Danimarka Krallığı

Danimarka

Baskent Kopenhag
Resmî diller Danca, Almanca
Yönetim Şekli Parlamenter Monarşi
Yüzölçümü 43.094 km²
Nüfus 5.789.957
Nüfus Yoğunluğu 134 kişi/km²
Para birimi Danimarka kronu (DKK)
Zaman dilimi OAZD (UTC+1) – OAYZD (UTC+2)
Telefon kodu +45
İnternet TLD .dk

Danimarka Krallığı ya da kısaca Danimarka (Danca: Danmark (yardım·bilgi)) Kuzey Avrupa’da İskandinavya’da başkenti Kopenhag olan ülke. Danimarka anayasal bir monarşi olup, devlet başkanı 2. Margrethe’dır. Grönland ve Faroe Adaları da Danimarka’ya aittir. İzlanda ise 1944’e dek Danimarka’nın egemenliği altında kalmıştı.

Danimarka’nın büyük bir bölümü Jylland yarımadası üzerindedir. Başkent, Danimarka adalarının en büyüğü olan Sjælland’ın üzerinde kurulmuştur. Sjælland, dar bir boğaz olan Sont Boğazı ile İsveç’ten ayrılır. Ayrıca, (bir köprü ile Jylland’a bağlı olan) Fyn, Lolland, Falster, Langeland ve Baltık Denizi’ndeki Bornholm adaları da Danimarka’ya aittir. Ülkenin güney komşusu Almanya’dır, İsveç doğu komşusudur.

Danimarka 1973’ten beri Avrupa Birliği üyesidir.

Tarih

İlk Çağlar

Tunç Çağı’ndan kalma Güneş Arabası (Danimarka Ulusal Müzesi) İnsanların Danimarka topraklarında 100.000 yılı aşan bir geçmişi vardır. Ancak Danimarka’nın kuzeyde yer alan konumu nedeniyle son buzul çağında insanlar Danimarka’yı terk etmek zorunda kalmışlar, MÖ 12.000 yılı civarında buzulların geri çekilmesiyle insanlar tekrar Danimarka topraklarına yerleşmişlerdir. MÖ 3000 yılı civarında Danimarka’nın yerlileri topraklarını işlemeye başladılar. Demir Çağı’nda (MÖ 4.-1. yüzyıl arasında İskandinavya’nın iklimi soğuk ve yağışlı bir dönemden geçti. Bu dönemde Danimarkalıların güneydeki Germanya bölgesine göç ettikleri belirlenmiştir.

-

Roma İmparatorluğu’nun en güçlü döneminde dahi sınırları Danimarka’yı içermemiştir. Ancak Danimarka’da bulunan Roma paraları iki bölge arasında ticari ilişkilerin varlığını kanıtlamaktadır. Ayrıca Danimarkalıların Roma ordusuna asker verdiği saptanmıştır. Danimarka’da yaygın olarak görülen Turba bataklıkları arkeolojik açıdan büyük bir bilgi kaynağı oluşturmaktadır. Danimarka’da İlk Çağlardan kalan yazılı hiçbir belge bulunmadığı için bu bataklıklarda keşfedilen ve çok iyi bir şekilde korunmuş insan vücutları tarihçilere o dönemdeki Danimarkalıların kültür ve yaşam biçimleri hakkında bir fikir verebilmektedir.

Orta Çağ

Danimarka'nın tarihinde ilk defa Mavi Diş Harald tarafından kurulduğunu belgeleyen Jelling kayaları

8.-11. yüzyıl arasında Danimarka’da Vikingler olarak bilinen kavim hüküm sürmüştür. Savaşçı bir ulus olarak tanınan Vikingler batıda Britanya, İzlanda, Grönland ve hatta Kuzey Amerika’ya kadar ulaşarak sömürgeler kurdular. Doğuda ise Karadeniz ve Hazar Denizi kıyılarına kadar uzanan yerleşim birimleri kurmuşlardır. İngiltere’nin büyük bir bölümü bu dönemde Viking egemenliği altında kaldı.

İskandinavyalı Mavi Diş Harald 980 yılında ilk defa olarak Danimarka ve Norveç’i birleştirerek bir krallık kurmayı başardı. Ayrıca Alman misyonerlerin etkisiyle Hristiyanlığı kabul etti. Danimarka kralı Knud’un 1035 yılındaki ölümünden sonra İngiltere Danimarka egemenliğinden çıktı. 12. yüzyılın ilk döneminde Danimarka iç savaşlarla sarsıldı. Sonunda Kral I. Valdemar (1131-1182) Danimarka’yı tekrar birleştirmeyi başardı ve günümüzde Danimarka’nın başkenti olan Kopenhag’ın temellerini attı.

1363 yılında Danimarka kralı IV. Valdemar’ın kızı I. Margrete, Norveç kralı VI. Håkon’la evlenerek iki ülkeyi bir bayrak altında birleştirdi. Ayrıca Håkon İsveç kraliyet ailesiyle de akrabaydı. Çiftin evliliğinden doğan II. Olaf’ın İsveç, Norveç ve Danimarka’nın kralı olması bekleniyordu. Ancak Olaf’ın 1387 yılında erken yaşta ölmesi üzerine I. Margrete tahta kendisi çıktı (1387-1412). Margrete’in yönetimi altında 1397 yılında İsveç, Norveç, Danimarka ve sömürgeleri (Faroe Adaları, İzlanda, Grönland ve Finlandiya) birleşerek Kalmar Birliği adı altında büyük bir İskandinav İmparatorluğu haline geldiler.

Yeni Çağ

Stockholm katliamı

Kopenhag Deniz Savaşı (1801)

Kalmar Birliği kuruluşundan yıkılışına kadar sorunlu kalmış bir birlikti. İsveçli soylular hiçbir zaman Danimarkalılar tarafından yönetilmekten hoşnut kalmadılar. Birlik büyük oranda kâğıt üstünde kaldı. Kral II. Christian İsveç’i birliğe zorlamak için 7-10 Kasım 1520 tarihleri arasında 100 kadar ayrılıkçı İsveçliyi yakalatarak öldürttü. Stockholm katliamı olarak tarihe geçen bu olay İsveçlileri birlikten daha da uzaklaştırdı.

Nihayet 1521 yılında İsveç Kalmar Birliği’nden resmen ayrıldı. Bu arada İskandinav ülkeleri Martin Luther tarafından Almanya’da başlatılan Protestan Reformu ile sarsıldı. Danimarka ve Norveç 1821 yılına kadar Danimarka-Norveç adı altında birlikte hareket etmeye devam ettiler. Kralları tekti ama yasaları, devlet kurumları ve orduları ayrı ayrı gelişmeye devam etti.

Danimarka 16. yüzyıl boyunca ekonomik açıdan hızla zenginleşmeye başladı. Hollanda’da süregelen Seksen Yıl Savaşları Danimarka’nın işine yaradı. Ancak Danimarka 17. yüzyılın başlarındaki Otuz Yıl Savaşları’ndan zararlı çıktı. 1643 yılında İsveç Danimarka’ya girdi. 1658 yılında İsveç’le imzalanan Roskilde Antlaşması’yla Danimarka-Norveç İsveç’e çok miktarda toprak vermek zorunda kaldı.

Danimarka 17. yüzyılın başından itibaren dünyanın çeşitli bölgelerinde ticari ve askeri koloniler kurmaya başladı. 1620 yılında Hindistan’ın güney kıyısındaki Tharangambadi bölgesinde bir koloni kuruldu. Bu koloni daha sonra Dansk Ostindisk Kompagni’ (Danimarka Doğu Hindistan Şirketi) olarak bilinecekti. Daha sonra Aziz Thomas (1671) ve Aziz John’da (1718) koloniler kuruldu. Danimarka 1733 yılında da Fransa’dan Aziz Croix kolonisini satın aldı.

19. yüzyılın başlarında Danimarka Napolyon Savaşları’yla temelinden sarsıldı. Birleşik Krallık filosu 1801 yılında Kopenhag’a saldırdı. 1807 yılında Kopenhag tekrar Britanya tarafından bombardımana uğradı. Danimarka Britanya’ya karşı kendini korumak amacıyla Fransa’yla ittifaka girdi. Ancak Fransa savaşı kaybedince Danimarka 1814 yılında imzaladığı Kiel Antlaşması uyarınca savaşı kazanan tarafın üyesi olan İsveç’e Norveç’i bırakmak zorunda kaldı. Norveçliler isyan etti. Danimarka bu savaşlardaki kayıplarından dolayı iflasın eşiğine geldi. Siyasal açıdan ortaya çıkan bu kötü duruma rağmen kültürel açıdan Danimarka altın çağını yaşıyordu. Danimarkalı Hans Christian Andersen’in yazdığı çocuk kitapları bütün Avrupa’da ün kazandı. felsefeci Søren Kierkegaard’ın düşünceleri kendinden sonraki birçok gelişmelere zemin hazırladı.

Yakın Çağ

Almanya işgali günlerinde kral X. Christian

20. yüzyılın ilk yıllarında Danimarka’da kadınlara oy hakkı verildi (1915) ve halka birçok işçi hakları ve sosyal haklar verildi. Danimarka’nın Karayiplerdeki sömürgeleri ABD’ye satıldı. Danimarka I. Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldı. Ancak Almanya’nın yenilmesi üzerine Versailles Antlaşması uyarınca Danimarkalıların yaşadığı bazı topraklar Almanya’dan alınarak Danimarka’ya verildi.

Danimarka II. Dünya Savaşı’nda tarafsız kalması ve Nazi Almanyası’yla dostluk antlaşması imzalamasına rağmen 9 Nisan 1940 tarihinde Almanya tarafından işgal edildi. Buna karşılık Birleşik Krallık ordusu Faroe Adaları ve İzlanda’yı işgal etti. İzlanda 17 Haziran 1944 tarihinde bağımsızlığını ilan ederek Danimarka’dan ayrıldı. Faroe Adaları ise 1948’de Danimarka’ya geri verildi.

Bayrak

Danimarka bayrağı,Dannebrog, ‘Danimarkalıların bayrağı’ ya da ‘kırmızı bayrak’ anlamına gelmektedir ve bu ad ilk kez 1478’deki bir Danca metinde ve bu tarihten 100 yıl önce olan Flemenkçe bir metinde karşılaşılır.

1370-1386 yılları arasında Hollanda armasının üzerine kırmızı üzerine beyaz bir haç IV. Valdemar Atterdag’ın montunun koluna yerleştirilmişti.

Efsaneye göre, Danimarka bayrağı, Dannebrog, Estonya ile savaşı sırasında gökten düşmüştür; bu efsane Fransiskan rahibi Peder Olsen tarafından 1520’lerin başında kaleme alınmış olan Christiern Perdersen Dan Vakayiname’sinde geçer. Bu daha sonradan 1219’daki savaş ile bağlandırılır ve geleneklere göre de 15 Haziran 1219’da Talin Savaşı’nda ortaya çıkmıştır.

Efsane büyük ihtimalle 1500’lerde Kral Hans’ın Kuzey Almanya’daki Dirmarshes bozgununda kaybettiği kraliyet bayrağı ile ilişki olarak ortaya çıkmıştır. 1559’da II. Frederik bayrağı yeniden ele geçirir ve şu anda Kuzey Almanya olan Schleswig Kathedraline bayrağı asar.

1500’deki sefer şarkısında, haçlı bayrak Roma İmparatorluğu’nun mutlak krali olduğu ve Hristiyanlığa döndüğü savaştan önceki Roma İmparatoru Constantine’in hayali ile ilişkilendirilir.

In hoc signo vinces (işaretin altında zafer kazanmışsın) sözleri ile bağıntılı haçın görüntüsü gökyüzündeki haç şeklindeki mucizelere örnektir; özellikle İber yarımadasında Hristiyanlar ile kafirlerin arasında geçen savaşlarla bağlantılıdır.

Dannebrog’taki haç : Kırmızı çerçeveli beyaz haç formu 1938’de Moors’a karşı haçlı seferleri sırasında kurulan Portekiz İsa’nın Emirleri tarafından kullanılmıştır. Portekiz altın parası, portugalese veya português, Hristiyanlık haçını ve in hoc signo vinces sözlerini tekrardan çıkarmıştır.

1591’de IV. Christian, Danimarka paralarını Dannebrog’daki haça benzetilmeye başlanan benzer bir haçla bastırmıştı. 1603’te, Dannebrog’un cennetten düştüğü efsanesiyle Consrantine’in görüşünün karşılaştırıldığı Vakayiname’de Arild Huitfeldt’in alıntı yaptığı Constantine’in özdeyişi de eklenmiştir.

Arma

Danimarka  Arması

Danimarka Kraliyet Arması[/KRSAG]Danimarka arması Danimarka devletince günümüzde kullanılan arma. Arma ilk olarak 1109 yılında kullanılmaya başlanmış ve 1819 yılında son şeklini almıştır.

Armada altın rengi bir kalkan içine yerleştirilmiş 3 adet aslan ve kraliyeti temsil eden bir taç bulunur. Danimarka Kralı V.Christian’ın tacı örnek alınarak oluşturulmuştur. Ayrıca Estonya arması da bu arma örnek alınarak oluşturulmuştur.

Demografi

Danimarka İstatistiklerine göre, Danimarka’da yaşayanların %90,5’i Danimarkalı soyundandır ki bu da Danimarka nüfusunun 5 milyonuna tekabül eder. Geriye kalan %9,5 ise komşu ülkelerden veya ağırlıklı olarak Bosnalı olan göçmenler tarafından oluşturulmaktadır.

Söz konusu göçmenler 1983 yılında imzalanan Yabancı Yasası( Udlændingeloven) ile ülkeye gelmişlerdir. Danimarka göçün yanı sıra, yabancılara tanıdığı sığınma hakkı ile de ülkeye ‘ilticacı’ kabul etmektedir. İltica edenlerin sayıları 2001 yılından 2006 yılına kadar %84 azalsa da, ülkeye sadece 2006 yılında 1.960 ilticacı sığınmıştır.

Fyn ile Sjælland adaları arasındaki Storebælt (Büyük Kemer) Boğazı

Danimarka nüfusu 2010 Mayıs ayında 5.557.709 olarak tespit edilmiştir. Ülke nüfusu, ağırlıklı olarak Büyük Kemer olarak tarif edilen boğazıın doğusunda yer alan Sjælland adasında yer alır.

Her ne kadar Sjælland (Zeland) adası 9,622 km² (3,715 sq mi) büyüklüğünde, Danimarka’nın sadece 22.7% si olsa da, ada hem ülkenin başkenti olan Kopenhag’ı içerisinde bulundurmakta, hem de ülke nüfsunun 45%’ni (2.465.348) içerisinde barındırmaktadır. Ülkenin geriye kalanı olan batısında ise; yani Fyn (Fünen) Adası’nda ve Avrupa anakarasına bağlı olan Danimarka’da, 3.010.443 yaşamakta ve 32,772 km² (12,653 sq mil) alan kaplamaktadır.

2006 sayımına göre; ülkenin ortalama yaşı 39,8’dir. Bir kadına 0,98 erkek düşmektedir. Okur yazarlık oranı (15 yaş üstünde) ise %98,2 olan Danimarka’da doğum oranı 1,74’dür.

Dil

Ülkede Danca ülkenin resmî dilidir. Ayrıca Almanca ve İngilizce de halk arasında geniş şekilde konuşulan dillerdir.

2006 rakamlarına göre; Amerika’da yaşayan insanların 1.516.126 Danimarka soyundan gelmektedir. Ayrıca Kanada’da ise 200.035 Danimarkalı soyundan gelen kişi yaşamaktadır.

Din

Danimarka Anayasası’nda devletin dini belirtilmektedir. Ocak 2012 sayılarına göre nüfusun 79%’ı Danimarka Ulusal Kilisesi’nin (Den Danske Folkekirke) üyesidir. Kilise Danimarka Anayasası tarafından belirlenmiş olan Lutheryan mezhebindendir.

Danimarka nüfusunun %4’ü Müslümandır ki Müslümanlar Danimarka’nın ikinci büyük dini topluluğunu oluştururlar. Diğer dini gruplar ise nüfusun %1’i civarındadır.

Danimarka’da 2005 yılında yapılan bir araştırmaya göre ; Danimarkalılar’ın 31%’i "Bir tanrı olduğuna", nüfusun 9%’u "hayatımızın kaynağı olan bir ruhun veya bir hayat gücün mevcut olduğuna" ve nüfusun 19%’u "tanrı, ruh, veya bir hayat gücünün olmadığına " inanmaktadır. 2005 yılında Zuckerman tarafından yapılan bir araştırmaya göre ise, Danimarka dünyanın en büyük dördüncü ateist veya agnostik grubun yoğunluğuna sahip ülkesidir ki, söz konusu araştırmaya göre ülke deki ateist veya agnostik (tanrının varlığını kabul etmeyen veya bilinemezcilerin) grubun oranı %43 ile %80 arasındadır.

Danimarka Kilisesi için devlet desteği en çok da yönetimsel özellik taşır. 1849 Anayasası vatandaşlara inanç özgürlüğü verdiğinden Danimarka Kilisesi’ne üyelik bireyin gönüllülük esasına dayanır. 2012’de belirli bir dereceye kadar bir kurum gibi işleyen Danimarka Kilisesi’ne nüfusun neredeyse %80’i üyedir. Diğer dini toplumlar, tanınmış dinsel kurumlara yapılan bağışlar üzerinden vergilendirmeden muaf tutularak desteklenir.

Müslümanlar için vatandaşlık seramonisi (!)

Danimarka’da meclis, hükümet tarafından önerilen ‘vatandaşlık için el sıkışma şartı tasarısı’nı onayladı. Karar, ‘Müslümanlar’ın hedef alındığı’ tartışmalarına yol açtı.

Danimarka, vatandaşlık almaya hak kazanan kişilerin, vatandaşlığa kabul töreninde el sıkışmasını zorunlu hale getiren tasarıyı onayladı.

Karar, vatandaşlığa kabul töreninde vatandaşlık alan kişilerin Danimarkalı yetkililerle el sıkışmasını zorunlu kılıyor.

Kararın gerekçesi, ‘vatandaşlık almaya hak kazanan kişilerin Danimarka hükümetine ve değerlerine duyduğu saygının göstergesi’ olarak açıklandı.

Tokalaşma şartının getirilmesini, hükümet ortağı Muhafazakar Parti ile muhalefet partileri Sosyal Demokrat Parti ve yabancı karşıtı/popülist Danimarka Halk Partisi istemişti. Muhafazalar Parti ve Sosyal Demokrat Parti de bu kararı desteklemişti.

Mecliste kabul edilen yeni tasarı 1 Ocak tarihi itibariyle geçerli oldu.

Ekonomi

Transparency International 2013 Yolsuzluk Algılama Endeksi’nde, Yeni Zelanda ile birlikte 100 üzerinden 91 puanla birinci sırada yer aldı (0 puan = yüksek yolsuzluk, 100 puan = temiz). Danimarka’da kurumlar vergisi %23,5 olup Avrupa Birliği ortalamasının altındadır.

İklim

Danimarka İklimi

İklimi ılımandır. Danimarka ılıman iklime sahiptir. Kış ayları yumuşak geçer. Ocak ve Şubat’ta ortalama sıcaklık 0°C’dir. Ülkenin yazları ise görece serindir. Ağustos ayında ortalama sıcaklık 15,7°C olur. Danimarka‘ya yılda ortalama 121 gün yağmur yağar. Başkent Kopenhag’ta bu rakam 170’tir. Sonbahar en yağışlı, ilkbahar ise en az yağışlı geçen mevsimdir. Kar yağdığı çok seyrektir.

Ülke kuzeyde olduğundan gün içinde havanın bir anda değişmesi normal karşılanır. Ayrıca rüzgarın nasıl estiği de bu değişimlerde etkili olur.

Kış mevsiminde güneşin saat 8:45’te doğduğu, 15:45’te battığı kısa günler olur. Buna tezat olacak şekilde yazın ise güneşin 04:30’da doğduğu, 22:00’da battığı uzun günler görülür.

Mutfak

Danimarka’nın geleneksel mutfağı, tıpkı diğer İskandinav ülkelerinin ve Kuzey Almanya’nın da olduğu gibi çoğunlukla et, balık ve patatesten oluşmaktadır. Danimarka yemekleri ülkenin tarımına, soğuk kışlara, coğrafyasına ve iklimine dayanarak oldukça mevsimseldir. 1970 yılından bu yana, Danimarka’da bulunan şefler ve restoranlar, büyük ölçüde Fransız mutfağı etkisinde oluşmuş olan gurme yemek kültürünü sunmaktadırlar.

Geleneksel Danimarka yemekleri içerisinde salamura ringa balığı, kızarmış pisi balığını ve diğer çeşitli deniz ürünleri gibi öğeleri içermektedir. Frikadeller (kahverengi bir sos ile servis edilen sadece domuz eti ya da domuz eti ve dana eti köfteleri) ve "stegt flaesk og persillesovs" (maydanoz ve krema sosu ile servis edilen kalın bir dilim domuz pastırması) gibi sağlıklı et yemekleri de oldukça yaygın bulunmaktadır.

Eğer hızlı bir aperitif yenmek isteniyorsa turşu, kızarmış veya çiğ soğan, ketçap ve hardal gibi birçok çeşitli garnitürle servis edilen geleneksel Danimarka sosislisi denenmelidir.

Geleneksel Danimarka öğle yemeği olan smorrebrod’dur. Ringa balığı, uskumru balığı ve pisi balığının beyaz ekmek üzerinde servis edilmesi haricinde genellikle çavdar ekmeği ile hazırlanan açık sandviçler birçok restoranda bulunmaktadır. Danimarka çavdar ekmeği (Rugbrod) koyu, biraz ekşi ve sık tanelidir. Tüm ziyaretçiler mutlaka bu ekmeği denemelidir.

Tatlı olarak da "rıs a l’amande" (badem, kiraz ve pilav ile hazırlanan bir tür pudding) ve aebleskiver (çilek reçeli ile servis edilen krebe benzeyen yuvarlak kekler )’nin tadına bakılmalıdır. Ancak bu iki tatlıda genel olarak sadece Kasım ve Aralık aylarında bulunabilmektedir. Şeker denemek isteyenler için bir paket "Superpiratos"(sıcak meyan kökü şekeri) denenmelidir.

Danimarka’da yasal bir alkol alma yaşı bulunmamaktadır. Bira meraklıları Danimarka birası bir zevktir. En büyük bira markalarından biri olan Carlsberg (ayrıca Tuborg markasının sahibi olan) burada farklı lezzetler sunmaktadır ve ayrıca noel zamanında 6 hafta boyunca lezzetli bir "Noel Birası" satışa çıkartmaktadır. Diğer lezzetli içecekler arasında Aralık ayında satışa çıkarılan popüler içkiler Aquavit (Enstantane) ve Glogg (sıcak şarap)’tur.

Belirtilmediği yerler haricinde musluk suyu içilebilmektedir.

Danimarka Türk Temsilciliği

Adres: Rosbaeksvej 15 2100 Kobenhavn Danmark
Telefon: Konsolosluk: 45 39 20 55 00
Büyükelçilik: 45 39 20 27 88
Faks: Konsolosluk (Consular Section): 45 39 20 10 17
Büyükelçilik (Embassy): 45 39 20 51 66
E-posta: embassy.copenhagen@mfa.gov.tr, consulate.copenhagen@mfa.gov.tr
İnternet sitesi: T.C. Dışişleri Bakanlığı Kopenhag Büyükelçiliği
Çalışma Saatleri: Pazartesi – Cuma ( 09:00 – 17:30 )

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir