Neslinin Tükendiği Düşünülen Dünyanın En Büyük Arısı Wallace Ortaya Çıktı

Bilim çevresinde tükendiği düşünülen dünyanın en büyük arısı “Wallace’ın dev arısı” yeniden bulundu.

tb

Dünyanın en büyük arısı olarak bilinen, adını kendisini keşfeden İngiliz bilim insanı Alfred Russel Wallace’den alan Wallace arısı, yaklaşık 40 sene önce soyu tükenen canlılar listesine girdi. Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’ni gezerken, arıların çeşitleri ile ilgili araştırma yapan bir bilim insanı, bu dev arı ile ilgili bilgilere rastladı. Clay Bolt isimli araştırmacı, çalışmalarına bu arıyı vahşi doğada görüntülüyerek devam etmek istediğini söyledi ancak neslinin tükendiğini öğrendiğinde hayal kırıklığına uğradı. Bolt, bu mucize arının anavatanı olan Endonezya’dan bilgi toplamaya karar verdi ve bir ekip oluşturdu.

tb

Bilim insanlarından oluşan bir ekip kuran Bolt, dev arı hakkında bilgi toplamak için yıllar süren planlamalar ve araştırmalar yaptı. Wallace arısının yaşadığı yer olarak tahmin edilen ormanlara girdiklerinde ise yerlilerden haber alabilmeyi umuyorlardı ancak hiç kimse arının akıbetini bilmiyordu. Bolt ve ekibi tam da ümitlerini kaybetmek üzere iken, gözlerine inanamadıkları bir şey oldu. Dev arı, karşılarında capcanlı şekilde duruyordu. Dünyanın en büyük arısı olarak bilinen bu canlıyı, yeterince fotoğrafladıktan sonra güvenli bir şekilde doğaya bırakan ekip, çalışmalarını hemen literatüre geçirdi.

Bolt’un açıklamalarına göre, doğanın böylesine kötüye gittiği bir zamanda, canlıların tek tek yok olmaya başladığı koşullar altında, bu keşif tüm bilim dünyasına ümit verdi. Bundan sonra acilen dev arıyı koruma çalışmalarına başlayacaklarını bildiren Bolt, "Belki de dışarda bir yerlerde soyu tükendiği zannedilen birçok canlı türü vardır. Vazgeçmek çok kolay ama azim ve çalışmayla daha fazlasını yapabiliriz" dedi.

Wallace Arısı – Megachile pluto

Wallace Arısı

Wallace’ın dev arısı veya raja ofu / rotu ofu (Endonezya’daki arıların kralı / kraliçesi) olarak da bilinen Megachile pluto, çok büyük bir Endonezya reçine arısıdır. Bilinen en büyük canlı arı türüdür. 1981’de birkaç örnek bulunana kadar soyu tükenmiş olduğuna inanılıyordu; 2018’de iki tanesi eBay’de satıldı. 2019’da ilk kez canlı bir dişi bulundu ve filme alındı.

Tür, aslen Alfred Russel Wallace tarafından 1858’de keşfedildi ve ortak ismi "Wallace’ın dev arısı"; Aynı zamanda "dev mason arı" olarak da bilinir. 1981 yılında Bacan adasında ve yakındaki diğer adalarda altı yuva bulan Amerikalı bir entomolog olan Adam C. Messer tarafından yeniden keşfedilene kadar soyu tükenmiş olduğu düşünülmüştür. Arı, Küresel Yaban Hayatı Koruma’nın “Kayıp Türleri Ara” girişiminin odağını oluşturan 25 “en çok aranan kayıp” türün arasında yer alıyor. 1981’den sonra, 37 yıl boyunca arı vahşi doğada gözlenmedi. Endonezya’da 2018’de, biri Şubat’ta Bacan’da, diğeri Eylül’de Halmahera’da iki örnek bulunmuş ve daha sonra eBay’de satılmıştır, bu nedenle bu nadir türlere sağlanan koruma eksikliğini vurgulamaktadır. 2019’da Clay Bolt tarafından Endonezya’da termit bir yuvada bir dişi arı bulundu.

tb

Wallace’ın dev arıları, varlıklarını ada sakinlerinden bile gizlemiştir. Ağaçta yaşayan termit Microcerotermes amboinensis‘in aktif yuvalarına ortak yuvalar kurar. Arı, galerilerini koruyan termit yuvasına bölmeler oluşturmak için ağaç reçinesi kullanır. Dişi arılar sıklıkla Anisoptera thurifera ağacından gelen reçineyi aramak için yuvalarından ayrılır. Arının büyük çeneleri reçine toplamasına yardımcı olur: dişi arı, çeneler arasında tutulan büyük reçine topları yapar. Arının termit ile ilişkisi zorunlu olabilir.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın
1

Hayvanların Neslinin Tükenmesine İnsanlar Sebep Oluyor

Londra Zooloji Derneği, Dünya Yaban Hayatı Vakfı ve diğer örgütlerden bilim insanları, dünya çapındaki farklı türlerden hayvanların popülasyonlarındaki değişimi incelediler. Her yıl farklı bir türün neslinin tükendiği ortaya çıktı.

İnsanlar, dünya üzerinde diğer türlere göre çok daha fazla etkiye sahip

Ormanları kestiğimiz, nehirlerden çok fazla su kullandığımız ve okyanuslara atıklar attığımız gibi birçok hayvanın neslinin tükenmesine de biz sebep oluyoruz.

tb

  • Sudan (1973-2018), son erkek kuzey beyaz gergedanlarından biriydi.
  • Bulut benekli leopar, en son 1983’te görüldü. Şimdi ise nesli tükendi.
  • Pirene keçisinin ise 2000 yılında nesli tükendi.

Son yapılan araştırmaların raporları insanların, medeniyetin başlangıcından bu yana tüm hayvanların %83’ünü ve bitkilerin %50’sini yok ettiğini ortaya koyuyor. Şu anda bütün bu yıkımı durdursak bile dünyanın tam olarak iyileşmesi 5-7 milyon yıl süreceğe benziyor.

Yaban hayatı ve ekosistem, insanlar için hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle onları tehlikeye atmak, iklim değişikliği kadar kötü etkiler yaratır.

Nesillerin tükenmesinin altında yatan sebepler:

Türlerin neslinin tükenmiş olmasının birçok sebebi vardır. Fakat insanlar bu sebeplerin en başındadır.

  • Hayvanların ve böceklerin tükenmesinin temel sebebi, doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesidir.
  • Ormanlardaki ağaçların tarımsal kazanç için toprak olarak kullanılmak adına kesilmesi de başlıca etkilerdendir.
  • Yemek için öldürmek, nesillerin tükenmesinde ikinci en büyük sebeptir. 300 hayvan türü insan tüketimi için öldürülür. Buna okyanustaki balıklar da dahildir.
  • Kimyasal kirlilik de büyük bir tehdittir. Katil balinaların %50’si kimyasal kirlilik yüzünden ölüme mahkum edilmiştir.
  • Nehirlerdeki, barajlardaki ve göllerdeki balık ve diğer su canlılarının sayısı da oldukça azalmıştır.
tb
Ne yapmamız gerekiyor?

Önemli olan ilk şey insanların bu konu hakkında ne kadar bilgiye sahip olduğudur. Çoğumuz hayvanlara neler olduğu konusunda bilgi sahibi değiliz. Örneğin; 2018 yılında Lacoste firması, insanları bilinçlendirmek için, kulladığı klasik timsah logosu yerine nesli tükenmekte olan 10 farklı hayvan türünün logosunu kullanarak tişört üretti.

Yaşamı ayakta tutan biyosferin kötüye gitmesini durdurmak için küresel değişiklikler yapmak gerekir.

Farklı ülkelerin hükumetleri, sürekli çevre koruma kuralları üzerinde çalışıyorlar. Bu konuda anlaşmalar imzalıyorlar.

Birçok ülke, sadece hayvan sayısını kaydetmiyor. Aynı zamanda popülasyonları arttırmak için de çalışmalar yapıyor. Örneğin; Hindistan’da kaplanların sayısı son 100 yıl içerisinde ilk defa %20 oranında arttı. Çin, panda nüfusunu korumaya devam ediyor.

Bu durum hayvanları kurtarmak için çok şey yapabileceğimizin başka bir kanıtıdır.

Kaynak: Şimdi Ne Olacak? İnsanlar, Hayvanların %83’ünün Neslinin Tükenmesine Sebep Oluyor!

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın