Konya Tropikal Kelebek Bahçesi

Kelebekler doğanın en narin, en kırılgan ve en zarif canlıları arasında yer alır. Hayatta kalma mücadeleleri hayli ilgi çekicidir. Bazıları, örneğin kral (Monark) kelebekleri Kanada-Meksika arasındaki çok uzun mesafeli göç döngüsünü tamamlayamadan ölür, ancak doğan yavrular döngüyü devam ettirir.

tb

Bazı kelebekler ise (Aglais, Isoria) 4000-5000 metre yüksekliğe (örneğin Himalayalar’ın yüksek tepelerine) kadar çıkabilir. Ülkemizde 440’tan fazla, dünyada ise 18 binden fazla kelebek türü yaşar. Bazı kelebek türleri parklarda ve bahçelerde görülebilirken bazılarını görmek için başka ülkelere gitmeniz gerekir. Ancak geçtiğimiz günlerde açılan Konya Tropikal Kelebek Bahçesi sayesinde artık kelebek meraklılarının ve doğaseverlerin ülkemizde yaşamayan kelebek türlerini görmek için uzaklara gitmesine gerek kalmadı. Biz de Bilim Genç ekibi olarak dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan kelebekleri bir arada görmenin mümkün olduğu bu bahçeyi ziyaret ettik, bahçe ve kelebekler hakkında bilgi aldık.

tb

Konya Tropikal Kelebek Bahçesi çok geniş bir alana yayılıyor. Kelebeklerin bulunduğu yapı kelebek formundan esinlenilerek tasarlanmış. Kelebeklerin doğal yaşam ortamlarında gözlemlenebildiği yaklaşık 1600 m2’lik bir alan yapay kayalar ve göletlerle şekillendirilmiş. Ayrıca bu alanda kelebeklerin beslenebileceği bitkilerle bir peyzaj oluşturulmuş. Bunun yanı sıra farklı kotlarda ilerleyen yaya yolu, tropikal kelebek bahçesi, pupa oluşumunun da görülebildiği bölümler ve tropikal bitki yetiştirilebilen 396 m²’lik üretme çiftliği bahçe ziyaretini ilgi çekici hale getiriyor. Kelebeklerin yaşam döngüleri ile ilgili projeksiyonlu sunumların yapıldığı 90 m²’lik bir sinema salonu da ziyaretçilere hizmet veriyor.

Kelebeklerin rahatça yaşayabileceği koşullara uygun biçimde tasarlanan kelebek formundaki yapının iç kısmı, bu canlıların doğal ortamlarına benziyor. Yapının dış kısmını kaplayan farklı ölçülerdeki 1760 cam, kelebeklerin yönlerini bulmasını sağlayan UV ışınlarını geçiriyor. Kelebekler narin canlılar oldukları için yaşadıkları ortamdaki en küçük değişiklikten bile kolayca etkilenirler. Bu nedenle yapay da olsa yaşam ortamlarındaki sıcaklık, nem gibi koşulların kontrol altında tutulması gerekiyor. Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’nde de ortam sıcaklığı devamlı olarak 280C (+20C), nem oranı ise %80 (+%5) civarında tutuluyor. Kelebeklerin yaşadığı bu ortamın hemen yanındaki bölümde bir müze yer alıyor. Müzede kelebeklerin yumurta evresinden ergin bir kelebek haline gelene kadar geçirdiği tüm evreleri görmek mümkün. Ayrıca müzede kelebeklerin davranışları ile ilgili bir sergi de var. Burada kelebeklerin kur yapma, meyve-nektar ile beslenme, güneşlenme, korunma, çamur banyosu yapma, çiftleşme, yumurtlama ve kamuflaj davranışları takip edilebiliyor. Başka bir bölümde ise bazı böcek takımlarının (Hymenoptera, Mantodea, Coloptera, Odanata ve Phazmita) yumurtalarının 50 bin kat büyütülmüş halleri yer alıyor. Bu yumurtaların içine girilebiliyor. Yumurtaların içinde en büyük gergedan böceği, kraliçe arılar, ülkemizde yaşamayan bazı yaprak böcekleri ve sopa böcekleri görülebiliyor.

Konya’daki bu bahçeyi görmek ve kelebeklerin fotoğraflarını çekmek eşsiz bir deneyim. Ancak ziyaretçiler için küçük bir not ekleyelim. Tüm kelebekler aynı anda bahçede olmayabiliyor. Bu nedenle bahçeyi ziyaret etmeden önce yetkililerden bilgi almakta fayda var.

tb

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın
241

Kasırga – Tropikal Siklon Nedir?

Kasırga ya da tropikal siklon, büyük çaplı ve çok şiddetli Beaufort ölçeğine göre saatte 118 km’den (75 milden) fazla hızla ve dönerek esen tropik rüzgardır. Kasırga kelimesi, Eski Türkçedeki "kasırku" sözünün günümüze ulaşmış biçimidir. Kasırku, "titretmek, sallamak" anlamına gelen "kasmak" fiilinden türemiş "fırtına" anlamına gelen bir sözdür.

Doğu Büyük Okyanus ve Güney Atlantik hariç subtropikal ve tropikal iklim kuşağındaki bütün sıcak denizlerde sık sık meydana gelir. Ağustos, Eylül aylarında Antiller’de görülür. Batı Büyük Okyanus’unda Tayfun adını alır. Başlangıç ve mevsim sonu kasırgaları, Karayiplerin batısında görülür. Orta Amerika kıyılarının biraz açıklarında Büyük Okyanusunda ve Meksika Körfezi’nde de sık sık rastlanır.

Kasırga adları

Kasırga adları, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün daha önceden belirlediği listelere göre belirlenir. Bu amaçla Atlas Okyanusu’yla ilgili kasırgaları adlandırmak üzere erkek ve kadın adlarından hazırlanmış altı liste vardır. Her altı yılda bir tekrar ilk listeye dönülür. Listedeki her adın ilk harfi albetik sıraya göre belirlenir. Q, U, X, Y ve Z harfleriyle başlayan adlar kullanılmaz. Bir fırtınanın hızı, saatte 200 km’yi geçerse kasırgaya dönüşmüş olarak kabul edilir ve bu listelerde sırada bulunan ad, o kasırgaya verilir.

Meydana geliş ve hareket

Atlantikte ortalama yılda yedi kasırga oluştuğundan doğu Büyük Okyanus’ta de yaklaşık aynı sayıda kasırga meydana gelir. 1890-1910 arası çok, 1910-1930 arası az, 1930-1950 arası çok sık kasırga oluşmuştur. Kasırgaların ekseni kuzeybatı yönünde eser. Şu ana kadar Türkiye’de bir kere olup İzmir’in üstünden geçmiş ve 10-20 saat içinde Türkiye’yi terk etmiştir. Ayrıca İstanbul’da bazı siklonik depresyonların (45–50 km hızla eser) 4–5 m dalgalara neden olduğu, demir direkleri devirdiği, basket potalarını parçaladığı ve hatta ağaçları yerinden söküp 150 metreye kadar kaldırdıkları bilinir.

 2002'de Avrupa'yı vuran Akdeniz Kasırgası'nın İstanbul'da savurarak kıyıya attığı bir gemi

Kuzey Atlantik’teki kasırgalar genellikle hazirandan ekime kadar sürer. Bu süre içinde deniz yüzeyinde sıcak ve nem en fazladır. Mayıs ve kasım aylarında daha az, diğer aylarda ise pek seyrek meydana gelir. Kuzey Atlantik bölgesinde yılda meydana gelen ortalama trohadi loopik siklon miktarı sekizdir. Bunun beşi ise kasırga tipindedir. Eylül ayında Atlantik Okyanusu’nun güneyindeki büyük subtropikal anti-siklon bölgesinde tropik fırtınalar eser. Antisiklon bölgesinin güneyinde esen doğu rüzgârları tarafından tahrik edilerek birkaç günlüğüne batı yönüne kayar. Fırtınaların çoğu antisiklon bölgesinin batı ucundan kıvrılarak bazıları Amerika’yı kasıp kavurur. Diğerleri ise kıyıdan geçer. Diğer fırtınalar kıvrılmadan batı yönünde doğruca eserek Meksika Körfezi’ni veya Orta Amerika’yı etkisi altına alır. Mevsimin başında ve sonunda patlak veren kasırgalar meydana geldikten sonra kuzey yönünde eserler. Fırtınaların hızı ortalama 80–240 km’yi bulur.

Rüzgar ve yağış

Tropik bir siklonun kasırga olarak adlandırılabilmesi için hızının en azından 117 km/saat olması gerekir. Genellikle saate 240 km’den fazla hıza sahiptirler. Sebep oldukları doğrudan zarardan başka rüzgârlar felaketlere yol açan büyük deniz dalgalarına ve denizin kabarmasına yol açarlar. Carolis hareketleri adı verilen hareketler nedeniyle kuzey yarım kürede esen rüzgârlar saat yelkovanının tersi yönünde, güney yarım kürede ise saat yelkovanı yönündedir. Kasırgalarla birlikte yağış da gelir. Tropik bir rüzgâr kuşağının ortalama yağış miktarı 75–150 mm’dir. Daha çok yağış düştüğü de olur. Böyle yağışlar karaların iç kısımlarında ciddî sellerin oluşmasına neden olur.

Büyüklük ve yapı

Çok yüksek hıza sahip olan bulutların taşıdığı yağmur, genellikle daha sakin bir bölge olan kasırganın dönen kısmının arkasına düşer. Kasırganın çapı 50–800 km genişliğindedir. Büyük kasırgalarda havanın akımı 12.000 m’den daha üst bölgelere kadar etki eder. Hatta bazı kasırgalarda bu etki statosferde dahi görülebilir. Sağanak yağmur getiren kümülüs ve kümülinimbüs bulutları rüzgâr kuşağında sarmal bir şekil almaya meyillidirler. Şekiller radar ekranında görülebilmekte ve böylece muhtemel bir kasırganın gelişi anlaşılmaktadır. Kara istasyonları, uçaklar ve denizdeki gemiler, radarlar yardımıyla kasırgaları takip edebilmektedirler. Kasırganın merkezine (gözüne) yaklaşıldıkça rüzgârın hızı kesilirse de tamamen durmaz, yağış durur. Ortadaki bulutlar kaybolur, alçak bulutlar genellikle kalır. Aralarından güneş ışınları geçer. Kuşlar kasırga gözüne kapılır ve sürüklenir. Kasırga gözü geçtikten bir saat sonra ters yönde daha kuvvetli bir rüzgâr eser.

Kuzey yarımküre kasırga diyagramı

Kasırganın orta kısmı (otağı) sıcaklık normalden 10°-15 °C daha yüksektir. Çünkü, buradaki hava daha az hareketlidir. Yanlardaki yüksek hava basıncından merkezdeki alçak hava basıncına doğru kuvvetli bir hava akımı meydana gelir. Fakat bu iç hava akımı adı verilen oluşumun kuvveti, kısmen de olsa sürtünme ile hafifler. Kasırganın göz ve odak merkezi kısmından dış kısımlara özellikle yukarıya doğru merkezkaç kuvvetleri aracılığıyla bir hava akımı oluşur. Bu bölgede rüzgâr hızı azalır. Deniz seviyesindeki şiddetli siklonik akıma karşı antisiklonik bir akım meydana gelir. Kasırgalar, buharla çalışan basit bir motora benzetilebilir. Kasırgayı hareket ettiren güç, iç hava akımıdır. Hareketini sıcaklık değişiklikleri sağlamaktadır. Mal ve can kaybına sebep olan kasırgalar üzerinde senelerdir çalışmalar yapılmaktadır. Uydular ve diğer meteorolojik izleme aletleri kullanılarak kasırgaların doğuşu, takip ettiği yollar, büyüklüğü ve zararları hakkında yardımcı bilgiler alınmaktadır.

Beğen
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın