Ülkeler

Kuveyt Devleti

Kuveyt

Başkent Kuveyt
Resmî diller Arapca
Yönetim Şekli YAnayasal Monarşi
Yüzölçümü 17.820 km²
Nüfus 2.692.526
Nüfus Yoğunluğu 151 kişi/km²
Para birimi Kuveyt Dinarı(KWD)
Zaman dilimi AST (UTC+3)- (UTC+3)
Telefon kodu +965
İnternet TLD .kw

Kuveyt ya da resmî adıyla Kuveyt Devleti (Arapça: دولة الكويت, Devletü’l-Kuveyt), Arap Yarımadası’nın kuzeydoğusunda, Basra Körfezi kıyısında yer alan ülkedir. Kuzeyde Irak ve güneyde Suudi Arabistan ile komşudur. Ülkenin ismi, Arapçada "su kenarındaki kale" anlamına gelen akwat kelimesinden gelmektedir. Yüzölçümü 17.818 km² olan ülkenin nüfusu 2010 tahminiyle yaklaşık 2,7 milyondur.

Bölgeye ilk yerleşimler MÖ 4. yüzyılda Antik Yunanlar tarafından yapıldı. MÖ 123 yılında Partların yönetimine girdi. 123’te ise Sasani İmparatorluğu tarafından ele geçirildi ve Hacer olarak anılmaya başlandı. 18. yüzyıl başlarında bölgeye Arap kabilelerin yerleşmesiyle Kuveyt Şeyhliği kurularak günümüzdeki Kuveyt’in temelleri atıldı. 19. yüzyılda, Arap Yarımadası’ndaki yerleşim yerleriyle birlikte Osmanlı İmparatorluğu yönetimine giren Kuveyt, 1899’da Britanya İmparatorluğu’yla yaptığı anlaşmayla, Britanyalıların güvencesi ve denetimi altında yarı bağımsızlık kazanıldı. 1930’ların sonlarına doğru ülkedeki zengin petrol yatakları keşfedilmeye başlandı.

1961’de Birleşik Krallık’tan ayrılarak tam bağımsızlık kazandı. Bu tarihten sonra ülkedeki petrol üretimi büyük bir artış gösterdi. 1990’da, sınır komşusu Irak tarafından işgal edildi. 7 ay süren işgal, ABD’nin başı çektiği koalisyon güçlerinin müdahalesiyle sonlandı. Irak güçleri Kuveyt’ten çekilirken, 773 kadar petrol kuyusunu yakarak büyük bir çevre felaketine sebep olurken, ülke ekonomisine de darbe indirmiş oldu. Savaşın ardından harap olan ülkede yeniden yapılanmaya gidildi.

Parlamenter monarşi ile yönetilen Kuveyt’in başkenti, ülkeyle aynı adı taşıyan Kuveyt’tir. Petrol rezervleri bakımından dünyada beşinci konumda bulunan ülkede ihracatın %95’ini oluşturan petrol, ülke gelirlerinin ise yaklaşık olarak %80’ini oluşturmaktadır. Gayrı safi yurt içi hasılaya göre dünyanın en zengin yedinci ülkesi olan Kuveyt, en yüksek İnsani Gelişme Endeksi’ne sahip 31. ülkedir. Kuveyt, Dünya Bankası tarafından yapılan sınıflandırmaya göre yüksek gelirli ülkelerden birisi konumundadır.

Bayrak

Kuveyt bayrağı 7 Eylül 1961 tarihinde tasarlanmış ve 24 Kasım 1961’de ilk kez göndere çekilmiştir. Eşit büyüklükte üç yatay şeritten oluşan bayrağın en üstünde yeşil, ortada beyaz, altta kırmızı şerit bulunur. Bayrağın uçkurunun olduğu tarafta siyah renkli köşeli bir bölüm vardır. Safie Al-Deen Al-Hali adlı Kuvetli bir şairin dizelerinde bayrağın sahip olduğu renkler şöyle açıklanır;

Beyaz yaptıklarımız Siyah savaşlarımız Yeşil topraklarımız Kırmızı klıçlarımız
Bayrağı asım kuralları;

  • Yatay olarak = Yeşil şerit üste gelecek biçimde asılmalıdır.
  • Dikey olarak = Yeşil şerit bayrağın sağında kalmalıdır.
Arma

Kuveyt Arması

Kuveyt arması, Kuveyt’in resmi armasıdır. Armanın üstünde (Arapça:شعار الكويت‎) Kuveyt yazmaktadır. Deniz üstündeki taşıt Dhov adlı geleneksel Arap yelkenlisi olup armada bir de kartal ve göğsünde Kuveyt bayrağı resmedilmiştir.

Tarihçe

MÖ 4. yüzyılda, Kuveyt açıklarında bulunan ve Failaka olarak bilinen adada koloniler kuran Antik Yunanlar, buraya "Ikaros" adını verdi. MÖ 123 yılında bölge, Partlar’ın kontrolüne girdi. MS 224’te Sasaniler tarafından ele geçirildi ve Hacer olarak anılmaya başlandı. 7. yüzyıla gelindiğinde ise günümüzdeki Kuveyt’in de dahil olduğu topraklar, Arap Yarımadası’nın tamamıyla birlikte Dört Halife döneminde fethedildi.

17. yüzyılda bölgede sürekli yerleşim yapan ilk insanlar olan Arap Bani Halit kabilesi, 1756’da emirlik kurarak günümüz Kuveyt’inin temellerini attı. 1756’da halk tarafından seçilen Sabah I Bin Cabir, ülkenin ilk emiri oldu. Kuveyt’in şu anki hanedanı El-Sabah’ın soyu da I. Sabah’a kadar dayanmaktadır. El-Sabah’ın yönetiminde Kuveyt, önemli bir ticaret merkezi oldu. Özellikle inci ticaretinde büyük gelişmeler gösteren Kuveyt, günümüzde petrolün de etkisiyle bölgenin büyük ekonomilerinden biri olup; Hindistan, Afrika Boynuzu, Necd, Mezopotamya ve Levant arasındaki ticaret ağının bir parçası konumundadır.

19. yüzyıllarının sonlarında Arap Yarımadası’nın büyük bir kısmı ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun kontrolüne girdi. Kuveyt, Osmanlılar döneminde El-Sabah hanedanlığının yönetiminde özerklik elde etti.

Osmanlı’ya bağlı emirlik üzerindeki Birleşik Krallık etkisi, 19. yüzyılın başlarından itibaren artış gösterdi. Ocak 1899’da Kuveyt, Birleşik Krallık ile imzaladığı anlaşma gereğince, dış ilişkilerin kontrolü Britanyalıların elinde olacak, karşılığında ise her yıl belli bir miktar para alacaktı. Böyle bir anlaşma yapılmasının asıl sebebi ise Berlin ile Bağdat arasında yapılması planlanan demiryolunun, Alman İmparatorluğu’nun Basra Körfezi üzerinde güç sahibi olmasından Britanya’nın duyduğu rahatsızlıktı. 1913’te Birleşik Krallık ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan anlaşmayla Kuveyt emiri Mübarek el-Sabah, Kuveyt şehrinde oluşturulan özerk yönetimin yöneticisi olarak her iki devlet tarafından da tanındı. 1914’te I. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla Britanyalılar anlaşmayı iptal ederek Kuveyt topraklarının Britanya İmparatorluğu himayesine girdiğini duyurdu. 1922’deki El Akir Konferansı’yla birlikte Kuveyt ile Suudi Arabistan arasındaki sınırlar belirlendi ve her iki ülke arasında yaklaşık 5.770 km²’lik tarafsız bölge oluşturuldu.

Çöl Kalkanı Operasyonu sırasında bir Kuveyt M-84 tankı.

Körfez Savaşı esnasında ,Kuveyt'teki yanan petrol sahasının üzerinde uçan ABD Hava Kuvvetleri uçakları (F-16, F-15C ve F-15E)

1934’te, BP ve Gulf Oil petrol şirketleri; Kuveyt Petrol Şirketi adı altında birleşerek bölgedeki petrol arama ve işletme haklarını ellerinde aldı. İlk petrolü 1938’de bulan şirket, işletimine 1946’da başladı.

Abdullah III Al-Salim Al-Sabah tarafından yönetilen Kuveyt, 19 Haziran 1961’de Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını kazandı. Hindistan Merkez Bankası tarafından basılan Körfez rupisi, Kuveyt dinarının yerine kullanılmaya başlandı. 20 Temmuz 1961’de Arap Birliği üyesi olması ve geniş petrol yataklarının keşfiyle birlikte birçok yabancı girişimci ülkeye yerleşti ve ülke ekonomisi büyük bir yükselişin içine girdi. Petrol endüstrisindeki büyüme sayesinde Arap Yarımadası’nın en zengin ülkelerinden biri konumuna gelen Kuveyt, Basra Körfezi’nde en çok petrol ithalatı yapan ülke oldu. Ekonomideki bu büyümenin ardından, başta Mısır ve Hindistan olmak üzere çeşitli ülkelerden birçok işçi, çalışmak için Kuveyt’e akın etti.

Tarafsız bölgedeki petrol hakları konusunda Suudi Arabistan ile anlaşmazlıklar yaşansa da bölgedeki tüm petroller eşit olarak paylaşılarak sorun çözüldü. Sınırlar konusunda tartışmalar yaşanmasına karşın Ekim 1963’te Irak, Kuveyt’i ve sınırlarını resmî olarak tanıdı.

1967’de patlak veren Altı Gün Savaşı’nın başlamasından bir gün sonra, 6 Haziran 1967’de, Arap devletleri ortaklaşa uyguladığı politika gereğince İsrail’e destek veren devletlere yaptığı petrol ithalatını durdurdu. Uygulanan bu ambargo, 1 Eylül’de, Hartum Önergesi’nin yayımlanmasıyla kaldırıldı.

1973 Arap-İsrail Savaşı’nda ABD’nin İsrail’e destek vermesi üzerine Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü üyesi devletlerle birlikte, İsrail’e destek veren ülkelere karşı 15 Ekim 1973’ten başlayarak ikinci kez petrol ambargosu koydu. Bununla beraber OPEC üyesi ülkelerle birlikte dünya petrol fiyatlarını yükselterek ülkeye giren kaynakların arttırılmasına karar verildi. Ambargoyla birlikte dünya ekonomisinde büyük bir kriz yaşandı. Birkaç ay sonra, 17 Mart 1974’te Washington’da yapılan petrol zirvesiyle ambargo kaldırıldı. 1970’lerde kamulaştırılmaya başlanan Kuveyt Petrol Şirketi’ndeki hükûmet iştiraki 1974’te %60’a çıkarılırken, kalan %40’lık kesim BP ve Gulf Oil arasında eşit olarak paylaştırıldı.

1982’de, Souk Al-Manakh borsasının çöküşünün ardından ülkede ekonomik kriz yaşandı ve petrol fiyatlarında artış görüldü. Fakat kriz kısa sürede aşıldı ve Kuveyt’teki petrol üretimi gittikçe artarak, İran-Irak Savaşı sebebiyle İran ile Irak’ta düşen petrol üretiminden kaynaklanan boşluğun doldurulması sağlandı. 1980’de başlayan savaşta önceleri tarafsız kalan Kuveyt, sonraları maddi yönden Irak’ı destekledi. Bunun yanında Irak’a gönderilen savaş malzemelerinin de kendi üzerinden geçmesine olanak sağladı. 1983’te, ülkede seri halinde yaşanan altı bombalı saldırı sonucunda beş kişi hayatını kaybetti. Saldırıyı üstlenen Şii Dava Partisi, İran ile yaşanan savaş sırasında Kuveyt’in Irak’a verdiği destekten dolayı saldırıyı gerçekleştirdiğini açıkladı. Eylül 1987’de İran, Kuveyt’e İpekböceği füzeleri ile saldırılar düzenledi. 5 Nisan 1988’de, Bangkok’dan Kuveyt’e sefer yapan ve Kuveyt Kraliyet Ailesi’nin üç üyesinin de aralarında bulunduğu 112 yolculu, 422 sefer sayılı Kuveyt Havayolları’na ait Boeing 747 tipi uçak, bir grup Lübnanlı tarafından kaçırıldı. Silahlı ve el bombalı teröristler pilotu, İran’ın Meşhed şehrine iniş yapması için zorlarken, aynı zamanda Kuveyt’te tutulan 17 Şii gerillanın serbest bırakılmasını talep ettiler. Meşhed’e inildikten sonra Ürdünlü bir yolcuyu serbest bırakan teröristler, Sırasıyla Larnaka ve Cezayir’e iniş yapan hava korsanları iki Kuveytli yolcuyu da öldürdü. Kuveyt’in 17 esiri serbest bırakmayacağını açıklamasının ardından teröristlerin Cezayir’i terketmelerine izin verildi ve 16 gün süren eylem sona erdi.

Savaşta, sekiz yıl boyunca maddi yönden Irak’ı destekleyen Kuveyt, savaşın sona ermesiyle birlikte Irak’ın 65 milyon $’lık borcunun silinmesi yönündeki teklifini reddetti. Kuveyt’in petrol fiyatlarını %40 oranında arttırmasıyla birlikte her iki ülke arasında ekonomik bir savaş başlamış oldu. Irak’ın; Kuveyt’in eğimli sondaj yaparak kendisine ait Rumeyla petrol sahasından petrol çıkardığı iddiasıyla iki ülke arasındaki tansiyon daha da yükseldi.

2 Ağustos 1990’da, Irak kuvvetleri Kuveyt’i işgal ederek kendi topraklarına kattı. Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, emir Cabir Al-Sabah’ı görevden alarak Ali Hasan el Mecid’i Kuveyt valisi olarak atadı. Irak işgali sırasında, yaklaşık 1.000 Kuveytli sivil öldürülürken 300.000’den fazla kişi ülkeyi terketti. Diplomatik görüşmelerin sonuç vermemesi sonunda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından ABD’nin başı çektiği 34 ülkeden meydana gelen koalisyon güçleri oluşturuldu. Koalisyon güçleri; 17 Ocak 1991’de, Irak kuvvetlerini Kuveyt topraklarından çıkarmak amacıyla düzenledikleri Çöl Fırtınası Operasyonu ile Körfez Savaşı’na dahil oldu. 6 hafta sonra, 26 Şubat 1991’de, koalisyon güçleri başarıya ulaştı ve Irak güçlerinin ülkeden çekilmesiyle birlikte emir, yetkilerine yeniden kavuştu. Sonrasında ise Kuveyt, koalisyon güçlerine hizmetleri karşılığında 17 milyar $ ödeme yaptı.

Irak kuvvetleri Kuveyt’ten çekilirken 737 petrol kuyusuna zarar verip, bunların 600 kadarını ateşe verdi. Irak işgalinin ardından yapılan tahminler sonucu yaklaşık 5-6 milyon galon (950.000 m³) petrolün yandığı belirlendi.

Petrol ve kurum tabakası Basra Körfezi’nin tamamını etkiledi ve 25 ila 50 milyon galon (7.900.000 m³) petrolden meydana gelen "petrol gölleri" oluştu. Bu petrol tabakası, ülke yüzölçümünün %5’lik kısmını kapladı. Toplamda 11 milyon galon (1.700.000 m³) petrol Basra Körfezi’ne dökülürken, Kuveyt’in ham petrol rezervinin %2’lik kısmına tekabül eden 96 milyon galon (1.53×1010 m³) petrol yakıldı. Yangınları söndürmek dokuz aydan uzun bir süre alırken, hükûmetin harcadığı 50 milyar $ sayesinde kuyuların tamiratı ve altyapı düzenlemeleri 2 yıl gibi bir sürede eski haline getirilebildi. Körfez Savaşı’nın ardından Kuveyt, sosyo-ekonomik, çevresel ve halk sağlığı açısından büyük bir gelişim gösterdi.

Siyaset

Kuveyt Basra Körfezi ülkeleri içinde en eski seçilmiş meclise ev sahipliği yapmaktadır. Devletin başı Emir’dir. Emir başbakanı atar ki, başbakan da genellikle kraliyet ailesine mensuptur. Bakanlar Kurulu, hükümet işlerini yürütür ve bakanların sayısı meclis üyelerinin sayısının 1/3’ünden fazla olamaz. Meclis başbakanı veya kabinedeki bakanları görevden alma yetkisine sahiptir. Anayasaya göre yeni bir veliahtın tahta çıkması için meclis tarafından onaylanması gerekmektedir. Meclis 50 üyelidir ve 4 yılda bir yenilenir. Son reformlarla birlikte kadınlar da oy kullanma hakkına sahip olmuş ve seçmen sayısı 139.000’den 339.000’e çıkmıştır. Yakın bir zamanda Başbakan Şeyh Sabah el-Ahmet el-Sabah kabinede bir kadın bakanın yer alacağını duyurmuştur.

11 Kasım 1962’de kabul edilen ve günümüzde de yürürlükte olan anayasayla birlikte emirin yetkileri kısıtlandı. Dört yıllığına seçilen 50 üyeden meydana gelen bir meclis oluşturuldu ve hükûmetin yalnız aile üyelerinden oluşmasının önüne geçildi. Ocak 1965’te yeni hükûmet seçim yerine veliaht prens tarafından kuruldu. Abdullah III Al-Salim Al-Sabah’ın 24 Kasım 1965’teki ölümü üzerine ülke yönetimi, kardeşi Sabah III Al-Salim Al-Sabah’a geçti. Al-Sabah, başbakanlık görevini Cabir III Al-Ahmet Al-Cabir Al-Sabah’a bıraktı.

29 Ağustos 1976’da emir Al-Salim Al-Sabah tarafından meclis dağıtılarak basın üzerinde sıkı bir denetim kuruldu. 31 Aralık 1977’de Al-Salim Al-Sabah’ın ölümü üzerine ülkenin yeni emiri Cabir III Al-Ahmet Al-Cabir Al-Sabah oldu. Yeni emir, veliaht prens Saad I Al-Abdullah Al-Salim Al-Sabah’ı, 8 Şubat 1978’de başbakan olarak atadı.

Ağustos 1980’de emir Cabir, yeni bir parlamento kurma çalışmalarına başladı. Yeni bir seçim yasası kabul edildi. 23 Şubat 1981’de yapılan seçimler, rejim yandaşlarının zaferiyle sonuçlandı.

Coğrafya

Kuveyt toprakları genelde düz veya hafif dalgalıdır. Bu monoton yapıyı tek tük tepeler veya hafif çukurluklar biraz değiştirir. Deniz seviyesinden itibaren yükseklik, güneyde 305 m’ye ulaşır. Jal az-Zawr arazi bloku, Kuveyt Körfezinin kuzeybatı kıyılarını meydana getirir ve deniz seviyesinden en fazla 145 m yüksekliktedir.Kıyı kesiminde geriye kalan arazi, büyük, tuzlu bataklıklarla kaplıdır. Kuveyt’in kuzey, batı ve merkez bölgelerinde “playas” denen çöl havzaları vardır. Bunlar kış yağmurlarıyla dolar. Böylece Bedevilerin önemli su kaynaklarını meydana getirirler.

Arap Yarımadası’nın kuzey doğusunda yer alan Kuveyt, dünyadaki en küçük kıta ülkeleri arasındadır. Engebesiz bir yapı gösteren ülke topraklarının çoğunı Arap Çölü kaplamaktadır. Ülkenin en yüksek noktası ile ortalama yüksekliği arasında 306 m gibi küçük bir fark bulunmaktadır. Dokuz adaya sahip olan Kuveyt’te, Failaka Adası dışındaki adalarda yerleşim yapılmazken, kapladığı 860 km² alanla Bubiyan, ülkedeki en büyük ada konumunda olup anakaraya 2.380 m. uzunluğundaki bir köprüyle bağlanmaktadır. Topraklarının çoğu tarıma elverişli olan ülkenin 449 km uzunluğundaki kıyı şeridi boyunca yer yer yeşil arazilere rastlanmaktadır.

İçerdiği petrol sahaları bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Kuveyt’teki Burgan sahasında ülkede çıkarılan toplam petrolün 70 milyon galonluk (1,1×1010 m³) kısmı elde edilmektedir. 1991’deki Kuveyt petrol yangınları sırasında ülke genelinde 500’ün üzerinde petrol gölü oluşmuş ve yaklaşık 35,7 km² alana yayıldı. Meydana gelen kirlilik yüzünden ülkenin doğu ve güneydoğu kısımlar yaşanamaz hale geldi. Körfez Savaşı sonucunda oluşan petrol sızıntıları ülkenin deniz kaynaklarını da şiddetli biçimde etkiledi.

Din ve İnanç

Kuveyt’ın yüzde 99’luk büyük çoğunluğu Müslümandır. Sünniliğin yaygın olduğu Müslüman nüfus içinde Şiilik farklı İslami mezhepler de anlayışla karşılanmaktadır.

İklim

Mart’ta başlayan ilkbahar, nadir olarak gerçekleşen sağanak yağışlara rağmen ılık geçmektedir. Kuzeybatıdan esen rüzgarlar sonbahar ve kış aylarında soğuk; ilkbahar ve yaz aylarında ise sıcak hava getirir. Güneydoğudan esen rüzgarlar genellikle sıcak ve nemli olup, Temmuz ile Ekim arasında etkisini gösterirken; aynı yönden esen sıcak ve kuru rüzgarlar ise ilkbahar ile yaz mevsiminin başlarında etkisini gösterir. Kuzeybatıdan esen ve şimal adı verilen rüzgarlar ise Haziran ve Temmuz aylarında etkili olup, kum fırtınalarına yol açmaktadır.

tb

Demografi

Kuveyt’te her 100 kadına 143 erkek düşer, 25-54 arasında bu oran 175’e kadar çıkar. Bu oranlar Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’den sonra erkeklerin aleyhine olan dünyanın en yüksek dördüncü cinsiyet oranlarıdır.

Tabii Kaynaklar

Bitki örtüsü ve hayvanlar: Bitki örtüsünü son senelerde cadde başlarında ve parklarda yetiştirilen ve devamlı sulanan akasya ve hurma ağaçları ve Kuveyt şehrinin yeşil kuşağı hariç fundalık, küçük çalılık ve ilkbaharda çabuk gelip geçen otlar meydana getirir. Tuzlu bölge bitkileri kıyıdaki bataklıklar boyunca büyür. Yabani hayvan olarak çöl ceylanı ve faresine rastlanır.

Madenler: Ülkede petrol hariç, herhangi bir maden yoktur. Geniş bölgeleri kaplayan kumluklar ekonomik maksatlarla kullanılabilecek halde değildir.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Ülke nüfusu 1.190.000’dir. Yerli halk Arap’tır. Yerli halkı, topyekun bir aile gibidir. Çalışmak için gelen yabancı işçi, teknisyen, işletmeciler, yerli halktan daha çoktur. İşgücünün % 80’ini yabancı işçiler meydana getirmektedirler. Bunlar Filistinliler, Suudi Arabistanlılar, Mısır, Irak, Hind ve Pakistanlılardır. Yabancılar, mülk sahibi olamadıkları gibi, siyasi hakları da yoktur.

Önemli şehirleri arasında Havalli, Salimiya yer alır. Başşehir Kuveyt, dünyanın en modern şehridir. Fakat 1991’de Irak’ın işgaliyle şehir büyük tahribat görmüştür. Petrolden sağlanan gelir yüzünden, ülkede hayat seviyesi çok yükselmiştir. Eğitim ve sağlık hizmetleri parasızdır.

Eğitimi: Kuveyt’te, son zamanda gelişen eğitim imkanlarından faydalanılmış, yetişkinlere sadece okuma yazma öğretilmekle kalmayıp, faydalı bir ihtisasın da kazandırıldığı eğitim ve öğretim merkezleri kurulmuştur.

Öğretim tamamıyla ücretsizdir. Öğrencilere, yemek, kitap, okul elbisesi, okula gidip gelmek için araç ve sıhhi bakım da karşılıksız olarak sağlanır. Devletin eğitim sistemi, anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite olarak 5 seviyede düzenlenmiştir. Ülkede 1962’de kurulan bir üniversite ve bir teknik okul vardır. Halkın % 36’sı okuma yazma bilmemektedir.

Dini: Kuveyt halkının büyük bir çoğunluğu Müslümandır. Fakat bunun yanında Hindu ve Hıristiyanlar da vardır. Anayasayla tam bir inanç hürriyeti sağlanmıştır.

Dili: Halkın kullandığı dil ve resmi dil aynı olup, Arapçadır. Devlet okullarında ikinci temel lisan olarak İngilizce öğretilir. Hindu, Urdu ve Farisi dilleri de yaygındır.

Festivaller

Kuveyt Festivali

Müslüman bir ülke olan Kuveyt’te Kurban ve Ramazan Bayramları aynen ülkemizde kutlandığı coşkuyla kutlanmaktadır. Bunların dışında Kandiller ve Hz Muhammed’in doğum günü de kutlanan dini günler arasındadır.

Ulusal bağımsızlığın kazanıldığı 25 ve 26 Şubat da tıpkı milli bayramlarımız gibi kutlanmaktadır. Bunların dışında şubat ayında baharın gelişini Hala Şubat adlı etkinlikle kutlarlar. Haziran ayında Kuveyt Jazz Festivali başkentte gerçekleşir, aralık ayında ise ulusal kısa filmlerin sergilendiği bir film festivali düzenlenir.

Ekonomi

Kuveyt’in ekonomisine petrol hakimdir.

Tarım: Ülkede tatlı su kaynağının az olması yüzünden tarım gelişmemiştir. Toprakların ancak % 3’ü tarıma elverişlidir. Halkın % 2’si tarımla uğraşmaktadır. Devlet tarafından desteklenen hayvancılık, ancak küçük çiftliklerde yapılmaktadır. Koyun, keçi ve kümes hayvanları yetiştirilmektedir.

Balıkçılık: Petrol bulunmadan önce balıkçılık başta gelen ve gelişen bir sanayi kolu idi. Basra Körfezinde bol miktarda balık avlanır. Halkın beslenmesinde balık önemli bir yer tutar. Yakalanan karidesler, Avrupa ve Amerika’ya satılır.

Sanayi: Ülkede, petrol üretimi sanayie hakimdir. Kuveyt, ABD, Rusya Federasyonu ve Venezuella’dan sonra dördüncü en büyük petrol üreticisidir ve ihracatta Venezuela’dan sonra ikinci sırayı alır. Petrol rezervleri bakımından dünyada başta gelir. Sanayi tesislerinin büyük kısmını petrol rafineleri meydana getirir. Kuveyt’te yeni kurulan diğer sanayi dalları ise çimento, pil, elektrik kabloları, plastik tüpler, şekerleme, boya, sıvı, gaz ve tuğla sanayiidir. Bunların çoğu küçük çaptadır. Mevcut yol, liman, santral ve su tesislerinin bulunduğu ash-Shuaybah sanayi bölgesi inşa halindedir.

Deniz mahsulleri pazarlama fabrikaları, amonyak-üre fabrikaları, Petro-kimya tesisleri ve çimento fabrikaları gibi büyük kuruluşları da vardır. Irak’ın 1991 işgalinden sonra bütün sanayi kuruluşları harap oldu.

Ticaret: Elde edilen petrolün büyük kısmı dışarıya satılır. Dışarıdan en çok besin ürünleri ve su ithal eder. Ülkede su petrolden daha pahalıdır. Kuveyt dış ticaretini ABD, Japonya ve Batı Avrupa ülkeleri ile yapmaktadır.

Ulaşım: Ülke ulaşım bakımından düzenli bir karayolu şebekesine sahiptir. 3871 km’lik karayolunun tamamı asfalttır. Ülkede her beş kişiye bir otomobil düşmektedir. Demiryolu yoktur. Hava ulaşımı devlete bağlı Kuveyt Havayolları ile sağlanmaktadır. Deniz ulaşımı çok gelişmiş olup, büyük tonajlı tankerlerin yük alıp boşaltmak için yanaşacakları büyük limanlar vardır.

Mutfak

Kuveyt Mutfağı

Kuveyt mutfağı Arap, İran, Hint ve Akdeniz mutfaklarının birleşiminden oluşur. En popüler yemeklerinden olan “machboos”, basmati pirinciyle hazırlanır, et ya da tavukla servis edilir, baharatla zenginleştirilir. Deniz ürünleri özellikle de balık Kuveyt mutfağının önemli gir parçasıdır. Khubz adı verilen pideleri çok meşhurdur. Genelde mahyawa denilen balık sosuyla servis edilir.

Kuveyt’teki Türk Elçiliği

KUVEYT BÜYÜKELÇİLİĞİ

Adres: AL DAIYAH, EMBASSIES AREA PLOT NO: 16 YEMEN STREET KUWAIT POSTA ADRESİ: TURKISH EMBASSY, P.O.BOX: 20627, SAFAT 13067 KUWAIT

Telefon: 00 965 2253 1466 – 00 965 2253 1785 – 00 965 2256 4029

Faks: 00 965 2256 0653 – 00 965 2256 0403

embassy.kuwait@mfa.gov.tr
T.C. Dışişleri Bakanlığı Kuveyt Büyükelçiliği

Kuveyt

Kuveyt

.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın