Avrupa’nın İlk Su Altı Restoranı 2019 Yılında Açılacak

Avrupa’nın ilk su altı restoranı için geri sayım başladı. 100 konuk kapasiteli su altı restoranı, 2019 yılında Norveç’te açılacak.

Oslo merkezli şirket Snohetta tarafından tasarlanan ve kısmen okyanusa daldırılacak olan Under (alt) adlı restoran, konuklarına yemek yerken balık, fok ve ıstakoz gibi canlıların içinde bulunduğu deniz yaşamının panoramik manzarasının tadını çıkarma fırsatı sunacak.

Azaltılmış iç aydınlatma sayesinde, restorandaki camdan yansımalar önlenerek, ziyaretçilerin manzarayı kusursuz şekilde görmeleri sağlanacak.

https://twitter.com/i/web/status/1047780867974807552
Şirketten yapılan açıklamaya göre restoran daha sonra iki katına çıkarılarak halkı okyanus biyoçeşitliliği hakkında bilgilendirecek bir araştırma merkezine de dönüşecek.

Norveç kökenli mimari firması Snøhetta’nın tasarladığı restoran aynı zamanda bir sualtı araştırma merkezi ve bir doğal akvaryum görevi de yapacak.

‘Under’ adındaki bu yapı, yarı yarıya denize gömülü bir blok gibi duruyor. Suyun içindeki kısmı denizin 5 metre altına kadar uzanıyor. Beton duvarlar 1 metre kalınlığında. Yapının tamamı hem basınca hem de zorlu hava ve deniz koşullarına karşı dayanıklı şekilde inşa edilmiş. Yapının dışı ise doğal sualtı yaratıklarının, özellikle de midyelerin tutunup bir yaşam alanı kurabilmesi için pütürlü ve girinti çıkıntılı bir dokuya sahip.

Ziyaretçiler binaya karadan giriyor ve üç kat aşağıya iniyorlar. İlk kat karşılama katı, ikinci kat bar ve su seviyesine işaret ediyor. Üçüncü ve en alt kat ise suyun altında. Burada ziyaretçileri 11 metre genişlikte ve 4 metre yükselikte akrilik dev bir panaromik gözlem penceresi bekliyor. Restoranda yemek yiyenler deniz altındaki kum yüzeyi ve her türlü deniz canlısını rahatlıkla görebiliyorlar. Binanın soğutma/ısıtma sistemi ise deniz altındaki kum yüzeyden alınan ısının binada dolaştırılması ile doğal şekilde sağlanmakta. Restoranın 2019’da hizmete girmesi bekleniyor.

Kaynak: trthaber

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Meksika Sualtı Heykel Müzesi – MUSA

Karayip Denizi’ne uzanan sahilleriyle Meksika’nın en canlı kentlerinden olan Cancun, dünyanın en büyük sualtı heykel müzelerinden biri olan MUSA‘ya ev sahipliği yapıyor. Denizin hemen açıklarına, 4 ila 8 metre arasında değişen derinliklerine yerleştirilen yaklaşık 450 gerçek boyutlu insan figürü, aynı zamanda müzenin kurucusu olan İngiliz fotoğraf sanatçısı ve heykeltraş Jason deCaires Taylor‘ın elinden çıkma.

Salon Manchones ve Salon Nizuc adlı iki galeride toplanan eserler dalgıçlar tarafından ziyaret edilebiliyor.

Galeride sadece bir bakış açısı olabiliyor, ama sualtında heykellerin üzerinde süzülüp, aralarında dolaşabilirsiniz.

Sergiyi dalgıçların yanı sıra şnorkellilerin de ziyaret edebilmesi için heykeller dört ve sekiz metre derinliklerindeki iki ayrı galeride toplanmış: Salon Manchones ve Salon Nizuc.

Toplam ağırlığı 200 tonu geçen koleksiyon 420 m2’lik çorak bir deniz yatağına yayılıyor. Özel malzemesi sayesinde doğal hayata uyum sağlayarak, yapay resif görevi de görüyor.

Taylor heykellerin sualtı hayatının doğal bir parçası olabilmesi için PH değeri nötr olan, dayanıklı bir çimento kullanmış. Bu sayede mercanlar ve çeşitli deniz canlıları heykellerin üzerine yuvalanıp, onları ev edinebiliyor ve bir yandan da görünüşlerini zaman içinde olağanüstü şekillerde değiştirebiliyor.

Dalış hocası olduğumda, mercan kayalıklarının nasıl yok edildiğine şahit oldum, bu da beni yapay resif olarak hizmet verebilecek bir sanat eseri yapma fikrine götürdü.

“İnsanların doğaya karşı gelmediği, doğayla uyum içinde yaşadığı bir imge yaratmak istedim. Buradaki “insanlar” bir habitat oluşturacak. Böylesi bir güzelliği benim ellerimle üretmem mümkün değil, bunu sadece doğa yapabilir.”

Cancun Deniz Parkı’nda yer alan bu doğa dostu müze aynı anda birkaç turistik stratejiye hizmet ediyor. Başlı başına bir çekim merkezi olması dışında, müzenin bu parka eklenme sebeplerinden biri de yılda neredeyse bir milyon turist ağırlayan parktaki yoğunluğun farklı bölgelere dağıtılması ihtiyacıymış. Böylece tüm turistlerin akın ettiği, kasırgaların yıprattığı doğal mercan kayalıklarının biraz olsun dinlenebilmesini ümit etmişler. Yaklaşık 650.000 liralık başlangıç bütçelerinin büyük bir kısmı Meksika hükümeti tarafından karşılanırken, bölgenin gelişmesini isteyen kişi ve kuruluşlar da bağışlarıyla projeye destek vermiş.

Jason deCaires Taylor, MUSA projesine başlamadan önce, Grenada’da açtığı sergiyle sesini duyurmuştu. Bu sergide yer alan Vicissitudes isimli çalışması, altı ayda tamamlanan ve toplam ağırlığı on beş tonu bulan 26 çocuk heykelinden oluşuyor. Taylor figürleri önce tek tek denizin dibine indirmiş ve birleştirebilmek için bir hafta boyunca denizin altında çalışmış.

Her yıl 1 milyona yakın turistin uğrak yeri olan park ve müze, bölgenin gelişmesine de bir hayli katkı sağlıyor. Doğal resiflere olan yüksek rağbeti ve beklenen tahribatı biraz olsun azaltmak için bilinçli olarak projelendirilen müze, sivil toplum örgütlerinden de büyük destek görüyor. Her yaştan profesyonel ve amatör dalgıcın ilgisine nail olan alan, turlarla gezilebiliyor. Şnorkellilerin gezebilmesi için sığ bir galeri de bulunduran Meksika Su Altı Heykel Müzesi, sanat meraklılarını spora davet ediyor. Deniz canlılarının beslenmesi, saklanması ve yaşamı için uygun alanlar oluşturan müze, insanların dalış ile sağlıklı olmasına da katkı sunuyor.

Dalış esnasında sanatseverler hızla kalori yakarken aynı zamanda benzersiz bir görsel şölene de tanık oluyor. Mercanların üremesi için özel olarak dizilen heykeller, doğanın kendini yeniden biçimlendirmesine de katkı sunuyor. Heykelleri evi edinmiş onlarca yengeç, yüzlerce balık ve birçok deniz canlısı dalışta ziyaretçileri selamlıyor. Günümüzde yosunla kaplanmaya başlayan heykeller, yeryüzündeki diğer heykellerin aksine her an doğa tarafından şekillendirilmeye devam ediyor.

Kaynak:
https://www.underwatersculpture.com/
http://www.sanatblog.com/meksikanin-devasa-heykel-muzesi-musa/

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın
1