Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti

Kuzey Kore

Başkent Pyongyang
Resmî diller Korece
Yönetim Şekli Tek Parti Rejimi
Yüzölçümü 120.540 km²
Nüfus 25.368.520
Nüfus Yoğunluğu 210,4kişi/km²
Para birimi Kuzey Kore wonu(₩)(KPW)
Zaman dilimi Pyongyang Zamanı (UTC+9)
Telefon kodu +850
İnternet TLD .kp

Kuzey Kore, resmî adıyla Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Korece: 조선민주주의인민공화국; hanja: 朝鮮民主主義人民共和國; Chosŏn Minjujuŭi Inmin Konghwaguk), Doğu Asya’da Kore Yarımadası’nda bir devlet. Yüzölçümü 120.540 km²’dir.

Kuzeyinde Rusya ve Çin, güneyinde Kore Cumhuriyeti, doğusunda Japon Denizi ve batısında Sarı Deniz ile çevrilidir. Başkenti Pyongyang’dır. Kore İşçi Partisi tarafından yönetilen devletin resmi ideolojisi Marksist-Leninist ve Juche temellerine dayalı sosyalizmdir.

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti adıyla 9 Eylül 1948’de kuruldu. 1910-1945 yılları arasında yaşanan Japon işgalinin (Kore Kurtuluş Günü) ve II.Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından Kore Yarımadası’nın kuzeyi Sovyetler Birliği’nin güneyi ise Amerika Birleşik Devletleri’nin denetimine girdi ve 38.Kuzey Paraleli’nde ayrılan iki toprak parçasının birleşmesi konusunda anlaşma sağlanamadı. 1948’de Sovyetlerin denetimindeki bölgede sosyalist bir rejim kuruldu. Ancak bu gelişmeler üzerine ABD’nin Güney Kore’ye çıkarma yapması savaş tehlikesi yarattı. 1950 yılında Kore Savaşı başladı. Kuzey Kore Sovyetler Birliği ve Çin’den destek alırken, Güney Kore Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve diğer bazı NATO devletlerinden silah ve para desteği aldı. 1 milyon 300 bin kişinin ölümüne sebep olan savaş 1953 yılında sona erdi.

1994 yılında Kuzey Kore’nin ilk lideri olan Kim İl-sung’un ölümünden sonra, ülkeyi oğlu Kim Jong-il yönetmeye başladı. 17 Aralık 2011 tarihinde ülkenin 70 yaşındaki lideri Kim Jong-il de öldüğünde Kore İşçi Partisi halka ölen liderin oğlu ve varisi Kim Jong-un etrafında toplanma çağrısı yaptı.

Planlı ekonomik sisteme sahip olan ülkede topraklar kolektif olarak işlenmekte, sanayi işletmeleri ile iç ve dış ticaret de devlet kontrolünde bulunmaktadır.

Kuzey Kore bayrağı

Kuzey Kore’nin bayrağı 8 Eylül 1948 yılında çıkarılan yasa ile ülkenin resmî bayrak ve simgesi ilân edilmiştir. Beyaz çember içindeki kırmızı yıldız komünizmin sembolüdür. Bayrağın zeminindeki kırmızı renk devrimci vatanseverliği, mavi renkli şeritler bağımsızlık,barış ve kardeşlik idealleri için mücadele eden dünya halklarını, beyaz şeritler ise Kore ulusunun uzun tarihe yayılan kültürel bütünlüğünü simgeler.

Kuzey Kore Arması

Tarihçe

Antik Kore

Eski Koreliler, büyük bir olasılıkla Mançurya’dan (Kuzey Çin) ve Moğolistan’dan göç eden göçebe kavimlerden oluşmaktadırlar.

Üç Kore Krallığı

M.S. 1. yüzyılda yerli Kore krallıkları bağımsızlıklarını ilan etmeye başlamışlar ve IV. Yüzyılın sonlarında üç adet yerli krallık Çinli kolonilerinin yerini almıştır. Goguryeo Krallığı dağlık kuzeyi işgal etmiştir. Bu dönemde Baekche ve Silla Krallıkları da güneydeki kıyısal düzlükleri bölüşmüşlerdir. İlave olarak, Gaya adındaki 6 kabile güney bölgesini ele geçirerek Yamato adlı Japon devleti ile gevşek bir birlik kurmuşlardır. Bu üç krallık birbirleri karşısında avantaja ulaşmak amacıyla yarımadada Çin’e imkânlar oluşturmak pahasına Çin’le yakın bağlar kurdular.

Birlekendi sınırları içerisine çekmeye çalışınca, Silla Krallığı desteğini Baekche ve Goguryeo krallıları lehine kullandı ve üç devlet Çinlileri yarımadadan dışarı attılar. 668 yılında Silla Krallığı altında birleşen Kore, tek ulus haline geldi ve böylelikle kendi kültürünü ve dilini oluşturdu. Çin’den ise Siyaset Enstitülerini ödünç aldı. Sanat ve bilim büyük gelişme kaydetti, devletin dini ise Budizm oldu.

Birleşik hanedanlar

889 yılında ülkede patlak veren ayaklanmalar yüzünden parçalanmalar meydana gelmişti. Bu parçalanmalar 935 yılında Wang Kon adında bir subayın kontrolü yeniden sağlayıp iki Kore’yi tekrar birleştirmesine kadar sürdü. Devletin yeni ismi Goryeo olmuştu. Kore isminin kaynağı ise Goguryeo’nun kısaltmasından meydana gelmektedir. Sanat ve derin bilginlik merkezileşmiş Çin modeli bir hükümet altında gelişse de Kore’ye özgü sınıfsal yapı, aristokratlar, halk tabakasından olan insanları ve alt kısım (genelde kölelerin) devam etti. Soylular arası düşmanlık ve Moğollar’ın saldırıları devleti zayıflattı. Nihayet Moğollar yarım adanın kuzeyini işgal ederek Koryo Hanedanını desteklediler.

1392 yılında Goryeo Generali Yi Song-gye güç kazanarak Çin’le birlik oluşturdu. Meydana gelen Chosun Hanedanlığı beş asırdan fazla devam etti ve Konfiçyuzmu o kadar çok benimsedi ki Çin’den daha fazla Konfüçyen bir toplum haline geldi. Entelektüel alandaki gelişmeler ve başarılar devam etti. 1592 yılındaki Japon ve 1627 ila 1636 yılları arasındaki Mançurya saldırıları püskürtülse de savaş ülkenin dar görüşlü güç merkezi, Kore’nin ekonomisini epeyce yaraladı.

Japon işgali (1910-1945)

Japonya’nın 1894-1895 savaşı sonunda Çin’i ve 1905 Rus-Japon Savaşı sonunda da Rusya’yı yenilgiye uğratması, 1910 yılında Kore’yi ele geçirerek sömürgesi haline getirmesini sağladı. Sömürge yönetimi, Korelilere Japonca isimler alma ve Korece’nin yasaklanması gibi konularda baskılar yapmaya başlayarak Kore dilini, isimlerini ve ulusal kimliğini de yok etmeye çalışmaktaydı. Bu arada 1919 yılında 1 Mart Eylemleri olarak bilinen geniş çaplı gösteriler gerçekleşti. 2 milyon Korelinin katıldığı eylemde Japon askerleri tarafından binlerce insan öldürüldü. Koreliler bir kez daha II. Dünya savaşı sıralarında Japonlar tarafından askeri amaçlı çalışmakta kullanılarak yeniden suistimal edilmişlerdi.

Kim Ilsung

Kuzey Kore

Savaşın bitiminde ülke 38. paralel’de ikiye bölünmüş, Amerika Birleşik Devletleri güneyi ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği de kuzeyi işgal etmişti. Soğuk Savaşın birleşmeyi önlediği sıralarda güneyde kapitalist bir cumhuriyet ve kuzeyde de Komünist bir cumhuriyet yerleşmişti.

Kore’nin bölünmesi (1945-1950)

Kore Yarımadası, 1945’te II. Dünya Savaşı’nın Müttefikler tarafından kazanılmasıyla Kore’de Japonya’nın 35 yıllık yönetiminin 1 Numaralı Genel Karar sonucunda sona ermesinin ardından ikiye bölündü. Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği 38. paralel boyunca bir kontrol bölgesi ile ülkeyi geçici olarak işgal etmeye karar verdiler.

Soğuk Savaş’ın başlangıcı ile Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasındaki bağımsız ve birleşik bir Kore’nin kurulması konusundaki müzakereler başarısızlıkla sonuçlandı. 1948 yılında BM gözetiminde seçimler yalnızca ABD işgali altındaki güneyde yapıldı. Bunun sonucunda güneyde Güney Kore kurulmuş olup bunu kuzeyde Kuzey Kore’nin kurulması izlemiştir. ABD Güney Kore’yi desteklerken Sovyetler Birliği ise Kuzey Kore’yi desteklemiştir ve iki hükûmet tüm Kore Yarımadası üzerinde egemenlik iddia etti.

Kore Savaşı (1950-1953)

Zaten 1948 yılında tüm Kore Yarımadasını kapsayan ülkenin kuruluş ilanından sonra 1950’li yılların başında ABD ve NATO’nun müdahalesiyle ülke kuzeye ve güneye ayrılmıştır. Ardından başarısız bir birleşme ajitasyonundan sonra, 25 Haziran 1950 yılında Kore Savaşının patlak vermesine neden olan sürpriz Güney Kore saldırısını düzenledi. Saldırıyı geri püskürtmeleri için Birleşmiş Milletler; Birleşik Krallık, ABD, Kanada, Avustralya, Filipinler ve Türkiye gibi ülkeler aracılığıyla Güney Kore’ye destek sağladı ve Kuzey Kore’yi Çin Halk Cumhuriyeti sınırına kadar sürükledi. Kuzey Kore’nin destekçisi ise Çinliler idi. Öyle ki, Seul üç yıl içerisinde dört kez el değiştirmek mecburiyetinde bırakıldı. Temmuz 1953’te yaklaşık üç milyon insanın ölümünün ardından savaş sona erdi. Böylelikle dünyanın en sıkı denetlenen sınırı ile Kore ikiye ayrıldı.

Savaş sonrası gelişmeler

Eski gerilla lideri ve SSCB askeri olan Kuzey Kore’nin efsanevi lideri Kim Il Sung, Koreli rakiplerini saf dışı bıraktıktan sonra, katı bir yönetime sahip, askeri ve sıkı bir rejimle korunan Kuzey Kore toplumunu yarattı. Kendine bağımlılığı ile iddiada bulunan Kuzey Kore diğer taraftan Ekonomik ve Askeri yardımlar için SSCB ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne bel bağladı. GNP’nin yüzde 25’lik bir oranını Askeri Kuvvetlerine harcayan Kuzey Kore, dünyanın en büyük ordularından biri haline geldi.

1983 yılında, Myanmar’da aralarında dört kabine bakanının da bulunduğu 17 kişilik delegasyonu yerleştirmiş oldukları bombanın patlaması sonucunda öldürdüler. Dört yıl sonra Kore Hava Yollarında patlayan bombanın ve 115 kişinin öldüğü olayın suçlularının da Kuzey Koreliler olduğu bildirildi. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla ve komünist bloğun çözülmesiyle birlikte, Kuzey Kore en büyük ticaret ve yardım kaynaklarından birini yitirmiş oldu. Buna rağmen komşularını alarma sürükleyen ve kaynaklarını askeri programa yönelik yatırımlar yapmaya devam etti. İzole edilmiş ve hızla küçülen ekonomisi ile Kuzey Kore ekonomik bataklığın içine girdi.

Soğuk Savaş sonrası

1994 yılında Kim Il Sung’un ölümünden sonra hiçbir kuvvet sarf etmeden iktidara oğlu Kim Jong Il geldi. Kuzey Kore’de toplumsal durum hızlı bir biçimde çöküş yaşamakta idi ve buna da toprağın verimsizliği ve kötü hava şartları da eklenince ekin yetersizliği ve dolayısıyla kıtlık meydana geldi. Diğer taraftan askeriyeye yapılan harcamalar ve balistik füzelere harcanan paralar da ülke kaynaklarını tüketmeye devam etti. Ardından, 1994 Ekim ayında Kuzey Kore; ABD’den gelecek olan yakıt ve gıda yardımı karşılığında nükleer programını dondurma kararı aldı

Eski muhalif Kim Dae-Jung 1998 yılında ekonomik reformlar, daha geniş demokrasi ve Kuzey Kore ile gönül alıcı siyaset izleyeceği sözlerinden sonra Güney Kore’nin Başkanı olarak seçildi. İzlediği "Güneş ışığı" politikası, Kuzey Kore’nin Japonya adası Honshu üzerine fırlattığı füze ve Haziran 1999 yılında Kuzey ile Güney Kore savaş gemileri arasındaki çatışmaya rağmen yaşamını sürdürdü. Kuzey Kore lideri Kim Jong İl ile Güney Kore lideri Kim Dae-Jung arasında 2000 yılında düzenlenen zirvede yeni Kore siyaset ilişkilerinin sinyallerini verdi. Ağustos ayında, savaş zamanlarında dağılan yüz binlerce ailelerin birbirlerini yeniden görebilmeleri için geçici birleşme meydana gerçekleştirildi. Eylül ayında ise iki ülke lideri, Seul ve Pyongyang arası yeni trenyolu bağlantısını kurulması için anlaşmaya vardılar. Savunma bakanlarının da katıldığı, Bakanlar- arası görüşmeler de gerçekleştirildi.

21. yüzyıl

Amerikalı bir ziyaret delegesinin açıklamalarına göre Kuzey Koreli yetkililere, ülkelerinin iki adet örtülü nükleer silah programının var olduğunu ortaya çıkararak 1994 yılı zenginleştirilmiş uranyum antlaşmasının çiğnendiğini açıkladılar. Bu açıklamalardan sonra Kuzey Kore yetkilileri bu suçlamaları reddettiler. Kuzey Kore nükleer santrallerinin bulunduğu bölgelerde konuşlandırılmış bulunan gözlemci kameraları ve mühürleri çıkararak, bir aydan da kısa bir zaman zarfından sonra da Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’ndan çekildi.

Washington’un bildirisine göre Altı Ulus Görüşmeleri’nin nükleer krizin sona erdirilmesi için Pekin’de düzenleneceğini duyurdu. Görüşmelere ABD, Kuzey Kore, Çin HC, Japonya ve Rusya katılmaktadır. Kuzey Kore yetkilisi ise verdiği demeçte Washington’un Karşılıklı Saldırmazlık Antlaşması’nı imzaladığını hatırlatarak, Kuzey Kore’nin nükleer programını, ABD’nin Pyongyang’a yönelik "düşmanca politikalarının" sona ermemesi takdirinde parçalamayacağını da sözlerine ekledi.

2008 yılında ABD ile anlaşması sonucu nükleer reaktörünü kapatan Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, ABD’nin yaptırımları kaldırmaması ve verdiği sözleri gerçekleştirmemesi sebebiyle nükleer çalışmalarına tekrar başladı ve 2009 Mayıs ayında yer altında başarılı bir nükleer deneme yaptığını açıkladı. Nükleer deneyi doğrulayan Rus Savunma Bakanlığı, denemenin 10 ila 20 kilotonluk bir güçte olduğunu ifade etti. Nükleer silah sahibi ülkeler başta ABD, AB, Rusya, Fransa, Birleşik Krallık ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin komşuları Japonya ve Güney Kore olayın ardından ayağa kalktı.

tb

Kasım 2010’da Wikileaks tarafından kamuoyuna açıklanan belgelerde, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin en büyük destekçisi konumunda olan Çin yönetiminin Kuzey Kore rejiminin dağılmasını ve Kore Yarımadasının Güney Kore rejiminin yönetiminde birleşmesinden yana olduğu açıklanmıştır.

Kuzey  kore  idari bölümler

Siyaset

İnsan hakları

Kuzey Kore’de insan hakları durumunu değerlendirmek ülkenin dışa kapalı doğası nedeniyle zordur. Hükûmet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır. Buna rağmen Kuzey Kore her yıl, bin beş yüz kadarı batılı ülkelerden olmak üzere üç yüz bin turist tarafından ziyaret edilmektedir. Turistlerin büyük çoğunluğu Kŭmgangsan Dağları’nda bulunur ve çok küçük bir bölümü Pyongyang’ı ziyaret eder. Stratejik açıdan önemli olan Kuzey Kore otoritelerinin resmî bildirilerine göre yabancılara sadece ülkenin belli bölgeleri için izin verilir. Kuzey Kore hükumetinin resmî konumuna göre ülkede insan hakkı ihlali yaşanmamaktadır ve Kuzey Kore’deki sosyalist sistem dolayısı ile insanlar özgürce seçimlerini yapıp maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

İnançlara göre dağılım

Kuzey Kore’de İnternet erişimi de oldukça sınırlıdır. Yalnızca elit kesimden ve bilim adamları tarafından kullanılıyor. Onun yerine, "Kwangmyong" adında korunaklı ve "Kore Bilgi İşlem Merkezi" tarafından izlenen internet ağına sahip bir yerden, sadece izin verilen internet sitelerine erişim sağlanabiliyor.

Ordu

Kore Halk Ordusu; Kara kuvvetleri, Deniz kuvvetleri ve Hava kuvvetleri ile çevrelenmekle beraber 1,08 milyon aktif ve 4,7 milyon yedek askerî gücüne sahiptir. Askerî giderler GSMH’nin giderlerinden %31,3 gibi bir miktar mal olmakta ve bu da Kuzey Kore’yi dünyanın en askerîleşmiş devleti yapmaktadır. Hemen hemen her dört Kore vatandaşından biri herhangi bir askerî mevkide hizmet vermektedir. Kuzey Kore’nin geniş ve kapsamlı kimyasal silah programına sahip olduğu söylenmektedir. Amerikan Bilim Adamları Birliği’nin bir raporuna göre Kuzey Kore kimyasal silah programına yarayacak olan en azından 180-250 ton yedek silahlanma etmeni bulundurmaktadır. Aynı zamanda raporlara göre Kuzey Kore, Ulusal Savunma Araştırmaları ve Tıbbi Akademi esasına dayanarak Biyolojik Silah Programına sahip; fakat bu program Kimyasal Silah programı kadar derin ve kapsamlı değildir. Kuzey Kore ayrıca nükleer silah programına sahiptir.

Coğrafya

Ülke topraklarının yaklaşık yüzde 80’i dağ sıralarından ve platolardan oluşur. Ülkenin kuzeydoğusunun ortalama yüksekliği 1,000 m’yi bulan Kema Platosu kaplar. Platonun kuzey kenarında ülkenin en yüksek noktası Pektu Dağı (2,774 m) yükselir. Volkanik bir doruk olan bu dağın tepesinde büyük bir krater gölü bulunur. Ülkenin orta kesiminden kuzey-güney doğrulutusunu izleyen Nangim Dağları geçer. Bu dağlardan çıkarak güneybatıya doğru yönelen Kangnam, Myohyang, Ancin ve Myarak dağları birbirine koşul sıralar oluşturur. Bu dağlar arasındaki geniş ırmak vadileri, girintili çıkıntılı kıyıları çevreleyen Pyongyang ve Çeryang ovalarıyla birleşir.

Ülke mineral yönden çok zengindir. Endüstrisi için önemli olan kömür, kurşun, tungsten, çinko uranyum, grafit, magnezit, demir cevheri, bakır, altın, tuz madenleri bulunur.

İklimi genellikle ılıktır. Yaz mevsimi sırasında kısa bir süre nemli bir sezon geçirir. Baharda ise ağır bir yağış sürecinin arkasından ağır bir kuraklık olur. Bu ağır yağış sürecinde 2007 yılında binlerce insanın öldüğü son 40 yılın en kötü sel felaketi oldu.

Ülkenin %80’ini ormanlar oluşturur. Bu yüzden ormancılık yaygındır. Ülkenin diğer kısmını ise bozkırlar oluşturur.

Ekonomi

Kuzey Kore, halihazırda dünyanın sayılı kapalı ekonomilerinden birine sahiptir. Önemli kömür madenleri ve zengin mineral yatakları bulunmasına rağmen, ülke başlıca temel ihtiyaçlardan çoğunu karşılayamamakta ve uluslararası yardıma olan ihtiyacını sürdürmektedir.

Son yıllarda ülkede, gübre yetersizliği ve soğuk havalar yüzünden tarımsal üretimde ciddi bir düşüş yaşanmış ve kıtlık baş göstermiştir. Uluslararası yardım kuruluşları Kuzey Kore’nin 24 milyonluk nüfusunun doyurulması için uluslararası toplumdan 1-1.5 milyon tonluk yardım alması gerektiğini belirtmektedir.

2009 yılında ülke ekonomisi %0.9, 2010 yılında %0.5 küçülmüş, 2011 yılında ise %0.5 büyümüştür. BM Güvenlik Konseyi’nin yaptırımları ve azalan üretimin bu durgunlukta etkili olduğu düşünülmektedir. Kuzey Kore’nin Satınalma Gücü Paritesi’ne göre millî geliri yaklaşık 40 milyar dolar, kişi başına düşen millî geliri ise 1800 dolardır.

SSCB’nin çöküşü ve Doğu Bloku’nun dağılmasıyla birlikte Kuzey Kore en önemli ticaret ortaklarını kaybetti. Özellikle, 1998-1999 yılları arasında yaşanan kıtlık sırasında dış ticaret 1990 yılına göre %40 azalma göstermiştir. Sovyetler Birliği ile Kuzey Kore arasındaki ticaret 1988 ile 1992 yılları arasında yarı yarıya düşmüş, 1991 yılında ise deniz yoluyla yürütülen petrol nakliyatında kesintiye gidilmiştir. 2000 yılından itibaren ise dış ticarette canlanma yaşanmıştır.

Kuzey Kore’nin 2011 yılındaki ihracatı 4.7 milyar$, ithalatı ise 4 milyar$ olarak gerçekleşmiştir.

festivaller

Kuzey Kore Festivalleri

Kültürel ve uluslararası etkinliğin pek düzenlenmediği Kuzey Kore’de en coşkulu kutlama devlet başkanlarının doğumları ve ulusal bayramlardır. Kutlamalar askeri bir tören edasında geçer. Bunların dışında üç adet etkinlik vardır. Birincisi baharda düzenlenen Dragon Bot Yarışları, diğeri de Ekim ayı boyunca süren Mass Games adlı spor etkinliğidir. İki yılda bir de Pyongyang Uluslararası Film Festivali düzenlenir.

Turizm

Kuzey Kore Hükümeti tarafından akredite edilmiş tur operatörleri aracılığıyla yılın belirli ayları ülkeye 2000 kişi kadar yabancı ziyaretçi kabul edilmektedir. Seyahat öncesinde ülkeyi ziyaret edecek yabancılara Kuzey Kore’deki yasaklar ve kurallarla ilgili bir brifing verilip kuralların dışına çıkılmayacağına dair bir belge imzalatılmaktadır. Gelen ziyaretçiler genellikle Pekin üzerinden Air Koryo ile başkent Pyongyang’a ulaşmaktadır.

Kuzey Kore hükümeti tarafından görevlendirilen yetkililer eşliğinde kafileler belirli kurallar dahilinde daha önceden belirlenmiş yerleri gezip görebilmektedirler. 150.000 seyirci kapasitesiyle dünyanın en büyük stadyumu olan Rungrado 1 Mayıs Stadyumu ve Kuzey Kore-Güney Kore Sınırı başlıca turistik yerler olarak sınıflandırılmaktadır.

Nüfus

Etnik açıdan son derece homojen bir yapı gösteren Kuzey Kore nüfusunun yüzde 99,8’ini Koreliler, geri kalanını Çinli, Japon, Vietnamlı ve Avrupalı azınlıklar oluşturur. 2009 sayımlarına göre ülkenin nüfusu 23.923.118 olduğu beӀirtiӀmiştir.

Kuzey Kore nüfusunun yaşlara göre ayrımı:

  • 0-14 yaş : %21,3 (Erkek — 2.440.439/Kadın — 2.376.557)
  • 15-64 yaş : %69,4 (Erkek — 7.776.889/Kadın — 7.945.399)
  • 65 yaş üstü : %9,4 (Erkek — 820.504/Kadın — 1.305.557)
Dil

Kuzey Kore’de resmî dil olan Korece konuşulur. Kore dili tam kesin olmamakla birlikte Altay dil grubuna girer. Çin ve Japonca yazısının aksine Korecede 1446’da kabul edilmiş 14 ünsüz ve 10 ünlüden oluşan Hangul alfabesi kabul edildi. Şu an Korece’de tam 2 tane lehçe bulunur. Bunlar Seul ve Pyongyang lehçeleridir. Kuzey Kore’de konuşulan lehçe ise Pyongyang lehçesidir.

Din

Kuzey Kore, resmî olarak ateist bir devlettir ve halkın çoğu ateisttir; öte yandan toplumda Budizm inancı da yaygındır. Ayrıca çoğunluğunu Protestanların oluşturduğu Hristiyanlar da vardır.

mutfak

Kuzey Kore Mutfağı

Kuzey Kore mutfağı Güney Kore mutfağından çok farklı değildir. Ülkede pek çok dünya mutfağından seçenek bulabileceğiniz restoran da mevcuttur. Ancak restoran fiyatları oldukça pahalıdır ve ülke halkı alım gücü itibariyle buralarda yemek yiyememektedir. Kıtlık yaşanmasından dolayı halk düzgün beslenememektedir bile. Kuzey Kore’ye ait özel bir tarif olan zencefil, karabiber, sarımsak, yeşil soğan ve balık içeren şeffaf bir çorba olan Sungeoguk çorbasını deneyebilirsiniz. Kuzey Kore’de köpek eti yendiğine dair rivayetler vardır.

Kültür

Mimari

Kore mimarisi tarzı, özellikle başkent Pyongyang’taki binalarda bulunmaktadır. 1950-1953 yıllarındaki Kore Savaşı’nda büyük zarar gören ve neredeyse tamamen yok olan şehir, 1960’lar ve 1970’lerde çoğunluğu Sovyetler Birliği’nde eğitim görmüş yerel mimar ve tasarımcıların projeleriyle yeniden inşa edildi. Konstrüktivist, modernist, brütalist ve fütürist eserlerlerin oluşturulduğu bu dönem, ülkenin mimarisine büyük katkıda bulundu. Kuzey Kore’nin batı dünyası ile izole yapısı da Pyongyang’daki bu yapıların günümüze kadar sapasağlam gelmesini sağladı.

Songun

Songun veya Sŏn’gun (Korece: 선군정치, Hanja: 先軍政治, 2000 sistemi: Seongun jeongchi / McCune-Reischauer: Sŏn’gun chŏngch’i, Önce ordu anlamına gelir), Kuzey Kore’nin önce ordu siyasetinin ismidir. Buna göre Kore Halk Ordusu’nun devlet işlerinde ve ülke kaynaklarının kullanımında önceliği bulunmaktadır. Bu siyasetin birçok alanda farklı yansımaları olup siyasi ve ekonomik alanda ordunun önceliği mevcuttur. Bu siyasetin Kuzey Kore yeni devlet ideolojisinde önemli bir yeri vardır.

Tanımı : Songun, Kore Halk Ordusu’nu Kuzey Kore içerisinde kurum ve devlet organı olarak yükselterek ülkedeki sistem ve toplum nezdinde en önemli konuma yükseltmektedir. Ordu, iç siyasette ve uluslararası ilişkilerde belirleyicidir. Hükümetin yapısını tayin etmekte ve iktidarın şekillendiği yer olarak orduya vurgu yapılmaktadır. Kuzey Kore hükümeti orduya ekonomik alanda en yüksek önemi vermekte, kaynak kullanımında öncelik tanımakta ve topluma örnek bir hiyerarşi olarak gösterilmektedir. Songun, 1994 yılından itibaren askeri yapılanmaya kamusal ve toplumsal alanda verilen önemin ideolojik olarak teorileştirilmiş halidir.

Tarihi : Songun, 1994 yılında Kim Il-sung’un ölümünden sonra resmi devlet ideolojisi olarak ortaya çıkmaya başlayacaktır. 1995 yılında songun politikaları, “orduya büyük önem atfeden devrimci bir fikir” olarak tanıtılmış ve “parti, ordu ve halk arasındaki tek yürek halindeki birlikteliğin öncüsü” olarak gösterilmiştir. Bu siyaset Kim Il-sung’un juche yani kendi kendine yetebilme siyasetinden belirli bir oranda sapma anlamına gelmektedir. Kore İşçi Partisi Merkez Komitesinin yayın organı olan Rodong Sinmun’un (İşçilerin Gazetesi) 1997 yılında yayınladığı bir başyazıda; Halkın Ordusunun yeri ve görevinin hiç olmadığı kadar önemli olduğu ve yoldaş başkomutanın önderliğinde enerjik bir şekilde yönetildiğinden bahsedilmiştir. Yazıya göre bu aşamada artık ordu; halk, devlet ve partiyle özdeş olmaktadır. 1998 yılından itibaren bu terim önce ordu devrimci fikri, önce ordu devrimci liderlik ve önce ordu siyaseti gibi tanımlamalarla kullanılmaya başlanmıştır. 1999 Ocak ayında ise songun ile birçok Kuzey Kore gazetesinde yazılara çıkmış ve yazılarda Kim Jong-il tarafından uygulanan önce ordu siyaseti sayesinde Halkın Ordusunun halkla iç içe devrimin öncü gücü olarak görev yapmakta olduğu, sosyalizmin ise bu sayede hem korunmakta hem de geliştirilmekte olduğu belirtilmiştir. 2003 yılında ise songun, artık askeri doktrinin değişmez bir unsuru olmuştur. Aynı yıl yayınlanan yazılarda ise devrimin itici esas gücünün Kore Halk Ordusu olduğuna vurgu yapılmıştır. Bu vurgu Kuzey Kore’ye has bir vurgudur ve klasik marksizmden ayrılmaktadır. Komünist öğretide ve sosyalist ülkelerde devrimci öncü olarak işçi sınıfı gösterilmektedir. Bu değişikliğin gerekçesi olarak ise Kuzey Kore’de sadece Ordunun bazı kriterleri yerine getirdiğinden bahsedilmektedir; bu kriterler sadakat, devrimci ruh, dayanışma ve birlik ruhudur. Songun zaman içinde giderek önemini artırmış ve iki Kore’nin birleşme gündeminde bile adından söz edilir olmuştur. Ayrıca Kuzey Kore yönetimi ABD’nin ülkeye saldırmasını engelleyen tek engelin bu siyaset olduğunu da belirtmiştir. Songun, ülkede juche ideolojisinin bir parçası olmuş ve rejimin devamı için vazgeçilmez bir yere oturmuştur.

Gerekçeleri : Kim Il-sung’un ölümünden sonra neden Kuzey Kore’nin songun siyasetinin ön plana taşıdığına dair kimi nedenler sıralanabilir. Bunlardan bir tanesi belirsiz uluslararası durumunu sağlama almak isteyen ülkenin askeri gücünü artırma isteğidir. Bir bakıma saldırgan bir yanı olan bu siyasetin topluma kimi olumsuz etkileri de olabilmektedir. Topluma ayrılması gereken imkânların orduya yönlendirilmesi özellikle sosyalist bloğun ve Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra ülkeyi zor duruma sokmuştur. Ardı ardına yaşanan doğal felaketler ise durumu ağırlaştıran etkenler olmuştur. Songun siyasetinin ön plana çıkmasının bir diğer nedeni ise iç siyasi dengelerdir. Kim Il-sung öldükten sonra Kuzey Kore önderliği oğlu Kim Jong-il’e geçmiştir. Babası öldüğü sırada Kim Jong-il’in hükümetteki görevi orduydu ve kendisi ordu yönetiminde ikinci adam konumundaydı. Bu verili durumda iktidarını güçlendirmek isteyen yeni liderin ordudaki desteğini sağlamlaştırmaktan başka çaresi bulunmamaktaydı. Bu bakış açısına göre hükümette temsil edilen diğer alanların aleyhine olarak Kim Jong-il’in orduya yaptığı vurgu gözlemlenebilir. Lağvedilen Merkezi Halk komitesi, Devlet Başkanlığı gibi kurumlar, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti Yönetim Konseyinin rolünün azaltılması bu kapsamda düşünülebilir.

Siyasi yansımaları : Songun siyaseti hem kendi kendine yetebilme idelojisi olan juche ile uyumludur hem de onu aşarak Kim jong-il’in iktidarını sağlaştıran bir devlet siyaseti haline gelmiştir. Bazılarına göre ise bu dönüşüm çökmekte olan rejimin son çırpınışlarıdır. Kuzey ve Güney Kore devletlerinin birleşmesine yönelik görüşmelerde songun siyaseti tartışılsa da Güney Kore tarafından reddedilmiştir. Güney Kore hükümeti, bu konudaki hassasiyetini ülke dahilinde songun siyasetini irdeleyen internet sitelerini yasaklayarak göstermiştir. Songun siyaseti sürmekte olan nükleer kriz başlığında da gündemdedir. ABD’nin Kore yarımadasını nükleer silahlardan arındırmak amacıyla uyguladığı politika songun siyaseti tarafından zora girmektedir. Bu kapsamda değerlendirildiğinde songun siyaseti bir ülkenin nükleer silahlanması için uygun bir ideolojik zemin sunmaktadır. Bu yüzden Kuzey Kore’nin nükleer programını askıya alması ve durdurmasını isteyen ülkeler songun siyasetini benimsemiş bir önderliği buna ikna etmesi zor görünmektedir. Diğer taraftan bakıldığında ise ABD’nin kendi nükleer programına bu kadar müdahale ettiğini gören Kuzey Kore yönetiminin bu müdahaleleri songun ideolojisine bir müdahale olarak değerlendirip nükleer programını askıya alma görüşmelerinden çekilmesi sonucuna da yol açabilecektir.

Ekonomik yansımaları : Songun siyasetine göre ekonomik krize önlem olarak ordudan her alanda olduğu gibi bu alanda da en önde olması beklenmektedir. Kim Jong-il tarafından slogan haline getirilen “Güçlü ve Zengin Ülke” (kangseong taeguk) ülküsüne ulaşmak için songun siyaseti önemli yer arzetmektedir.

Bilimsel etkileri : Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti uzaya kendi teknolojisi sayesinde uydu gönderebilen az sayıda ülkelerden birisidir. Ancak uydu gönderilmesi için kullanılan füze sistemlerinin kıtalararası savaş başlığı taşıyabilecek olan balistik füzelerde de kullanılabileceği kaygısı özellikle ABD ve Japonya tarafından dile getirilmektedi

Kuzey Kore’deki ilginç yasaklar

Kuzey Kore, çocuk ruhlu psikopat bir liderin oyuncağı olmuş bir ülke. Baktığımızda, Lider Kim Jong-un, yanındaki soytarılar ve sefil bir hayat yaşamaya mahkum bir halk olarak üçe ayrılmış vaziyette Kuzey Kore. O kadar dışa kapalı bir ülke ki dünya yıkılsın, fırtınalar kopsun, yer yerinden oynasın ne bizim onlardan ne de onların bizden haberi olacakmış gibi duruyor desek yalan söylememiş oluruz. Orada olup bitenlerle ilgili elimize geçen 10 haber varsa bunların bir yarısı kendi fantezileri uğruna kıydığı canlar ve koyduğu yasaklar.

1. Radyo ve televizon : Kuzey Kore’de devletin kısacası ülkenin lideri Kim Jong-Un’un sözcülüğünü, propagandasını yapan sadece devlet kanalları serbest. Ülkedeki televizyonlar da sadece devlet kanallarının frekansını çekecek şekilde üretiliyor ve yapılan programlar da bir parti bülteni tadında. Güney Kore kanallarını izledikleri gerekçesiyle idam edilen insanlar da var.

2. Yabancı sigara içmek : Yabancı sigara içiminin ülke çıkarlarına ters düşeceği düşünülerek ülkede ithal sigara içimi şu anda yasak. Bununla beraber yerli sigaralara da yüksek oranda zam uygulanıyor. Unutmadan lider Kim Jong-un’un hastane açarken bile sigara içen bir lider olduğunu da söylemek gerek.

3. İnternet erişimi : İnternetin yasak olması da bizleri şaşırtmıyor tabi. Halkın kullanamadığı, sadece devlet yetkililerinin kullanabildiği Kwangmyong adındaki ülke içi ağa bağlantı gerçekleştirilebiliyor. Sebebi ise diğer ülkelerde olan kötü şeyleri görüp halkın onlara karşı olumsuz bir tavır içine girmesi ihtimali. Kulağa mantıklı geliyor!

.

.

4. Dini özgürlük : Halkının %70’inin ateist olduğu Kuzey Kore’de sayıca çok olmasa da Protestanlık mezhebinden Hristiyanlar da var. Güney Kore’de hızla yayılan Hristiyanlığa karşın Kuzey Kore bu konudaki katı ve olumsuz tutumuyla dünyadaki Hristiyanların en fazla baskı gördüğü ülkeler sıralamasında ilk sırada yer almakta.

5. Saç modeli : Kadınların ve erkeklerin saçının teline bile karışılıyor Kuzey Kore’de. Devlet, kadınlar için 18, erkekler içinse 10 farklı saç modeli belirlemiş. Yani düşününce kadınlar erkeklere göre biraz daha şanslı bu konuda.

6. Yurtdışı seyahat yapma hakkı : Kuzey Kore’de yaşayan biri, Kore İşçi Partisi üyesi değil ya da iyi bir nüfuza veya konuma sahip değilse ülke dışına seyahat etme şansı da yok denecek kadar azdır. Güç bela bir pasaport çıkarttıran bir kişi, seyahat bitiminde pasaportunu yetkililere teslim etmek zorundadır.

7. Müzik : Kuzey Kore’de, yapılan parçaların devlet kontrolünde olması ve şarkı sözlerinin de ülkedeki rejimi övmesi isteniyordu. Yakın zamana kadar ülkede yabancı müzik dinlemek de yasaktı. Bu konudaki tutumda ise bir kırılma söz konusu. Faşizme destek vermekle itham edilen ve konserlerine askeri üniformalarla çıkan Slovenyalı metal grubu Laiback, Ağustos ayında başkent Pyongyang’da konser vererek, ülkede ilk defa sahne alan yabancı grup olacak.

8. Siyasal faaliyetler :
Ülkede şu anda tek başına iktidarlığını sürdüren Kore İşçi Partisi dışında bir başka siyasi oluşum veya örgütlenmeye gidilmesi yasak. Oldu da böyle bir girişimde bulunuldu, sonuçları da idama kadar gidecek ağırlıkta.

9. Araç kullanımı : Seyahat özgürlüğü kısıtlı olan bir ülkede araç sayısının da ne kadar olacağını az çok kestirebiliyor insan. Başkent Pyongyang dışında ülkedeki diğer şehirlerde askeri araçlar ve kamyonlar dışında çok az şahsi araç görebiliyorsunuz. Halk genel olarak şehir içi ulaşımda bisiklet kullanmayı tercih ediyor.

Kuzey Kore Türk Elçiliği

Güney Kore’deki Seul Büyükelçiliği’nin görev bölgesindedir.

SEUL BÜYÜKELÇİLİĞİ

Adres: Vivien Bldg. 4th floor 52, Seobinggoro 51gil Yongsan-gu Seoul-Korea
Telefon: +82 2 3780 1600
Faks: +82 2 797 8546

embassy.seoul@mfa.gov.tr
T.C. Dışişleri Bakanlığı Seul Büyükelçiliği

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir