Yeşil Domatesin faydaları

Yurt dışında sıklıkla tüketilen yeşil domates ülkemizde genellikle erik ile aynı tada sahip olduğundan meyve niyeti ile tüketilir. Ya da turşusu yapılır. Göz sağlığından kansere kadar birçok hastalığa faydası olan yeşil domates hakkında bilinmeyenler. Peki yeşil domatesin faydaları nelerdir? Hangi hastalıklara iyi gelir?

Yeşil Domates

Ekşi bir tada sahip olan yeşil domates genellikle turşu yapımında kullanılır. Normal domatese göre içerisindeki asit ve lif oranı fazla olan bu domatesin inanılmaz faydaları vardır. Patlıcan ailesine bağlı olan bu domates türü, normal yeşil domatese oranla daha asitlidir. Akdeniz ülkelerinin vazgeçilmez sebzesi olan yeşil domates özellikle sos olarak kullanılır. Hem pişirilmiş hem de çiğ olarak tüketilebilir. Yumuşak olanları konserve yapımı için genellikle fabrikalara gönderiliyor. Sert olanları ise çiğ tüketilmeye daha müsaittir. Buzdolabı da en fazla iki hafta taze kalır. Yapılan araştırmalarda yeşil domatesin insan sağlığına oldukça faydası olduğu gözlemlenmiştir.

YEŞİL DOMATESİN FAYDALARI NELERDİR? HANGİ HASTALIKLARA İYİ GELİR?

Diyetetik lif bakımından zengin olan yeşil domates sindirim siteminin daha iyi çalışmasını destekler. Aynı zamanda vücudun yağ yakımıza yardımcı olur. Fazla yağı enerjiye çevirir.

Yapılan araştırmalarda da içinde bulunan ATF4 adlı protein maddesi kas ve kemik sistemini güçlendirerek hastalıklardan uzak tutuyor. Yaşlılığa bağlı gelişen kas erimesini de engelliyor. 2 ay boyunca düzenli tüketildiğinde kasların yüzde otuz oranda daha güçlü olmasını destekliyor.

Yeşil domates anti karsinojenik ve anti bakteriyel özellikleri sayesinde vücutta serbest dolaşan radikallerin sayısını azaltarak bağışıklığı güçlendirir. Böylece vücuda girmeye çalışan ya da oluşmaya çalışan tümörlü hücreleri engeller. Al yuvar üretimini artırarak temel savunma mekanizması hazırlar. Vücutta bulunan zararlı hücreleri dışkılama ve idrar yolu ile atmaya yardımcı olur.

Yüzyıllar boyunca kabukları tıbbi ilaçlarda kullanılan yeşil domates cilt ve cilt hastalıklarına da iyi geldiği bilinir. Deforme hücreleri yenilemede etkili olan besin kellik ve kepek gibi saç rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır.

Yeşil domatesin kabuklarını kaynatıp banyo yaparken son durulamada kullandığınızda saç köklerini güçlendirerek dökülmeyi engeller. Aynı zamanda güçlü bir antiseptik özelliğe sahip olduğundan kulak ağrıları için kullanılabilir.

– Göz içerisindeki vitamin ve mineral dengesini sağlayarak kuruluk kaşıntı ve görme gibi problemlerin yaşanma ihtimalini azaltır. İçerdiği yüksek kalsiyum sayesinde vücuda yeterli enerjiyi sağlayarak gün boyu yorgunluk gibi rahatsızlıkların yaşanmasını önler.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

9 Kasım 2018 Cuma Hutbesi – SAĞLIK: DÜNYALARA DEĞER NİMET

İL : GENEL
TARİH : 9 Kasım 2018

SAĞLIK: DÜNYALARA DEĞER NİMET
Muhterem Müslümanlar!

Ayet-i kerimede Hz. İbrahim, Yüce Rabbimizi şöyle tanıtmaktadır:

“O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir. O, beni yediren ve içirendir. Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek ve sonra diriltecek olan da O’dur.” [1]

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:“Sizden kim huzuru yerinde, bedeni sağlıklı ve günlük yiyeceği de yanında olarak güne başlarsa, sanki dünyalar ona bağışlanmış gibidir.” [2]

Aziz Müminler!

Rahmet kaynağı olan dinimiz, bizleri bir taraftan Allah’ın koyduğu sınırlara riayet etmeye davet ederken, diğer taraftan da sağlıklı bireyler olmamız ve huzurlu bir toplum oluşturmamız için evrensel ilkeler belirler. Müminler için vazgeçilmez olan bu ilkelerin başında, canın muhafazası gelir. Zira Allah Teâlâ’nın insana emaneti olan can, imtihan dünyasına açılan kapımızdır. Hayır da şer de ancak can bedende iken elde edilir. İnanmak ve yaratılış gayemize uygun salih ameller işlemek ancak ruh ve beden sağlığımızla mümkündür.

Kıymetli Müminler!

Yaşamak, insan olmanın şerefini ve sorumluluğunu tatmak, dünyayı imar edecek akla ve iradeye sahip olmak eşsiz bir nimettir. İyi işler yaparak ardında güzel eserler bırakmak ise sağlıklı olmayı gerektirir. Ancak ne hazindir ki, Allah’ın lütfettiği canın ve sağlığın kıymetini çoğu kez bilemeyiz. Zararlı alışkanlıklarla, ihmal ve israfla bu hazineyi heba ederiz. Sağlıklı bir nefesin, sıhhatli bir bedenin, huzurlu bir kalbin değerini iş işten geçtikten sonra anlarız. Bu sebepledir ki, Allah Resûlü (s.a.s) bizi şöyle uyarır:“İki nimet vardır ki, insanların çoğu onları değerlendirme hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit.” [3]

Değerli Müslümanlar!

Sağlığının kıymetini bilen insan, kendini maddi ve manevi her türlü zarardan koruduğu gibi, hastalanınca tedavi olmaya da özen gösterir. Yüce Allah’ın “Şâfi” ismine sığınarak tedavi yolları aramak ve can emanetinin hakkını vermek hepimizin mesuliyetidir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s), “Tedavi olunuz. Çünkü Allah yarattığı her hastalığın mutlaka şifasını da yaratmıştır” [4] buyurarak şifadan ümit kesmemeyi tavsiye etmiştir.

Muhterem Müminler!

Erdemli ve insaflı bir mümine yakışan, kendi sağlığı kadar çevresinin sağlığını da korumak, şifa bekleyen kardeşleriyle ilgilenmek, tedavileri için elinden gelen gayreti göstermektir. Hasta ziyaretine, hasta için dua ve manevi desteğe büyük önem veren Allah Resûlü (s.a.s) “Kim bir Müslüman’ın sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir” [5] buyurur. Günümüzde farklı sebeplerle sağlığını kaybeden, tedavi yolları tükenen pek çok hasta ve yakını, hasretle ve ümitle organ nakli beklemektedir. Allah’ın takdir ettiği an gelip fâni dünyadan göç ederken, hiçbir maddi karşılığı olmaksızın organlarını şifa bekleyen bir kardeşine emanet etmek, insanî ve ahlâkî bir davranıştır. Zira dinimizde esas olan, insanı yaşatmak, hayatı korumak ve umuda destek olmaktır.

Muhterem Müslümanlar!

O halde, sağlıklı geçen her dakikanın paha biçilmez bir nimet olduğunu unutmayalım. Genç, dinç ve sağlıklı olduğumuz günleri iyi değerlendirelim. Helâl ve temiz gıda ile beslenmeye dikkat edelim. Sağlığımızı tehdit eden ve dinimizce de yasaklanan zararlı maddelerden uzak duralım. Peygamberimizin şu tavsiyesini can kulağıyla dinleyelim:

“Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini bil. İhtiyarlığından önce gençliğinin, hastalığından önce sağlığının, fakirliğinden önce zenginliğinin, meşguliyetinden önce boş vaktinin ve ölümünden önce hayatının.” [6]

[1] Şuarâ, 26/79-81.
[2] Tirmizî, Zühd, 34.
[3] Buhârî, Rikâk, 1.
[4] İbn Mâce, Tıb, 1.
[5] Ebû Dâvûd, Edeb, 60; Tirmizî, Birr, 19.
[6] Hâkim, Müstedrek, IV, 341.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın