Karaciğer Neden Yağlanır? Karaciğer Yağlanması Nasıl Tedavi Edilir?

Karaciğer  neden  yağlanır? Karaciğer  yağlanması  nasıl  tedavi  edilir?

Sivilce, akne ve yağlı göbek gibi durumlar sonrası ortaya çıkan karaciğer yağlanmasının tam olarak neden olduğunu biliyor musunuz? Peki karaciğer yaşanması belirtileri nelerdir? Karaciğer yağlanması nasıl temizlenir? Uzman fikirleri ile beraber karaciğer yağlanmasına dair bilinmeyenleri derledik. İşte karaciğer yağlanmasına dair her şey…

Hepatosteatoz olarak bilinen karaciğer yağlanması sinsice ilerleyen bir rahatsızlıktır. Verdiği belirtiler bir çok hastalığın belirtisi olabileceğinden erken teşhis edilmesi biraz güç olur.

Özellikle obezite, diyabet ve kolesterol gibi rahatsızlıkların tetiklediği karaciğer yağlanması tedavi edilmediğinde iltihaplı karaciğer yağlanması, siroz ve hepatitin bir türü olan steatoheapatit gibi riskli hastalıklar meydana gelir.

KARACİĞER NEDEN YAĞLANIR?

Karaciğer vücuttaki yağları temizleyerek vücuttan atar. Ancak enzim dengesi bozulunca topladığı yağları vücuttan atamaz ve yağlanma oluşur. Beslenme şeklinden kötü yaşam alışkanlıklarına kadar her durumun yanı sıra bazı kronik ilaçların yan etkileri de bu hastalığın meydana gelmesini sağlar.

Hızlı kilo alıp verme ve toksin oranı yüksek besinler tüketilmesi karaciğeri olumsuz etkiler. Karaciğerin normal yağ oranında artış meydana gelir. Ayrıca kandaki yağ asitlerinden oluşan trigliserid bileşenin yağlı ve karbonhidratlı besinler dolayısıyla yükselmesi, hastalık virüs ve bakterileri de yağlanmaya neden olan faktörlerdir.

Orta yaş üstü kişilerde daha yaygın görülen karaciğer yağlanması erişkin insanlarda yüzde 30 oranda görülür. Ortalama 10 kişide birinde karaciğer enzimleri dengesi bozulduğundan ortaya çıkar.

KARACİĞER YAĞLANMASININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

– En ağır organlardan biri olun karaciğer yağlandıkça ağırlığı artan bu da alt karında şiddetli ağrılara neden olur.

– Karaciğer yağlanması artıkça ani kilo kaybı, güçsüzlük ve unutkanlık ortaya çıkar.

– Cilt yüzeyinde ani deformasyonlar yaşanır. Örneğin aşırı akne ve sivilcilenme gibi durumlar yaşanır.

– Beyindeki bellek bölümünde zayıflama ortaya çıkar.

– Terleme esnasında ağrı koku yaşanır. Aynı zamanda vücuttaki toksin oranı arttığında nefes de kötü kokar.

– Mide bulantısı ve göz kızarıklıkları da nadiren olan durumlardır.

KARACİĞER YAĞLANMASI TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Belirtiler kendini gösterir göstermez bir uzmana görünmekte fayda var. Kan tahlili ardından uzman karaciğerin enzim değerlerini kontrol eder. Ayrıca CT taraması, MR ve ultrasyon gibi tetkikler de yapılır. Bazı hastalardan ise karaciğerden örnek alınarak yapılır.

Genellikle bu hastalara ilaç tedavisi ve düzenli beslenme önerilir. Uzmanlar özellikle karaciğer yağlanması olan kişilerin gün içerisindeki su tüketimini artırmaları gerektiğini vurguluyor.

KARACİĞER YAĞLANMASINA İYİ GELEN BESİNLER

SU : Vücudun sıvı oranı karaciğeri etkileyen öenmli faktörler arasındadır. Vücuttaki zararlı toksinler sıvı oranı azalınca artar. Bu durumu engellemek için günde en az 2,5 litre su tüketilmelidir. Su karaciğerdeki toksinleri idrar yoluyla atarak yağlanmasını engeller.

AVOKADO : İçerdiği omega-3 yağ asidi karaciğerin yenilenmesini destekler. Vücutta biriken zararlı yağ asitlerini temizleyerek karaciğerin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur. Ancak uzmanlar günde bir taneden fazla tüketilmemesi gerektiğini de vurguluyor.

BRÜKSEL LAHANASI : İçerdiği sülfür bileşeni sayesinde hasara uğrayan dokuları yeniler. Aşırı hormon ve zararlı toksinleri idrar yolu ile vücuttan atar.

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ : Yapılan araştırmalarda üzüm çekirdeğinin karaciğer yağlanmasını engellediği ortaya çıktı. Vücudu toksinlerden arındıran karaciğerin yenilenmesinde yardımcı olduğundan uzmanlar her gün bir avuç tüketilmesinin fayda sağlayacağını belirtiyor.

SARIMSAK : Güçlü bir antioksidan olan sarımsakta karaciğeri yenileyen etkili besinlerden biridir. Sarımsak, karaciğerin enzimlerini doğru çalıştırarak toksinlerin vücutan idrar ya da dışkılama ile atılmasına yardım eder. Uzmanlar haftada bir kez kahvaltıdan önce bir diş çiğ sarımsak çiğnemenin etkili olacağını belirtiyor.

LİMON SUYU : Güçlü bir anti bakteriyel etkisi olan limon suyu aynı zamanda karaciğer yağlanmasını engeller. Karaciğerin yenilenmesinde yardımcı olan limon suyu ile yapılan detoksu uzmanlar haftada bir kez de olsa tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.

KARACİĞERİ YENİLEYEN DETOKS : Yarım su bardağı su, bir tane sıkılmış limon suyu, 1 adet yumurta ve bir çay kaşığı zenfecili iyice karıştırınız. Karışımı bir gün boyunca buzdolabında bekletiniz. Ertesi gün kahvaltıdan önce tüketiniz.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

30 Kasım 2018 Cuma Hutbesi – NEFİS: İYİ VE KÖTÜNÜN MÜCADELE ALANI

30 Kasım 2018 Cuma Hutbesi -  NEFİS: İYİ VE KÖTÜNÜN MÜCADELE ALANI

İL : GENEL
TARİH : 30 Kasım 2018

NEFİS: İYİ VE KÖTÜNÜN MÜCADELE ALANI
Muhterem Müslümanlar!

Varlık âleminin en nadide üyesi, vahye muhatap olan insanoğludur. Yeryüzünün en şerefli varlığı olmak, nimetin yanı sıra imtihanı da beraberinde getirir. İnsan kimi zaman korkuyla, açlıkla, canıyla ve evladıyla, kimi zaman da varlıkla, servetle, makam ve mevki ile imtihan olur. En büyük imtihanlardan birisi de insanın nefsiyle mücadelesidir. Nefis; kulun içindeki olumsuz duyguların, meşru olmayan isteklerin, kötü huy ve fiillerin kaynağıdır. Kur’an-ı Kerim’de, Hz. Yusuf’un dilinden nefsin bu özelliği şöyle anlatılır:

“Yine de ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis, Rabbimin acıyıp koruması dışında, daima kötülüğü emreder; şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.” [1]

Kıymetli Müminler!

Cenâb-ı Hak insanı en güzel şekilde yaratmış, onu selim bir akıl, sağlam bir irade ve engin bir gönül ile donatmıştır. Doğruyu yanlıştan ayırt etmesi için ona Kur’an’ı ve peygamberlerin örnekliğini bahşetmiştir. Verdiği nimetleri gereği gibi kullanmasını ve nefsinin sınır tanımayan istekleriyle mücadele etmesini emretmiştir. Tercihlerini doğrudan yana yapan, iradesine sahip olan, nefsine dur diyebilen, günahlarından arınıp kendini ıslah eden kişi, kurtuluşa erer. Nefsinin isteklerine boyun eğen, hevâsının esiri olan, aklını kullanarak arzularını kontrol edemeyen ise hüsrana uğrar. Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de bu hususu bizlere şöyle hatırlatmaktadır:

“Nefse ve onu şekillendirip düzenleyene; ona kötü ve iyi olma kabiliyeti verene yemin olsun ki, nefsini arındıran elbette kurtuluşa ermiştir. Onu arzularıyla baş başa bırakan da ziyana uğramıştır.” [2]

Değerli Müslümanlar!

Nefis, iyiyle kötünün mücadele alanıdır. İnsanlık tarihi, nefsine uyup kendini ve yaşadığı toplumu felakete sürükleyen nice örneklerle doludur. Hz. Âdem’in çocuklarından biri olan Kâbil, hırsına, hasedine yani nefsine uymuş ve kardeşi Hâbil’i öldürmüştür. Hz. Yakub’un oğulları, nefislerinin esiri olmuş, kıskançlıkları yüzünden kardeşleri Hz. Yusuf’u kuyuya atmıştır. Firavunlar, Nemrutlar, Karunlar, Ebu Cehiller hep nefislerinin peşinden koşmuş, vahyin rehberliğine sırtlarını dönmüş, kimi tahtına, kimi gücüne, kimi servetine, kimi de benliğine güvenmiş, hem dünyada zelil hem de ahirette azaba düçar olmuşlardır.

Kıymetli Müslümanlar!

Mümin için asıl olan, nefsini lanetlemesi değil, onu terbiye etmesi ve güzel huylarla donatmasıdır. Allah’ın çizdiği sınırlara, ahlâka ve vicdana aykırı olan her türlü isteğine karşı, nefsini kontrol altında tutmasıdır. İyiliğin ve iyilerin tarafında, kötülüğün ve kötülerin karşısında yer almasıdır.

Aziz Müminler!

Resûl-i Ekrem (s.a.s), bir hadislerinde şöyle buyurur:

“Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Zavallı kişi ise, nefsinin her türlü arzu ve isteklerine uyan ve buna rağmen hâlâ Allah’tan iyilik temenni edendir.” [3] O halde, geçici dünyanın aldatıcı renklerine heves eden nefsimizin peşine düşmeyelim. Aklımızı, irademizi, sabrımızı daima canlı tutalım. Hayatın bir imtihan olduğunu, ölümün ve hesabın ansızın gelebileceğini hafızamızda canlı tutalım. Yüce Rabbimizin gizliaçık her halimizi gördüğü şuuruyla yaşayalım. Böylelikle küfrün karanlığından uzak, günahın yükünden arınmış, huzurlu ve kâmil bir mümin olalım. Hutbemi Sevgili Peygamberimizin şu duasıyla bitiriyorum:“Allah’ım! Nefsime takvayı ver. Nefsimi arındır; onu en iyi arındıracak olan sensin. Onu koruyan da onun sahibi de sensin. Allah’ım! Faydasız ilimden, huşu duymayan kalpten, doymak bilmeyen nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.” [4]
[1]
Yûsuf, 12/53.
[2] Şems, 91/7-10.
[3] Tirmizî, Sıfâtü’l-kıyâme, 25; İbn Mâce, Zühd, 31.
[4] Müslim, Zikir ve dua ve tevbe ve istiğfar, 73.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Bizim Postacı Ne İyi Adamdı

Fıkra

Adam bakmış küçük oğlu Hz. İsa’nin resmi önünde dua ediyor.
– "Tanrım anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver. Güle güle anneanne…"
Bir anlam verememiş bu duaya… Ancak ertesi gün acı haber gelmiş. Anneanne sizlere ömür…
Ertesi hafta adam bakmış çocuk yine duada:
– "Tanrım anneme babama uzun ömür ver. Güle güle büyükbaba…"
Ertesi gün büyük baba da ölmüş…
Bir hafta sonra adam bakmış küçük çocuk yine duada:
– "Tanrım anneme uzun ömür ver. Güle güle baba…"
Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmiş yatmış. Tetkikler, tahliller, kalp elektrosu, röntgen çekimleri… Sapasağlam. Eve gelince bakmış karısı iki gözü iki çeşme ağlıyor.
– "Ne oldu hanım?"
– "Bizim postacı", demiş hanım. "Ne iyi adamdı. Bugün haber aldım. Ölmüş!" :D

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın