa tasarısı, salt çoğunlukla basit yasa olarak meclisten geçti.

İlkokullarda başörtüsünü yasaklayan yasa tasarısını, anayasa hükmünde kanun olarak meclisten geçirmeyi hedefleyen aşırı sağcı hükümet, özellikle muhalefette yer alan Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ve Yeni Avusturya Partisi’nin (NEOS) yasağa karşı oy kullanması nedeniyle, basit kanun olarak geçmesini sağlayabildi.

Sebastian Kurz liderliğindeki aşırı sağcı hükümetin üçüncü kez meclise taşıdığı yasa tasarısı, anayasa hükmünde kanun olarak çıkartılamadı. Basit yasa olarak mecliste kabul edilen başörtüsü yasağı için Anayasa Mahkemesinde iptal başvurusu yapılabiliyor.

Müslümanlara yönelik ayrımcılık

"İlkokul öğrencilerinin 10 yaşına kadar, başlarını örtecek şekilde dini inançları temsil eden kıyafetleri giymesi yasaklanmıştır.” ifadesine yer verilen yasa metninde, İslam ve Sihizm inancına mensup çocukların diğer dini gruplardan ayrıştırılması tepkilere neden oldu.

Hristiyan ve Yahudiler kapsam dışı

Aşırı sağcı hükümet, başörtüsü yasağının çocukların uyum sürecine hizmet etmesi amacıyla hayata geçirilmek istendiğini savunurken, halihazırda neredeyse bütün okullarda bulunan Hristiyanlara ait haç sembolünün yasaklanmaması ve Yahudilerin kullandığı Kipa’nın yasağın dışında tutulması, Müslümanlara yönelik uygulanan ayrımcılığın en önemli göstergesi olarak yorumlandı.

Yasağa uymamanın bedeli 440 euro

Yasağın yürürlüğe girmesinin ardından yasaya uymayan aileler, 440 euroya kadar para cezasına çarptırılabilecek.

Avusturya İslam Cemaati (AİC) Başkanı Ümit Vural, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, ramazan ayında hükümetin ayrımcılık içeren bir yasayı hayata geçirmek istemesine tepki gösterdi.

Vural, başörtüsünün İslam dinine ait bir uygulama olduğunu, bu durumun inanç özgürlüğü çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, "Her ne sebeple olursa olsun başörtüsünün yasaklanması Avusturya’daki Müslümanların din özgürlüğüne yapılmış doğrudan bir saldırıdır." görüşünü paylaştı.

İslam Cemaati’nin başörtüsü yasağına karşı tutumunun çok açık olduğunu ifade eden Vural, "Söz konusu uyum karşıtı ve uyumu bozan yasa tasarısının yürürlüğe girmemesi için hükümete karşı her yasal yola başvuracağız." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Avusturya’da okullarda başörtüsü yasağı

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

23 Haziran İçin Erken Rezervasyon Yaptıranlar Ne Yapacak?

İstanbul’da seçimlerin yenilenmesine karar verilmesiyle erken rezervasyonla tatil planı yapan vatandaşlar paket turlarını, otel konaklamalarını ya da uçak, otobüs, tren biletleri ödemelerini geri alabilecekler mi? Mevzuata göre yurtdışı paket turlarda, seyahat tarihine 1 ay kalaya kadar vergi, resim, harç ödenmesi koşuluyla para iadesi mümkün oluyor ama yurt içi turlarda sadece sözleşmede varsa veya sigorta yapılmışsa iade oluyor.

Erken rezervasyon indirimlerinden yararlanan yüz binlerce İstanbullu, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kararıyla 23 Haziran’da seçimin tekrarlanması nedeniyle oy kullanmak isterlerse paket turlarını, otel konaklamalarını ya da uçak, otobüs, tren biletleri ödemelerini geri alabilecekler mi? Mevzuata göre bu soruların her birinin yanıtı farklı. Hürriyet’ten Aysel Alp’in haberine göre, mevzuata göre paket turlarda, seyahat tarihine 1 ay kalaya kadar vergi, resim, harç ödenmesi koşuluyla para iadesi mümkün oluyor. Ancak yurt içindeki otelden satın alınan erken rezervasyon fırsatının ücreti sadece sözleşmede varsa veya sigorta yapılmışsa iade ediliyor. Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, “İstanbullu müsterih olsun yurtiçi ya da yurtdışı turlarımızda isteyene para iadesi yapacağız. THY ve Pegasus’la da konuştuk” dedi.

TÜKETİCİ KANUNU NE DİYOR?

Ticaret Bakanlığı yetkilileri, paket tur ve konaklama sözleşmelerinin mevzuata göre birbirinden ayrı iki tür olduğuna dikkat çektiler. Paket turun ulaşım ve konaklamayı içeren yurt içi ve yurt dışı tur sözleşmesi olduğunu belirten yetkililer, “Örneğin aileniz, arkadaşlarınızla 23 Haziran’ı kapsayan bir hafta süreyle İtalya turu aldınız. 6502 sayılı Tüketici Kanunu Yönetmeliğinin 16. maddesine göre tur tarihine 1 ay kalıncaya kadar sözleşmeden cayma hakkınız var. Ancak vergi, resim ve harç hariç tur bedelini iade alabilirsiniz” dediler.

Yetkililer, Ege ya da Akdeniz otellerinde erken rezervasyon yaptırıp sadece konaklama hizmeti satın alanların durumunun ise farklı olduğuna dikkat çektiler. Kanunda hizmet sözleşmelerine ilişkin bir hüküm olmadığını belirten yetkililer, “Eğer otelle ya da acentayla yaptığınız sözleşmede belli süreye kadar cayma hakkına ilişkin hüküm varsa paranızı iade alabilirsiniz. Yani sözleşmenizde hüküm yoksa para iadesi alamazsınız. Ama büyük acentelerle yaptığınız sözleşmelerde cayma hakkı, sürelere bağlı olarak size tanınıyor” dediler.

MÜCBİR SEBEP DEĞİLMİŞ

Seçimin bir mücbir sebep olmadığını belirten yetkililer, “Deprem, sel, heyelan gibi doğal afet ya da yangın gibi nedenlerle otel ya da tur şirketi hizmet veremiyor olsaydı, mücbir sebep sayılırdı. Onlar hizmete devam ederken, vatandaş ben oyumu kullanacağım, deyip gitmiyorsa bu mücbir sebep değil” dediler. Yetkililer, yine uçak, otobüs, tren biletlerinin de özel sözleşme hükümlerine tabi olduğunu, mevzuatta da bunlara ilişkin hüküm bulunmadığını söylediler. Promosyonlu uçak biletlerinin iadesinin de mümkün olmadığını anlatan yetkililer, “Ama 15 Temmuz’da da gördük büyük şirketler kendi insiyatifleriyle müşterilerine iade ya da yeni bir bilet fırsatı sunuyorlar” dediler.

İSTANBULLULAR MÜSTERİH OLSUN

Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, yurt içi ve yurtdışı turların, erken otel rezervasyonlarının yüzde 40’ını İstanbulluların oluşturduğunu belirterek, “İstanbullu müsterih olsun, oyunu kullanmak isteyenlere yardımcı olacağız. Tur şirketleri ve acenteler olarak THY ve Pegasus’la da iletişim kurduk. Hem turları hem uçak biletleri cezasız iade edeceğiz” dedi. Onaran, 23 Haziran’a 1 aydan uzun bir süre olduğu için yurt içi ve yurt dışı paket tur ücretlerini, vergi, resim ve harç kesintisi bile yapmadan cezasız olarak iade edeceklerini söyledi. Onaran, sözlerini şöyle sürdürdü: “İsterlerse kendilerine uygun yeni bir tarihle değiştirebilecekler. Sözleşmesinde cayma hakkı olmayan bazı promosyonlu turlarda bile vatandaşlık görevini yerine getirmek isteyen misafirlerimize de ücretlerinin tamamını iade edeceğiz. Jolly Yurtdışı Turlar Müdürü Tolga Tekin ise, “Eğer 1 aydan az bir süre kala iptal ya da değişiklik için başvuran olursa orada çeşitli yaptırımlar uygulanabiliyor. Bu yüzden tüketicinin başvurusunu bir an önce yapmasında yarar var” dedi. Öte yandan Alaçatı Turizm Derneği de sosyal medyadan İstanbullulara 23 Haziran’da Çeşme’ye gelmemeleri çağrısı yaptı.

UÇAK BİLETLERİ KESİNTİSİZ İADE

THY Basın Müşaviri Yahya Üstün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,, “Değerli misafirlerimiz 23 Haziran tarihinde yenilenecek olan seçim nedeniyle; 6 Mayıs tarihi ve öncesinde satın aldığınız, 20-26 Haziran 2019 tarihleri arasında gerçekleştireceğiniz İstanbul kalkışlı ve varışlı seyahatlerinizi,15 Mayıs tarihine kadar masrafsız şekilde değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi ve bilet değişiklik işlemleriniz için Türk Hava Yolları satış ofisleri ile irtibata geçebilirsiniz” dedi.

Pegasus Havayolları, kamuoyuna 23 Haziran 2019 tarihli biletlerde kesintisiz iptal yapılacağını duyurdu. Açıklamada, 6 Mayıs ve öncesi satın alınan İstanbul kalkışlı ve varışlı, uçuş tarihi 23 Haziran 2019 olan biletlerde ve 23 Haziran 2019 tarihli bilete bağlı herhangi bir tarihe ait dönüş uçuşu olan biletlerin iadesi için 31 Mayıs’a kadar başvurulması gerektiği belirtildi.

Atlasglobal Havayolları da kesintisiz iptal için 14 Mayıs’a kadar süre tanırken, Onur Air 1 Haziran’a kadar ücretsiz iade ya da değiştirme hakkı tanıdı.

Sigorta yaptıranlarda sorun olmuyor

Tatilini satın alırken erken rezervasyon sigortası yaptıranlar, istedikleri zaman tatilini iptal edebiliyor. Erken rezervasyon sigortası ile herhangi bir gerekçe göstermeden, tatile 72 saat kalaya kadar tüketici tatile gitmekten vazgeçebiliyor.

Kaynak: 23 Haziran için erken rezervasyon yaptıranlar ne yapacak? İşte merak edilen sorunun cevabı – Yurt

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Harmandalı Zeybeği Oynayan Robot

Steam Cup Turkey yarışmasında harmandalı oynayan robotla birinci olan Manisa Fen Lisesi öğrencileri, final hakkı kazandıkları Avrupa’da da aynı başarıyı hedefliyor.

"Harmandalı zeybeği" oynayan robot ile Türkiye birinciliğine ulaşan Manisalı öğrenciler, aynı başarıyı Avrupa’ya da taşımak istiyor.

Manisa Fen Lisesi öğrencileri, her yaştan katılımcıların yer aldığı Steam Cup Turkey’e hazırlık kapsamında tasarladıkları robota "Harmandalı zeybeği"nin figürlerini kodladı. Robota zeybek kostümü giydiren öğrenciler, geçen ay İstanbul’da düzenlenen Steam Cup Turkey’e katıldı.

"Harmandalı zeybeği" oynayan robot ile "Sahne ve koreografi" kategorisinde ilk sırayı alan öğrenciler, sahnede robotla zeybek oynayarak birinciliği de Manisa’ya getirdi.

Katıldıkları ilk robot yarışmasından dereceyle dönen Manisalı öğrenciler, aynı başarıyı Avrupa’ya da taşımak istiyor.

Yaz tatilini en iyi şekilde değerlendirmek isteyen öğrenciler, yıl sonunda düzenlenecek Steam Cup International yarışmasında yeni bir projeyle jürinin karşısına çıkacak.
Manisa Fen Lisesi Müdürü Hüseyin Kırtaş, yaptığı açıklamada, akademik başarının yanında bilim, teknoloji ve tasarım alanlarında da iyi bir noktaya gelebilmek için çaba sarf ettiklerini söyledi.

Teorik bilgileri pratiğe dökmek amacıyla robot alanında çalışmalara başladıklarını dile getiren Kırtaş, "Robotik kodlamada çok güzel çalışmalar yapılmaya başlandı. Biz de okulumuzda katıldığımız ilk yarışmada birincilik elde ettik." diye konuştu.

Bilişim teknolojileri öğretmeni Ertuğ Gözaydın da Steam Cup’ın, robotik alanda dünyanın en büyük yarışmalarından biri olduğuna işaret etti.

"AVRUPA’DAN ÜLKEMİZE BİRİNCİLİKLE DÖNMEK İSTİYORUZ"

Yarışma sonunda doğrudan finallere katılma hakkı elde ettiklerini belirten Gözaydın, şöyle konuştu:

"İlk robotumuzu yöremizden bir şarkıyla dans ettirmeyi planladık ve harmandalıyı seçtik. Çocuklarımız robotu kodladı, giydirdi, son derece güzel ve eğlenceli bir figür ortaya çıktı. Yarışmada robotun defalarca oynaması talep edildi, yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Öğrencilerimizle önümüzdeki yaz döneminde daha fazla çalışarak, kendimizi ve robotumuzu geliştirerek, Avrupa’dan ülkemize birincilikle dönmek istiyoruz."

İlk yarışmadaki başarılarının gelecek adına umut verdiğini dile getiren Gözaydın, öğrencilerin bundan sonra yazılım, siber güvenlik, havacılık, uzay, drone ve su altı alanlarında çalışacağını vurguladı.

Öğrencilerden Berfin Şara Koldaş ise yöresel bir dansın teknolojiyle harmanlanması sonucu ortaya çıkan robotla yarışmaya katıldıklarına işaret ederek, "Robotik alanda kendimizi geliştirerek ilerlemeye çalışacağız. İnşallah Avrupa’da yapılacak finallerde de birinci olmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Roberto Durán – Manos de Piedra (Taş Eller)

Roberto Durán,  1994

Roberto Durán Samaniego, 16 Haziran 1951 Panama doğumlu, 1968’den 2001’e kadar aktif Panamalı eski profesyonel boksördür. Dört ağırlık sınıfında dünya şampiyonu oldu: hafif , valter siklet , hafif orta ağırlık ve orta siklet , ayrıca tartışmasız ve çizgisel hafif siklet şampiyonu ve çizgisel ağır siklet şampiyonu olarak hüküm sürdü. Aynı zamanda, elli yaşından sonra Jack Johnson’dan sonra mesleğinde aktif kalmış ikinci boksördür. Durán çok yönlü, teknik kavgacı ve basınç savaşçısı olarak biliniyordu ve onun zorlu delme gücü ve mükemmel savunması ona "Manos de Piedra" (Taş Eller) takma adını kazandırdı.

Roberto Durán, 16 Haziran 1951’de Panama Guararé’de doğdu. Annesi Clara Samaniego, Guararé’nin yerlisi ve babası Margarito Durán Sánchez, Arizona, ABD ve Meksika kökenli. Panama semtindeki El Chorrillo’nun kenar mahallelerinde, "La Casa de Piedra" (Taş Ev), büyüdü. Sadece sekiz yaşındayken Neco de La Guardia spor salonunda deneyimli boksörlerle antreman maçı yapmaya başladı. Profesyonel ilk çıkışını 1968’de 16 yaşında yaptı

2002 yılında Durán, The Ring dergisinin son 80 yılın en büyük beşinci dövüşçüsü olarak seçildi, tarihçi Bert Sugar ise kendisini tüm zamanların en büyük sekizinci dövüşçüsü olarak değerlendirdi. Associated Press onu, 20. yüzyılın en iyi hafif sikleti olarak seçti, birçok kişi onu tüm zamanların en büyük hafifliği olarak kabul etti. Durán nihayet Ocak 2002’de, Ekim 2001’de yaptığı bir araba kazasının ardından, daha önce 1998’de emekliliğinin ardından, 50 yaşında emekli oldu. 119 dövüş, 103 galibiyet ve 70 nakavtı vardır. 1982’de Wilfred Benítez ile olan mücadelesine kadar efsanevi boks antrenörü Ray Arcel tarafından eğitildi.

Hands of Stone (Taş Eller) Filmi

Hands of Stone (Taş Eller) Filmi, Panamalı eski profesyonel boksör Roberto Durán’ın kariyeri hakkında 2016 Amerikan yapımı biyografik spor filmidir. Jonathan Jakubowicz, filmin senaristi ve yönetmenidir. Oyuncular: Édgar Ramírez, Robert De Niro, Usher, Ruben Blades, Pedro "Budu" Pérez, Ellen Barkin, Ana de Armas, Oscar Jaenada ve John Turturro.

Film 16 Mayıs 2016’da Cannes’te gösterildi ve on beş dakika ayakta alkışlandı. Film, 26 Ağustos 2016’da The Weinstein Company tarafından yayınlandı.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Avustralya Yerel Türleri Yok Eden 2 Milyon Vahşi Kediyi Öldürecek

Avustralya Yerel Türleri Yok Eden 2 Milyon Vahşi Kediyi Öldürecek

Avustralya hükümetinin ülkedeki yerel türleri yok eden vahşi kedileri öldürmek için zehirli sosis kullanacağı açıklandı. Ülke 2020’ye kadar 2 milyon kediyi öldürme sözü verdi.

New York Times gazetesinde yer alan habere göre Avustralya hükümeti, ülkede çok sayıda türün ortadan kalkmasına neden olan vahşi kedi türlerinin sayısını azaltmak için yeni bir proje başlattı.

Projeye göre tavuk yağı, kanguru eti, otlar ve baharatların bir karışımını içeren zehirli sosisler kullanılarak kediler öldürülecek ve popülasyonları azalacak.

Zehirli sosisler Batı Avustralya eyaletindeki bilim insanı Dr. Dave Algar tarafından oluşturuldu. Algar, hangi lezzetlerin kedigiller için en çekici olduğunu belirlemek için kedi maması markaları ile çalıştı.

Kilometrekareye yaklaşık 100 kedi

Zehirli sosis projesi, ülkede 2015 yılında başlatılan yerli vahşi yaşamı koruma girişiminin bir parçası. New York Times’ın yaban hayatı koruma yetkililerine dayandırdığı verilere göre, kediler ülkenin yaklaşık yüzde 99.8’inde yer alıyor. Bazı bölgelerde kilometrekareye yaklaşık 100 adet kedi düşüyor.

Uzmanlar, Avustralya’ya özgü olmayan bu kedilerin nereden geldiğini bilmiyor.

Avustralya 2015 yılında çok sayıda kemirgen ve keseli türü yok ettiği için kedilerin sayısını azaltmak için çalışmalara başlamış, kısırlaştırma, avlama ve zehirleme yoluyla çok sayıda kedinin ölümüne neden olmuştu.

Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsü’nün tahminlerine göre, programın yürürlüğe girmesinin ilk yılında yaklaşık 211 bin 560 kedi öldürüldü.

Kaynak: Avustralya 2 milyon kediyi öldürmek istiyor

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Tarihin Bilinen En Büyük İkinci Elması Bulundu

Güney Afrika ülkesi Botsvana‘daki bir madende, tarihin bilinen en büyük ikinci elması bulundu. Tenis topundan büyük olan elmas, 352 gram ağırlığında.

Tarihin bilinen en büyük ikinci elması

Kanada merkezli Lucara Elmas Şirketi’nden yapılan açıklamaya göre, Karowe Madeni’nde işlenmemiş 1758 karatlık bir elmas keşfedildi.

Değeri ve kalitesi için incelemelerin sürdüğü elmas, Botsvana’da şu ana kadar çıkarılan en büyük, dünyada yakın tarihte keşfedilen 2’nci büyük elmas olma özelliğini taşıyor.

İşlenmemiş tenis topundan büyük elmas, 352 gram ağırlığında bulunuyor.

Ülkedeki Orapa Madeni’nde, yakın zamanda nadir rastlanan bir mavi elmas da çıkarılmıştı.

Dünyanın bilinen en büyük elması, 1905’te Güney Afrika’da keşfedilen 3 bin 106 karatlık Cullinan Elması’ydı.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Düşünceleri Sese Çeviren Cihaz Geliştirildi

Düşünceleri Sese Çeviren Cihaz Geliştirildi

Bilim insanları devrim niteliğinde bir buluşa imza atarak düşünceleri sese çeviren bir alet geliştirdiler.

Dünyanın en prestijli dergilerinden Anayurt’ dergisinde yayınlanan makaleye göre söz konusu teknoloji, konuşma yetisini kaybeden insanların düşüncelerini ses olarak aktarmasına da olanak sağlayacak.

Düşünce okuma teknolojisi iki adımda gerçekleşen bir tasarıma sahip. Buna göre ilk adım, beynin; dudakları, dili, gırtlağı ve çeneyi hareket ettiren bölümüne mini bir elektrot yerleştirmek. Bu sayede beynin bu bölgesinde elektrik sinyalleri algılanıyor.

İkinci adımda ise bilgisayar aracılığıyla ağzın ve gırtlağın hareketlerinden ses dalgaları çıkarılıyor ve düşünce sese çeviriliyor.

Sonunda ise sanal ses cihazından yapay zekalı bir algoritma, sentetik ses çıkarmayı başarıyor.

Cihaz henüz yüzde yüz doğrulukla çalışmıyor. Konuşmalar yüzde yüz ve çok net bir şekilde duyulamıyor, aktarılamıyor. Beş kişinin katıldığı testlerde yüzde 70 doğruluğa ulaşıldı. Ancak bunun ileride daha da iyi bir seviyeye geleceği belirtiliyor.

Söz konusu teknolojinin, konuşma kaybına yol açan motor nöron hastalığı, beyin hasarları, gırtlak kanseri, felçler, Parkinson hastalığı gibi hastalıklarda kullanılabileceği belirtiliyor.

Ayrıca düşünceleri sese çeviren cihaz, kolluk kuvvetleri için sorgulama esnasında da kullanılabilecek. Ancak bunun etikliği ayrı bir tartışma konusu olabilecek nitelikte.

Kaynak: Düşünceleri sese çeviren cihaz yapıldı! – ShiftDelete.Net

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın