Tükenmez Kalemin İcadı

Sümerliler ile başlayan yazı macerası, Mısırlılar ve Çinlilere kadar uzanmış ve tabletlerin üzerine kazınan harflerden, mürekkebe ve kağıda evrilmişti.

Mürekkebin icadını kağıt ve kalem takip etmiş, insanlığı daha ileriye götürecek olan gelişim süreci başlamıştı. Bilginin yayılmasını hızlandıracak bu sürecin başında insanlar mürekkebi önce tüy kalemlerle birlikte kullandılar. Bunu 1846 yılında Alonzo Townsend Cross’un icat ettiği kurşun kalem izledi. O yıllarda mürekkebin yavaş kuruma sorunu ve yazı yazarken sızıntı yapan mürekkepli kalemler için henüz kimse çözüm getirememişti.

John Jacob Loud ve İlk tükenmez kalem

tb

1888 yılında bu sorunla ilgili ilk adımı atan kişi John Jacob Loud (1844 –1916) isimli bir tabakhaneci olmuştu. Loud, ucunda döner bir top olan ve mürekkep haznesinden uca doğru mürekkep akışını sağlayan bir kalem tasarladı. İlk tükenmez kalem macerası da böylece başlamış oldu. Ancak Loud’un tasarımında eksiklikler vardı ve sızıntı hala devam ediyordu. Üstelik pürüzlü yüzeylerde kolayca yazı yazılabiliyorken pürüzsüz yüzeylerde aynı başarıyı gösteremiyordu. Loud, tükenmez kalemi için patent başvurusunda bulunsa da tasarım hataları nedeniyle bu isteği kabul edilmedi ve belki de Loud’un hayatını tamamen değiştirebilecek olan bu fırsat ellerinden uçup gitmiş oldu.

Laszlo ve Georg Biro kardeşler

Loud’un bu başarısız girişimi, Macar Laszlo (29 Eylül 1899 – 24 Kasım 1985) ve Georg Biro kardeşlerin önünü açmış oldu. Gazeteci Laszlo ve kimyager olan kardeşi Georg, Loud’un icadını bir sonraki seviyeye taşıyacak kişiler olacaklardı.

Bíró'nun Birome adıyla icat ettiği tükenmez kalem.

Laszlo, mesleği gereği yazı yazmakla fazla haşır neşir biriydi ve mürekkebin sürekli damlaması ve sivri uçlu kalemlerin kağıtlarını deliyor olması onu çok rahatsız ediyordu. Bu sorunu çözmek için kardeşi Georg’la birlikte kolları sıvayan Laszlo, Loud’un tasarladığı ilk kalemden ilham alarak bir başka tükenmez kalem üretti. Tükenmez kalemde kullandığı mürekkep ise normal mürekkep değildi, çok daha çabuk kuruyan gazete mürekkebiydi. Bu da icat ettikleri kalemi çok daha kullanışlı bir hale getiriyordu.

İkinci Dünya Savaşı ve Biro kardeşlerin Arjantin’e yerleşmesi

İcat ettikleri tükenmez kalemin patentini aldıktan bir süre sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi ve Biro kardeşler savaştan kaçıp Arjantin’e yerleştiler.

Savaş başlamadan önce iki kardeşin yaşlı bir adamla sohbet etme şansları olmuştu ve bu adama yaptıkları icadı hevesle anlatmaya başladılar. Yaşlı adam bu konuyla çok ilgilenmişti ve ne ilginçtir ki o yaşlı adam Arjantin’in devlet başkanı Agustin Pedro Justo’ydu. Justo, iki kardeşe ülkelerine kalıcı olarak yerleşmek isteyip istemeyeceklerini sordu. Biro kardeşler ise teklifi kabul etmekte kararsız kalmışlardı.

Bu davetten bir yıl sonra savaş çıkınca iki kardeş başkanın teklifini kabul etmeye karar verdi. Üstelik Arjantin’de çalışmalarına devam edip icatlarını geliştirme şansları vardı.

tb

Pek çok yatırımcı tükenmez kalemle yakından ilgileniyordu ancak kardeşler gelen teklifleri reddedip icatlarını mükemmel hale getirmek için uğraştılar. Arjantin’de fabrika açıp seri üretime geçen kardeşler, başlangıçta bazı sıkıntılarla karşılaştılar. Kalemlerde hala bazı sorunlar mevcuttu ancak kısa sürede bunlara çözüm getirildi ve yepyeni bir tasarımla tekrar üretime geçtiler. Bu üretimin ardından başarı da beraberinde geldi, Biro’lar artık Arjantin’de epey ün kazanmışlardı ve işleri yolunda gidiyordu.

Kurşun Kalemin Amerikaya Gidişi

Amerikan savaş pilotları kalemlerin yüksek irtifada dahi sorunsuz bir şekilde çalıştıklarına şahit olmuş ve bu mükemmel icadı kendi topraklarına taşımışlardı. Milton Reynolds adlı bir girişimci kalemlerin tasarımlarıyla oynamış ve yasal boşluklardan faydalanarak Biro kardeşlerin patent hakkını kendi üzerine almıştı.

Yakın arkadaşı Fred Gimbel’la anlaşıp kalemin pazarlama işlerini ona devreden Milton Reynolds’ın tükenmez kalemleri kısa sürede yok sattı.

II. Dünya Savaşı sırasında Amerikan Hava Kuvvetleri, uçuş personeli için tükenmez kalemi tercih etti çünkü 3 bin metre yüksekteki basınçta diğer kalemlerin mürekkebi akıyordu.

Biro kardeşler kendilerine ait patenti 1945’te Marcel Bich adlı bir Fransız’a verdiler. Kalemleri çok daha ucuza mal eden ve şık bir tasarım geliştiren Bich, kendi markasını yaratarak dünyanın en meşhur tükenmez üreticilerinden biri haline geldi.

Kaynak:
László József Bíró – Vikipedi
Savaştan Kaçan İki Kardeşin Yolunu Mucizevi Bir Şekilde Arjantin’e Düşüren Tükenmez Kalemin İcat Edilme Hikâyesini Biliyor musunuz?

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Tarihe yön veren olaylar

İlk tekerlek

Bu konuyla alakalı olarak aşağıdaki linkten Tarihe yön veren Liderler ve insanların hangi çağlarda neler yaptıklarına ulaşabilirsiniz.

Tarihe Yön Veren Liderler ve İnsanlar

1. Tekerleğin icadı :

Tekerlek, icadı milattan önceki yıllara dayanan oldukça önemli bir araçtır. Bu süreç içinde sıklıkla savaşlarda araç olarak kullanılmış ve savaşların kaderini değiştirmiştir. Önceleri iki tekerlek olan araçlar sonraları dörde çıkmış ama hala tamamlanamamıştır. Bu dönemlerde ön tekerlekler hareket etmez biçimdedir. Zaman içerisinde akıl edilerek atlarla bağ kurulmuş ve atların hareketleriyle tekerleklerin hareket etmesi sağlanmıştır. Tekerleğin bu şekilde kullanıldığı at arabaları ilk arabalardır denebilir.

Tarihte kullanılan ilk tekerlek, M.Ö. 3500 yıllarında Sümerlerin kullandığı belirlenmiş, tekerlek ilk defa bir arabada kullanılmıştır. Bu da bir süreç sonunda gerçekleşmiş, tekerlek bir arabada kullanılana kadar 2000 yıl boyunca tekerlekten çeşitli şekillerde yararlanılmıştır.

İnsanlar ilk önce ağırlıklarını taşımak için yuvarlak cisimler kullanmış, sürüklenen ağaç gövdeleri üsütünde kızak şeklinde taşınmıştır. Bu kızaklar zamanla yuvarlanmış tekerlek halini almıştır.

Tekerlek oluşunca sabit dingillere takılarak, serbestçe dönebilen tekerlek kullanımı oluşmuştur. Tekerlek bir noktadan dünyaya yayılmış, M.Ö. 500 yıllarında İngilterede tekerlek kullanımdaydı.

Dört tekerlekli araba da iki tekerlekli araba kadar eskidir. Dört tekerlikli arabaya döner ön dingil takılıncaya kadar kullanımı zordu. Döner ön dingil takılmış, eşek ve öküz kullanan yavaş arabalar yerine at kullanılarak dört tekerlekli arabalar daha da hızlanmıştır. Bu dönemde atın çektiği iki tekerlekli arabalar savaş aracı olarak kullanılmaktadır.

Tekerleğin bir makinede kullanımı, tekerleğin değirmende kullanımıdır. Yuvarlak değirmen taşları ile un üretimi yapılmıştır. Basit dişliler ile tekerleğin kullanımı daha yaygın hale gelmiştir.

Günümüzde moder makine ve araçlarda tekerlek çok yaygın kullanıma sahiptir. İlk günden bu yana tekerlek hayatımızı kolaylaştırmaya devam etmektedir. Günümüz metroları, hızlı araçların, arabaların, fabrika makinelerinin temelinde tekerlek vardır.

Tekerlek Ne Zaman, Kim Tarafından Bulundu?

Tekerleğin bulunmasında Amerikalı başarılı arkeolog Speiser etkili olmuştur. Gawra civarında M.Ö. 3000 yıllarına ait tekerleği araştırmalar esnasında bulmuştur. İngiliz kökenli olan arkeolog Woolley ise; Ur’da M.Ö. 2950 yıllarından kalan bir mezar üzerinde çalışırken tekerlek çıkartmıştır. Eski tarihlerde nasıl bir ihtiyaç tekerleği icat etmeye neden olmuştur bilinmemektedir.

Frugier’in varsayımlarına göre Yontma Taş Çağı’nın başlangıcından itibaren insanlar taşıma aracı ihtiyacı duymuştur. Bu soruna çareler düşünülürken, kesilen bir ağacın yuvarlandığını fark etmişler ve iki ağaç kütüğünü bir araya getirerek, yüklerinin bunun üzerine koymayı akıl etmişlerdir.

Tekerleğin Tarihçesi

Tarihçilerden İngiliz Maccurdy’ye göre tekerleğin temeli, tomar adı verilen silindir halde hazırlanmış kâğıt veya deri malzemelerdir. Bu fikri, yapılan kazı çalışmaları doğrulamıştır. Kazılar sonucunda Sümerlere ait olan, M.Ö 3000 yılından öncesinden kalan kızaklar ve arabalar elde edilmiştir. Tekerleğin icadının hemen ardından muhtemelen arabalar icat edilmiştir. İki tekerleği, dingil ile bileştirmek ve demir olmadan bunu başarmak gerçekten önemli bir iştir ama yapılan kazı çalışmalarında rastlanan arabalar tam olarak böyledir. Eski insanlar, zor şartlarda ve malzeme sıkıntıyla bile arabaları icat etmeyi başarmıştır. Eski araçlarda sürücüler, ata binermiş şeklinde iki tekerlek üzerine konan bir eyer üzerine oturmaktaydı. Bu taslak hızla geliştirildi ve iki tekerli araçtan dört tekerlekleri araçlar gelişti. Ancak bu dönemde tekerleklerin ön tarafta olanları sabit durmaktaydı. Zaman içerisinde arabaları kayışlar sayesinde atlara bağladılar ve bu şekilde kullandılar. Arabaların beygir gücü ile tabir edilen durumunun da buradan geldiği düşünülmektedir

M.Ö. 2000 yılında Mezopotamya topraklarında görülen atlı arabalar, ilerleyerek Sami ırkından olan Hiksosların etkisi ile Mısır’a girmiştir. Böylece Firavun ordusunda, 1917 yılındaki ilk müttefik tankların Almanlar üzerinde meydana getirdiği korkuya ve paniğe benzer bir durum yaşanmıştır. Mısırlılar hayvan gücü olarak o sıralar öküz ve eşekten faydalanırlarken; başlarına gelen durumdan hızlıca ders çıkartmayı da biliyorlardı. İstilacı askerleri Mısır’dan çıkartır çıkartmaz, öğrendikleri savaş aracını kullanmaya başladılar. O kadar benimsemişlerdir ki Mısır tarihinin en parlak dönemlerinden kalan belgeler, Firavun’u savaş arabası üzerinde, tek eliyle dizginleri tutarken diğer eliyle düşmanın hakkından gelir şekilde göstermiştir. Bu durumu izleyen on yüzyıl süresince arabalar, savaş alanlarında fetih etmek amacına hizmet etmişlerdir.

Asurlular, M.Ö. 1000 yılında sürücünün kullandığı ve iki savaşçıyı çeken çift at ile hazırlanmış arabaları sayesinde dünyaya egemen olmuşlardır. Asur kralı Surgon, birçok şehri, güçlü savaş araçları haline gelen arabalarla kuşatmış ve fethetmiştir. Bu arabaların tekerlek üzerine oturtulmuş, ağır silahlarla şehir kapılarına saldırılar yapılmış ve başarıyla çıkılmıştır. Savaşçılar kalkanların ardına saklanırken aynı zamanda kale duvarlarının üzerine yürüyebilmiştir. Daha çok savaş döneminde faydası görülen tekerlek, sonraki süreçte hemen her taşıma aracında kullanılmış bir araçtır.

Kısacası tekerler dünyanın kaderini değiştirmiş ve tüm dengeleri yerinden oynatmıştır denebilir. Tekerlek bulunmasaydı savaşlar farklı gelişebilir ve galip olanlar farklı olabilirdi. Eski dönemlerde bu şekilde üretilen ve kullanılan tekerleğin günümüzde kullanılan tekerleğin oluşturulmasında etkisi ise tartışılmaz.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın