Toros Sediri – Katran Ağacı – Lübnan Sediri

Toros sediri

Toros sediri, Lübnan Sediri veya Katran ağacı (Cedrus libani), çamgiller (Pinaceae) familyasından Güney Anadolu Toroslarında yaygın görülen, ayrıca Kelkit ve Yeşilırmak vadilerinde kalıntı meşcereleri bulunan bir sedir türüdür.

40 m’ye kadar uzarlar. Genç sürgünler grimsi kahverengi, çıplak ya da hafif tüylüdür. İğne yapraklar 1,5-3,5 cm uzunluğunda, sert ve batıcıdır. Renkleri önceleri koyu yeşil, zamanla yaşlı bireylerde mavimsi yeşil renk almaktadır. Kozalakları genellikle fıçı biçimindedir. Boyları 8-10 cm, enleri 4-6 cm’dir. Kozalak pulları geniş ve tam kenarlıdır. Dış yüzeyleri hafifçe tüylüdür. Kozalakların üzerlerinde bol reçine bulunmaktadır.

Toros sedirinin ışık isteği fazladır ve yarı ışık ağacı olarak kabul edilir. Toprak bakımından seçici değildir. Daha ziyade kayalık kalkerli yamaçlarda yetişirler. Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde bulunur. Kışları ılık yerler ister.

Doğal olarak Güney Anadolu ve Lübnan’da yayılmış olup, batı sınırı Fethiye ve Köyceğiz’den başlar. Doğuya doğru Toros Dağları üzerinden uzanmakta, Göksun ve Kahramanmaraş yörelerinden bir kavisle güneye Nur Dağlarına yönelmektedir. Lübnan’da ancak Cebelübnan’da kalmıştır. Bu ana yayılışı dışında ise Kuzey Anadolu’da Kelkit-Yeşilırmak Vadisinde Erbaa yakınlarında Çatalan Köyünde ve Niksar yörelerinde 100 hektarlık adacıklar halinde bulunmaktadır. İç Anadolu Bölgesinde de Afyon-Emirdağ-Dandindere’de yayılışı vardır.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Hamile Kadının Taşı

Hamile Kadının Taşı (Arapça: Hacer el Hibla) ya da Güney Taşı, Lübnan’ın Baalbek şehrinde (Eski Heliopolis) bulunan 1.000 ton ağırlığında bir Antik Roma Monolitidir (yekpare taş blok).

Hamile Kadının Taşı

"Hamile kadının taşı" adının arkasında birden fazla hikaye vardır;

Birincisi, Baalbek halkını kandıran hamile bir kadından geldiği söylenir. Hamile kadın dev taşın nasıl taşınacağını bildiğini ama çocuğunun doğumuna kadar onu beslemeyi kabul etmeleri halinde bunu söyleyeceğidir.

İkincisi, taşı kesme ve taşıma görevinin hamile cinlere verildiği, üçüncüsü ise taşa dokunan bir kadının doğurganlıkta bir artış yaşadığı inancını yansıttığı söylenir.

Jüpiter tapınağı

Taş blok, Heliopolis tapınak kompleksinden 900 m uzaklıktaki antik taşocağında bulunmaktadır. 1996 yılında Avusturya’nın Linz şehrinden bir jeodezik ekipin topografik ölçümleri, iki monolitin Jüpiter tapınağının yapımında kullanılacağını ortaya çıkardı. Hesaplamalara göre Hamile kadının taşı 1.000 ton ağırlığındadır.

Dikdörtgen taş blok:

  • 20.31-20.76 metre uzunluk
  • Tabanda 4 metre genişlik
  • En üstte 4.14-5.29 metre genişlik
  • 4.21-4.32 metre yükseklik
  • Tahmini yoğunluk 2.6-2.8 g/cm³

İkinci Taş Blok

İkinci monolit

1990’lı yıllarda aynı taş ocağında ikinci bir antik monolit keşfedilmiştir. Ağırlığı 1242 ton olarak tahmin edildiğinde, Hamile Kadın Taşı’nın boyutunu dahi aşmaktadır. Dikdörtgen taş bloğun boyutları, biçimi gömülü kısımlarında tutarlı olduğu varsayılarak şu şekildedir:

  • 1242 ton ağırlık
  • 19.5-20.5 metre uzunluk
  • 4.34-4.56 metre genişlik
  • 4,5 metre yükseklik
  • Tahmini yoğunluk 2.6-2.8 g/cm³

Üçüncü Taş Blok – İnsan eliyle oyulmuş en büyük taş

Üçüncü monolit

2014 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından aynı taşocağında üçüncü antik bir monolit keşfedilmiştir. Ağırlığı yaklaşık olarak 1650 ton civarındadır ve bu rakam şimdiye kadar insan eliyle oyulmuş en büyük taş olmuştur. Taşın ölçüleri:

  • 1650 ton ağırlık
  • 19,6 metre uzunluk
  • 6 metre genişlik
  • 5.5 metre yükseklik (kısmen gömülü)

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın