Besim Ömer Akalın - Titanik'e Bileti Olduğu Halde Yolculuğa Katılamayan Tek Kişi

Besim Ömer Akalın (1 Temmuz 1862, Narda, Yunanistan - 19 Mart 1940, Ankara), Türk tıp profesörü, bilim insanı, sivil toplum örgütçüsü ve milletvekili.

Tarihin en büyük kazalarından biri olan Titanik faciasından, bileti olduğu halde gemiye binmediği için kurtulan tek kişidir. Bu şanslı hikayesiyle bir nevi ün kazanan Besim Ömer Akalın Türkiye’ye modern kadın doğum uygulamalarını getirdi ve daha bir çok tıbbi gelişmenin öncüsü oldu.

Türkiye'de çağdaş doğum biliminin öncülerindendir; ülkedeki ilk doğum kliniğini açan, doğum üzerine ilk çağdaş kitabı yayımlayan kişidir. "Ebelerin ebesi" adı ile anılır; ebelik mesleğinin kurumsallaşmasına, ayrıca hemşirelik ve hasta bakıcılık mesleğine büyük katkıları olmuştur. Ülkede tıbbî yayıncılığı başlatan bilim insanıdır.

Besim Ömer Akalın, her ne kadar Titanik faciasından kurtulmasıyla ünlü olsa da çok başarılı bir doktor, eğitimci ve devlet adamıydı. Osmanlı Devleti ve Türkiye’de, kadın doğumu ve çocuk sağlığı alanlarında birçok ilke imza attı. Osmanlı’da ilk doğumevini açarak modern kadın ve çocuk sağlığı devrini açtı. Doğum ve çocuk sağlığı konularında halkı bilinçlendirdi ve birçok uygulamayı hastane ortamına taşıdı. Birçok kimsesiz çocuğa sahip çıktı hatta Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu) kuruluşunda rol oynadı. 1938’ de Türk Tıp Tarihi Kurumu’nu kuran Besim Ömer Akalın’ın yazdığı ve çevirisini yaptığı toplam 400 makale ve 80 kitabı bulunmaktadır. Yazdığı eserleri birçok dile çevrildi ve günümüzde halen referans olarak da kullanılmaktadır.

Yaşamı​

Babası Nardalı Ömer Şevki Paşa, Sinop Mutasarrıflığı yapmıştı; annesi Afife Hanım ise Yaşar Paşa'nın kızıydı. Macide adlı bir kızkardeşi ve Azmi, Agah ve Kemal Ömer adlı üç erkek kardeşi vardı.

İlköğrenimini Priştine'de yaptı. Ortaöğrenimine Kosova Mülkî Rüştiyesinde başladı, Kuleli Askerî Tıbbiye İdâdisi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimini Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne'de askerî öğrenci olarak ve her sınıfta birinci olarak 1885'te bitirdi.

Bir süre askeri hekim olarak Yunanistan sınırında görev yaptı. Tifoya yakalanınca İstanbul'a döndü ve Tıp Okulu'nda doğum kliniğinde Mehmet Vahit Bey'in yanında öğretmen yardımcısı olarak çalıştı. Uzmanlık eğitimi için Paris'e gönderildi ve eğitimini Chartie Hastanesi'nde Prof. Dr. Budin ve Prof Dr. Pinard'ın yanında asistan olarak çalışarak 1891 yılında tamamladı. Paris'teki deneyimlerini iki kitap haline getirdi. "Doğum Tarihi" adlı kitabı, Türkiye'de doğumla ilgili ilk çağdaş eser olarak tanınır.

Paris'teki öğreniminin ardından yurda döndüğünde rütbesi generalliğe yükseltilen Besim Ömer, bir doğum kliniği açmak için defalarca talepte bulunduysa da II. Abdülhamit tarafından reddedildi. 1892'de saraydan gizlice bir doğum kliniği açtı. Mekteb-i Tıbbiye yakınındaki üç odalı küçük bina ülkenin ilk doğum kliniğidir ve bu doğumhane 17 yıl hizmet verdikten sonra terk edilmiş ve Kadırga'daki daha büyük bir binaya taşınmıştır.

1895 yılında Ebe Okulu'nda öğretmen oldu. Ebelik alanında ilk kitaplar olan "Doğurduktan Sonra", "Ebe Hanımlara Öğütlerim" ve "Ebelik" adlı kitapları yayımlayarak çağdaş ebeliğin ülkedeki kurucusu oldu.

1899 yılında Doğum Kliniği Şefi oldu. II. Meşrutiyet ilan edildiğinde (1908) rütbesi albaylığa indirildi ama halk arasında "Paşa" olarak anılmaya devam etti.

Hemşireliği Avrupa'daki gelişimini izleyen Besim Ömer Paşa, Türkiye'de kadınların çalışmasına ve meslek gereği dahi olsa erkeğe el sürmelerine engel olan anlayışın karşısında durarak Japonya'da ilk defa kadın hastabakıcı yetiştirilmesinde uygulanan yöntemi İstanbul'da uyguladı. 1911 yılında İstanbul'un en tanınmış ailelerinin kızlarını, derslerini kendisinin yürüttüğü Gönüllü Hastabakıcılık Kursu'na çağırdı. 6 aylık kurs gören Müslüman Türk kadınları, ilk defa yaralı askerlerin bakımına katılabildiler.

1912 yılında Titanik gemisine bilet almış, fakat kötü hava koşulları nedeniyle gemiye binememiştir.

1913-1914 yıllarında halktan kadınlara hastabakıcılık kurslara açtı. Bu kurslarda 300 kadar hasta bakıcı yetişti. Çoğu I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale cephesi ve diğer cephelerde yaralanan askerlere baktılar. Besim Ömer Paşa, Çanakkale Savaşı sırasında Kızılay Genel Müdürlüğü yaptı.

1919 yılında Darülfünun'a "Emîn" (rektör) seçildi. 1922 yılında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'ye bir grup kız öğrenciyi kayıt ettirerek Türkiye'nin ilk kadın doktorlarının yetişmesine önayak oldu. 1928 yılında mezun olan 6 öğrenci; Dr. Suat Rasim, Dr. Fitnat Celal ve Dr. İffet Naim, Dr. Sabiha Süleyman, Dr. Hamdiye Abdürrahim, Dr. Müfide Kazım Hanımlar idi. 1933'teki üniversite reformu sırasında üniversite kadrosunun dışında kaldı.

1921 ile 1924 yılları arasında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası büyük üstatlığı yapmıştır.

V. ve VI. Dönem Bilecik Milletvekilliği yapmıştır.

19 Mart 1940 günü Ankara'da vefat etti.

Titanik​

Besim Ömer Paşa emekliliğinden sonra birçok konferans ve seminere delege olarak katılmıştı. Bu sayede birçok yurtdışına seyahatine gitmiş ve oldukça ülke görmüştü. 1912 yılında Washington’da yapılacak Kızılhaç Konferansı için Osmanlı delegesi seçilen Besim Ömer Paşa bu konferansa gitmek için Titanik adlı bir gemiyle yolculuk yapmaya karar verdi. Gemiye Fransa’dan binecek olan Besim Ömer Paşa, yolculuğun gerçekleşeceği gün hava durumundan dolayı limana ulaşamadı ve gemiyi kaçırdı. Bu sayede Titanik felaketinden şans eseri kurtuldu ve bileti olduğu halde gemiye binmeyen tek yolcu oldu. İlerleyen zamanlarda olaydan bahsederken kendisinden “yeryüzünün en talihli insanı” diye bahsetti.

Görevleri​

  • 1888 Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne'de Fenni Kıbâle muallimi (Tıp fakültesinde bilimsel doğum profesörü)
  • 1895 Ek görev olarak Ebeler Okulunda ebeler muallimi
  • 1898 Ek görev olarak Seririyat-ı Viladiye muallimi (Doğum kliniği)
  • 1910 Tıp Fakültesi Reisi (Dekan)
  • 1912 Sıhhat Umum Müdürü
  • 1914 Tıp Fakültesi Reisi
  • 1915 Darülfünun Emini (Üniversite Rektörü-İlk rektör)
  • 1935 V. Dönem Bilecik Milletvekili
 

Ugur

Administrator
Üst