Şehirler Trabzon

Evliya Çelebi

Yeni Üye

Trabzon
Plaka No 61
Bölge Karadeniz Bölgesi
Yüzölçümü 4.628 km²
Nüfus 808.974
Nüfus Yoğunluğu 175 kişi/km²
Telefon kodu +462
Rakım 36 m
İlçe 18
Mahalle 315
Trabzon, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer alan ve Karadeniz'e kıyısı olan bir ildir. Karadeniz sahili ile Zigana Dağları arasında yer almakta olup yüzölçümü açısından az bir alan kaplar. Batısında Giresun'a bağlı Eynesil ilçesi, güneyinde Gümüşhane'ye bağlı Torul ilçesi ve Bayburt, doğusunda da Rize'ye bağlı İkizdere ve Kalkandere ilçeleri bulunur.

Trabzon, günümüzde Karadeniz Bölgesi'nin Samsun'dan sonra ikinci büyük kentidir. Trabzon, 12 Kasım 2012 tarihinde kabul edilen büyükşehir yasa tasarısı ile büyükşehir belediyesi olmuş ve merkez ilçe kaldırılarak Ortahisar ilçesi kurulmuştur. Trabzon iki il ile birliktede "şehzadeler şehri" olarak anılır.

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş: - Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası.

Trabzon İl Nüfusu 808.974'dir (2019 sonu). İlin yüzölçümü 4.628 km²'dir. İlde km²'ye 175 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 1.398 kişi ile Ortahisar)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre 18 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 704 mahalle bulunmaktadır.
İçindekiler

Trabzon adı


  • Yunan mitolojisinde Lycaon’un oğlu Trapezeus'un Arkadya'daki adaşına ismini verdiği bilindiğinden, Karadenizdeki Trabzon'un da bu mitolojik kahramandan adını aldığı ve kent adının Yunan toponomi geleneğinden kaynaklandığı düşünülmektedir.
  • Evliya Çelebi'nin, 2500 yıllık geçmişi olan bu ismi 17. yüzyılda Türkçe Halk etimolojisi kaynaklı ”Tuğra-bozan“ yakıştırması ile açıklamaya çalışmış olması da kimi çevrelerce ciddiye alınmıştır.
  • Hamilton, şehrin güney doğusunda dik yamaçlarla yükselen, fakat üstü düz olan Boztepe’nin görünüşüne bağlamış, antik Trabzon sikkelerindeki "masa" çiziminden de aldığı destekle, kente görümünden dolayı Yunanca Trapezus "masa" adının verildiğini iddia etmiştir.
  • Özhan Öztürk, Lazların ataları olan Kolhis ve Kafkasya'dan getirilen kölelerin Yunanistan anakarasına taşındığı liman kenti olan Trabzon'un adının Trapezus'un eski Yunanca metinlerde geçen mecaz kullanımı "köle satılan düz platform” (Aristo. Fr. 874) ile ilişkili olabileceğini iddia ederken kentin Bijışkyan tarafından anılan diğer adı Ozinis'in. Lazca "Düzlük" anlamına geldiğini kaydetmiştir.
Şehir tarih boyunca Osmanlıca: طرابزون , Antik Yunanca: Τραπεζοῦς , Latince: Trapezus, Ermenice: Տրապիզոնի , Cenevizce: Trabisonda , Pontus Rumcası: Τραπεζούντα Trapezunda ve Lazca: T'rapuzani ya da T'amtra olarak adlandırılmıştır.

Trabzon Tarihi


Bölgede çeşitli dönemlerde yapılan arkeolojik kazı ve yüzey taramalarında Yontma Taş (Alt Paleolitik dönem) Çağı'na ait Acheulien ve Mousterien tipi (el baltaları, kazıyıcılar, yonga aletler), Orta Taş Çağı (Mezolitik)'e ait mağaralar Kalkolitik Çağ’a ait yerleşim izlerine rastlanmıştır. Bronz Çağı'nda Karadeniz kıyısında Kaşkalar adlı domuz besleyen ve kendir eken savaşçı bir halkın varlığı Hitit kaynaklarında bildirilmektedir.

Antik Çağ


Eusebius'a göre şehrin kuruluş tarihini MÖ 756 olmakla birlikte bu iddia Trabzon'u İstanbul, Roma hatta, genel kanıya göre Trabzon ve diğer Doğu Karadeniz kolonizasyonunu gerçekleştiren Sinop'tan daha eski bir kent yapmaktadır. Bu durum gerçekse Sinoplular varolan bir kenti MÖ 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar.

Anabasis'te geçen "Pontos Euksenios kıyısındaki bu şehir Sinope’nin Lazların ataları olan Kolhis ülkesindeki kolonisidir" ifadesi daha sonra Arrian ve Peripleus tarafından da onaylanmıştır.

Trabzon şehrinden ilk defa MÖ 400 yılında şehri gören Atinalı Xenophon tarafından bahsedilmiştir. Merkezinde Yunanların çevre köylerinde bugünkü Lazların (Tzanlar) ataları olan Kolhislilerin ve yaşadığı Trabzon, Antik çağ ve sonrasında Zigana geçidi üzerinden Ermenistan ve Euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliğindeydi. Pontus İmparatoru Mithridates'in Roma İmparatorluğu ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından Anadolu topraklarının yanı sıra Trabzon'da Roma hakimiyetine girmiştir.

Roma ve Bizans dönemi


Pompeius'a karşı mücadelesinde Mithridates'e destek vermeyen Trabzon, Roma döneminde ödüllendirilerek serbest şehir statüsü kazandırılmıştır. Bizzat kente gelen Arrian, Trapezus’un Roma döneminde Güney Karadeniz'deki en önemli liman kenti olduğunu belirtmiştir. Roma İmparatoru Hadrianus döneminde restore edilen kent, Trajan döneminde Pontus Kapadokyası eyaletinin başkenti olmuş ve kente yeni bir liman inşa edilmiştir. Gallienus döneminde bir Germen kabilesi olan Gotlar tarafından yağmalanmış, I. Justinianus döneminde tekrar onarılsa da şehir eski görkemli günlerine dönememiştir. Bizans' ın 6. yüzyılda Sasanilerle yapılan savaşlar, 7. yüzyılda da Arap akınları nedeniyle şehir yeniden önem kazandı. Daha sonra yeni kurulan Haldia bölgesinin ana kenti oldu. İstanbul’un Latinler tarafından işgali sırasında Komnenos ailesi tarafından 1024 yılında kurulan Trabzon İmparatorluğu'nun başkenti oldu.

Trabzon İmparatorluğu dönemi


Komnenos Hanedanı'ndan Aleksios Latin işgali nedeniyle Trabzon'a gelerek teyzesi Gürcü Kraliçesi Tamar'nın da desteğiyle kendini Roma İmparatoru ilan etmişse de Batı özellikle Vatikan Trabzon İmparatorunu küçümseyerek "Laz hükümdarı" olarak tanımlamıştır. Trabzon imparatorları başlangıçta diğer Bizans (Doğu Roma) imparatorları gibi çift başlı (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışlarsa da Latin işgalinin sona ermesi ve Konstantinopolis'te yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün Trabzon Ayasofya müzesinin giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü tercih etmişlerdir. Cenevizliler ile Venedikliler, Moğollar ile Osmanlılar hatta çeşitli Türkmen (Akkoyunlu kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, İstanbul'un fethinden sekiz yıl sonra 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Karadeniz'deki çeşitli beylikler, İtalyan kolonileri ve Kırım'la birlikte ele geçirilerek İpek yolunun stratejik anahtarının Osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu dönemi


I. Bayezid'in 1398'de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Krallığı, Osmanlı Devleti'ne yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. David Komnenos iktidarı döneminde (1458-1461) vergi ödemeyi durdurarak, önceden ödediklerini de Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan aracılığıyla geri istemiş, ayrıca Osmanlılara karşı Avrupa'daki büyük devletlere ittifak önerisinde bulunmuştur. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet 23 Mart 1461'de Edirne'den sefere çıkmış ve bir süre denizden kuşatılan şehir, Trabzon kralı David Komnenos'un Veli Mahmud Paşa'nın yakını olan başmabeyincisi Yorgi Amiruki'nin aracılığıyla direnmeden teslim olmuştur.

Osmanlı idaresine geçen Trabzon sancak haline getirilmiştir. Bir süre müstakil olarak idare edilen sancak daha sonra Rûm Eyaleti'ne bağlandı. Sancak merkezinin Trabzon olması nedeniyle sancakta şehrin adıyla anıldı. Osmanlı yönetimine geçmesiyle şehirde yaşayanların bir kısmı İstanbul, Edirne ve diğer şehirlere gönderilirken[19], Trabzon'a da Çepniler ve diğer Türkmen toplulukları yerleştirilmiştir.

1470 yılında sancak beyliği küçük yaşta Şehzade Abdullah’a verilmiş; Abdullah, annesi Şirin Hatunla birlikte 1479 yılına kadar Trabzon’da yaşamıştır. Yavuz Sultan Selim de şehzadeliği sırasında (1491-1512) Trabzon’da Sancak Beyi olarak bulunmuş, sonradan Kanuni unvanı alacak olan oğlu Sultan Süleyman burada doğmuştur.

Trabzon sancağı 1582 yılında merkezi Batum olan Lazistan Sancağı ile birleştirilerek eyalete dönüştürülmüş ve Trabzon'da bu yeni idari birimin merkezi olmuştur.

Trabzon, Osmanlı döneminde de gerek Doğu Anadolu ve İran'ın gerekse Baharat yolu'nun Batı'ya açıldığı liman kenti olarak stratejik önemini sürdürmüş dahası İran ve Kafkasya seferlerinde askeri üs noktası olarak kullanılmıştır. 1486 tahrir kayıtlarında şehirde yaşayan Müslüman halkın; çeşitli Anadolu şehrinden sürgün edilerek şehre yerleştirilen 201 hâne ile kendi istekleriyle şehre yerleşen elli altı hâneden oluştuğu belirtilmiştir. Aynı tahrir kayıtlarına göre şehirde yaşayan halkın; %65,16’sı Rumlar, %19,22’si Müslüman, %12,49’u Ermeniler, %3,13’ü ise Ceneviz ve Venedikliler'in oluşturduğu Latinler'den oluşmaktaydı. Bunun yanı sıra şehirde 400 yeniçeri, 203 kale muhafızı ile idareciler ve maiyetindeki insanlarda bulunmaktaydı.

1523 tahririnde şehirdeki Müslüman nüfusun azaldığı görülürken, tahminen 7000 kişinin yaşadığı şehrin yaklaşık %14,3'ü Müslümanlardan oluşmaktaydı. 1553 kayıtlarında şehrin nüfusu azalırken (6100), Müslüman nüfus sayısındaki yüksek artış sonucu nüfusun %47'sini Müslümanlar oluşturmaktaydı. 1583 tahririnde 10.500 kişinin yaşadığı tahmin edilen şehrin yaklaşık; %53,6'sı Müslüman, %32,5 Rum, %5,8 Ermeni ve geri kalanı da Katolik tebaadan oluşmaktaydı.

Celali ayaklanmaları, Kazancık cemaati gibi soyguncu aşiretler, yolsuzluk yapan sancakbeyleri, bölgeyi arpalık olarak kullanan beylerbeyleri (Ahmet Paşa, 1603 gibi), 1624, 1625, 1631 yıllarındaki Kazak yağmaları ve 18. ve 19. yüzyılda Rize'li Tuzcuoğlu Memiş Ağa ve Sürmene'li Deli Ahmet Ağa gibi ayanlıktan gelme yerel derebeylerin ayaklanmaları bu dönemin önemli olaylarıdır. Diğer yerel ayanlarında desteğini alan Tuzcuoğulları 18 Ağustos 1816'da şehri ele geçirmiş, şehir yağmalamaya ve tahribata maruz kalmıştır.

1859-1864 yılları arasında Kuzey Kafkasya'da süregelen Kafkas-Rus savaşı, Çerkes ve Abhaza halklarının yenilgisi ile sonuçlanmış ve şehre çok sayıda göçmenin yığılmasına yol açmıştır. Dönemin raporlarına göre, sadece Kasım 1863-Temmuz 1864 arasında Trabzon limanına 180.000 göçmen gelmiştir. Doğal olarak büyük bir afete dönüşen göç, salgın hastalıklar, açlık ve toplum içinde kaynaşmalara yol açmıştır. Çok kısa bir zaman içinde Trabzon ve Akçakale limanları ve çevresindeki yerleşim yerleri adeta rezervasyonlara dönüşmüştür. Bu dönem sırasında salgın hastalıklardan korkarak kaçan yerel halk yaylalara geçmiş ve şehirde yeni göçmenlerle, devlet görevlilerinden başka sadece kaçamayacak durumda olanlar kalmıştır.

1867 yılında Trabzon’da büyük bir yangın çıkmış, birçok kamu binası da bu sırada yanmış ve kent daha sonra yeniden düzenlenmiştir. 1868 yılında vilayet olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane, Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon’a saldırır (14 Nisan 1916).

Türk nüfusun boşalttığı şehre 18 Nisan’da Rus ordusu girmiş ve Trabzon 24 Şubat 1918’e kadar Rus hakimiyetinde kalmıştır.

1917′de Rusya’da “Bolşevik Devrimi” sonrasında Çarlık Yönetiminin yıkılmasını takip eden süreç sonrasında Rus ordusu Trabzon'dan çekilmiştir. Öte yandan, batıdan doğuya doğru kayan ve Karadağ’da toplanan Türk milis güçleri, Akçaabat’a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey’in komutasında üç koldan Trabzon’a doğru yürürler ve 24 Şubat 1918 tarihinde Trabzon’a girer. Bu olayların yaşanmasından sonra Trabzon'da nüfusun az bir kısmını oluşturan Rum ve Ermeniler şehirden çıkarılmıştır.

I. Dünya savaşı sırasında 17 gemilik Rus donanması tarafından topa tutulan, 1916-1918 yılları Rus işgaline uğrayan kentin Hristiyan Rum nüfusu, savaşın bitiminden sonra mübadele ile Yunanistan'a gönderilmiştir. Canlı bir ticaret kenti olan Trabzon'da köklü Rum ve Müslüman ailelerden oluşan eşrafı aktif olarak siyasetle uğraşmaktaydı. Barutçuzade Faik Ahmet Bey'in sahibi olduğu İstikbal gazetesi yerel sermaye ve aydınların düşüncelerini kamuoyuna duyurdukları en önemli haber kaynağıydı. Mondros Mütarekesi'nin ardından bölgede bir Pontus Devleti'nin kurulması hatta daha çok destek bulan bir proje olarak yeni kurulacak Ermenistan'a liman kenti olarak verilmesi gündeme geldiğinde Trabzonlular 12 Şubat 1919 tarihinde Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'ni kurarak Osmanlı Devleti'ne bağlılığın korunması için mücadele etmeye karar vermişlerdi. Erzurum Kongresi'ne kalabalık bir heyetle katılan Trabzon heyeti ile kongreyi düzenleyenler arasında başkanlık seçimi ve kongrenin niteliği konusunda bazı pürüzler çıkmıştır. Görüş ayrılıkları derinleşince Heyet-i Temsiliye'nin Trabzonlu üyeleri Sivas Kongresi'ne katılmamışlardı. Saltanat yanlısı Trabzon valisi Galip Bey'in tutuklanması ve Türkiye Komünist Fırkası başkanı Mustafa Suphi ve 18 arkadaşının Trabzonlu kayıkçıların reisi Kahya Yahya tarafından 28-29 Ocak 1921 katli Cumhuriyet öncesi dönemin son olaylarındandır.

1831 Osmanlı nüfus sayımına göre Trabzon merkez kazada 6.300, Vakfıkebir 19.512, Polathane’de 8.432, Yümerek'te (Yomra) 6.775, Tonya’da 1.910, Sürmene’de 12.985, Of’ta 18.940 erkek yaşamakta olup buna Trabzon sancağındaki 11.473 reaya eklenince toplam 86.327 erkek yaşamaktaydı. 1903 Trabzon Vilayet Salnamesi’ne göre Trabzon vilayetinde 972.981’i İslam, 185.784’ü Rum Ortodoks, 50.233’ü Ermeni Gregoryen, 1.506’sı Katolik, 1.140’ı Protestan olmak üzere 1.211.644 kişinin yaşadığı görülmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti


Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları yeni Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuşlar ve Trabzon'da yeni ülkenin yeni idari yapısında "altmış bir (61)" nolu il olarak yerini almıştır.

İlin Cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir düşünceyle değil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz alınarak çizilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 81 ilinden biri olan Trabzon, Doğu Karadeniz bölgesinde yer almakta ve 4.685 km2'lik yüzölçümüyle ülke topraklarının %0,6'sını oluşturmaktadır.

Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzon'da çeşitli fabrikalar kurulmuştur.

Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon’a üç kez gelir; 1924, 1930 ve 1937 yıllarında, ilk geldikleri 15 Eylül 1924 günü, Trabzonlularca “Atatürk Günü” olarak kabul edilir.

Kent, 1923 yılında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 61. il merkezi olarak yerini almış, 1926 yılında ilk Halk Kütüphanesi ve Ziraat Bankası, 1929'da Visera Hidroelektirik santrali, 1938'de Trabzon içme suyu tesisleri, 1942'de Trabzon Lisesi, 1947'de Trabzon Numune Hastanesi, 1949'da Göğüs Hastalıkları Hastanesi, 1954'te Trabzon limanı, 1957'de Trabzon Havaalanı, 1958'de SSK Hastanesi, 1964'te Ayasofya müzesi, 1967'de çimento fabrikası açılmş, 1976 yılında Trabzonspor futbol takımı Türkiye 1. Ligi şampiyonluğunu kazanarak bu unvanı İstanbul'dan Anadolu'ya taşımayı başaran ilk futbol takımı olmuştur.

1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uygulamasıyla Anadolu'da bulunan 78 bin civarındaki yerleşim adından 28 bin kadarının adı Türkçe olmadığı gerekçesiyle değiştirilmiş olup büyük bölümü Romeika olan Trabzon köy adları da değiştirilerek yerlerine Türkçe isimler konulmuştur.

2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Trabzon'da sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesi çalışmalarına başladı.



Coğrafya


Dar bir sahil şeridinin ardında denize paralel uzanan dağlık bir araziye sahip olan ilin merkezi Boztepe (antik Minthrion tepesi) üzerine kurulmuştur. İl topraklarının % 22,4 yayla, % 77,6'sı ise tepelerden oluşmaktadır.

İldeki dereler; Ağasar Deresi, Değirmendere, Yanbolu Deresi, Fol Deresi, Karadere, Koha Deresi, Manahos (Sürmene), Solaklı, Baltacı Deresi, Kalapotama Deresi, Maçka Deresi ve Galyan Deresi'dir. İldeki göller ise Çakırgöl, Uzungöl, Sera Gölü ve Haldizen Gölü'dür.

Trabzon İlçeleri


Trabzon ilinin 18 ilçesi vardır:
  • Akçaabat
  • Araklı
  • Arsin
  • Beşikdüzü
  • Çarşıbaşı
  • Çaykara
  • Dernekpazarı
  • Düzköy
  • Hayrat
  • Köprübaşı
  • Maçka
  • Of
  • Ortahisar
  • Sürmene
  • Şalpazarı
  • Tonya
  • Vakfıkebir
  • Yomra

İklim


Karadeniz'e özgü ılıman iklime sahip kentte hava sıcaklığı yıl boyunca 7,4-23,5 °C arasında değişirken yaz ortalaması 22,3 °C, kışın ortalama en düşük sıcaklık ise 4,4 °C civarındadır. Trabzon'da yerel il meteroloji istasyonlarınca bugüne kadar ölçülen en düşük sıcaklık −7 °C (15 Ocak 1950), en yüksek sıcaklık ise 37,8 °C (17 Mayıs 1988) olmuştur.

Eğitim


Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Trabzon'da eğitim kuruluşu olarak sekiz medrese, eğitim süresi dört yıl olan beş adet ilkokul, bir adet sanat yurdu, bir adet askeri rüştiye, bir adet idadi ve bir adet Darülmuallimin bulunmaktaydı. Günümüzde Trabzon ilinde 815 ilköğretim okulu, 86 lise ve dengi okul ve 2 Aralık 1963 tarihinde öğretime açılan Karadeniz Teknik Üniversitesi ve 2011 yılında açılan Özel Avrasya Üniversitesi bulunmaktadır. Trabzon Üniversitesi 18.05.2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7141 sayılı kanun ile Trabzon Akçaabat'ta kurulmuştur. Bu yapısıyla karadeniz bölgesinde üç üniversiteye sahip ilk kent olma niteliğini kazanmıştır.

Trabzon geleneksel el sanatları


Trabzon ve çevresinde geleneksel el sanatları olarak, hasır bilezik yapımı, telkari, taş ve ahşah işçiliği, dokumacılık, bakırcılık, bıçakçılık, yorgancılık gibi sanatlar yapılmaktadır. Bakırcılık bölgenin en eski el sanatlarındandır. Tarihi belgelerde "Padişahın donu ile gömleği ve ipekli kumaşlar Trabzon dokumasından tedarik edilirdi" şeklinde kayıtlarla karşımıza çıkan ve "Trabzon bezi" olarak bütün Osmanlı vilayetlerinde ün yapan Trabzon dokumalarının üretimi, kırsal kesimdeki talebin varlığının yanı sıra turistik talebin oluşması sebebiyle de hala sürmektedir. Bugün tüm Anadolu'da olduğu gibi, Trabzon'da da el dokumacılığında bir gerilemenin söz konusu olmasına rağmen, peştemal vb. eşyanın halkın günlük yaşamındaki önemli yerini koruması bu geleneksel sanatımızı yaşatmaktadır. Trabzon dokumacılığı ile ilgili araştırmalarda "keten kenevir" denilen dokuma aslında "kendir"dir. El tezgahlarında, el eğirmesi yöntemiyle elde edilen bu kendir ipliği ile yapılan dokumalar, yerini zamanla pamuğa bırakmıştır. Iğdır, Erzincan ve Çukurova'dan sağlanan pamuk ipliğiyle Trabzon'dan başka Maçka, Çarşıbaşı, Beşikdüzü ve Şalpazarı gibi yerlerde başta peştemal olmak üzere, perde, gömleklik, şal, başörtüsü, kuşak vb. dokumalar üretilmektedir. Karadenizli kadının simgesi olan peştemal, Dolay Peştemal (bele dolanan) ve Baş Peştemali olarak iki ana gruba ayrılır. Renk, büyüklük ve dokuma tekniğine göre de değişik isimler alırlar. (Makaslı, ikat, çeşan vb.)

Trabzon geleneksel el sanatları;
  • Heybe
  • Keşan
  • Kuşak
  • Çorap
  • Hasır Bilezikler
  • Kazaz Sanatı (Kazaziye İşi)
  • Telkari İşlemeciliği
  • Bakır İşletmeciliği
  • Ahşap İşçiliği
  • Şimşir Kaşık
  • Yayık
  • Örme Sepet
  • Taş İşçiliği
  • Bıçakçılık

Kültür


Trabzon halkı, adet, yaşam tarzı, gelenek ve görenek bakımından kendine ve yöreye özgü özellikler taşımaktadır. Trabzon'da çeşitli Türk boyları yaşamaktadır. Çepniler Şalpazarı, Beşikdüzü, Düzköy, Vakfıkebir, Akçaabat, Çarşıbaşı, Of ve Sürmene ile Araklı ilçelerinde yaşamakta olup bazı yöreler en eski Türkmen geleneklerini hala sürdürmektedirler. Trabzon genelinde Çepni, Çebi, Hamzaçebi, Akifçebi, Çep, Çapoğlu, Çebili, Çepnioğlu, Çetmi gibi soyadları oldukça yaygındır. Bu da bölgedeki Çepni Türklerinin varlığını göstermektedir. Osmanlı döneminde Trabzon'un da içinde bulunduğu Ordu-Giresun-Trabzon-Gümüşhane bölgesine "Vilayet-i Çepni" de denmekteydi. Ayrıca Evliya Çelebi, eserinde Trabzon bölgesi için "20.000 Çepni Türkmen çadırının bulunduğu yer." olarak bahsetmektedir. Fatih zamanında Oğuzlar'ın Avşar boyundan olan Karamanoğullarından gelen Türkmenler ile Halep-Irak bölgesinden gelen Türkmenler de Trabzon'a yerleştirilmişlerdir. Ayrıca bölgeye(Özellikle Trabzon,Rize ve Artvin) çok sayıda sarışın-kumral renkli gözlü bir yapıya sahip olan 100.000'den fazla Kuman-Kıpçak Türkleri de yerleşmiştir. Hristiyan olan bu Türkler; bölgeye Osmanlı İmparatorluğu'nun hakim olmasıyla Müslümanlığa geçtiler. Trabzon, Osmanlı'nın dağılmasından sonra Kırım Türkleri tarafından da yerleşim yeri olarak seçilmiştir. Bölgedeki Rum nüfus 1923 yılında Yunanistan ve Türkiye arasında yapılan "Nüfus Mübadelesi" ile gönderilmiştir. Ancak bir kısmı Müslüman olmuş fakat zaman içerisinde Türkleşmiştir. Ufak bir kısmı ise Pontus Rumcası konuşmaktadır.

Şalpazarı, Ağasar vadisindeki Çepniler yöreye 13.-14. yüzyıllar arasında yerleştiler. Dede Korkut masallarında bahsi geçen folklorik birikime ve Trabzon'un diğer yörelerinden kolayca ayrılabilen Türkmen diyalektine rastlanır.


Dil


Trabzon halkı, bugün Azerbaycan'ın Şeki bölgesiyle büyük benzerlikler gösteren bir Türkçe kullanmaktadır. Trabzon'un batısındaki konuşmalarda genellikle Çepni ağzı yaygınken doğuya doğru gidildikçe konuşulan Türkçenin daha sert bir hal aldığını ve Kıpçak-Kuman ağzına döndüğünü görürüz. Örnek vermek gerekirse Trabzon'da sıkça kullanılan "haçan (ne zaman, mademki), uşak (çocuk, evlat), afkurmak (boş konuşmak, çemkirmek), ula (oğlan/ulan), gız (kız), kitmek (gitmek) gibi sözcüklerin öz Türkçeden gelen sözcükler olduğu ve diğer Türk devletlerindeki Kıpçak Türkçesiyle eşleştiği görülmektedir. Trabzon'da ayrıca sayısı tam bilinmemekle beraber 5.000 civarında olduğu tahmin edilen konuşucu tarafından da Romeika (Antik Roma Dili/Rumca) konuşulmaktadır.

Giyim


Trabzon bölgesinde giyim, batı ve doğu bölgesi olarak ikiye ayrılabilir. Batı bölgesi genelde daha çok Türkmen özelliği gösterirken doğu bölgesi daha çok Kuman-Kıpçak ve Transkafkas giyim özelliği gösterir. Kadınlarda fistanlar daha çok büyük çiçeklerle süslü, renkli ve bolca işlemelidir. Erkekler ise bölgenin yerel giysisi olan zıpka, kukula, körüklü üçlüsünü kullanmaktadır.

Erkek


Başta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir düğümle bağlanan ve kukula adı verilen siyah başlık vardır. Üstte beyaz mintan ve üzerine siyah aba yelek vardır. Altta bacak arası körüklü bacak kısmı dar zipka adı verilen siyah şalvar vardır.

Kadın (köylü)


İçte kamis adı verilen yakasız Trabzon bezinden gömlek, başta keşan peştemal, alltta etek veya üçetek elbise (zibun) ve rengi yöreden yöreye değişen peştemal vardır.Üstte fermene veya kadife adı verilen yelek vardır.

Kadın (şehirli, kasabalı)


Başta tepelik, Tapla, Koursi, hotoz adı verilen gümüş ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus.

Köylü ya da şehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde yaşayan Lazlar gibi) kesinlikle şalvar giymemektedir. Tek istisna Şalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları şalvar giymekte ve ucu püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır.

Müzik ve halk oyunları


Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları şimşir kaval, kemençe, davul-zurna ve yörede zimpona, dankiyo adlarıyla da bilinen tulumdur. Sayısız çeşidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan geleneksel dansların adı ise horondur. Kolbastı oyunu 1930 yılında Trabzon'un Faroz mahallesinde başlamıştır. Farozlu balıkçıların kendi aralarında oynadığı bir oyundur.

Kültürel yaşam


Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri Trabzon Belediye Tiyatrosu ve Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından yürütülmektedir.Halk eğitim merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan Devlet Klasik Türk müziği Topluluğu'nun yanı sıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye Sergi Salonu'nda sergilenmektedir. Şehirde Royal, Lara, Avşar ve Cinemaximum sinemaları bulunmaktadır.

Mutfak


Samsun Batum arasında yer alan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri karalahana, mısır ve hamsi ve çay olup bu üçlünün çorbasından ekmeğine dek sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en karakteristik olanları şunlardır:
  • Mısır unundan: Kuymak (Rize'de muhlama, Vakfıkebir ve Şalpazarında yağlaş), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek
  • Karalahanadan: Çorba, sarma
  • Tatlı olarak: Kabak tatlısı, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna şekerli olarak tüketilir- tatlıların yanında içecek olarak ayran içilir.)
  • Hamsiden: Buğulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, kaygana
  • Fasülyeden (lobya): Turşu kavurma
  • Mısırdan: Korkot (mısır çorbası)

Tarihî-turistik yerler


Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş, Ortaçağ'da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal güzelliklerinin yanı sıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır. Bunların en önemlileri:
  • Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi, Kaymaklı Manastırı (Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, Vazelon Manastırı,
  • Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,
  • Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii, Trabzon valiliği ve Valievi.
  • Konaklar: [Atatürk Köşkü], Memiş Ağa Konağı (Sürmene), Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı (Of), Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı, Karamollaoğlu Topal Mustafa Evi (Araklı)
  • Araklı ilçesine bağlı Konakönü mahallesinde de birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Bu yapılar Rus işgaline tanıklık etmekle birlikte çok eski zamanlarında izlerini taşımaktadır.
  • Hamamlar: Sekiz Direkli Hamam, Fatih Hamamı, İskender Paşa Hamamı, Çifte Hamam, Hacı Arif Hamamı, Alaca Hamam, Tophane Hamamı
  • Osmanlı dönemine ait diğer eserler: Soğuk Çeşme, Bedesten, Sufi Ali Bey kitabesi, Sur Kitabesi, Kabak Meydan Şadırvanı, Ortahisar Muvakkithanesi, Çarşı Camii Muvakkithanesi, Askeri Hastahane, Seyyidi Hacı Mehmed Çeşmesi, İskender Paşa Çeşmesi, Kethüdazade Hacı Emin Ağa Çeşmesi, Manastır Çeşmesi, Abdullah Paşa Çeşmesi, Hafız Muhammed Çeşmesi, Abdulhamid liman Çeşmesi
  • Diğer: Uzun Sokak

Tiyatrolar


Şehirde 2000 yılında başlayan Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali düzenlenmektedir.
  • Trabzon Devlet Tiyatrosu
  • Trabzon Belediye Tiyatrosu
  • Trabzon Sanat Tiyatrosu
  • Akçaabat Belediye Tiyatrosu
  • Kültür merkezleri
  • Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi
  • Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi
  • Atatürk Kültür Merkezi
  • Vakfıkebir Sabri Bahadır Kültür Merkezi
  • Akçaabat Erol Günaydın Kültür Merkezi
  • Sürmene Kuluçzade Ahmet Kültür Merkez
  • Beşikdüzü Ali Şükrü Bey Kültür Merkezi

Müzeler



  • Trabzon Ayasofya Müzesi
  • Trabzon Atatürk Köşkü Müzesi
  • Akçaabat Ortamahalle Evleri Müzesi
  • Trabzon Müzesi
  • Şamil Ekinci Müzesi
  • Trabzon Tarih Müzesi
  • Trabzon İpekyolu Müzesi
  • Trabzon Şehir Müzesi
  • Sümela Manastırı
  • Trabzon Köy Müzesi
  • Trabzon Muhibbi Edebiyat Müze Kütüphanesi
  • Trabzon Eğitim Tarihi Müzesi

Ulaşım


Trabzon'da şehiriçi ulaşım modern otobüslerle ve minibüslerle sağlanmaktadır. Ulaşımda nakit para ve "Trabzon Kart" isimli akıllı kartla ödeme sistemi kullanılmaktadır. Antik Çağdan itibaren Trabzon kenti, özellikle Roma İmparatoru Hadrianus'un yaptırdığı limandan sonra denizcilik açısından önemli bir merkez olmuş, cumhuriyet döneminde de yakın zamana dek denizyolları ulaşım ve ticarette önemini korumuştur. Karadeniz Sahil Yolu ve yapımı tamamlanmak üzere olan otoban yolunun hizmete açılması ile Samsun ile Sarp sınır kapısı arasında yolculuğun kalitesi artarak ağırlık karayollarına geçmiştir. Trabzon il merkezinden başlayarak, Zigana geçidi üzerinden Gümüşhane'ye oradan Kop geçidini aşarak Erzurum'a bağlanan yol ise eski önemini kaybetmiştir.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst