LA İLAHE İLLALLAH ( TEVHİD CENNETİN ANAHTARIDIR )

deniz feneri

Super Moderator
13 Ocak 2017
1,618
817
113
39
tb
LA İLAHE İLLALLAH ( TEVHİD CENNETİN ANAHTARIDIR )
O KADAR ÇOK FAZİLETLERİ VARKİ OKUYUN ANLAYACAKSINIZ
1
. Efendimiz (s.a.v) '' Bir kimse kendisi veya başkası için yetmiş bin Kelime-i Tevhid (kelime-i tayyibe) okursa günahları afv olur'' buyurmuştur. (Hadis-i Şerif- Gulâm Alî Abdullah (Dehlevî) Makamat-ı Mazhariyye Sayfa 77)

2. Resûli Ekrem (s.a.) bir hadisinde; Her kim 70.000 defa kelime-i tevhidi söylerse o kimse bağışlanır. Kim için söylenirse o da bağışlanır” buyurmuştur. (Mübârekfûrî, Mukaddime, s. 308; Haldun el-Ahdeb, Esbâbu ihtilâfi’l-muhaddisîn, s.614.)

3. '' Sahabelerden bazısı buyurdular ki: - Kim ki yetmiş bin Kelime-i Tevhid yapar veya cemaatle birlikte yaparsa yani zikrederse, yahutta başkaları onun hakkında zikretsin, o kimse Cehennem'den uzak olur...'' (Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi- Mecmuatul-Ahzab. Mütercim Ahmet Faik Arslantürkoğlu. Sayfa 388)

4. Mazhar-ı Can-ı Canan hazretleri, bir kabrin yanına oturmuştu. (Bu mezarda Cehennem ateşi var. Hadis-i şerifte (Kendisi için veya başka müslüman için 70 bin kelime-i tevhid okuyanın günahları affolur) buyuruluyor. Ruhuna Hatm-i tehlil sevabı bağışlayacağım. İnşallah affolur) buyurdu. Hatm-i tehlilin sevabını bağışladıktan sonra, (Elhamdülillah bu günahkâr kadın, Kelime-i tehlil sayesinde azaptan kurtuldu) buyurdu. (Abdullah Dehlevi Hazretleri- Makamat-ı Mazhariyye sayfa 76) (Makamat-ı Mazhariyye'nin 76 sayfasının son parağrafında yazılı olan ve Mazhar-ı Canı Canan Hazretleri'nden anlatılan bu olaydaki azab çeken kadının fahişe bir kadın olduğu yazılıdır... Eğer incelemek istiyorsanız bu linkten kitaba ulaşabilirsiniz.

5. 70 bin Kelime-i tevhidi bir kimse veya birkaç kimse okuyabilir. (Menâhic-ül-ibâd)

6. Hatm-i tehlilin, ölü diri, herkese faydası vardır. (Gulâm Alî Abdullah (Dehlevî) Mekatib-i şerife)

7. Kelime-i tehlili de, ibadet sevabı hasıl olması için, dil ile, kendi işitecek kadar sesli söylemek gerekir. Hatm-i tehlil okuyanların da, en az kendi işitecekleri kadar sesli okumaları gerekir. Kelime-i tehlil, ibadet olarak değil de, kalbi temizlemek için okunurken, dil oynatılmaz. (İbn-i Abidin- D.1784 Dımaşk. Ölm. 1836. Babı's Sagir'e defnedilmiştir- Redd-ül Muhtar)

8. “Ölmüşlerin arkasından 70.000 kelime-i tevhid okunup onların ruhlarına hediye edilirse bu ölüler için verilen sadakaların en hayırlısıdır. Eğer bir kişinin ruhuna bir kimse veya bir kaç insan bir araya toplanıp 70.000 tevhid okuyarak gönderirlerse Allah’ın izniyle ve kelime-i tevhidin şefaatiyle o kimse cehennem azabından kurtulur.” (Sadeddîn-i Ferganî (ö.699/1300) hazretleri)

9. “Eğer bir kimse kendisi için veya bir başkası için halis bir niyetle 70.000 tevhid okursa o kişi cehennem azabından kurtulur.” (Muhyiddin ibn Arabi (1165-1239) hazretleri)

10. Boynunu cehennemden azad ettirmek için ve nefsini Allah (c.c.) Hazretlerinden sakındırmak için 70,000 defa (Lailaheillallah) oku. O zaman Allah (c.c.) Hazretleri seni cehennemden azad eder. Yahut kimin için okursan onu azad eder (Gavs’ül Vasıliyn Şeyh-i Ekber Muhyiddin-i Arabi Hz.)

11. ''Hatmi Tehlil yapıp sevabını ölülerin ruhuna hediye etmek çok faydalıdır'' (İmam-ı Rabbani Ahmet Faruki)

12. Şeyhülislâm (İbn-i Kemal) Kemalpaşazade'nin şu alttaki vasiyeti yine büyük delillerdendir. "Bismillahirrahmanirrahim. Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ’yadır. Salat ve selam Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashabının (radiyallâhü anhüm) hepsine olsun."

Bu vasiyet Ahmed b.Süleyman b. Kemal’in vasiyetidir. O şehadet eder ve derki;

Eşhedü en lâ ilahe illallah ve enne Muhammeden abdühü ve rasûlüh.

“Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur. Ve Allah Teâlâ kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.” (Hac,7)

Sonra, vasiyet ederim ki, hastalandığımda sünnet üzere kıbleye teveccüh ettireler. Bir kimse yanımda te’ennî ile ve tefekkür ile Kur’an-ı Kerim okuya ve kelime-i şehadeti tekrar edeler. Ruhum kabz olunca ondört kimse tesbih çevirip yetmiş bin kerre lâ ilahe illa’llah söyleyip sevabını bana bağışlayalar. Ol kimselere bin akça sadaka vereler. Ve dahi salihlerden hiç cenaze yıkamamış bir kimse benim cenazemi yuya. Dahi yunarken su salâsın etmeyeler. Ve her camide sala verdirmeyeler, Sultan Muhammed Camii’nde sala verdirmek kifayet ider. Ve dahi yunurken cehr ile zikretmeyeler. Ve iş tamamlanınca şöhret etmeyip sünnet üzre olmayanı terk edüp dervişane götüreler. Kabrim müslimîn kabristanında yol üzerinde bir yüksekçe bir yerde kazalar, üzerin yüksek yapmayalar, alâmet için yonulmadık taş dikeler. Defnolduğumda üzerimde cüz okutmayalar, az bir aşır Kur’an-ı Kerim olur. (hiç okumayalar) Ve kurban itmeyeler, fukaraya akçe dağıtalar. Ve salihlerden bazı kimselere bir miktar akçe vereler, onlar varıp halvetlerinde hatm-i Kur’ân-ı şerif ideler. Ve yedi güne değin ruhum içün yemek pişireler. Ve yedi gün kabirde bekleyip dua ve tesbih ideler, bu kişilere on bin akçe harcıyalar. Ve hac içün dahi beş bin akçe vasiyet ettim, bir kimseye verip hac ettireler. Vasiyetümi kabul edip yerine getireler.'' (SARAÇ, M. Ali Yekta, Şeyhülislâm Kemalpaşazâde, 1999, s.48 )

13. Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) hazretleri de, kelime-i tevhid hatminin adedi hususunda, “70 bin tevhid de olsa, olabilir… Amma 72 bin olsa daha iyi ve daha müessir olur” buyurmuşlardır. Silsile-i Saadetten Ebul Faruk hazretleri de (yetmişiki bin okunması lazım geldiğini) söylemişlerdir.

14. ''Sevdiklerim ve talebelerim vefâtımın ilk gecesinde Allahü teâlânın beni her türlü azâbdan bağışlaması ve kabûl etmesi niyetiyle, yetmiş bin kelîme-i tevhîd yâni Lâ ilâhe illallah diyerek tevhîd okusunlar.(Sadreddîn-i Konevî hazretleri)

15. Necip Fazıl Kısakürek vasiyetinin 9. maddesinde aynen şöyle yazmaktadır. ''9-Şimdi sıra en büyük dileğimde. Müslümanlardan, Eğer bu davada hizmetim geçtiğine inanan varsa, şunları istiyorum: Her ferdin, herhengi bir kifayet hesabına yanaşmaksızın, benim için "Necip Fazıl´ın kaza borcuna karşılık" niyeti ile bir günlük (Beş vakit) namaz kılması ve yine birgün oruç tutması. Mevtanın ardından, onun için kaza namazı Şafii içtihadında caizdir ve aynı içtihat Hanefilerce de rahmettir. Her ferdin, en aşağı yüz Tevhid kelimesi okuyup sevabının mislini bana hediye etmesi. 70 bine dolması lazım. Bir de, üzerimde hakkı olanların bunu Allah rızası için helal etmeleri.'' (Necip Fazıl Kısakürek)

16. ''Bir müslüman kıldığı namazın, tuttuğu orucun, okuduğu Kur'ân'ın, verdiği sadakanın sevabını, ister hayatta olsun ve ister olmasın, bir müslümana veya bütün müslümanlara hediye edebilir; bu caizdir. Bu sevab onlara verilir ve her birinin aynı sevaba kavuşacağı Allah'ın ihsanından beklenir.'' ( Ömer Nasuhi Bilmen. Büyük İslam İlmihali. 608. hüküm. Sayfa 250)

17. Nazillili Seyyid Muhammed Hakkı Hazretleri, Hazinetü'l Esrar Celiletü'l Ezkar kitabının (Arapça aslından çeviren Celal Yıldırım) 652. sayfasında aynen şöyle buyurmaktadır. '' Resulüllah (s.a.v) buyuruyor ki: '' Kim yetmiş bin defa La İlahe İllallah derse, ölmeden önce cennet ile müjdelenir'' '' La İlahe İllallah kelimesini yetmiş bir bin defa söyleyen kimse, kendi nefsini Allah'tan satın almış olur''. Bu iki hadis-i şerifi, Ebu Said, Hz. Aişe (R. Anha)'dan rivayet etmiştir. Aynı sayıda kelime-i tevhidi başkası adına söylemek de böyledir. Tahmin ediyorum ki, bu hadis-i şerif sofilerden ileri gelenlerin kelime-i tevhidi bu sayı üzerinde anmalarının dayanağını teşkil etmektedir. Nitekim bu konuda Şeyh-i Ekber'den bir hikaye de vardır ki, Şeyh-i Ekber onu Kutb-i Askalani İmam Ebü'l Abbas'tan, o da Şeyh Ebu Rebi El Maliki'den nakl ederek, bu hadis-i şerifin keşif yoluyla sahih olduğu tesbit edilmiştir. Nitekim bu rivayeti Ebu Said el Hadimi Hazretleri Tarikat-i Muhammediyye'nin şerhinde ve başka güvenilir kişiler de başka eserlerde nakletmişlerdir. Şöyle ki: Amellerin faziletleri konusunda ve bilhassa kıyasa aykırı olmayan mes'elelerde zayıf hadisle amel olunabilir'' (17. maddeden itibaren bütün yazılar, Seyyid Muhammed Hakkı Hazretleri'nin Hazinetü'l Esrar Celiletü'l Ezkar kitabından alınmıştır)

18. Seyyid İbrahim Halid Eyyubi Hazretleri'nin eserlerinden hazırlanan 'Esma 99 En Büyük Dua Kitabı Havas ve Esrarı' kitabının 336. sayfasında '' Kim yetmiş bin defa La İlahe İllallah derse, Allah'u zülcelal onu Cehenneminden korur azad eder'' şeklinde hadis olduğunu beyan etmektedir. (Bu eseri hazırlayan Mustafa Varlı'dır)

19. ''Mümin, ibadetlerinin sevabını ölü diri herkese hediye edebilir. Kendi sevabından da hiç eksilme olmaz.'' (Hidaye)

20. ''Zekât, sadaka ve kefaretler gibi yalnız malla yapılan ibadetlerin sevabını, Hac gibi, hem beden, hem malla yapılan ibadetlerin sevabını, bedenle yapılan namaz, oruç, tesbih, tehlil, tahmid ve Kur’an-ı kerim okumak, dua etmek gibi ibadetlerin sevabını bağışlamak da caizdir. Bir kimse, herhangi bir ibadeti yaparken veya yaptıktan sonra, mesela namaz, oruç, sadaka, Kur’an-ı kerim okumak, hac, umre, evliyanın kabrini ziyaret ve ölüye kefen vermek gibi ibadetleri yaparken sevabını ölü diri, başkasına hediye etmeye niyet edebilir.'' (Etfal-ül müslimin)

21. Saadet-i Ebediyye 89. baskısının 1018. sayfasında, yukarıda zikredilen kaynakların bir çoğu verilerek ölenin arkasından 70.000 kelime-i tevhid okunması gerektiği yazmaktadır. Özetle şöyle denmektedir. '' İman ile ölenlere hatm-i tehlil yapmak yani yetmiş bin kelime-i tevhid okuyup sevabını ruhuna hediye etmek çok faidelidir. Fakat bu zemanda iman ile giden pek azdır''. (Seadet-i Ebediyye sayfa 1018)

22. Necip Fazıl Kısakürek, 'O Ve Ben' eserinin 143. sayfasında ve 'Nasip Meselesi' başlığındaki paragrafta, yetmiş bin kelime tevhid hakkında Abdülhakim Arvasi Hazretleri'nden aynen şöyle naklediyor. ''Burhan Toprak'ın rahmetli zevcesi, Mareşal Fevzi Çakmak'ın kızı Muazzez için, yetmiş bin Tevhit kelimesi okunup hediye edilmesini tavsiye ettiler'' (N.F.Kısakürek . Eser - O Ve Ben Sayfa- 143)

23. Vefat eden bir kimse için yüz bin defa kelime-i tevhid kıraet olunursa Cenabı Vacibü'l Vücud Hazretleri, o vefat eden kimsenin günahlarını afv-ü mağfiret eder, onu kabir azabından, cehennem belasından azad eder. Bu vefat eden kimse için bir müslüman topluluğu tarafından okunduğu bir şahıs tarafından da okunabilir. Hatta ölmeden evvel bir insan kendisi için niyyet ederek münasip günlerde, vakit buldukça, eli değdikçe ve elinden geldiği kadar okumak süretiyle yüz bini ikmal etmek dahi caizdir. Hem de daha efdaldir. Çünkü daha garantili olmuş olur. (Seyyid Süleyman El Hüseyni- K.H Sayfa-211).

Araştırmalarımda bulduğum kaynakları bu kadarla yeterli görüyor ve bu noktadan sonrasını okuyucunun itikadına bırakıyorum. Eğer araştırmaya devam etsem daha yüzlerce kaynak bulacağımdan zerre kadar şüphem yoktur.



https://plus.google.com/106835838807062711179/posts/GzaYYHw64iF
 
Tepkiler: Ugur

Benzer Konular