Torf (Turba) Nedir?

Torf ya da diğer adıyla turba, göl yataklarındaki su seviyesinin düşmesiyle, bitki faaliyetlerinin ön plana çıkması, kışın su seviyesindeki artış ile bitkinin ölümü ve bu doğa olayının sürekli tekrarlanması ile bitki kök ve gövdelerinin binlerce yıl süren dönüşümlü birikimleri sonucunda oluşan organik toprak türüdür. Torf oluşumu ortalama olarak yüzyılda beş santimetre kadardır.

Torf, organik bir toprak düzenleyicidir. Köklerin etrafındaki toprağın hava ve nemliliğini düzenleyerek ideal bir büyüme ortamı sağlar. Besin maddesi içermez. Saksılı süs bitkileri ve fidan yetiştiriciliğinde çok değerli bir materyaldir. Lifli yapıda olup, pH 5,5 – 6,5 aralığındadır.

Torf toprağı nemli ve çok yağış alan yaz sıcaklarının düşük olduğu yörelerde bataklık ve benzeri su altındaki arazilerde yetişen bitkilerin, (genellikle Sphagnum denilen yosunlar ve bataklık sazlarının) su dibinde çökerek kısmen çürümesi, su altında hava ile ilişkisi kesilmiş bir ortamda yıllarca çürüyüp birikerek kalın yataklar meydana getirmesi sonucu oluşur. Van Torf turba yatakları 350 cm kalınlığında binlerce yılda oluşmuş kaliteli Torf Turba oluşumudur.

Kimyasal özellikleri

Türlere göre değişkenlik göstersede torf ph’ı asit karakterlidir. Türkiye’deki torflar 4 ile 7 ph derecesinde olabilirler.Van Torf ve turba rezervi doğal Ph 6.00 dır. 1992 yılında Türkiye Çeltek’te yapılan bir araştırmada torfun yapısındaki mikro element miktarları; 2195 ppm Fe, 13 ppm Cu, 38 ppm Mn, 32 ppm Zn şeklinde belirlerken; makro besin elementlerini ; % 1.186 total N, % 0.215 P, 1800 ppm K, 2800 ppm Ca, 1620 ppm Mg, 200 ppm Na düzeyinde tespit edilmiştir.

Torf özellikleri
  • Su tutma kapasitesi yüksektir.
  • Havalanma kapasitesi yüksektir.
  • Hastalık ve haşere taşımaz.
  • Ec ve pH’sı değişkendir.
  • Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.
  • Hacim olarak hafiftir.
  • Harç yapımı için çok elverişlidir.
  • Gerekli besin maddeleri ilave edilebilir.
  • %100 doğal bir maddedir
  • Organik yapısı yüksektir

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Toprak Askerler ve Qin Shi Huang

Toprak Askerler veya Terrakotta Ordusu, ilk Çin imparatoru Qin Shi Huang’ın (Çin Şı Huang) mezarında bulunan terrakotta# heykellerdir. MÖ 210 tarihinde yapılmış olan heykeller, 1974’te Çin Halk Cumhuriyeti’nin Shaanxi eyaletine bağlı Xi’an yakınlarında bir çiftçi tarafından bulunmuştur.

Ordunun "İlklerin imparatoru" olarak bilinen Çin Şı Huang’ın mezarını koruduğuna inanılır. Çin’deki tüm beylikleri yenip Savaşan Devletler dönemine son veren Qin Shi Huang, Qin Hanedanı’nı kurarak kendini imparator ilan etmiştir. Tarihçi Si Maqian’in kaydettiğine göre, Qin Shi Huang henüz hayattayken MÖ 246 yılında başlanan mezarının inşası 30 küsür yıl sürmüş, inşaatta 700 bin kişi çalıştırılmıştır.

Çin’in Shaanxi eyaletinin Xi’an kenti civarındaki Lishan bölgesinde bulunan mezarın temeli dörtgen şeklinde, güneyden kuzeye 350 metre uzunluğunda, doğudan batıya 345 metre genişliğindedir; 76 metre yüksekliğinde toprak bir piramit şeklindedir.

Boyları 183-195 santimetre arasında değişen bu heykel askerlerin her birinin yüz ifadesi farklıdır. Kazı alanında çoğu hala toprak altında 8000 asker, 520 atıyla birlikte 130 savaş arabası, 150 süvari atı bulunduğu tahmin edilmektedir.

Qin Shi Huang Mezarı ve Terra Cotta Ordusu, 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne alınmıştır.

Qin Shi Huang Kimdir?
.

Qin Shi Huang (Çin Şı Huang), (MÖ 247 – MÖ 210), ilk Çin imparatoru ve Qin Hanedanlığı’nın kurucusudur.

Hunlara ve diğer bâzı kavimlere karşı Çin Seddi’ni inşa ettirmiştir. Çin’de ilk merkezî bürokratik devlet düzenini kurdu. Ülkeye herkes için geçerli olan bir yasa, para birimi, karayolu sistemi, ağırlık ve uzunluk ölçüleri ile yazı karakterlerinin standartlaşmış yazılış şekliyle yazı dilini kazandırmıştır. Halka eski gelenekleri unutturabilmek için, Konfüçyüsçü bilim adamlarınca yazılan bütün kitapların yok edilmesini buyurdu. Bu zararlı eylem, tarihe "kitapların yakılması" olarak geçti. Konfüçyüsçülük yerine legalizmi getirdi.

Kurduğu sistem, sülâlelerin değişmesine rağmen günümüze kadar gelmiştir.

Terra Kotta askerleri, "ilklerin imparatoru" olarak bilinen Çin Şi Huang’ın mezarını koruyor.Bu derece güçlü bir imparator olmasına rağmen ölümden çok korktuğu bilinirdi.

# Terrakotta (Terra cotta) Nedir?

Latince kökenli bu terim diğer Batılı dillere 18. yy’da İtalyanca’dan geçmiştir. İtalyanca terra cotta, ‘pişmiş toprak’ anlamına gelir

Terrakotta pişmiş kil bazlı, kahverengimsi kızıl renkli, mat seramiktir. Bununla birlikte bazı su geçirgen ve parlak seramiklere de terrakotta denir. Saksı ve çömleklerden, su ve kanalizasyon borularına; yüzey süslemelerinden, inşaat malzemelerine kadar çok çeşitli bir kullanım alanı vardır. Geçmişte yaygın olarak süs eşyası ve heykel yapımında kullanılmıştır. Çin’deki Terrakotta Ordusu (Toprak Askerler) bunun en çok bilinen örneklerindendir.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Suudi Arabistan İsrail’e Toprak Verdi

Riyad yönetimi, yakında kurulacağı ilan edilen ‘Neom’ kentinin içinde bulunduğu Tebük’te 16 bin kilometrekarelik araziyi İsrail’e ayırdı. Veliaht Prens Muhammed’in ‘özel mülkiyeti’ yapılan alandaki yerleşim birimleri boşaltılıyor. Bölgedeki derin vadilerin ‘kimyasal silah deposu’ olarak kullanılacağı iddia ediliyor.

Suudi Arabistan yönetimi, bir süre önce duyurduğu Neom Projesi alanı yakınındaki 16 bin kilometrekarelik bölgeyi Muhammed bin Selman’ın özel mülkiyeti ilan etti. ‘Yasak bölge’ kapsamına alınan alanda Şarma, Suğra, Muveylih, Duba ve Emlec gibi yerleşim birimleri bulunuyor. Ahbar el-Suudi Haber Ajansı, Selman yönetiminin yasak alan dahilinde kalan şehirleri boşaltma kararı aldığını duyurdu.

Tebük bölgesi olarak adlandırılan yasak alanın önümüzdeki dönem İsrail’le ortak gerçekleştirilecek askeri faaliyetlerin icra sahası olarak seçildiği iddia ediliyor. Tel Aviv ve Riyad yönetimleri geçtiğimiz günlerde ortak istihbarat faaliyeti yürütme kararı aldıklarını ve bu durumun askeri alanda atılacak yeni işbirliği adımlarıyla destekleneceğini ayrı ayrı ifade etmişti.

EYLAT’IN SINIR KOMŞUSU

Mısır tarafından Suudi Arabistan’a devredilen Sanafir ve Tiran adaları, Suudi yönetim tarafından ilan edilen yasak bölgenin sınırlarında bulunuyor. İsrail’in Akabe Körfezi’ne sınır illerinden Eylat da yasak bölgeye komşu yerleşim birimleri arasında. İsrail’in en büyük deniz üssünün bulunduğu Eylat vilayeti ‘ikinci İsrail’ olarak planlanan Neom Projesi’nin de kesişme noktasında. Öte yandan yasak bölge olarak açıklanan coğrafyanın zengin petrol ve altın maden yataklarına sahip olması da dikkat çekiyor.

VADİLER KİMYASAL DEPO

Araştırmacı Mehmet Emin Akın, Tebük bölgesinde ilan edilen yasak sahanın coğrafi konum itibariyle olağanüstü imkanlar sunduğunu ve İsrail’in bu bölgedeki dik vadileri kimyasal silah deposu olarak kullanmaya hazırlandığını iddia etti. Muhammed Bin Selman’ın İran korkusuyla tamamen ABD-İsrail himayesine girdiğini belirten Akın, bölgenin aynı zamanda İsrail’in kara ve hava tatbikatları için tahsis edileceğini söyledi. Bölgenin zengin petrol ve altın yataklarına sahip olduğunu kaydeden Akın, Mısır, Ürdün ve BAE’nin bu projenin diğer ortakları arasında yeraldığını, Tiran ve Sanafir adalarının da aynı plan kapsamında Suud yönetimine devredildiğini kaydetti.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın