İlerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan ve yavaş ilerleyen andropoz, kandaki erkeklik hormonu testosteronun azalmasıyla başlıyor. Erkeklerin canını sıkan süreç, sadece cinsel fonksiyonlarda değil, fiziksel ve ruhsal yapıda da değişime yol açıyor.


Kanda androjen (testosteron: erkeklik hormonu) seviyelerindeki azalma ile karakterize bir tablo oluşturan andropoz, erkeklerin yaşam kalitesinde ciddi değişikliklere yol açıp birden fazla organ ve sistemi etkiliyor.
Andropozla birlikte görülen sorunlar kişinin hayat kalitesini tehdit ediyor ve hastalıklara davetiye çıkarıyor. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’na konuşanAnkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Önder Yaman, andropozun cinsel fonksiyon bozukluğunun yanında fiziksel ve ruhsal birçok değişime de neden olduğunu söylüyor.
Geçmişte andropoz bulgularının 60’lı yaşlardan sonra ortaya çıktığı düşünülse de şimdiki çalışmalar 40-60 yaş arasındaki erkeklerin % 7’sinde, 60-80 yaş arasındakilerin % 21’inde ve 80 yaş üzerindekilerin % 35’inde normalin altında testosteron düzeyi tespit edildiğini gösteriyor. Bu sonuçlar 50 yaş üzeri erkeklerin yaklaşık 1/3’ünde testosteron düzeylerinin anlamlı şekilde düştüğüne işaret ediyor. Son çalışmalar ise testosterondaki düşmenin 30’lu yaşlardan sonra başlayıp daha sonra da devam ettiğini ortaya koyuyor.

NASIL ANLAŞILIYOR?


Tanıda iki ana kriter bulunuyor. Birincisi kişinin detaylı muayenesi, ikincisinin testosteron değerlerinin düşüklüğü. Testosteron için kan örneğinin sabah 8-11 saatleri arasında alınması gerekiyor çünkü bu saatlerde en yüksek olan değerler gün içinde azalıyor. Total testosteron değerinin normal sınırlarında olması her zaman normal olduğu anlamı taşımıyor. Andropoz tanısı için total testosteron yanında en doğru ve güvenilir yöntemlerin “biyolojik olarak kullanılabilir" testosteron veya hesaplanmış serbest testosteron ölçümü olduğu belirtiliyor.

ANDROPOZ GECİKTİRİLEBİLİR Mİ?

Özellikle sağlıklı yaşam kurallarını çocukluk döneminden itibaren uygulamak testosteron düşüklüğünü engelleyebiliyor. Sağlıklı ve dengelibeslenme (Akdeniz diyeti), yaşa uygun fiziksel aktivite, sigara alkol gibi bağımlılık yapabilen maddelerden uzak durma, kronik hastalıklardan korunma ve düzenli sağlık kontrollerinin yapılması bunların en önde gelenleri arasında bulunuyor.

BU BELİRTİLER GÖRÜLEBİLİR

Seksüel fonksiyon bozuklukları: Cinsel istek ve cinsel uyarılma ile ilişki sıklığında azalma, ereksiyon (penis sertleşmesi) kalitesinde azalma-bozulma, ejekülasyon (boşalma) bozuklukları, sperm üretiminde azalma,orgazm bozuklukları.
Psikolojik-ruhsal bozukluklar: Zihinsel fonksiyonlarda bozulma, entelektüel kapasitede azalma, depresif ruh hali, huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu, uykubozuklukları, yorgunluk bitkinlik hissi, alınganlık, saldırganlık, karamsarlık, sinirlilik, endişe-panik hissi, uyku sorunları.
Genel fiziksel bozukluklar:Adale kitlesinde ve gücünde azalma, genel fizik performansta düşüş, kronik yorgunluk, yağ dokusunda artış yağlanma, göbeklenme, kıllanmada azalma, cilt bozuklukları,osteoporoz, boyda kısalma, kırık oluşma riskinde artma, kansızlık, eklem ve kas ağrıları, aşırı terleme-sıcak basmaları, total kolesterol seviyelerinde artış, atereoskleroz.

ANDROPOZ REPLASMAN TEDAVİSİ

Düşen ve eksilen testosteronu yerine koyma tedavisine, “andropoz replasman tedavisi" adı veriliyor. Klinik öykü, muayene ve laboratuvar tetkikleri sonucunda gerekli durumlarda doktor kontrolünde eksilen testosteronu yerine koyma tedavisi yüz güldüren sonuçlar veriyor. Burada hap, jel veya iğne formunda ilaçlar kullanılıyor. Bunların (her tedavide olduğu gibi) her erkeğe yönelik muayene ve takip yapmadan uygulanmaması gerekiyor.


Erkeklerin Korktugu Andropoz Rüyasi