Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüze Olimpiyatlar

MURATS44

topragizbiz.com
Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüze Olimpiyatlar




Olimpiyatlar 1896’dan beri gerçekleşmekte olan ve dünyayı birçok sporla bir araya getiren önemli bir spor müsabakasıdır. Malumunuzdur ki olimpiyatlar hemen kapı komşumuz olan ve bir zamanlar topraklarımız dediğimiz Atina’da doğmuştur. Peki, biz bu önemli spor olayıyla ilgili ne kadar bilgiye sahibiz? Türkiye, Olimpiyatlara ne kadar zamandır katılıyor? Ne kadar başarıya imza attı?

Galatasaray Lisesinden Bir Genç Olimpiyatlar İçin Londra’da

Aleko Mulos, Türkiye’yi Olimpiyatlar’da ilk defa temsil eden sporcudur. Olimpiyatlarda resmi olarak Türkiye’yi temsil eden sporcu olarak tarihe geçti. Galatasaray Lisesi öğrencisi olan Aleko Mulos, Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Baron Pierre de Coubertin’in Türkiye ziyareti sırasında tercümanlık yapmıştır. Coubertin’in daveti üzerine 1908 Londra Olimpiyatları’na jimnastik dalında katılmıştır. Tatavla Heraklis Jimnastik Kulübü, sporcusu olan Mulos oyunlarda derece elde edememiştir.



Aleko Munos, Londra Olimpiyat Oyunları’nda katıldığı jimnastik müsabakalarında bir varlık gösterememişti. Fakat bir altın madalya kadar değerli bir şey kazanmıştı; olimpiyat ta Türkiye’yi temsil eden ilk sporcu olma şerefini.

1912’deki olimpiyatlarda Türkiye’den katılan 2 sporcu Vahram Papazyan ile Mıgırdıç Mıgıryan’dı. Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı’na neden olan ülkeler arasında görüldüğü için 1920 oyunlarına çağrılmadı. Sancılı yılların geçmesinin ardından 1924 Paris Olimpiyatları’nda Türkiye Milli Futbol Takımı da ilk kez yer aldı. Milli takım Çekoslovakya’ya 5-2 yenilerek elendi. Türkiye, 1924 Olimpiyatları’nda 11 atlet, 3 bisiklet, 2 halter, 1 eskrim, 5 güreş ve 18 futbol oyuncusu tarafından temsil edildi.

1928 Amsterdam Olimpiyatları’nda Türkiye’den 6 atlet, 5 bisikletçi, 1 halterci, 4 eskrim sporcusu, 6 güreşçi ve 20 kişiden oluşan bir futbol takımı mücadele etti. Türk atlet Ömer Besim Koşalay, 1924 ve 1928’de Türkiye’yi temsil etmiştir. 1932 Los Angeles Olimpiyatları’na Türkiye, yolun uzaklığı ve masrafların çokluğu nedeniyle bu olimpiyata katılmadı.

İlk madalya Güreşçi Mersinli Ahmet Kireççi İle Geldi

1936 Berlin Olimpiyatları’na 2’si kadın 60 sporcuyla katılan Türkiye, ilk kez bir olimpiyatta Türk kadın sporcularla da yer almış oldu. Türkiye, olimpiyat tarihinin ilk madalyalarını 1936 Olimpiyatları’nda elde etti. Türkiye’nin Olimpiyat Oyunları tarihinde şeref kürsüsüne çıkan ilk Türk sporcusu serbest güreş 79 kg’da bronz madalya kazanan Mersinli Ahmet Kireççi oldu. Onun ardından grekoromen 61 kg’da Yaşar Erkan altın madalyanın sahibi oldu. Türkiye, kazandığı 2 madalyayla Olimpiyatları 19. sırada tamamladı.

Olimpiyatlar’da İlk Kadın Sporcularımız

1936 yılı sadece ödül almamız için değil ilk kadın sporcularımızla da tanışmamızı sağlaması açısından önemliydi. 20 yaşında bir arkeoloji öğrencisi, kendisi gibi başka bir kadın sporcu ve erkek takım arkadaşlarıyla Türk milli takımını temsil etmek üzere Berlin’e gitti. Eskrim dalında yarıştılar. Belki madalyayla dönemediler ama bu iki genç kadın her zaman Türkiye’nin ilk kadın Olimpiyatçıları olarak hatırlanacak. Bunlardan biri de İstanbul Üniversitesi Arkeoloji profesörü Halet Çambel’dir.

27 Ağustos 1916 yılında Almaya’da dünyaya gelen Halet Çambel, dört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğuydu. 1. Dünya Savaşından sonra Bir dönem İsviçre ve Avusturya’da yaşadıktan sonra 8 yaşında, Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Türkiye’ye gelen Çambel’in sanata olan düşkünlüğü daha bir artmış ve İstanbul’un tarihi güzellikleri onu derinden etkilemiştir.

Peki, nasıl oldu da spora merak saldı, Çambel? Bu sorunun yanıtı da Birinci Dünya Savaşı sonrası zor yıllarda saklıydı.

“I. Dünya harbi çocuğuyken çok zayıftım. Hep bana ölecek gibi bakarlardı. Üst üste kazaklar ve yün çoraplar giydirirlerdi. Ben de böyle olmayacak diye evden gizlice okulda üzerimdeki kalın giysileri çıkartıp kendimi güçlendirmeye karar verdim. Ve bu arada spor yapmaya başladım.”

Lise yıllarında okuduğu Almanca kitaplardaki Şövalyeler döneminden etkilenen, Eskrimle ilk kez lisede karşılaşan Halet Çambel bu sporda uzmanlaşmaya karar verir.

Liseden sonra kazandığı burs ile birlikte Fransa’ya giden Çambel, lisans öğrenimi sırasında boş vakitlerini eskrim ve binicilikle geçirmiştir. Okuldan kalan zamanlarda eskrimini daha da geliştiren Çambel, 1936 Yaz Olimpiyatlarında eskrim dalında Türkiye’yi temsil eden ilk Türk kadın eskrimci olmuştur.

Olimpiyatlar’da Madalya Kazanan Kadın Sporcularımız

1992 yılında ise daha büyük bir başarı yaşandı ve evi Türkiye’ye madalya kazandıran kadın Hülya Şenyurt oldu. Ordu’da dünyaya gelen Şenyurt, 1991’de Avrupa Gençler Şampiyonu oldu. 1992 yılında Barcelona’da gerçekleştirilen Yaz Olimpiyat Oyunları’nda 48 kiloda bronz madalya kazanan Şenyurt, bu başarısıyla tarihe geçti. Olimpiyatlarda madalya elde eden ilk kadın Türk sporcu olan Şenyurt ayrıca, olimpiyat madalyalı en genç sporcu olarak büyük bir başarıya imza attı.

Hülya Şenyurt’un ardından 2004 yılında ise evine altın madalyayla Nurcan Taylan geldi. Böylelikle Türkiye’ye Olimpiyat Şampiyonluğu kazandıran ilk kadın sporcumuz oldu. 11 yaşında antrenör Mehmet Üstündağ tarafından keşfedildi. Halterde 6 Avrupa ve 2 Dünya rekoru kırdı. 2004 yılında Atina’daki Olimpiyatlar ’da 48 kiloda dünya ve olimpiyat rekoru kırarak altın madalya kazandı. Böylece Türk spor tarihinde ilk defa bir kadın sporcu bu başarıya ulaşmış oldu. Sonrasında da defalarca kendi rekorlarını kırmaya devam etti.

Bütün sporcu Türk kadınların önünü açan Halet Çambel, Hülya Şenyurt ve Nurcan Taylan’dan sonra pek çok kadın sporcularımız sayısız başarıya imza atılar ve atmaya devam ediyorlar.
 
  • Beğen
Tepkiler: Ugur
Üst