Osmanlı Mutfağı Yemek Çeşitleri ve Tarifleri

[KBASLIK]Osmanlı Mutfağından Yemek Çeşitleri ve Tarifleri[/KBASLIK]
Osmanlı’dan günümüze yemeklerin ve yemek isimlerinin hikâyelerinden konuyla ilgili farklı rivayetlere, yemeklerde kullanılan malzemelerin özelliklerinden, bu malzemelerin faydalarına kadar pek çok ilginç ayrıntıya yer veriyoruz.Saray sofralarından,hala sofralarımızda yer edinen bildiğiniz ya da bilmediğiniz yemeklerden bazılarını seçtik. İlginç hikayeleri ve tarifleriyle 30 çeşit Osmanlı mutfağından yemek tarifini beğeneceğinizi umuyoruz.

[IMG]https://www.topragizbiz.com/blog/wp-content/uploads/2019/05/osmanli-mutfagi.png[/IMG]

Kaynak:İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş’nin katkıları ve yemek kültürü konusunda çalışmalar yapan araştırmacı Nilgün Tatlı tarafından hazırlananmıştır.

[CENTER][/CENTER]
[TABLE]
[TR]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/#post-702′]İşkembe Çorbası[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/sirdaniske.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/#post-703′]Nohut Çorbası[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/nohutszs.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/#post-704′]Kuzu Kapama[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/kuzukapama.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/#post-705′]Bıldırcın Dolması[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/bildiriki.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/#post-706′]Yörük Kebabı[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/yogurtluyo.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/#post-707′]Kuzu Yemeği[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/nareksilik.png[/IMG][/URL][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/#post-708′]Çerkez Tavuğu[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/cerkeztavu.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/#post-709′]Levrekli Pilav[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/levreklipi.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/#post-710′]Papaz Yahnisi[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/papazyahni.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-711′]Karidesli Börek[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/karideslip.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-712′]Kağıtta Tekir[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/kagittatek.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-713′]Sütlü Dil Balığı[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/sutludilba.png[/IMG][/URL][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-714′]Kuru Börülce P.[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/kuruborulc.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-715′]Sakız Kabağı D.[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/peynirlisa.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-716′]Patlıcan Mücmeri[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/patlicanmu.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-717′]İstanbul Pilavı[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/istanbulpi.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-718′]Fava[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/fava.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-719′]Topik[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/topik.png[/IMG][/URL][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-2#post-720′]S. Muska Böreği[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/soganlimus.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-721′]Karaköy Boaçası[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/karakoyboa.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-722′]Kanlıca Yoğurdu[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/kanlicayog.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-723′]Dövme Salata[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/dovmesalat.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-724′]Fasulye Salatası[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/taratorlut.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-725′]Keşkül-ü Fukara[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/keskulufuk.png[/IMG][/URL][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-726′]Lalanga[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/lalanga.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-727′]Karadut Peltesi[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/karadutpel.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-728′]Höşmerim[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/hosmerim.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-729′]Gülhatmi Şerbeti[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/gulhatmise.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-3#post-730′]Badem Ezmesi[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/bademezmes.png[/IMG][/URL][/TD]
[TD][URL=’https://www.topragizbiz.com/konular/osmanli-mutfagi-yemek-cesitleri-ve-tarifleri.35/page-4#post-731′]Boza[IMG]https://www.topragizbiz.com/resim/images/boza.png[/IMG][/URL][/TD]
[/TR]
[/TABLE]

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Osmanlı İmparatorluğu-Devleti Kurumları (A’dan Z’ye)

Osmanlı İmparatorluğu-Devleti Kurumları

Acemi Ocağı
Ahilik
Akıncılar
Anadolu Eyaleti
Asakir-i Mansure-i Muhammediye
Asesler
Aşiret Mektebi
Ayan Meclisi (Heyet-i Ayan)
Azaplar
Babıali (Bâbıâlî)
Baltacılar
Baruthane
Beylerbeyi
Bostancı Ocağı
Cebeci Ocağı
Cerrahhane-i Amire
Cuma Divanı
Çarşamba Dîvânı
Darphane-i Amire
Darülaceze
Darülbedayi
Darüleytam
Darülfünun
Darülhadis
Dârülmuallimât
Darülmuallimin
Darüssaade Ağası
Dârüşşafaka
Defterdar
Derbend (Derbent) Teşkilatı
Divan
Divan-ı Hümayun
Donanma-yı Hümâyûn
Düyun-u Umumiye
Emniyet Teşkilatı
Encümen-i Daniş
Enderun
Eyalet
Fener Rum Patrikhanesi
Garb (Garp) Ocakları
Gelibolu Acemi Ocağı
Hamidiye Alayları
Harem
Hasoda
Hazine-i Evrak
Hazine-i Hassa
Hekimbaşı
Hilal-i Ahmer
Humbaracı Ocağı
İdadi
İhtisab (İhtisap)
İmaret (İmarethane)
Islahhane
Islahiye Teşkilatı
İttihat ve Terakki Cemiyeti
Kadı
Kapıkulu Ocakları
Kapıkulu Süvarileri
Kaptan-ı Derya
Kaptanpaşa Eyaleti
Kara Kuvvetleri
Kazasker (Kadıasker)
Kervansaray
Kubbealtı
Lağımcı Ocağı
Lonca
Mabeyn (Mâbeyn-i Hümâyûn)
Maliye Nezareti
Matbah-ı Âmire
Meclis-i Mebusan
Meclis-i Vükela
Mehteran (Mehter)
Mekteb-i Osmani
Miskinhane
Mühendishane-i Berrî-i Hümâyûn
Mülkiye
Medrese
Nakibüleşraf (Nakîbüleşrâf, Nakîbü’l-Eşrâf)
Nişancı
Osmanlılar’da Basın
Redif Teşkilatı (Redîf-i Asâkir-i Mansûre)
Reisülküttap
Rumeli Eyaleti
Sadaret Kaymakamı
Sadaret Kethüdası
Sadrazam (Vezir-i azam)
Şehremini
Sekbanlar
Şeyhülislam
Solaklar
Subaşı
Şirket-i Hayriye
Timarlı Sipahi
Top Arabacıları Ocağı
Topçu Ocağı
Topkapı Sarayı
Tulumbacılar
Türk Ocakları
Vakıf
Vezir
Voynuk Teşkilatı
Yıldız Mahkemesi
Yeniçeri Ocağı
Zaptiye

Acemi Ocağı

Kapıkulu ocaklarına ve özellikle Yeniçeri Ocağı’na asker yetiştirmek için kurulan teşkilat.Birinci Murat döneminde Gelibolu’da kurulan ilk Acemi Ocağı’ndan sonra,İstanbul’un Fethi’nin ardından İstanbul’da Şehzadebaşı’nda da bir Acemi Ocağı kuruldu ve adayların gençleri oda hizmetlerinde, yetişkinleri ise yapı işlerinde, tersanede, odun depolarında, kayık ve gemilerde görevlendirilmeye başlandı. Yakışıklı, zeki olanlarıysa Enderun’da ve İbrahimpaşa Sarayı’nda eğitim gördükten sonra devlet hizmetine alınırlardı. Pek çok devlet yüksek görevlisinin (mesela Sokollu Mehmet Paşa) yetiştiği Acemi Ocağı, devşirme usülünün gözetilmemeye başlanarak, kent çocuklarının da acemi oğlanı alınmasıyla yozlaştı ve 1826’da Yeniçeri Ocağı’yla birlikte ortadan kaldırıldı.Rumeli’de arka arkaya elde edilen zaferler sonucu sınırları genişleyen Osmanlı Devleti, daha fazla askere ihtiyaç duyuyordu. Mevcut kuvvetler ihtiyaca yetmiyor ve elde devamlı bir ordu bulunması gerekiyordu. Bu itibarla, esirlerden faydalanmak gayesi ile 1362 senesinde kadıasker (kazasker) Çandarlı Kara Halil ile ulemâdan Karamanlı Molla Rüstem’in gayretleriyle, Sultan Birinci Murad devrinde,Pençik Kanunu gereğince Acemi Ocağı, Gelibolu’da kuruldu. Daha önceleri, savaşta esir alınanlar, kısa bir eğitimden sonra yeniçeri yazılıp savaşa gönderilirdi. Sultan Birinci Murad zamanında, esirler önce Lapseki, Çardak ve Gelibolu arasında süvari askerlerini taşıyan gemilerde beş-on sene acemi oğlanı olarak çalıştıktan ve uzun bir eğitimden geçtikten sonra Yeniçeri ocağına kaydedilmeye başlandı.

Acemi teşkilatına, acemi oğlanı iki şekilde alınırdı. Biri, harpte esir edilen esirlerin beşte birinden, diğeri ise Osmanlı sınırları içinde yaşayan Hıristiyan çocuklarından ki, buna “devşirme” denirdi. Devşirme kanunu ile Hıristiyan tebaa evladından asker toplanarak, gayrimüslim olan Rumeli halkı, yavaş yavaş Müslüman olacak ve bu askerlerle de Türk ordusu biraz daha kuvvetlenecekti. Kuruluşunda Gelibolu’da bulunan acemi ocağının merkezi, fetihten sonra İstanbul’a taşınmıştır. Gelibolu ocağının başında, Gelibolu ağası vardı. Gelibolu Acemi Ocağı’nın mevcudu, önceleri dört yüz idi; daha sonra beş yüz olmuştur.
İstanbul Acemi Ocağı’nın mevcudu ise, önceleri üç bin kadardı, on altıncı asırda bu sayı, dört bine çıktı. Yeniçeri mevcudu arttıkça, acemilerin miktarı da artıyordu. On altıncı asır sonlarında, Bostancılarla birlikte sekiz-dokuz bine çıkan acemilerin, 17. asır başlarındaki adedi, 9406 idi.
Acemi Ocağı, on yedinci asır ortalarından sonra ehemmiyetini kaybetti. Yeniçeri Ocağı,1826 yılında Sultan İkinci Mahmud tarafından kaldırılınca, bu ocak da kapanmış oldu.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Kıyıdaki Balıkçının Hikayesi

Kıyıdaki Balıkçının Hikayesi

Küçük bir sahil kasabasında tatil yapan bir adam, kumsalda yürüyüşe çıkmış. Kıyıda mutlu bir yüzle balık avlayan bir adam görmüş ve ona doğru yürümüş. Adamın kovasında birkaç tane balık varmış. Gülümseyerek sormuş adama;

-Ne yapacaksın bu balıkları? Yemek için mi avlıyorsun, yoksa satmak için mi? demiş.

Adam da ona gülümsemiş ve demiş ki;
-Biz bu kasabada yaşıyoruz. Sık sık bu kıyıya gelip balık avlarım. Eve gitme zamanım yaklaşınca eşim masayı hazırlar, salatayı yapar ve çocuklarımla birlikte benim dönüşümü beklerler. Sonra da balıkları kızartır, neşe içinde yeriz.

Sonrasında aralarında şu konuşmalar geçmiş;
-Peki, daha çok balık tutsan, yiyeceğiniz balıkları ayırdıktan sonra fazlaları satsan nasıl olur?

-Neden fazla balık tutup da satayım ki? Karnımızı rahatça doyurabiliyoruz.

-Fazlalarını sattığında kazandığın parayla kendine küçük bir tekne alırsın, böylelikle denize açılıp daha çok balık tutma şansın olur.

-İyi de o kadar çok balığı ne yapacağım?

-Çok balık tuttuğun zaman balık pazarında bir tezgâh edinip satma şansın olur. Hem o zaman daha da büyük bir tekne alırsın, kasabanın en çok satan balıkçısı sen olursun.

-Daha büyük tekne, daha çok balık, en çok satan balıkçı…Bunların bana ne faydası olacak ki?

-Minik bir balıkçı filosu kurabilirsin böylece. Kasabayı bırak, şehirde de tanınmış olursun o zaman.

-Filom olduğu zaman ne olacak peki?

-Daha da geliştirdiğini düşün işlerini; şöyle uluslararası bir balıkçı filosunun sahibi olduğunu. Holding bile kurabilirsin o zaman.

-Holdingim olduğunda neler yapabilirim?

-Canının istediği yere gidebilir, istediğin her şeyi satın alabilirsin. Villada yaşarsın, lüks arabaların olur, hizmetçilerin, korumaların vs.

-Ya o hayattan sıkılırsam ne yapacağım?

-Minik bir sahil kasabasına gidersin ailenle; sizi tanımayanların olduğu bir kasabaya. Sık sık kıyıya gidersin balık avlamak için. Eşin ve çocukların masayı hazırlayıp senin eve dönüşünü beklerler. Sonra da balıkları kızartır, neşe içinde yersiniz…

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Nesli Tükenen Hayvanlar (Türkiye’de ve Dünya’da)

Dünya’nın varoluşundan günümüze kadar birçok canlı türü tükenmiştir.Maalesef insanoğlu elindekinin kıymetini her zaman onu kaybettikten sonra anlıyor.Dünyanın doğal bir dengesi vardır ve bu doğal denge içinde bazı canlıların yokolması tabiidir. Ancak işin içine insanoğlu faktörü girdiğinde,doğal dengeye müdahale etmemek mümkün olmuyor.

Doğal afetler, yerküre değişimleri ve iklim tabii olarak doğal dengenin bir unsuruyken, insanoğlunun faaliyetleri bu canlı türlerinin birçoğunun neslinin tükenmesinde etkin rol oynamıştır ve günümüzdede buna devam etmektedir. Ayrıca doğrudan avlanma sonucunda da bir çok canlı türünün nesli sona ermiştir.

Dünya üzerinde Yaşayan beşyüzden fazla türün nesli tamamen tükenmiştir.

Dinozorlar

Dinozorlar

Dinozorlar 160 milyon yıl civarında kara hayatına egemen olmuş hayvanlardır. Yeryüzünde bulunan yaklaşık 1000 dinazor türünün 65 milyon yıl önce çoğu türün nesli tükenmiştir.

Dinazorların nasıl yokolduğuna dair birçok iddia gündeme atılmıştır. Bunlardan en kabul göreni Nobel ödüllü fizikçi Luis Alvarez ve oğlu jeolog Walter Alvarez’in ileri sürdükleri "dinozorların sonunun 65 milyon yıl önce yaklaşık 10km çapında bir göktaşının Dünya’ya çarpmasıyla nesillerinin tamamen sona erdiği" fikridir.

Moa Kuşu

 Moa Kuşu soyu tükenmiş bir kuş cinsidir .

700 yıl kadar önce soyu tükenen Moa, tüm zamanların en büyük kuşuydu. Yeni Zelanda’ya özgü bu dev kuşun neden yok olduğu bulundu. İnsanlar Yeni Zelanda’ya ayak bastıklarında Moalar neredeyse tükenmek üzereydi. Kemiklerin büyüme sürecini araştıran Turvey, devekuşuna benzer dev kuşun on yıl kadar devam eden çocukluk dönemi yüzünden soylarının tükendiğini saptadı.

Moalar on yıl içinde büyümelerine karşın, günümüzdeki kuşlar sadece bir yıl içinde yetişkin hale geliyorlar. Ve hiçbiri yaş halkası oluşturmuyor, bu fenomen sadece kış uykusuna yatan kuşlardan bilinmekte. Öte yandan 240 kilo ağırlığında olan uçma yetisi bulunmayan dev kuşlar sadece bitkiyle beslendikleri için neredeyse hiç rakipleri bulunmuyordu. Fakat varolan düşmanları da çok tehlikeliydi. Moa kendisini korumak için heybetli görüntüsünden yararlanamıyordu bile. Dev pençeli kartallar, pençelerini Moaların boyunlarına geçirerek bir çırpıda yere seriyordu. Fakat bu zararsız dev kuşların en büyük düşmanı insandı. Maoriler 1280 yılında Yeni Zelanda’ya geldiklerinde uzun yavruluk dönemi yüzünden kolay yakalanabilir kuşları henüz üreme dönemine gelmeden önce birer birer öldürüp yok ettiler diyor bilim adamları.

Mamut

Mamut

4,5 m boy ve 8 ton ağırlığa kadar varan bu cinsin son üyeleri M.Ö. 1700 yılında yaşamıştır. Bulunan en eski mamut kalıntıları 4 milyon yaşındadır.

Mamutların neslinin tükenmesinin nedeni de tam olarak bilinmemekle birlikte, aşırı avlanma ya da buzul çağı sonundaki iklimsel değişimlerin buna neden olabileceği ileri sürülmektedir.

Hazar Kaplanı – Pers Kaplanı (Panthera tigris virgata)

Hazar Kaplanı

En batıda Türkiye olmak üzere Hazar denizi, Kafkasya’da İran, Türkmenistan, Afganistan’ın kuzey kesimlerinde yaşardı. Ayrıca Moğolistan ve Irak’ta da izleri bulunmuştur.

Bengal kaplanından daha küçüktür. Tüyleri sık, çizgileri soluktur. Gövde ve boyun altı beyaz ve daha sarkıktır. Kulaklar, kısa ve küçüktür. Rengi, Bengal kaplanına benzer. Bacakların dış kısımları, sarıdır, ve iç tarafı beyazdır. Bu alt türün kuyruğu, sarıdır, ve sarımsı beyaz çizgiler vardır. Kışın saçı çok uzundur, iyi gelişmiş bir karın yelesi ve kısa bir ense yelesi vardır.

Yaşam şekli
Hazar kaplanları yalnız yaşayan hayvanlardır. Çiftleşme mevsiminde erkek ve dişi birlikte görülür. Erkek kaplan dişiden daha büyüktür. Genelde çiftleşme kış veya bahar döneminde gerçekleşir. Kaplanların çiftleşme dönemi yirmi-otuz gün kadar sürer. Yaklaşık olarak 100 günlük bir gebelik döneminden sonra dişi kaplanlar üç yavru doğurur. Bu yavrular doğduğunda kördür ve on gün sonunda gözleri açılır. Yavrular yaşamlarının ilk sekiz haftasında anne sütüyle beslenir. Bu esnada baba hiçbir sorumluğu üzerine almaz. On bir haftadan sonra yavrular avlanmaya başlar.

Anadolu Panteri (Pantherea Pardus Tulliana)

Anadolu Panteri

Anadolu pars’ı, Orta Doğu ve Batı Asya’da yaygın olan İran leoparının (Panthera pardus saxicolor) Anadolu’da yaklaşık 30 yıl öncesine kadar yaşamış olan bir ırkıdır. Anadolu parsı Ege ve Batı Akdeniz, Doğu Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde, daha çok ormanlık ve dağlık alanlarda yaşamıştır. Yaklaşık ömürleri 20 yıldır. Doğal yaşam alanları ve av kaynaklarının azalması parsları insanların yaşadığı yerlere yönlendirmiş ve bu da genellikle vurularak ya da zehirlenerek öldürülmelerine yol açmıştır. Anadolu’da varlığı 1974 yılından bu yana güvenilir şekilde kanıtlanamamıştır. Bundan dolayı en son bireyin 1974’de Beypazarı’nda vurulduğu kabul edilmektedir.

* Anadolu Aslanı : En son 1890 yılında vurulmuştur.

* Anadolu Kaplanı : Son Kaplan 1970 yılında öldürülmüştür.

Hubara

Hubara

Hubara; Kanarya Adaları, kuzey Afrika ve Pakistan’da nesli tükenmekte olan,Anadolu’da ise nesli tamamen tükenmiş bir kuş türüdür.Hubara kuşları, etlerinin afrodizyak etkisi olduğuna inanlar tarafindan acımasızca avlanıyor.

Pakistan’da safariye çıkan Suudi Arabistanlı prens Fahd bin Sultan ve beraberindeki ekip,soyu tükenmekte olan iki bine yakın hubara kuşunu katletti.

Dünya genelinde sayılarının her yıl yüzde 20 ile yüzde 29 oranında azaldığı belirtilen hubara kuşları,Türkiye’nin de taraf olduğu Uluslararası CITES sözleşmesi kapsamında koruma altında.

Özellikleri
Yaklaşık 60 cm büyüklüğünde ve 140 cm kanat açıklığındadır.Kahverengi yukarısı ve beyaz aşağısı vardır, boynunun kenarlarının aşağısında siyah bir çizgi vardır. Uçuşta, uzun kanatlardaki büyük siyah alanları ve uçuş tüylerinde kahverengiyi gösterirler. Chlamydotis macqueenii türünden ufakça daha küçük ve daha koyu renktir. Eşeyler benzerdir ama dişi daha küçüktür ve daha gri yukarıya sahiptir. Diğer toygiller gibi, bu türün, baş ve boğazın beyaz tüylerini kaldıran ve başı geri çekiyor olan gösterişli bir göstermesi vardır.

Tasmanya kaplanı

Tasmanya kaplanı

20. yüzyılda soyu tükenen Avustralya’ya özgü büyük bir etçil keselidir.Tasmanya kaplanının yaşayan en yakın akrabasının,tasmanya canavarı veya numbat olduğu sanılıyor. Tasmanya kaplanı, keseli memeli türündendir ve Tazmanya kaplanının sonuncusu, 1936 yılında Hobart hayvanat bahçesinde ölmüştü.

Soyu tükenen Tazmanya kaplanı geri getirmek amacıyla Avustralyalı ve Amerikalı bilim adamları ilk kez soyu tükenmiş olan Tazmanya kaplanının (thylacine) DNA’sını, yaşayan bir organizma olan fare embriyosunda kullandı.

Tazmanya kaplanının DNA’sının canlı bir organizmada harekete geçmesi için yapılan çalışmada, bir müzede etanol içinde saklanan 100 yaşındaki Tazmanya kaplanından alınan Col2A1 geninin bir kıkırdağın içinde üretilen fare embriyosuna enjekte edildi.Önümüzdeki on yıl içinde soyu tükenen Tazmanya kaplanını geri getirmenin mümkün olacagı açıklandı.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlar ve Alınan Önlemler

Dünyada Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlar

Panda “Bambu Ayısı”

Panda “Bambu Ayısı”

Dev panda Çin’in Yangtze Havzası’ndaki bambu ormanlarında yaşar. Bu havza, biyoçeşitlilik açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biridir. Burada nesli tehlike altında olan pek çok hayvan ve bitki türü barınır. Bu açıdan Yangtze Havzası’nın mutlaka korunması gerekiyor.

Dev panda, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) için ayrı bir anlam taşır, çünkü bu sevimli hayvan 1961 yılından beri vakfın sembolü. Dev panda ayrıca anavatanı olan Çin’in de milli amblemi. Siyah-beyaz kürküyle dikkat çeken dev pandaların boyu yaklaşık 1,5 metre, ağırlığı ise 100-150 kg arasındadır. Bambu ormanlarında yaşayan dev pandalar, günde 12-38 kg kadar bambu ağacı yiyerek hayatta kalır.

Çin’deki bambu ormanlarının giderek yok olması, pandaların hayatını da tehdit ediyor. Şu anda sadece 700 tane kalan pandaların 21. yüzyılın sonunda soylarının tükenmemesi için extra çaba sarfedilmektedir. Panda avlamanın cezası Çin’de ölüme çarptırılmaktır. Bu hayvanların da habitat kaybı yüzünden sayılarının azaldığı bilinmektedir.

Diğer bir adı bambu ayısı olan pandaların ağırlığı neredeyse 120 kilo civarında. Panda gününün büyük bir bölümünü bambu yemekle geçirir. Çok sevdiği bambuyu yiyebilmek için Çin’den başka bir yere gitmediklerinden, ne yazık ki nesilleri tükenmek üzere.

Pandalar çok tembel hayvanlardır. Dişleri bambunun sert kabuklarına uygun olarak sağlam ve keskin. Beslenmek onların yaklaşık 14 saatini alıyor. Hayvanat bahçelerinde yaşayan pandalar, doğal ortamlarında yaşayan pandalara göre çok daha farklı beslenebiliyorlar.

Yemek yemediği zamanlar panda sürekli uyur. Uyumadığında ise hiç acelesi yoktur ve çok yavaş hareket eder. Düşmanları kovaladığında bile paçasını kurtarır kurtarmaz ilk gördüğü ağaca atlar ve uykusuna veya yemeğine kaldığı yerden devam eder.

Hayvanlar aleminin en şefkatli annesi pandalardır. Yeni doğan panda ancak bir fare büyüklüğünde ve 100 gr ağırlığındadır.

Bebek pandanın gözlerinin açılması 6 hafta sürer. 3 aylık olduğunda tek başına yürümeye, 5 aylık olduğunda ise koşmaya ve bambunun tadına bakmaya başlar. Bebek panda bir buçuk seneden uzun bir süre annesinin yanında kalır. Ancak bu uzun dönemin sonunda tek başına yaşamaya hazırdır.

Bu dönemle ilgili en önemli ayrıntı pandanın çok şefkatli ve sevecen bir anne olmasıdır.

Anne panda bebeğine çok düşkündür.Onu kollarının arasında insanların bebeklerini salladıkları gibi sallar ve sabırla emzirirler. Zaten hayvanlar aleminde de yavrularına karşı en sevecen hayvan pandalardır. Pandalar yalnızlığı sever.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın