Ülkeler

Malta Cumhuriyeti

Malta
Başkent Valletta
Resmî diller Maltaca, İngilizce
Yönetim Şekli Parlamenter Cumhuriyet
Yüzölçümü 316 km²
Nüfus 413.609
Nüfus Yoğunluğu 1308.8/km²
Para birimi Euro (€) (EUR)
Zaman dilimi OAZD (UTC+1) – OAYZD (UTC+2)
Telefon kodu +356
İnternet TLD .mt

Malta ya da resmî adıyla Malta Cumhuriyeti (Maltaca: Repubblika ta’ Malta), Güney Avrupa’da, Orta Akdeniz’de yer alan, Sicilya’nın güneyindeki adalar devleti. Malta takımadaları 3 büyük, 2 küçük adadan oluşur. Büyükleri: Malta, Gozo ve Comino. Takımadalar arasında en büyüğü olan Malta 237 km², Gozo 68 km² ve Comino 2 km² yüzölçümüne sahiptir.

Malta Bayrağı

Malta Bayrağı Zemin beyaz (gönder tarafı) ve kırmızı olmak üzere iki eşit dikey şeritten oluşur. Bayrağın gönder kısmının üst tarafında Aziz George’u temsil eden haç kırmızı renk ile çevrelenmiştir.1964’ten beri yürürlükte.

Malta Armasi

Malta Armasi

Malta arması Malta devletince günümüzde kullanılan arma. Arma 1988 yılında kabul edilmiş olup armada bir kalkan içine Malta bayrağı yerleştirilmiş olup kalkanın üstünde taştan bir kale , sol köşede zeytin sağ köşede palmiye yaprağıyla çevrelenmiştir.Armadaki zeytin yaprağı barışı , palmiye yaprağı ise geleneksel Malta kültürünü simgeler.Armanın alt köşesinde Maltaca Malta Cumhuriyeti yazmaktadır.
Tarih

Tarih öncesi

Malta’da ilk yaşayan insan belirtileri 1. Neolitik Döneme dayanmaktadır. Yeni Taş Devri insanlarının varoluş kanıtlarına Malta’nın güneyinde, Birzebbuga’nın yakınındaki Ghar Dalam mağarasında rastlanmaktadır. Arkeologlar bu bölgede önceki dönemlerden kalma geyik, hipopotam ve bodur fillerin kalıntılarını da keşfetmişlerdir. Bu kalıntılar, Malta’nın günümüz Avrupa ve Afrika kıtalarına bağlı olduğu dönemlere aittir. Takip eden koloniler, büyük ihtimalle Sicilya’dan geldikleri tahmin edilen, tapınak inşa eden ırklar (topluluklar) getirmişlerdir. O dönem yaşamış olan Maltalılar, binlerce yıldan sonra bile bugün hala ayakta kalabilmeyi başarmış, hayat tarzları ve medeniyet düzeyleri hakkında bizleri hayrete düşüren yapılar bırakmışlardır.

Araştırmacılar Ggantija’da (Gozo) bulunan tapınakların yeryüzünün en eski, tek başına ayakta durabilen abideleri olarak nitelendirmektedirler. Restorasyon çalışmaları nedeniyle geçici olarak kapalı olan Paola’daki Hypogeum, tarih öncesi dönem mühendisliğinin olağanüstü başarısının bir göstergesi olarak, kayalardan oyulmuş odalar ve labirent geçişleriyle türünün tek yeraltı tapınağıdır. Diğer tapınaklar Mnajdra, Hagar Qim, Tarxien görülmeye değer pek çok yer gibi Malta’nın "Kutsal Ada" oluşu teorisini doğrulamaktadır.

Eski Medeniyetler

Megalitler, Ggantija

MÖ 800 ile MS 870 yılları arasında Malta, adadaki varlıklarına dair belirgin izler bırakan ve art arda gelen medeniyetlerin beşiği olmuştur.

MÖ 8. yüzyılda Fenikelilerin adaya gelmesi tarih öncesi çağların sona ermesi ve Malta’nın tarih sayfalarına girmesinin müjdecisi olmuştur. Yeni hükümdarlarının ticari becerileri sayesinde Akdeniz komşularıyla artan ilişkiler ve ticaretin getirdiği yararlarla Malta Adaları’nın yalnızlığı da sona ermiştir. Fenikelilerin bölgedeki hakimiyeti MÖ 5. yüzyılda yavaş yavaş sönmeye başlamış ve yerini onları takip eden Kartacalılara bırakmıştır. Kartacalılar MÖ 480 dolaylarında Malta’yı devralmış ve yaklaşık iki yüzyıl hakimiyetlerini sürdürmüşlerdir.

MÖ 218 yılında Malta Adaları, bölgeye baştan başa yayılarak büyük bir imparatorluk olan Romalıların bir parçası olmuştur. Romalılar döneminde meydana gelen en önemli olay ise hiç şüphesiz MS 60’daki St.Paul gemi kazası ve akabinde de yerel nüfusun yeni bir din olan Hristiyanlığa geçmesidir. MS 4. yüzyılın sonlarına doğru Malta Doğu Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine geçmiştir.

Malta'da bulunmuş, ilkel fil iskeleti

Arap hakimiyetinin 1090 yılında Normanların istilası ve adayı fethetmesiyle sona ermesine rağmen etkileri 13. yüzyılın sonlarına kadar devam etmiştir. "Norman" dönemi nispeten kısa sürmüştür ve bu dönemden sonra Malta art arda gelen hükümdarlar dönemine girmiştir.

Şövalyeler

Neolitik dönemden yüzlerce yıl sonra 1530 yılında adaya gelen St.John’un emrindeki şövalyeler beraberlerinde bambaşka, zengin bir kültür getirdiler. St. John şövalyelerinin tarihi, 11. yüzyılın ortalarında başlar. Şövalyelerin gerçek görevi, savunma yapmak, Hristiyan hacılara kutsal topraklara kadar refakat etmek ve zor durumda olan insanlara yardımda bulunmaktı. Fakat daha sonraları amaçları değişti. Hristiyan olmayanlara saldırmak en büyük görevleri haline geldi. Şövalyeler Hristiyanlık dininin askerleri durumuna geldiler. Kutsal topraklardaki bütün kaleleri, büyük arazileri, her şeyi ele geçirdiler ve bir donanma kurdular.

1291’de Müslümanların gelişiyle, şövalyelerin durumu değişti.Rodos’u geri alarak Türklere karşı iki yüzyıl mücadele ettiler ama 1522’de Kanuni Sultan Süleyman Rodos’u ele geçirerek, şövalyeleri adanın dışına sürdü. Yeni bir vatana ihtiyaç duyan şövalyeler 1530’da imparator V.Charles’in verdiği imtiyazlarla Malta’ya yerleştiler. Gelir gelmez ticareti ve sosyal ilişkileri geliştirmeye başladılar, yeni hastaneler yaptılar, en önemlisi de adada güçlü bir kalkınma hareketi başlattılar. Fakat Kanuni Sultan Süleyman, Avrupa’nın geçiş yolları üzerinde bulunan Malta’yı da imparatorluk sınırlarına katmak istiyordu. 1565’te güçlü bir donanma ile Malta’ya geldi ve kuşatma başlattı.

Osmanlılar tarafından yapılan Malta Kuşatması, 1565

Kuşatma 4 ay kadar sürdü. Sonunda Sicilya’dan gelen yardımla şövalyeler galip geldiler. Şövalyeler bu savunmayla Güney Avrupa’nın ve Hristiyanlık aleminin güvenini kazandılar. Türklere karşı kazanılan bu zaferden sonra, Malta ve Gozo’yu büyük bir şevkle geliştirmeye başladılar. Adalar, bu dönemde mimarlık, sanat ve kültür açısından altın devrini yaşadı. Malta’daki pek çok görkemli yapı bu dönemin eserlerindendir.Valletta şehri, ismini şövalyelerin büyük ustası Jean Parisot De La Vallette’den almıştır. Valletta en erken dönem raylı sistemin kullanıldığı şehirlerden biridir.

Fransızlar

Malta’daki Fransız hakimiyeti kısa ve inişli çıkışlı olmuştur.1798’de adaya gelen Napolyon ve kuvvetleri adalılar tarafından başta iyi karşılanmışlardı. Buna rağmen St. John şövalyeleri tarafından,Fransa’dan gelen devrimci fikirler nedeniyle hiç sevilmediler.

Yeni hakimlerin getirdiği radikal değişiklikler hala kilise ve soylular tarafından yönetilen ve her iki kuruma da sadık yerlilerin gözüne fazla göründü. İlkokulların kurulması ve bunun gibi olumlu yasalar bunu kiliseye karşı bir hareket olarak nitelendiren halkta dengesizlikler yarattı.

Eylül 1800’de Malta’nın özgürlüğüne kavuşmasına yardımcı olmaya gelen Britanya kuvvetlerinin kuşatmasına kadar Fransızlar gelişlerinden 3 ay sonra ayaklanan halk tarafından Valletta ve Three Cities’in gerilerine sürülmüş ve orada kalmışlardır. Böylece Britanya filosu Grand Harbour’a girmiş ve 1,5 yüzyıl oradan ayrılmamıştır.

Britanyalılar

II. Dünya Savaşı sırasında, Britanya egemenliğinde olan Malta, ağır bombardımana maruz kalmıştır.

Britanya hakimiyetinin Malta tarihinde önemi büyüktür. Fransızların kovulması için Maltalılara yardım eden İngilizler kendilerini adanın hakimi olarak buldular fakat başta toprakları ellerinde tutup tutmamakta tereddütlüydüler.

1802’de yapılan bir anlaşmayla Malta’nın St. John düzenine geri dönmesine karar verilmiş ancak halk eski hükümdarlarına geri dönme taraftarı olmamış ve İngiliz himayesi altında kalmak istemiştir. 1814’te imzalanan Paris Anlaşması’yla İngiliz İmparatorluğu’na katılan Malta, İngiltere için Doğu’ya bir atlama taşı olarak stratejik önemini korumuştur.

21 Eylül 1964 yılında bağımsızlığını ilan eden Malta’da İngiliz kuvvetleri 31 Mart 1979 tarihine kadar varlıklarını korumuşlardır.

Günümüz Tarihi

Malta, 1964’te bağımsızlığını kazanmasının ardından Milliyetçi Parti yönetimine geçmiş, aynı yıl İngiliz’lerle yapılan bir anlaşmayla,İngiltere’nin askerlerini beş yıl içinde geri çekmesi kararlaştırılmış, 1965’te de Avrupa Konseyi’ne üye olmuştur.

1971 seçimlerinde İşçi Partisi iktidara gelmiş ve hükümeti İngiliz egemenliğine karşı mücadele eden Dominic Mintoff kurmuştur. Yeni hükümet dış politikada köklü değişikliklere gitmiş, Amerikan savaş gemilerinin Malta’ya uğraması yasaklanmış, Libya ile iyi ilişkiler kurulurken, Sovyetler Birliği ve Çin’e yaklaşılmış, bu durum NATO’nun yapmayı vadettiği yardımın üçte ikisini, İngiltere’nin de geri kalanını ödemesini sağlamıştır. İç politikada 18 yaşındaki gençlere oy hakkı verilmiş, eşit işe eşit ücret ilkesi benimsenmiş ve 1974’te İngiltere adına bir vali tarafından yönetilen Malta’da cumhuriyet ilan edilmiş devlet başkanlığına Antony Joseph Mamo seçilmiştir.

1976 seçimlerinde devlet başkanlığına Anton Buttigie getirilmiş, genel seçimlerde İşçi Partisi iktidarını korumuştur. Başbakanlık görevini sürdüren Dominic (Dom) Mintoff, Arap ülkelerine daha yakın bir politika izleyerek, Avrupa ile Arap ülkeleri arasında bir köprü olmaya çalışmış, Arap ülkelerinden Libya ve Cezayir, Batı ülkelerinden İtalya ve Fransa’nın Malta’nın tarafsızlığını garanti etmelerini sağlamak istemiştir.

1979’da, İngiliz askeri üsleri boşaltılmış, NATO’dan alınmış borçların ödenebilmesi için Fransa ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne başvurulmuş ve Çin HC’den alınan yardım giderek artmıştır. 1980’de Libyalı danışmanlar ülkeden sınır dışı edilmiş, ardından, İtalya ile Malta’nın tarafsızlığını gerekirse askerle korumayı güvenceye alan bir savunma antlaşması imzalanmıştır. 1981’de de eski NATO sarnıçlarından Sovyetler Birliği’ne yararlanma hakkı verilmiştir. Aynı yıl yapılan seçimlerde İşçi Partisi, Milliyetçi Parti’den daha az oy almasına karşın, seçim sisteminin sonucu iktidarını sürdürmüş, ancak 1987 Mayıs’ında yapılan seçimleri kazanan Milliyetçi Parti 14 yıllık İşçi Partisi iktidarına son vermiştir.

1 Mayıs 2004’te Avrupa Birliği’ne üye, 1 Ocak 2008’den itibaren de Avro Alanı’na dahil olmuştur.

Coğrafya

Malta’da hiç dağ ya da akarsu bulunmamaktadır ve adanın karakteristik özelliğini teraslanmış alanları ve bir dizi alçak tepeleri teşkil eder. 137 kilometre uzunluğundaki kıyılarında ise güzel kumsallara sahip pek çok koyları ve limanları vardır.

İklim

Malta Adaları, yumuşak geçen kışları ve sıcak yaz sezonuyla sağlıklı bir iklime sahiptir. Soğuk rüzgarlar, kar, don ve sis Malta’da bilinmeyen terimlerdir. Nisandan sonra seyrek olmakla birlikte yazın neredeyse hiç rastlanmayan yağışlar en çok Eylül ile Nisan ayları arasında görülür.

Sıcaklık kış aylarında (Kasım – Nisan) ortalama 14.3 °C, yaz aylarında (Mayıs- Ekim) ise ortalama olarak 32.6 °C civarındadır. Malta adaları, sıcak yaz günleri ve gecelerinde denizden esen serin meltemlerle, Temmuz ayı ortalarından Eylül ayı ortalarına kadar devam eden sıcaklığın yüksek olduğu dönemlerde bile, nadiren aşırı sıcaklara maruz kalır.

Tarlaların çoğunluğu küçük ve az eğimlidir. Fakat yağış eksikliği ve ters arazi koşullarına rağmen tarım gelişmiştir.

Akdeniz ikliminin hakim olduğu Malta’da kışlar serin ve yağmurlu geçerken yazlar sıcak ve kuru geçer. Ülkede en sıcak aylar temmuz-eylül ayları arasındaki dönemdir. Yağmur özellikle kış aylarında çok kısa süreli olarak görülür. Nisan başından itibaren ekim ayının ortalarına kadar sıcaklık çok yüksek olsa da deniz meltemi sayesinde sıcaklığın etkisi hafifler. Sıcaklık kış aylarında ortalama 9,5 derece, yaz aylarında ise 30,6 derecededir. Ülkede yıllık yağış miktarı çok düşüktür.

Ekonomi ve gelirler

Malta ekonomi olarak sıkıntı çekmeyen bir ülkedir. Ülkede evsiz bulunmamaktadır. Nüfusun yoğun olmaması sebebiyle halkın refah düzeyi normaldir.

Ülkenin gelirlerinin yaklaşık %97 sini turizm oluşturmaktadır. Özellikle dil okullarının bunda etkisi vardır. Ülkede 50 den fazla dil okulu bulunmaktadır.

Gelirlerin geri kalan kısmı ise ufak çaplı ihracattır. İngiltere, Çin Halk Cumhuriyeti, Libya ve Suudî Arabistan ile ekonomik açıdan iyi ilişkiler içerisindedir.

Malta Mutfağı

Malta Mutfağı

Malta’nın geleneksel mutfağı balık ve sebzeden oluşur. Ülke mutfağı birçok kültürün etkisinden dolayı zengin ve çeşitlidir. Sicilya mutfağına çok benzemekle birlikte, Arap, İtalyan, İspanyol ve İngiliz mutfaklarından etkilenmiştir. Salata, sebzeler ve kırmızı şarap, yemeklerde önemli yer tutmaktadır. Ayrıca tavşan etiyle yapılan yemekler çok meşhurdur. Ada ülkesi olmasından dolayı çok sayıda deniz ürünü yemeğine sahiptir. Sezona göre farklı balık çeşitleri bulunan ülkede mürekkep balığı türlü gibi yapılır. En çok yenen balık, bir tür istavrit çeşidi olan Lampuka’dır.

Ayrıca Malta’da çorba çeşitleri de meşhurdur. Sebze çorbaları Minestra, kabaktan yapılan Quarabaghli, biber, sarımsak, domates ve pirinçten oluşan balık çorbası Aljotta, içinde domuz eti, sirkeye yatırılmış baharat, yumurta ve ekmek bulunan sığır etinin yuvarlatılmış şekli Bragioliçorba türlerinden birkaçıdır. Kapunata ise bir çeşit vejetaryen yemek çeşididir. Ravjul da Malta’ya uyarlanmış haliyle karşımıza çıkar ve etsiz haliyle servise sunulur.

Ayrıca Malta’da çorba çeşitleri de meşhurdur. Sebze çorbaları Minestra, kabaktan yapılan Quarabaghli, biber, sarımsak, domates ve pirinçten oluşan balık çorbası Aljotta, içinde domuz eti, sirkeye yatırılmış baharat, yumurta ve ekmek bulunan sığır etinin yuvarlatılmış şekli Bragioliçorba türlerinden birkaçıdır. Kapunata ise bir çeşit vejetaryen yemek çeşididir. Ravjul da Malta’ya uyarlanmış haliyle karşımıza çıkar ve etsiz haliyle servise sunulur.

Ross Fil-Fornoi fırınlanmış domuz yağlı pirinç, soğan, kıyma ve domatesten oluşur. Keçi sütünden imal edilen küçük peynir Gbejnietönemli atıştırmalık çeşitlerindendir. Pastizzi ve Qassatatda çok sevilen atıştırmalık çeşitlerindendir. En çok bilinen Malta tatlısı bademden yapılan Helwa tat Tork’tur. Imqaret hamur çantasıdır ve içi hurma ile doldurulur. Paskalya döneminde özellikle yapılan tatlı çeşidi bademli macun olan Figolli’dir.

Malta şarapları kaliteli ve ucuz olmalarıyla ünlüdür. En değerli şarap bugün hala adada üretilen La Vallette Vin Rouge adındaki kırmızı şaraptır. Diğer ünlü şarap çeşitleri beyaz şarap Verdala Bianco Secco, Verdala Moscato ve meyve tadında pembe renkli Verdala Rose’dir. Malta’da Hop Leaf, Blue Label ve Cisk adında üç çeşit bira üretilir. Alkolsüz içecek olarak Kinnie önerilir.

Festivaller

Malta Festivali

Malta’da her şehrin kendisine özel festivali var. Festa adı verilen bu festivaller mayıs ayında başlayıp eylül ayının sonlarına kadar hemen hemen her hafta sonu devam eder. İlkbahar mevsimi Malta’da karnaval zamanıdır. Festivallerin merkezi Valetta olsa da küçük kasabalarda da benzer partiler gerçekleştirilir. Paskalya, mart ayında Malta’da gerçekleşen büyük bir kutlamadır.

Grand Harbour mevkinde gerçekleştirilen Uluslararası Havai Fişek Festivali nisan ayında gerçekleştirilir. Havai fişek festivali tüm Malta genelinde birçok köy partileri için de bir başlangıç sinyalidir.

Ortaçağ Mdina Festivali bütün şehri, Ortaçağ’dan kalma bir atmosferin içine sokar ve ziyaretçilerin kendilerini şövalyelik zamanlarındaymış gibi hissetmelerini sağlar. Malta Müzik Haftası haziran ayında gerçekleştirilir.

Her yıl, tiyatro, dans, müzik ve resim gibi birçok sanat dalını içine alarak gerçekleştirilen Malta Sanat Festivali temmuz-ağustos aylarında yapılır. Açıkhava sahnesinde yerel müzisyenler ve gruplar tarafından sunulan canlı performanslar eşliğinde gerçekleştirilen Farsons Büyük Bira Festivali temmuz ayında, Malta Uluslararası Havacılık Fuarı eylül ayında, Malta Rock ve Jazz Festivali temmuz ayında, Rolex Orta Deniz Yarışı ekim ayında gerçekleştirilir.

Malta Türk Elçiliği

VALETTA BÜYÜKELÇİLİĞİ

Adres: 35, Sir Luigi Preziosi Square, Floriana-MALTA
Telefon: +356 21 22 34 24
Faks: +356 21 22 43 08

embassy.valletta@mfa.gov.tr
T.C. Dışişleri Bakanlığı Valetta Büyükelçiliği

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın