Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti

Cezayir

Baskent Cezayir
Resmî diller Arapça, Berberice, Fransızca
Yönetim Şekli Yarı Başkanlık Sistemi
Yüzölçümü 2.381.741 km²
Nüfus 38.700.000
Nüfus Yoğunluğu 16 kişi/km²
Para birimi Cezayir Dinarı
Zaman dilimi Africa, Algiers
Telefon kodu +213
İnternet TLD .dz

Cezayir (Arapça: الجزائر al-ġazaʾir ; Berberi dilleri: ⴷⵣⴰⵢⴻⵔ Dzayer) ya da resmi adıyla Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti (Arapça: الجمهورية الجزائرية الديمقراطية الشّعبية), Kuzey Afrika’da ülke, Afrika’nın yüzölçümü olarak en büyük ülkesi. Cezayir’in komşuları kuzeydoğuda Tunus, doğuda Libya, güneydoğuda Nijer, güneybatıda Moritanya ve Mali, batıda Fas ve Batı Sahra’dır. Etnik açıdan bir İslam, Arap ve Berberi ülkesidir. Ülke ismi (El Cazayir) Arapçada "adalar" anlamına gelir.

Tarih

Cezayir’de 2 milyon yaşında hominid iskeletleri bulunmuştur. Araştırmacılar, ülkede yontmataş çağından kalma Homo habilis ve Homo erectus fosilleri de ortaya çıkartmıştır. Cilalıtaş devrinde şu anda Sahra Çölü’nün bulunduğu alanlar daha sulaktı. Böylece Cezayir’in şu anda çöl olan güney bölgesinde insanlar yaşayabiliyordu. Bu dönemden kalma mağara resimleri bulunmaktadır.

Antik Dönem ve İslam Öncesi Cezayir

MÖ 1000 yıllarında Fenikeli tüccarlar Cezayir’in Akdeniz kıyılarına yerleşime başlamıştır. Kartaca Krallığının MÖ 146 yılında Romalılar tarafından yıkmasıyla Cezayir, “Mauretania Caesariensis” adıyla imparatorluğun bir eyaleti haline geldi. Antik Yunanistan ve Roma İmparatorluğu’nda Numidya (Νομαδια) olarak bilinen yörenin adı, Yunanca "göçebe" anlamındaki nomados (νομαδος) kelimesinden gelir. Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla Cezayir’ de sırasıyla Vandallar ve Bizans’ın hakimiyeti altına girdi.

Osmanlı Dönemine kadar Cezayir

7. yüzyılın ortalarından itibaren Emevi akınlarına uğrayan Cezayir’ deki Berberi kabilelerinde yüzyılın sonuna doğru İslamiyet yayılmaya başladı. Emevî hakimiyetindeki uygulamalara isyan eden Berberi kabileleri yerel emirlikler kurmuştur. 777-909 yılları arasında hüküm süren Rüstemiler Devleti Cezayir’deki Müslümanların kurduğu ilk bağımsız devlettir. Batı Cezayir Fas’ta hüküm süren İdrisiler’in , Doğu Cezayir Aglebiler idaresine girdi. 909 yılında Rüstemiler Devleti ve Aglebiler’in yıkılmasıyla Cezayir Fatımi Devletinin hakimiyetine girdi. 10. yüzyıl sonlarında Berberiler Cezayir’de yeniden küçük ve kısa ömürlü devletçikler kurmaya başladılar. Ziriler ve Hammadiler (1015-1152) devletleri kuruldu. Bu sırada Murabıtlar Tilimsan, Ténès ve Cezayir’e kadar Kuzey Afrika’yı hakimiyetleri altına aldı (1062). 1130-1269 tarihleri arasında hüküm süren Muvahhidler Hammâdî ve Murabıt Devleti’ne son vererek Cezayir ve bütün Kuzey Afrika’yı ele geçirdi. Muvahhidler’den sonra Doğu Cezayir, Tunus’taki Hafsi Devletinin (1228-1574)topraklarına katıldı. Orta ve Batı Cezayir ise Tlemsen merkezli Abdülvadiler’in (1235-1550) idaresine girdi. Abdülvadiler’in zayıflamasıyla Bedevi kabileler isyan ederek birçok şehirde kendi emirliklerini kurdular.

Osmanlı Döneminde Cezayir

Osmanlı Dönemi Cezayirde yapılan camii

Oruç Reis ve kardeşi Hızır Reis Cezayir’e gelip İspanyollar’a karşı mücadeleye girişmeye başlamışlardır. Cerbe adasına yerleşen ve Yavuz Sultan Selim’in himayesi altına giren kardeşler, Cezayir ve Şerşel’i ele geçirdiler. Şerşel ve Cezayir sultanı ilan edilen Oruç Reis, Ténès ve Tlemsen’i ele geçirmiş ancak 1518’de Tlemsen’i geri almak isteyen İspanyollarla yaptığı savaşta hayatını kaybetti. Onun yerine geçen Hızır Reis Osmanlılar’ın desteğini sağlamaya çalıştı ve 1519’da Yavuz Sultan Selim’den yardım istedi. Yavuz Sultan Selim “Hayreddin” lakabıyla andığı Hızır’ı Cezayir hakimi olarak tanıyarak ona askeri destek yolladı. Bu şekilde hutbenin padişah adına okunmaya başlandığı Cezayir, Osmanlı nüfuzu altına girdi.

1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın Barbaros Hayreddin’i İstanbul’a davet edip Cezayir beylerbeyi sıfatı ile onu Osmanlı donanmasının başına getirmesiyle Cezayir doğrudan doğruya bir Osmanlı beylerbeyiliği haline geldi. Cezayir’deki Osmanlı egemenliği 1830 yılına kadar devam etmiştir. Bu dönemde Cezayir, Tunus ve Trablusgarp’la birlikte "Garp Ocakları" şeklinde adlandırılmış ve ayrı bir statü ile idare edilmiştir. Bu özel statü kapsamında Osmanlı hakimiyetinde olan Cezayir, idari bakımdan Beylerbeyler Devri (1518-1587), Paşalar Devri (1587-1659), Ağalar Devri (1659- 1671) ve Dayılar Devri (1671-1830) olmak üzere dört farklı dönem yaşanmıştır.

Fransız Sömürgesi Döneminde Cezayir

Emir Abdulkadir (1865)

Emir Abdülkadir, 1865

5 Temmuz 1830’da Cezayir şehrinin ele geçirilmesiyle Fransızlar’ın Cezayir’deki sömürge dönemi başladı. Emir Abdülkadir idaresindeki isyan hareketi sonucunda Fransızlar Cezayir’in bütününü 1847’de ele geçirebildi. Osmanlı yönetimi, Fransız işgalini tanıyarak Cezayir üzerindeki haklarının sona erdiğini ilan etti. İlk sömürge birimleri Cezayir şehri çevresinde kuruldu. Avrupa’dan gelen göçmenlere yerli kabilelerin ellerinden alınan arazilerin verilmesiyle Cezayir’ de Avrupalı nüfusu artış gösterdi. 1841-1850 yılları arasında 115.000 hektar arazi dışarıdan gelenlere dağıtıldı. 1847’de ülkedeki Avrupalılar’ın sayısı 104.000 iken 1872’de 245.000’e, 1911 yılında da 752.000’e yükseldi. Bununla birlikte yabancıların sahibi olduğu arazinin miktarı 1860’ta 365.000 iken, 1930’da ise 2.345.000 hektardı. 1848 Fransız anayasasına göre Cezayir sömürgesi üç eyalete ayrılarak Paris’ten tayin edilen bir genel vali tarafından yönetilmeye başlandı. 1870’te sivil idareye geçirilen Cezayir Paris’teki İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. Askerî idarenin kalkmasının ardından 1871 yılında Muhammed el-Mukrani’nin liderliğinde toplanan kabileler, ülkenin tamamına yakınında ayaklanma başlattı. 1881’de de Sîdî Şeyh liderliğindeki kabilelerinde katıldığı ayaklanmayı Fransız sömürge yönetimi kanlı şekilde 1884 yılında bastırabildi.

II. Dünya Savaşı’ndan sonrasında Cezayirliler durumlarında ciddi iyileştirmelerin yapılmaması, ekonominin kötüleşmesi vb sebeplerle 5 Ağustos 1945’te gerçekleştirilen gösterilerde, Fransızlar’ın silahlı müdahalede bulunmasıyla binlerce Cezayirli öldürülmüş ve çok sayıda gösterici tutuklanmıştır. Bunun sonucunda Cezayir’de 1 Kasım 1954 tarihinde silahlı mücadele başlatıldı. Ülkeyi bağımsızlığa götürmesi amacıyla başlatılan silahlı mücadele kısa zamanda Cezayir geneline yayılması üzerine, Sömürge yönetimi 28 Ağustos 1955’te olağanüstü hal ilan etti. 19 Eylül 1958’de Kahire’de toplanan Cezayirliler’in ileri gelenleri bağımsız Cezayir Cumhuriyetini ilan ederek Ferhad Abbas’ın başkanlığında bir geçici hükumet kurdular. 18 Mart 1962’de Evian antlaşması ile savaşın sona ermesiyle ateşkes ilan edildi. Antlaşma şartlarına göre 1 Temmuz 1962 tarihinde yapılan referandumda Cezayirliler’in % 91’i bağımsızlık lehinde oy kullanmasıyla Cezayir bağımsız bir devlet oldu.

Cezayir Soykırımı

Fransızların Cezayir'de  yaptığı katliam

2005 ve 2006 yıllarında Cezayir Devlet Başkanı Fransa’yı soykırım yapmakla suçlamış ve Paris’ten bir özür beklediklerini açıklamıştır. Ancak Fransa iddiaları kabul etmemiş ve konunun tarihçilere bırakılması gerektiğini öne sürmüştür.

Cezayir Devleti ve İç Savaş

Cezayir’in bağımsızlığından sonra 20 Eylül’de toplanan kurucu meclis ilk Cezayir hükumetinin başkanlığına Ahmed bin Bella’yı getirdi. Millî Kurtuluş Cephesi, Kasım 1962’de bütün siyasi partileri kapattığı gibi her türlü örgütü de kendisine bağlanmıştır. 13 Ekim 1963 tarihinde yapılan referandumla yeni anayasa kabul edilirken Ahmed bin Bella’da beş yıl için devlet başkanlığına seçildi. Bağımsızlık savaşında ülkede görülen yıkım ve ülkede yaşayan Avrupalılar’ın da göçüyle ülkede yaşanan ekonomik çöküş sonucunda Ahmed bin Bella, Savunma Bakanı Hüvari Bümedyen tarafından 19 Haziran 1965 askeri bir darbe ile görevden uzaklaştırıldı. Bumedyen 10 Temmuz’da 1963 anayasasını yürürlükten kaldırarak meclisin çalışmalarını askıya aldı.1963 ile 1979 arası başbakanlık görevi askıya alınmıştır. 1980’lerin başından itibaren hızlanan İslamcı akımlar Cezayir’de önemli yer tutmaya başladı. Ekim 1988’de ülkenin büyük şehirlerinde yaşanan halk ayaklanmaları sırasında çıkan çatışmalarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

Şadli Bencedid muhalefetin baskılarına dayanamayarak büyük reformlar yapmak zorunda kaldı. Yürürlükte olan tek parti rejimine ve sosyalist ekonomiye son verdi. 2 Temmuz 1989’da da çok partililiğe izin veren yeni siyasi örgütlenme kanunu ile seçim kanunu kabul edildi. 12 Haziran 1990 gerçekleştirilen ve bazı partilerin katılmadığı seçimlerde İslami Selamet Cephesi (FIS) kullanılan oyların %56′ sını alarak birinci çıktı. 27 Haziran 1991 yılında gerçekleşmesi beklenen genel seçimlerden önce ülkede meydana gelen büyük karışıklık döneminde ordu yönetime el koydu ve İslami Selamet Cephesi liderlerini tutukladı. Ancak yönetim 26 Aralık 1991’de, ülke tarihinde ilk defa çok sayıda siyasi partinin katılımıyla genel seçimlerin birinci turunun yapılması kararını aldı. Genel seçimlerin birinci turunda İslami Selamet Cephesi büyük bir başarı göstererek oyların çoğunu aldı. 16 Ocak 1992’de yapılacak ikinci tur seçimler öncesinde Cumhurbaşkanı Şadli Bencedid’in istifa etmesiyle yetkilerini yeni oluşturulan yüksek devlet komitesi üstlendi. Yüksek Devlet Komitesi başına Muhammed Budiaf getirildi. Budiaf’ın başkanlığındaki yüksek devlet komitesi olağanüstü hal ilan ederek seçimleri iptal etti ve İslami Selamet Cephesi taraftarlarını tutuklatmaya başladı. Aynı komite 1992 yılı Mart ayında İslami Selamet Cephesi’ni Mart 1992’de kapattı. Budiaf’ın 29 Haziran 1992 tarihinde koruma subaylarından biri tarafından öldürülmesiyle ülkede siyasi istikrarsızlık baş göstermeye başladı. Budiaf’ın yerine, yüksek devlet komitesi üyesi Ali Kafi başkanlığa getirildi. 1999’dan beri cumhurbaşkanlığı görevini Abdülaziz Buteflika yörütmektedir. İslamcı gruplarla Cezayir hükumeti arasında yaşanan iç savaş 2002 yılında hükumet güçlerinin Cezayir’ e hakim olmasıyla bitirildi.

1832-1847 yılları arasında Fransızlara karşı yapılmış Cezayir kurtuluş savaşları. ( Abdülkadir Savaşları)

  • I. Abdülkadir Savaşı (1832-34)
  • II. Abdülkadir Savaşı (1835-37)
  • III. Abdülkadir Savaşı (1840-47)
I. Abdülkadir Savaşı (1832-34)

Müslüman önder ve Maskara emiri olan Abdülkadir (1808-1883), Oran ve Mostaganem’de bulunan işgalci Fransız birliklerine karşı aralıksız bir gerilla savaşına önderlik etmişti. Abdülkadir, Fransızların kendisini Maskara (Mascara) emiri olarak tanımalarını ve Oran bölgesinde kontrolü ele geçirmesini sağlayan 1834 Desmichels Anlaşması’nı imzalatarak başarılı olmuştu. Fransızlar bu anlaşmayı Abdülkadir’i Cezayirde ajan olarak kullanma umuduyla imzalamışlardı.

II. Abdülkadir Savaşı (1835-37)

1832-1847 yılları arasında Fransızlara karşı yapılmış Cezayir kurtuluş savaşlarından ikincisi.

Fransız birlikleri Abdülkadir’in birleşik Cezayir boylarına karşı gelmeye devam etmiş, ancak çok sayıda gerilla savaşını da kaybetmişlerdi. 1837 yılında Abdülkadir’e Cezayir’in iç bölgelerinin büyük bir kısmının kontrolünü veren Tafan Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Fransa, sadece birkaç limanı elinde tutma hakkıyla yetinecekti. Abdülkadir kazandığı topraklara Müslüman bir Cezayir devleti kurdu.

III. Abdülkadir (Isly) Savaşı (1840-47)

1832-1847 yılları arasında Fransızlara karşı yapılmış Cezayir kurtuluş savaşlarından üçüncüsü ve sonuncusu.
1840 yılının aralık ayında Fransa, Mareşal Thomas R. Bugeaud’u Abdülkadir’in yeni kurduğu Cezayir’i tekrar ele geçirmek için bölgeye gönderdi. Abdülkadir’in 1841 yılında bu savaşı Fas’a doğru sürükledi. Fransız birliklerine karşı sürekli akın düzenleyen ve daha sonra geri çekilen tüfekli erlerini etkili bir şekilde kullandı. Ancak sonunda, Bugeaud’un komutasındaki Fransız ordusu 14 Ağustos 1844 yılında, İsly Nehrinde Abdülkadir’in 45.000 kişilik ordusunu yakaladı ve onları kesin bir şekilde mağlup etti. Isly Savaşı’ndan sonra Abdülkadir Fas’a sığındı. Küçük bir toplulukla Fransızlara karşı gerilla savaşına devam etti. Fas sultanının desteğini kaybettikten sonra (1846), Fransız general Christophe Lamoriciére’e teslim oldu.

Cezayir bayrağı

Cezayir bayrağı (Arapça: علم الجزائر), günümüzde de kullanılan hali ile 3 Temmuz 1962 tarihinde göndere çekilerek kullanılmaya başlanmıştır.

Bayrak, dikey olarak bayrağı iki eşit parçaya bölen şeritlerden oluşmaktadır. Göndere çekilen tarafta bulunan şerit yeşil renk iken, dalgalanan tarafta bulunan şerit beyaz renktedir. Bayrağın tam ortasına konumlandırılmış hilal ve hilalin içerisinde bir ucu hilalin açık tarafına bakacak şekilde konumlandırılmış beş köşeli yıldız bulunmaktadır. Hilal ve yıldız kırmızı renktedir.

Bayrakta bulunan beyaz renk ruhsal saflığı, yeşil renk ile birlikte hilal ve yıldız ise İslamiyeti simgelemektedir. Hilal ve yıldızda bulunan kırmızı renk ise Cezayir askerlerinin Cezayir Bağımsızlık Savaşı esnasında döktükleri şehit kanlarını temsil eder.

Cezayir arması

Cezayir Arması

Cezayir arması, Afrika ülkesi Cezayir tarafından kullanılan resmi devlet armasıdır.

Arma beyaz zemine sahip bir daireden oluşmakta olup, dairenin merkezinde arkasında ufuktan güneş doğan Atlas Dağları görseli bulunmaktadır. Atlas dağlarını temsilen konumlandırılan motifin önünde yer alan ve bölge için çok önemli bir simge olan Fatımanın Eli yer almaktadır. Fatımanın eli simgesi alt tarafından yeşil tahıl başağı ile çevrelenmiş konumdadır. Armanın yine orta bölümünde yer alan ev ve fabrika görseli ülke sanayisini ifade etmekte olup, diğer tarafına konumlandırılan üç adet buğday başağı ülke tarımını simgelemektedir. Armanın orta alt kısmında yer alan ve Cezayir bayrağında da bulunan kırmızı ay ve yıldız İslamiyeti ifade etmektedir. Daire çevresinin neredeyse tamamen kaplayan Arapça yazıda ise ülkenin resmi adı yazmaktadır.

Ülkede 1975 ile 1976 yılları arasında aynı armanın ülke adının Fransızca yazıldığı hali kullanılmış, 1976 yılında ülke isminin armada Arapça yazılması ile günümüzdeki arma oluşturulmuştur.

İkinci Fransa imparatorlugu doneminde Cezayir armasi Cezayir Cumhuriyeti arması (1962-1971) Cezayir Cumhuriyeti armasi (1971-1975)

Yönetim şekli

Ülkenin başında 5 yılda bir seçilen cumhurbaşkanı bulunur. Cumhurbaşkanı ayrıca Bakanlar Meclisi ve Yüksek Güvenlik Konseyi’nin de başıdır. Cumhurbaşkanı ayrıca bakanları ve başbakanı da atar. Yasama, 1996 yılından bu yana çift meclisli sistem ile oluşuyor: "Millet Konseyi" ve "Ulusal Halk Meclisi". 144 üyeden ibaret Millet Konseyi’nin Başkanı gerektiğinde Cumhurbaşkanına vekalet etmekte. "Ulusal Halk Meclisi’nde ise, 48 seçim bölgesinden gelen 462 milletvekili yer alıyor.

İdarî bölgeler

Cezayir 48 vilayete ayrılmıştır

Coğrafya

Cezayir, 2.381.741 km²’lik alanıyla Akdeniz’in ve Afrika kıtasının ise en büyük ülkesidir. Güney kesiminde, Sahra çölünün önemli bir kısmını toprakları içine alır.

Cezayir’in kıyıları genelde dağlara çok yakın ve sarptır, fazla doğal liman yoktur.

Kıyının hemen gerisinde Atlas Dağları, Fas’tan başlayarak doğuya doğru iki şerit halinde Tunus’a kadar 2400 km boyunca uzanır. Kuzeydeki dağ sırasına Tell Atlasları, güneydekine ise Sahra Atlasları denir. İki dağ silsilesi arasında büyük ovalar ve yaylalar yer alır. Bu iki sıra doğuda Tunus sınırına doğru birbirine yakınlaşır. Atlas sıradağlarının Cezayir’deki kısmının en yüksek noktası yaklaşık 2.900 m irtifadadır.

Ancak Cezayir’in en yüksek noktası, Sahra’nın ortasındaki Hoggar kitlesinde 3.003 metre yükseklikteki Tahat zirvesidir.

Cezayir’in Sahili 1200 km’dir

İklim

Cezayir iklimi

Ülkenin kuzey bölgesinde Akdeniz iklimi, güneyinde ise çöl iklimi hakimdir. Deniz kıyısındaki yerleşimlerde kış ortalama sıcaklığı 8 ila 15 °C iken Mayısta 25 °C’a yükselir ve Temmuz-Ağustos aylarında 28 ila 30 °C ortalamaya ulaşır. (Skikda’da 28 °C, başkent Cezayir’de 29,5 °C)

Ortadaki Kabile dağlarında ve yaylalarda kışın ortalama sıcaklık 8 °C civarındadır ve -7 °C’a kadar düşer. Kışın bu bölgeye kar yağar. Yazın ise sıcaklık 30 ila 38 °C’a kadar yükselir. (Konstantin’de 36 °C)

Güneydeki Sahra bölgesinde kış sıcaklığı 15 ila 28 °C iken yazın 40 ila 45 °C’a yükselir.

Ekonomi

Cezayir, Afrika kıtasının en zengin ülkelerinden biridir. Yıllık 113,6 milyar dolarlık Gayri safi millî hasıla ile kıtanın en büyük beşinci iktisadına sahiptir. Para birimi ‘Cezayir Dinarı’dır.

Cezayir, önemli bir doğal gaz (üretimde dünya 5.si, ihracatta 4.sü gelir) ve petrol (üretimde 13., ihracatta 9.) üreticisi ve ihracatçısıdır. Ülkenin güney batısında demir, güney ucunda ise uranyum ve çinko yatakları bulunur. Bir kamu şirketi olan Sonatrach tarafından çıkarılan petrol ve doğal gaz, ülkenin başlıca gelir kaynağıdır. Cezayir, tarım reformu ve ağır sanayinin modernizasyonu yoluyla iktisadını canlandırmayı denemiştir, ancak petrol ve doğal gaz kökenli ürünler hâlâ ihracatın neredeyse tamamını oluşturur.

Denize yakın kesimde tarıma elverişli alanlarda başta zeytin gibi Akdeniz iklimi bitkileri yetişir. Cezayir, bakla tarımında dünya 1.si, incirde 5.si, hurmada 6.sı, kayısıda 9.su, bademde 10.su gelir, buna karşın tarım ürünlerinin büyük kısmını ihraç edemez.

Cezayir’in dış borçları 2005 yılında 17,5 milyar dolar iken Aralık 2006’da 4,7 milyar dolara düşmüştü. Ülke, dış borçlarını yavaş yavaş kapatmakta, bunda artan petrol fiyatlarından yararlanmaktadır. Bir OPEC ülkesi olan Cezayir, sağlam bir iktisada sahiptir. Petrol ve doğalgaz gelirleri dış borçları azaltmakta kullanıldığı gibi önemli altyapı projelerinin gerçekleşmesini de sağlamaktadır.

Tarım, Hayvancılık ve Sanayii

Tarım ve Hayvancılık

Tarım ve Hayvancılık : Cezayir’de tarımın GSYİH’ya katkısı % 9 dolayındadır. Buna karşın toplam nüfusun yaklaşık %14’ünün tarım sektöründe istihdam edildiği tahmin edilmektedir. 2000’li yıllardan itibaren ise tarımın ülke ekonomisindeki payı giderek azalmaktadır. Ülkenin sürekli artan iç talebine cevap veremeyen yerli tarımsal üretim, ülkeyi toplam gıda ihtiyacının yaklaşık yarısı oranında dışa bağımlı kılmaktadır. Son yıllarda açılan büyük alışveriş merkezlerinin çoğalması ile birlikte gıda üretiminde kitlesel üretimin artacağı ve tarımsal üretimin miktar, fiyat, kalite ve çeşitlilik anlamında gelişeceği beklenmektedir. Ancak, bu alanda önemli yatırım, teknoloji ve tecrübe eksikliği bulunmaktadır.

Yüksek platolarda ve dağlık bölgelerde koyun, keçi ve sığır besiciliği yapılmakla beraber, hayvancılık da tıpkı tarımsal üretim gibi küçük ölçekli olmanın verimsizliği ile karşı karşıyadır. Ülkede et fiyatlarının halkın alım gücünün üstünde seyretmesi ve üretimin, talebin çok altında kalması nedeniyle her yıl Arjantin, Brezilya gibi ülkelerden önemli miktarda et ve canlı hayvan ithalatı yapılmaktadır. Hayvancılığın gelişmemiş olmasına paralel olarak, süt ve süt ürünlerinin üretim kapasitesi de son derece sınırlıdır.

Bu hususlar çerçevesinde; Cezayir’in tarımsal ve kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda, kalifiye işgücü kapasitesinin arttırılarak yeni teknolojilerin bu sektörde daha fazla kullanılmasını amaçlayan tarım politikaları aynı zamanda kendi kendine yeterli bir ülke konumuna ulaşmayı da hedeflemektedir. Gerek 37 milyonluk nüfusun arz ettiği iç talep gerekse Akdenize kıyı bir çok ülke ile Afrika ülkelerine olan yakınlığı ile de büyük bir pazar olan Cezayir, farklı iklimlerin (ülkenin kuzeyinde Akdeniz, güneyinde ise Çöl iklimi hakimdir.) getirdiği biyoçeşitlilik sayesinde geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Kimyasal girdilerin az kullanılması sadece niceliksel olarak değil niteliksel olarak da kaliteli bir tarımsal ürün gamının oluşmasını sağlamıştır.

Tarımsal ve kırsal kalkınma hedefleri çerçevesinde;

• Tahıl üreticilerine 17 milyar Cezayir Dinarı (DA) (250 milyon ABD Doları) kredi imkanı sağlanmıştır;
• 10 hektarı geçmeyen arazilerde, toprağın iyileştirilmesi ve tarımsal alanın genişletilmesini teminen kehrat başına 1 milyon DA’ya kadar kredi verilmektedir. ETTAHADI Kredisi kapsamında 10 hektarı geçen araziler için 100 milyon DA’ya kadar kredi verilebilmektedir.
• Bu krediler kapsamında devlet bankaları nezdinde garanti fonları da oluşturulmuştur.

Tarımsal ürünlere üretim, tüketim ve ihracat potansiyelleri açısından daha yakından bir inceleme yapıldığında;

Hububat : Cezayir’de 2010 yılı itibari ile 4,5 milyon ton hububat üretilmekte, 2012 yılı itibari ile de 3 milyar 275 milyon $’lık hububat ithalatı yapılmaktadır. 2015 yılı itibari ile 8 milyon tonluk bir tüketimin olacağı öngörülmektedir. Bu tüketimi karşılamak için sırasıyla 5,4, 6,7 ve 8 milyon tonluk üretim projeksiyonları yapılmaktadır. Bunun için en az 260 bin dönüm arazinin daha sulamaya açılması ve bu tüketimin tamamı ile karşılanabilmesi içinse 510 bin dönüm arazinin bu kapsama alınması gerekmektedir. 2002-2010 yılları arasında bu çerçevede 31 proje hayata geçirilmiştir.

Süt : Cezayir’de üretilen süt, ithal edilen süt tozuna su karıştırılması yolu ile elde edilmektedir. Bu durum, benzeri süt ürünlerinin üretimini de engellemektedir. Ülkede süt üretimine önemli miktarda teşvik verilmesine rağmen, günlük veya pastörize süt üretecek kombine süt sağım tesisi bulunmamaktadır. 2010 yılı itibari ile 1,2 milyar litresi inek sütü olmak üzere 2,24 milyar litre süt üretimi yapılmıştır. Bununla birlikte 2012 yılında 1 milyar 260 milyon $’lık süt ve süt ürünleri ithalatı gerçekleştirilmiştir. Bu ithalat ile Cezayir, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci süt tozu ithalatçısı konumuna gelmiştir. 2015 yılına kadar süt üretiminin 1,9 milyar litre ile 3,8 milyar litre seviyesine çıkarılmasına yönelik iki projeksiyon mevcuttur. Bu üretime ulaşılabilmesi için 385 bin ila 619 bin adet inek yetiştirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede 2002-2010 yılları arasında yapılan yatırım sayısı 252’dir.

Patates : Cezayir’de 2012 yılında 1,5 milyon ton patates üretilmiş olup bu üretimin 2015 yılı itibari ile 4 milyon tona çıkarılması planlanmaktadır. Patates ithalatı ise 2011 yılında 100 milyon $’a ulaşmıştır.

Zeytinyağı : Cezayir’in 1,4 milyon ton zeytin üretimi vardır. Bu rakamın 1,1 milyon tonu sofralık zeytin iken geri kalanı zeytinyağı üretimi için kullanılmakta ve yıllık 18,5 milyon litre zeytinyağı üretilmektedir. Bu bakımdan dünyanın önemli üreticileri arasında yer alan Cezayir neredeyse hiç zeytinyağı ithalatı yapmamaktadır. 2015 yılında zeytinyağı üretiminin 3 katına çıkarılması hedeflenmektedir.

Diğer Yağlar : Cezayir zeytinyağı harici hem bitkisel hem de hayvansal yağlarda kendi ihtiyacının ancak % 20’sini üretebilmekte ve geri kalanını da ithal etmektedir. Yıllık 1,5 milyon ton olan bu ithalatın da neredeyse tamamı Fransa, İspanya, İtalya, Arjantin ve Brezilya’dan yapılmaktadır. Bu ürün gruplarında 2002-2010 yılları arasında 155 adet yatırım gerçekleştirilmiştir.

Beyaz et ve Koyun : Cezayir’de 18 milyon koyun, 2 milyon sığır olmak üzere 28 milyon çiftlik hayvanı olduğu tahmin edilmektedir. 2010 yılında 300 bin ton kırmızı et ve 260 bin ton beyaz et üretilmiştir. 60 bin ton kırmızı etin ithal edildiği buna karşın beyaz et ithalatının olmadığı bilinmektedir. 2012 yılı itibari ile de 250 milyon $’ın üzerinde kırmızı et ithalatı gerçekleştirilmiştir. 2015 itibari ile 425 bin ton kırmızı 625 bin ton da beyaz et üretilmesi planlanmaktadır. Et üretimine yönelik olarak 2002-2010 yılları arasında 195 adet yatırım yapılmıştır.

Diğer : Cezayir’de ayrıca, yıllık bazda 500 bin ton hurma, 1.4 milyon ton domates, 800 bin ton turunçgil, 6 milyon ton yaş sebze, 5 milyar yumurta üretildiği bilinmektedir.

Deniz Ürünleri Ve Balıkçılık : Cezayir 1.280 Km deniz kıyısına sahip olup, deniz mahsulleri itibariyle 500 den fazla balık türü ile en zengin ülkelerden biridir. Ülkenin 500.000 ton balık rezervi olduğu bilinmektedir. Cezayir’in 10 adet büyük limanı ve 20 adet balıkçılıkta kulanılan limanı bulunmaktadır. Cezayir’de yıllık bazda büyük çoğunluğu sardalya ve hamsi türü balıklardan oluşan 150 bin tonluk bir üretim söz konusudur. Bu üretimden sadece 3 bin tonluk küçük bir kısmının ihraç edildiği bilinmektedir. Yıllık kişi başı tüketimin de 5-6 kg civarında olduğu bilinmektedir. Balık tüketimi komşu ülkelerden Fas’ta 8 kg/yıl, Tunus’ta ise 10 kg/yıl’dır.

Oldukça yeni bir sektör olan kültür balıkçılığında ise 500 tona yaklaşan bir üretim mevcuttur. Bu çerçevede yıllık 20 bin tonluk ithalat yapılmaktadır.

2002-2010 yılları arasında balıkçılık sektöründe 257, kültür balıkçılığında da 19 adet yatırım yapılmıştır. Balıkçılık sektörünün geliştirilmesine yönelik gerek kamu kaynaklarınca gerekse AB fonlarınca sağlanan teşvikler sayesinde, 2000 yılı itibariyle 2.552 olan tekne sayısı; 2005’de 3.984, 2009’da 4.532’ye ulaşmıştır. Buna karşılık, 2006 yılında 157.000 ton olan balık üretiminin 2011 yında 99.000 ton’a düşmüştür. Ülkenin 2025 yılı hedefi 274.000 ton’dur.

Öte yandan, Cezayir’in sularında 600 çeşit yosun bulunmakta bunlar tarım, ilaç, eczacılık ve kozmetik sektörlerinde kullanılabilmektedir. Ülkenin balıkçılık sektöründe 29.000 kişi çalışmaktadır.

Sanayi

Tekstil sanayii

Sanayi sektörünün ülke gayrı safi yurt içi hasılası içerisinde % 60-65’lik yer tutması, çoğunlukla hidrokarbüler ürünlerine dayanmaktadır. Ülke gayrı safi yurt içi hasılası içerisinde imalat sanayinin payı ise % 5 seviyesindedir. Bu imalat da ana kaynağı da üretim, yönetim, yatırım, proje geliştirme, gelişme ve inovasyon yönünden yeterli olmayan ve sürekli olarak kapasitesinin altında çalışan iktisadi devlet teşebbüsleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Cezayir’de son yıllarda küçük sanayi üretiminde canlanma görünmesine rağmen, mesleki eğitimin yeterli olmaması ve başka türlü formasyon ve tecrübe imkanlarının da kapalı olması nedeni ile üretim hattında çalışacak teknisyen bulunmamaktadır. Bu durum, sanayinin gelişmesi önündeki en temel engeli teşkil etmektedir.

İlaç Sanayi ve Sağlık Sektörü

1962 yılından sonra hızlı bir sanayileşme ve kalkınma sürecine giren Cezayir’de sağlık sektörüne ilişkin olarak da gelişme kaydedilmiştir. Bu çerçevede 1962 yılında 50 olan ortalama yaşam süresi 2012 itibari ile 72’ye yükselmiş, çocuk ölüm oranı 7 kat azaltılmış, yatak kapasitesi 2 kat doktor sayısı da 50 kat arttırılmıştır. Bu kapsamda sağlık sektörünün GSMH’dan aldığı pay % 7’ye kadar yükselmiştir.

Bahse konu ilerlemelere karşın, özellikle kronik ve ağır hastalıklarda (kanser, şeker hastalığı, vb. gibi) Cezayir’in benzer gelire sahip ülkelere nazaran oldukça yüksek oranda ölüm oranlarına sahip olduğu, bunda, sağlık sektöründe maddi açıdan düşük gelir seviyelerine sahip ve kırsal bölgelerde yaşayan halkın ilaca ulaşımında ciddi sıkıntıların yaşandığı bilinmektedir. Devletin ciddi oranlardaki sübvansiyonlarına karşın sağlık masraflarının yaklaşık % 40’ının hasta tarafından karşılanması da ilaca ve sağlık hizmetlerine düzenli bir şekilde erişimin önündeki en büyük engellerden birisini oluşturmaktadır. Cezayir’de, kanser, kalp-damar rahatsızlıkları, şeker hastalıkları, protezler konusunda Avrupa ülkelerine gidildiği bilinmektedir.

Buna karşın, özellikle son dönemde Devlet’in aktardığı ciddi kaynak sayesinde, yatak kapasitesi, altyapı ve ekipman olarak hastaların sağlık hizmetlerinden memnuniyetinin arttığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte özel sektörde sağlık hizmetlerinin kamuya oranla dengesiz bir şekilde ileri seviye olduğu da bilinmektedir. 2000’li yıllarda sağlık alanında ciddi bir atılım yapılmıştır. Bu çerçevede 2007 yılı itibari ile 1000 kişiye 1,94 yatak ve 803 kişiye bir doktor düşmektedir. Buradaki asıl sıkıntı ise, ülke çapındaki 35 bin civarındaki doktorun ancak % 10’unun ülkenin güney bölgelerinde çalışmakta oluşudur. Yine doktor harici sağlık personeli açısından da gerek bölge ülkeleri gerekse dünya ortalamasının çok altında bir durum mevcuttur. Cezayir’de 500 kişiye sadece 1 sağlık personeli (hemşire, vb. gibi) düşmektedir.

Bu kapsamda, 2008 yılında hastaneler dışında sağlık hizmetlerinin hızlandırılarak yaygınlaştırılabilmesi adına poliklinikler kurulmuş, üniversite hastaneleri arttırılmış ve sadece özel alanlarda hizmet veren sağlık kuruluşları oluşturulmuştur.

Öte yandan, ilaç ve sağlık sanayine yönelik temel strateji ve mevzuat yokluğu da bir diğer eksiklik olarak göze çarpmaktadır. Nitekim Ulusal İlaç Merkezi kurulmasına ilişkin yasal altyapı ancak 2009 yılında oluşturulabilmiş ve bu Merkez 2012 yılında hizmete girmiştir.

Yıllık ortalama % 10’luk bir büyüme gösteren Cezayir ilaç pazarı 2011 yılında 2,9 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşarak Afrika’da 3’üncü sıraya yerleşmiştir. Cezayir’in 2020 yılında 8 milyar doların üzerinde bir pazar hacmine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Miktar olarak 2011 yılı itibari ile 56 adet ilaç üretim tesisinde üretilen ilaçlar sayesinde yerli tüketimin % 70’i yerli üretim ile karşılanırken, parasal değer olarak tüketilen ilaçların % 70’inin ithal ilaçlardan oluştuğu bilinmektedir. 2020 yılında parasal değer olarak yerli üretimin payının % 60’lara çıkacağı planlanmaktadır. Yerli üretimin % 90’ının jenerik ilaçların üretiminden oluştuğu da bilinmektedir. Bu veriler, yerli üretimin fiyatı düşük jenerik ilaçlardan ibaret olduğuna, bu doğrultuda da, yeni ve pahalı ilaçlarda ithalata bağımlılığın halen devam ettiğine işaret etmektedir. Cezayir’e ilaç ihracatında başlıca ülkeler ise; Fransa, Almanya, Danimarka, İsviçre ve Ürdün’dür. Ülkemiz Cezayir’in ilaç ithalatından aldığı % 1’in altında pay ile ancak 19’uncu sırada gelmektedir.

Diğer taraftan, 2012 yılında anılan ülkenin ilaç ithalatının % 20’lik bir artış ile 2,4 milyar dolar olarak civarında gerçekleştiği ifade edilmektedir.

İlaç hammaddelerin de ise ülkemizin anılan ülkeye neredeyse hiç ihracatı bulunmamaktadır. Cezayir’in ithalatında bu ürün grubunda da AB ülkeleri ön plana çıkmaktadır.

Sağlık ekipmanlarına yönelik ise neredeyse yerli üretim hiç bulunmamaktadır. Cezayir bu sektörde tamamı ile ithalatçı bir ülke konumundadır.

Demir ve Çelik

Cezayir’de metalurji alanında ; metal ve alaşımların, cevher veya metal içeren hammaddelerden, kullanım sürecine uygun kalitede üretilmesi, saflaştırılması, alaşımlandırılması, şekillendirilmesi, korunması, vb. gibi dahil olmak üzere faaliyetlerin hepsi gerçekleştirilmekte olup bu sanayi dalında çelik üretimi, alüminyum başta olmak üzere demir dışı ve diğer metallerin üretimi ve değerli metallerin üretimi de yapılmaktadır. Cezayir’de özellikle çelik üretimi, başlatılan ve planlanan altyapı projeleri kapsamında hayati bir öneme sahiptir. Cezayir’in yıllık demir ve çelik ihtiyacı 5 milyon ton olup ArcelorMittal ve devlet firmalarının ciddi yatırımlarına karşın yerel üretimin bu miktarın ancak onda birini karşılayabilmektedir. Bu çerçevede; Cezayir’in yıllık 10 milyar doları aşkın demir ve çelik ithalatı söz konusudur.

Bu sebeplerle; Quatar Steel firması devletin Sider firması ile % 49/51 ortak olarak 5 milyon ton kapasiteli bir demir ve çelik üretim tesisi kurma kararı almış olup söz konusu tesis 2016 yılı itibari ile üretime geçecektir.

Cezayir’in yıllık demir üretiminin ise 1,5 milyon ton civarında olduğu bilinmektedir.

Çimento

Cezayir’de 2011 yılı itibari ile devlete ait 13 çimento fabrikasında, yıllık 11 milyon ton çimento üretimi yapılmakta, buna karşın tüketim 13 milyon tonu bulmaktadır. Bu nedenle, Cezayir her yıl belirli miktarlarda çimento ithalatı ihalesi yapılarak gerek talebin karşılanması gerekse karaborsanın önlenmesine yönelik tedbirler alınmasına rağmen, talebin ve arzın durumuna göre fiyatların 2-3 kat arttığı görülmektedir.

Plastik ve Kauçuk

Plastik ve kauçuk sektörü çeşitli orta ve orta düşük teknolojiler sayesinde hammaddelerin işlenerek plastik üreten işletmelerden müteşekkildir. Cezayir petrol açısından zengin bir ülke olmasına karşın plastik sektöründe hammadde ihtiyacının 2/3’ünün ithalat ile karşılandığı ve yıllık tüketim hacminin de 1 milyon ton olduğu bilinmektedir. Plastik sektörünün en çok içiçe geçtiği sektör ise otomobil sektörü olup Devlet Otomobil Endüstri Şirketi (SNVI) bünyesinde 300 adet plastik üreticisi faaliyet göstermektedir. Anılan sektörde, 2002-2010 yılları arasında 431 adet yatırım yapılmıştır.

Tekstil ve Konfeksiyon

Cezayir’de tekstil ve konfeksiyon sektörü; sentetik ve doğal iplik üretimi, dokuma, örme, boyama ve konfeksiyon aşamalarının hepsini içermektedir. Cezayir pazarının 2 milyar dolarlık bir hacime sahip olup kamu iktisadi teşekküllerine dayanan yerli üretim de ancak % 10 dolayında pay almaktadır. Söz konusu sektöre yönelik ciddi bir yatırım teşvik planlaması mevcut olup yıllık yerli üretimin cirosunun 2014 yılı itibari ile 500 milyon dolar seviyesine çıkarılması öngörülmektedir. Bu çerçevede kamu teşekküllerinin 100 milyon dolar seviyesinde tekstil makinesi alması planlanmaktadır. 2011 yılında sektörün ihracatı, 3 bin tonun üzerinde deri ve ham deriler, 40 tonluk çeşitli ev tekstil ürünleri (yatak örtüleri) ve 40 ton halı ihracatından ibarettir. 2002-2010 yılları arasında 165 adet yatırım yapılmıştır.

Madencilik

Cezayir'de  Maden  şantiyesi

Hidrokarbonlar Sektörü : GSYİH’nın %46’sını, toplam ihracatın % 98’ini ve toplam bütçe gelirlerinin %77’sini oluşturan hidrokarbonlar sektörü Cezayir ekonomisinin temel sektörüdür.

Sonatrach, hem Cezayir hidrokarbonlar sektörünün ana firması hem de devlete ait işletmecisidir. Sektörün 1980’lerin ortasından itibaren yabancı firmalara da açılmasıyla birlikte, yabancı firmalar petrol ve gaz sondajı ile üretimi konusunda önemli bir rol oynamaya başlamıştır. 1991 yılından beri uluslararası firmalara petrol alanlarını satın alma hakkı tanınmıştır.

Petrol : Cezayir’in petrol rezervleri 12,2 milyar varil olarak tahmin edilmektedir. Cezayir, Afrika’daki petrol üreticisi ülkeler arasında 2’inci, dünya sıralamasında ise 16’ıncı ülke konumundadır.

Cezayir 4 petrol rafinerisine (Hassi Messaoud, Arzew, Skikda, Algiers) sahip olup, toplam kapasiteleri 501.865 varil/gün’dür.

Petrol 1970’lerde Cezayir’in ekonomik kalkınmasının merkezini oluşturmaktaydı, Ancak ihracat ana gelirleri kaynağı olarak giderek petrolün yerini gaz üretimi almaktadır.

Doğal Gaz : Doğal gaz üretimine 1961 yılında başlanmıştır. Cezayir’in gaz rezervleri 4,5 trilyon m3 olarak tahmin edilmektedir. Gaz üretimin 1/4’lük kısmı başkentin 500 km. güneyindeki Hassi R’Mel alanından gelmektedir. Diğer önemli doğal gaz üretim alanları, Rhourde Nouss, Alrar, Rhourde El Chouff, Rhourde El Adra, Gassi Touil ve Bassin d’lllizi’dir. Ülkede 15 milyar m3 gaz tüketilmekte olup, bu tüketimin 2/3’ü enerji santrallerinde kullanılmaktadır. Cezayir, Avrupa’nın toplam gaz ithalatının % 25’ini karşılamaktadır. İhracatın önümüzdeki yıllarda trans-mediterranean boru hattının geliştirilmesi projesi ve yeni LNG fabrikaları kurulması gibi projelerin gerçekleşmesiyle birlikte artış göstermesi beklenmektedir

Doğal gaz, ülkeden Trans-Mediterranean boru hattı ile Tunus yoluyla İtalya’ya satılmaktadır. Kapasitesi yıllık 85,1 milyar m3’tür. 12 milyar m3 doğalgaz Magrep Avrupa boru hattı yoluyla Fas üzerinden İspanya’ya satılmaktadır.

Cezayir’den İspanya’ya uzanan 8 milyar m3 kapasiteli bir hat olan Medgaz boru hattı ilave bir ana hattır. Diğer bir hat ise Sardunya üzerinden İtalya’ya uzanan hattır.

Cezayir  Doğalgaz arama kuyusu

Cezayirde  Petrol  kuyusu

Diğer Madenler : Güneydoğudaki Hoggar bölgesinde altın ve Mali sınırı yakınlarında elmas yatakları bulunmaktadır. Yüksek değerli maden cevheri demir-kükürt, fosfat, kurşun, çinko, cıva, barit ve antimon çıkartılmakta ve ihraç edilmektedir. Fakat enerji dışı madencilik sektörü ihmal edilmiş olup, kapasite kullanımının sadece % 55 olduğu tahmin edilmektedir.

Müteahhitlik Hizmetleri : Müteahhitlik sektörü ülke ekonomisinde % 10-12’lik bir ağırlığa sahip olduğu tahmin edilmektedir. Aktif işgücünün % 10’u bu sektörde istihdam edilmektedir. Cezayirli firmaların kapasitesi 100-200 konut arasında olup daha büyük boyutlu projeler için yabancı firmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Konut satışları banka kredileri ile desteklenmektedir.

1999 yılında Cumhurbaşkanlığına seçilen Abdelaziz Bouteflika, ülkenin 1990’lı yıllarda ülkede yaşanan terör olayları nedeniyle kaybedilen yılları telafi etmek için ilk olarak, hükümet tarafından 2000-2004 yıllarını kapsayan 1. Beş Yıllık Kalkınma planında ayrılan 6,9 milyar dolar, 2005-2009 yıllarını kapsayan 2. Beş Yıllık Kalkınma planında tahsis edilen 150 milyar dolar kaynağı, ülkenin altyapısının geliştirilmesine harcayacağını ilan etmiştir.

Söz konusu kalkınma planı dönemleri içerisinde gerek bürokrasinin yavaş işlemesi, gerekse henüz yeterince gelişmemiş bürokratik refleksler, verimsiz işgücü gibi nedenlerle pek çok proje tamamlanmadan bir sonraki döneme aktarılmıştır.

Cezayir Hükümeti, 2010-2014 yıllarını kapsayan 3. Beş Yıllık Kalkınma planında yine ağırlıklı olarak altyapı yatırımları için 286 milyar dolarlık bir kaynak ayrılmıştır. Hükümet, bu miktarın 130 milyar dolarının daha önceki dönemde başlamış demiryolu, su kaynakları ve yol projelerinin tamamlanması için kullanılacağını ve geri kalan 156 milyar dolarının yeni yapılacak projelerde kullanılacağını ilan etmiştir.

Bu plan çerçevesinde; 5.000 eğitim kurumu, 600.000 kişilik üniversite, 400.000 kişilik yurt, 300 eğitim ve meslek edinme kurumu, 1.500 sağlık kurumu, 2 milyon konut, 35 baraj, 25 su nakil hattı, deniz suyu arıtma tesislerinin tamamlanması, 220.000 konuta elektrik, 1 milyon konutun doğalgaza ulaşımının sağlanması, 5.000 gençlik ve spor tesisi, işsizliği önleme projesi kapsamında 3 milyon kişiye iş sağlanması amaçlanmıştır.

3’üncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın ilk 2 yılında; önemli baraj, otoyol, demiryolu vb. gibi büyük çaplı projelerin henüz projelendirme ihalesi aşamasında olduğu görülmektedir. Bölgenin içinde bulunduğu koşullar, eski dönemde açılmış bulunan belirli büyük ihalelerdeki yolsuzluk iddiaları nedeniyle önemli sayıdaki bürokratın gözaltına alınmış olmasının, büyük çaplı projelerin bekletilmesine neden olduğu bilinmektedir. Öte yandan, bu projeler için yapılması gereken kamulaştırmaların da bu süreci sekteye uğrattığı düşünülmektedir.

Anılan dönemde belli başlı büyük projeler:

Cezayir’de “Djamaa el Djazair” Büyük Cami Projesi’nin ihalesini Chine State Construction isimli Çinli bir firma üstlenmiştir. Dünyanın en büyük 3. camisi olacak olan Djama el Djazair; 20 hektar alan üzerinde yapılacak, 120.000 kişi kapasite ile 300 metrelik dünyanın en uzun minaresine sahip olacak ve 4 yılda tamamlanacaktır. Proje bedeli yaklaşık 1 milyar Avro’dur. Bahsedilen projenin elektrifikasyon işi ile alakalı olarak malzeme temini ve müşavirlik hizmetlerini alt taşeron olarak Türk firması AE Arma Elektropanc üstlenmiştir.

Başkent Cezayir’in 9,5 km’lik metro hattı 01.11.2011 tarihinde faaliyete geçmiştir. Son teknoloji kullanılarak yapılan metro hattı, 10 istasyon ve 21.000 kişi/saat yolcu taşıma kapasitesine sahip olup proje bedeli 900 milyon Avro’dur. 4 km’lik ikinci kısmı 2012 yılında, 5,5 km’lik diğer kısmı 2015 yılında hizmete girecektir. Ayrıca, ülkenin diğer şehirlerindeki toplam 40 km’lik metro hattı proje çalışmaları devam etmektedir.

Tizi-Ouzou- Bouira arasında 450 milyon Avro maliyetli 64 km’lik demiryolu hattı projesinde 3 tünel ve 9 üst geçit bulunmakta, halen devam eden projenin yapım süresi 30 aydır. Projeyi Texeira Duarte (Portekiz), Enyse (İspanya) ve Özgün İnşaat (Türk) firmaları gerçekleştirmekte olup bu hat 2014- 2015 yılında faaliyete geçecektir.

Turizm

Turizm

Komşu ülkeleri Fas ve Tunus’ta turizm sektörünün, ekonomilerinde önemli yeri olmasına karşılık, Cezayir turizm açısından gelişmemiştir. Bu sektörün gayri safi yurtiçi hasılaya katkısı % 1 olup ülkeye gelen turist sayısı 200 bin dolayındadır. Bu turistlerin de büyük bir bölümü yurtdışındaki Cezayirliler ile iş amacıyla gelenlerden oluşmaktadır.

Turizmin gelişmemesindeki en önemli etkenler ülkedeki 90’lı yıllarda yaşanan terör döneminin halen izlerinin bulunması ve alyapı, otelcilik, restorancılık ve turizme yönelik tesislerin yeterli olmamasından kaynaklanmaktadır. Ancak, hükümet 2025 yılı hedefinde altyapıyı iyileştirerek özellikle sahil şeridinde otel ve tesisler yapmayı planlamaktadır. Ayrıca, sahra turizmini de geliştirerek yılda 1 milyon turist çekmeyi amaçlamaktadır.
Ulaştırma ve Telekomünikasyon Altyapısı

Deniz Taşımacılığı ve Limanlar

Ulusal Navigasyon ve Deniz Taşımacılığı Şirketleri (CNAN ve ENTM) denizyollarında başlıca aktörlerdir. Anılan ülkenin çeşitli limanlarından Avrupa ve dünyanın geri kalan kısımlarına bağlantılı seferler düzenlenmektedir. Dış ticaret işlemlerinin neredeyse tamamına yakını 11 ticari limandan gerçekleştirilmektedir. Bu limanlar; Alger, Oran, Annaba, Skikda, Arzew/Bethioua, Bejaia, Mostaganem, Ghazaouet, Jijel, Ténes ve Dellys limanlarıdır. Petrol ve doğal gaz taşımacılığı yapılan limanlar haricinde altyapı çalışmaları bulunmamaktadır.

Demir Yolları

Cezayir demiryolları projesinde  Türk  imzası

Cezayir’de şu an itibari ile 2.150 km genişliğinde bir demiryolu ağı mevcuttur. Bu demiryolu ağının çok küçük bir bölümünde yüksek hızlı tren projelerinin hayata geçirilmesine imkan verecek altyapı vardır. (Bu demiryolu ağının sadece 299 km’sinde elektrikli ray hattı ve 305 km’sinde gidiş-geliş ray hattı mevcuttur.) Ulusal Demiryolu Ulaştırma Şirketi (SNTF)’in 200 tren garı vardır. 2014 yılı itibari ile demiryolu ağının 1.000 km’si elektrikli ray hatlarından olmak üzere her yıl 3.000 km yeni demiryolunun yapılması ile 10.015 km’ye çıkarılması planlanmaktadır.

Kara Yolları

Cezayir halihazırda 29.280 km şehirlerarası olmak üzere toplamda 112.696 km’lik karayolu ağıyla Afrika kıtasının geniş ulaşım ağlarından birine sahiptir. Ülkenin en doğusu ve batısını birleştiren 1.216 km’lik Doğu-Batı karayolu hattının da çok yakında tamamlanması beklenmektedir. Öte yandan ülkenin Kuzey-Güney kesimlerini birbirine bağlayan 1.020 km’lik Sahra Karayolu Hattı projesinin bitirilmesiyle Mali, Nijer, Nijerya, Çad ve Tunus gibi komşu ülkeler ile de ulaşımın kolaylaştırılması planlanmaktadır. Ülkedeki kara yollarının kalitesizliği, günde yaklaşık 10 kişinin ölümüne yol açmaktadır. Kazaların devlete getirdiği yük, yılda 10 milyar AD olarak hesaplanmaktadır.

Hava Yolları

Cezayir Hava Yolları, siyasi şiddet olaylarından önce Kuzey Afrika hava yolu firmalarının en yoğun olanları arasındaydı. Cezayir, Oran, Annaba ve Constantine’de olmak üzere dört büyük hava limanı ve 60 adette küçük hava alanı vardır.

Cezayir’de havayolu ağının geliştirilmesine hem dışa açılım hem de ulusal entegrasyonun sağlanması açısından stratejik bir değer verilmektedir. 2013-2017 periyodu için devletin havayolu şirketi olan Air Algerie’ye uçak filosunu yenilemesi için 600 milyon Avro kaynak aktarılmıştır. Bu kapsamda 150 yolcu kapasiteli 3 yeni uçağın alınması, halihazırda anılan şirkete ait 3 adet Boeing 767’nin yenilenmesi ve ürün taşımacılığı için 2 yeni kargo uçağının alınması planlanmaktadır. Air Algerie 2011 yılında 56 milyar DA (yaklaşık 750 milyon dolar) ciro yapmıştır.

Cezayir 13’ü uluslararası olmak üzere 35 havaalanına sahiptir. Bu havaalanlarında yılda 6 milyonu aşkın yolcu taşımacılığı gerçekleştirilmektedir. Ulusal havayolu şirketi yurtiçi uçuşlarda tekel konumunda iken, Avrupa, Afrika, Orta-Doğu, Kanada ve Çin de dahil olmak üzere bir çok destinasyona uçuşlar gerçekleştirmektedir. Uluslararası uçuşlarda Tunus Air, Royal Maroc Air, Air France, Air Italie, Aigle Azur, Lufthansa, THY ve British Airways de uçmaktadır.

Telekomünikasyon

Bilgi ve İletişim Teknolojileri, tüm dünyada olduğu gibi Cezayir ekonomisinde de önemli bir yere sahiptir. Halkın refah seviyesinin arttırılması, araştırma ve innovasyon faliyetlerinin kolaylaştırılması, bu yeni sanayi dalında uzun vadede üretici bir ülke konumuna gelinmesi, ekonomik hayatta altyapının iyileştirilmesi adına BİT’nin teşviki yönünde ciddi bir irade oluşmuştur. 2012 yılında Cumhurbaşkanının talimatı ile “BİT’e erişimin halka yaygınlaştırılması” kararlaştırılmış ve bu kapsamda özellikle hızlı ve yüksek hızlı internet kullanımının arttırılması öncelikli hedef olarak belirlenmiştir.

Söz konusu sektörün yıllık iş hacmi 5,5 milyar dolar (GSMH Payı % 4) olup BİT kapsamında 4,9 milyar dolarlık ithalat yapılmaktadır. Sektörde çalışan sayısının ise 140 bin dolayında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu kapsamda başlıca amaç BİT’in Eğitim ve Öğretim (İletişim, Enformatik, Mikroelektrik, Uzay Bilimleri, Fizik ve Matematik), Web Teknolojileri ve İnternet üzerinden haberleşmede yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Bu kapsamda 2010-2014 kalkınma planı kapsamında BİT’in geliştirilmesine 2 milyar dolar kaynak aktarılmıştır. Bu kaynak kapsamında 1,5 milyar doların E-Devlet projelerinde kullandırılması ve geri kalan miktarın da gerekli ekipmanın ulusal seviyede tedariğine ayrılması planlanmaktadır. E-Devlet ve E-Cezayir projeleri kapsamında anılan ülke pazarında, bilişim ekipmanları, bunların bileşenleri, telekomünikasyon ve multimedya hizmetleri, bilişim ağları, elektronik ticaret alanlarında ciddi bir talep mevcuttur. Buna paralel olarak GSM operatör ve 3G hizmetlerine de talep vardır.

2011 yılı sonu itibari ile sabit telefon abone sayısı 3 milyonu aşmıştır. Cep telefonu aboneliği de 35 milyonu aşmıştır.

Diğer taraftan, BİT’e ilişkin olarak Siberpark projeleri de hayata geçirilmektedir. Başkentte Sidi Abdallah Cyber park projesinin yanında Ourgla, Annaba, Setif ve Oran kentlerinde de benzer projeler sürdürülmektedir.

Cezayir’de internet abonesi 10 milyondur. Bu rakamın 1.6 milyonu ADSL abonesidir. Hâlihazırda en yüksek hızlı internet aboneliği sadece 2 megadır. Cezayir’de 76 bin web adresinin olduğu, KOBİ’lerin sadece % 20’sinin internet kullandığı tahmin edilmektedir. Cezayir’de internet kafe sayısının ise 5 bin dolayında olduğu düşünülmektedir.

Postaneler dışında kart ve dinarla çalışan uluslararası telefon görüşmesi yapılabilecek telefon kulübelerine büyük otellerde ve merkezi yerlerde rastlamak mümkündür. Bunların yanı sıra, özel sektör tarafından çalıştırılan “taxiphone” diye adlandırılan yerlerde Cezayir Dinarı ile telefon görüşmesi yapılabilir. Otellerin hemen hepsinde uluslararası telefon ve faks imkanı mevcuttur. Ancak ücretleri postane ve taxiphone’lara göre pahalıdır. Diğer yandan Türk GSM servis operatörü Turkcell, Cezayir’deki devlete ait, tekel konumundaki GSM servis operatörü olan “Ministre des Postes et Telecommunications (AMN)” ile bir uluslararası dolaşım (roaming) anlaşması imzalamıştır.

Cezayir’de sık sık adres ve telefon değişikleri yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra, işyerlerinin özellikle vergi uygulamaları dolayısıyla kısa süreler içerisinde (genellikle 2 yıl) kapandığı ve başka bir isim altında yeniden açıldığı görülmektedir. Bu nedenle, bilinen ya da belirtilen adreslere/telefonlara ulaşabilmek her zaman mümkün olamamaktadır.

İnternet kullanımı hızlı olarak artmaktadır. Internet kullanım oranı artmakla birlikte, Cezayir komşularıyla karşılaştırıldığında hala düşüktür.

Ulusal yayın sistemi, üç radyo kanalı ve bir televizyon kanalını içermektedir. Bu televizyon yayını, ülkenin en uzak köşelerine ulaşacak şekilde genişletilmektedir.

Enerji

Cezayir’de 1877 yılında Ain Zeft’te ilk petrol kuyusu keşfinin ile başlayan enerji serüveninde, enerji sektörü, Cezayir’in GSMH’sinin % 40’ından fazlasını, bütçe gelirlerinin 2/3’ünü, ihracat gelirlerinin % 98’ine yakınını sağlaması ile ülke kalkınma planlamasının lokomotifi konumuna gelmiştir. Bağımsızlığın kazanılmasından hemen sonra 1963 yılında kurularak bu sektörde tekel konumuna gelen devlet firması Sonatrach ile hızlanan petrol ve doğal gaz arama, çıkarma ve pazarlama faaliyetleri sonucunda Cezayir, bölgesinin ve dünyanın en önemli enerji tedarikçilerinden biri olmuştur.

2010 yılında Cezayir’de; 55,3 milyon ton ham petrol ve 145,8 milyar m3 doğal gaz olmak üzere 213,9 milyon TEP üretim yapılmıştır. Bu üretimin % 72’si bizzat Sonatrach marifeti ile gerçekleştirilirken % 28’i yabancı ortaklıklarca yerine getirilmiştir.

Cezayir’de petrol ve doğal gaz üretimi 4 bölgede yapılmaktadır:

• Doğu Sahara’nın, genel olarak hem petrol hem de doğal gaz yatakları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğu düşünülmektedir.
• Merkez Sahara daha çok doğal gaz rezervleri açısından zengindir.
• Batı Sahara, şu an için doğal gaz rezervleri açısından zengin olarak bilinirken bu bölgede henüz hiç arama yapılmamış potansiyel vadeden alanlar mevcuttur.
• Cezayir’in kuzeyi ise jeolojik yapısının getirdiği zorluklar sebebiyle henüz arama ve sondajlama faaliyetlerine açılmamıştır.

Toplum

Cezayir'li kadınlar haik adı verilen giysileriyle

Modern Cezayir edebiyatı Arapça ve Fransızca arasında bölünmüş durumda olup ülkenin yakın geçmişinden etkilenmiştir. 20. yüzyıl Cezayir romancıları arasında en önemlileri Muhammed Dib, Albert Camus ve Katib Yasin’dir. 1980’lerin önemli romancıları daha sonra Uluslararası Af Örgütü’nün başkan yardımcısı olacak Raşid Mimuni ve laik görüşleri nedeniyle şeriatçi bir grup tarafından öldürülen Tahar Djaout’tur.

Ünlü modacı Yves Saint Laurent, Oran kentinde doğan bir Cezayirlidir.

Fransız kökenli ünlü Cezayirliler arasında filozof Jacques Derrida da bulunur. Melek Bennabi ve Frantz Fannon sömürgecilik karşıtı görüşleriyle tanınmıştır. 1905-1973 yılları arasında yaşamış olan Malik bin Nebi Cezayir halkının sosyolojik dönüşümünde oldukça emeği geçmiş ve bu konularda önemli eserler vermiştir. Hıristiyan düşünür Aziz Augustinus Annaba yakınlarında, Tagaste’de doğmuştur. Tunus’lu olan İbni Haldun, ünlü eseri Mukaddime’yi Cezayir’de yazmıştır.

Cezayir kültürünün en önemli unsurunu İslam medeniyeti oluşturur. Ülke nüfusunun %99’dan fazlasını müslüman kökenliler oluşturur. Hıristiyanların oranı %0,1 kadardır. 1960’ta sayıları 160.000’i bulan musevilerden sadece 200 kadarı kalmıştır. Cezayir anayasası, tüm vatandaşlara din özgürlüğü tanır. İmamlar, papazlar ve hahamlar Diyanet İşleri Bakanlığı’na bağlıdır ve devlet memurudur. Vaaz vermek veya dini faaliyetlerde bulunmak devletin iznine tabidir.

Devlet, din eğitimine ve camilere maddi katkıda bulunmakta, imamların maaşlarını ödemektedir. 2005’ten beri şeriat hukuku orta dereceli okullarda zorunlu ders haline getirilmiştir.

Cezayir müziğinin ülke dışında en çok bilinen türü rai’dir. Rai, çobanların folklorik müziğiyle popun bir karışımıdır. Cheb Khaled ve Cheb Mami gibi uluslararası yıldızlar bu tarz müzikle ün kazanmıştır. Cezayir içinde ise sözel ağırlıklı eski şaabi türü müzik halk tarafından tercih edilmektedir. Kabile müziği de kıvrak tonlarıyla beğeni toplamaktadır. Kıyı kentlerinde Endülüs göçmenlerinin getirdiği Endülüsi müzik, klasik bir tarz olarak günümüzde de dinlenmektedir.

Mutfak

Sebzeli Kuskus

Cezayir yemekleri Akdeniz mutfağının özelliklerini gösterir. Bazı yemekler ülke genelinde pişirilse de çoğu yereldir ve kültürel çeşitliliğe delalet eder. Bu durum, yerel coğrafya, iklim ve tarihin bir sonucu olarak zamanla ortaya çıkmıştır. Buğdaydan yapılan, et veya sebzeyle servis edilen kuskus, merguez (mergez), el açması kurutulmuş inçe hamurun üzerine et sosu dökülerek yapılan ve Msila, Batna, Setif, Konstantin ve Biskra yöresinde daha çok bilinen şakşuka tipik yemeklerdir.

Eğitim

1970’lerden bu yana, cehalet oranını önemli ölçüde azaltmak için tasarlanmış merkezi bir sistemde, Cezayir hükümeti, 6-15 yaşları arasındaki tüm çocuklar için okula devam zorunluluğunu zorunlu kılan bir kararname getirdi Bağımsızlıktan bu yana inşa edilen 20 tesis, okuryazarlık oranı %78.7 civarına cıkardı. 1972’den beri, Arapça ilk dokuz yıllık eğitim yılında öğretim dili olarak kullanılmaktadır. Üçüncü sınıftan itibaren, Fransızca öğretilir ve aynı zamanda fen dersleri için öğretim dilidir. Öğrenciler ayrıca İngilizce, İtalyanca, İspanyolca ve Almanca öğrenebilirler. 2008’de ilköğretimdeki yeni programlar ortaya çıktı, bu nedenle zorunlu eğitim artık altı yaşında değil, beş yaşında başlıyor.

Cezayir Türk Büyükelçiliği

Posta adresi
21, Villa Dar el-Ouard, Chemin de la Rochelle, Boulevard Colonel Bougara, Alger-16000/ Algerie
T:+213 21 23 00 60 / +213 21 23 00 04(Türk vatandaşları)
+213 21 23 00 98 (Service de visa/Citoyens Algériens)

F:+213 21 23 01 12
E: ambassade.alger@mfa.gov.tr

: Cezayir Büyükelçiliği
: Cezayir Büyükelçiliği

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir