Propolis Nedir?

Propolis Bal arılarının ağaç ve çalıların yaprak tomurcuğu, gövde yaraları gibi büyüyerek yenilenen kısımlarından topladıkları, sarı, yeşil ve kahverengi reçinemsi bir maddedir. Arılar propolisi...

  1. #1
    Propolis Nedir?
    Bal arılarının ağaç ve çalıların yaprak tomurcuğu, gövde yaraları gibi büyüyerek yenilenen kısımlarından topladıkları, sarı, yeşil ve kahverengi reçinemsi bir maddedir. Arılar propolisi arka bacaklarında bulunan polen sepetlerinde depo ederler ve koloniye taşırlar. Kovanda balmumu ile karıştırarak, larva yuvalarının cilalanması ve sterilize edilmesi için bal arıları tarafından kovanda kullanılır. Propolisin antibakteriyel ve antifungal etkileri koloniyi hastalıklara karşı korur.

    Propolis'in ticari olarak arıcılar tarafından toplanması ise tahta kovan bölmelerinden ya da toplama tuzakları ile olmaktadır. Ham ürün, doğal sağlık ürünlerinde (pastil, tinktür, merhem, içecek, vb. ) balmumu ve diğer malzemelerin uzaklaştırılması ile ikincil bir işleme tabii tutulur.

    Propolis kovanı iki şekilde korur. Birincisi, kovanı güçlendirir, ikincisi ise kovanı bakteri ve virüs enfeksiyonlarına karşı korur. Bu özelliklerine ek olarak diğer özellikleri sayesinde propolis yüzyıllardır insanoğlu tarafından kullanılmaktadır.


    Tarihçesi

    Propolis insanoğlu tarafından binlerce yıldır kullanılmaktadır. Günümüzde ise artan bir popülerlik kazanmıştır. Arılar propolisi milyonlarca, insanlarsa binlerce yıldır kullanmaktadır. Arılar ve insanoğlu propolisi yararlı ve faydalı bulmaktadır. İnsanlık için bu reçinemsi yapının keşf edilen yararları henüz çok az kalmaktadır.

    Propolis geçmiş dönemlerden beri çeşitli amaçlarda özellikle tıpta kullanılmaktadır. Eski yunan yazıtları bu maddeyi iltihaplanan yaralar ve çürükler için kür olarak tanımlarken Roma’da yara üzerine konulan lapa benzeri karışımın yapımında pratisyenler tarafından kullanılmaktadır. İbranice eski vasiyetnamelerde tzori olarak geçmektedir ve terapetik özellikleri ile anılmaktadır. Avrupa’daki 12 yy kayıtları propolisin medikal preparatlarının ağız ve yara enfeksiyonlarının tedavisi ve diş sağlığı için kullanımından bahseder.
    Kompozisyonu

    Propolis içerisinde şu ana kadar 180 farklı bileşik tanımlanmıştır.

    Propolis ortalama olarak, % 55 oranında reçineli bileşikleri ve balsamları, % 30 oranında balmumu, % 10 oranında aromatik yağları ve % 5 oranında arı poleni içermektedir. Kalan % 5’lik kısmında ise, flavanoidler aminoasitler, B vitamini ve en önemli olarak tanımlayabileceğimiz antibiyotik içeriği bulunmaktadır.
    Propolis içerisindeki farmakolojik olarak etkili en önemli bileşikler flavanoid grubu (flavonlar, flavanollar ve flavanonlar), çeşitli fenolik ve aromatiklerdir.
    Propolis içerinde galangin, kaemferol, quercetin, pinosembrin, pinosambrin ve pinobanksin olmak üzere 38 flavanoid tanımlanmıştır. Diğer fenolikler arasında sinnamik alkol, sinnamik asit, benzil alkol, benzoik asit, kafeik asit ve fenilik asit bulunmaktadır.

    Propolisin kimyasal yapısı bal arılarının ziyaret ettiği bitki çeşidine göre yüksek çeşitlilik göstermektedir.
    Propolisin Faydaları

    Propolisin güçlü antimikrobiyal aktivitesinden dolayı, propolis doğal antibiyotik olarak bilinir. Yapılan birçok sayıda araştırma da propolisn yüksek antimikrobiyal olduğunu göstermiştir. Propolisin MRSA da dahil olmak üzere 21 tür bakteri üzerinde, 9 tür mantar üzerinde, Giardia’nın da dahil olduğu 3 protozoa türü üzerinde ve Herpes ve Influenza’nın da dahil olduğu geniş yelpazeli virüsler üzerinde inhibitör etkisi bulunmuştur.

    Bunların dışında ayrıca propolisin geniş ölçüde tedavi edici özellikleri vardır. Bu özellikler arasında antikanser etki, antioksidan etkis, yara kapama ve doku tamir etkileri, sindirim sistemi etkileri, deri enfeksiyonları etkisi, anti,-inflamatory etki, anastezik etki, bağışıklık sistemi etkileri, kalp-damar sistemi etkileri ve diş sağlığı etkisidir.
    Propolis içerisindeki flavanoid seviyesinin yüksek olmasından dolayı, bu ürün insanlarda oksijen radikallerine karşı yakalayıcı olarak görev görür. Ayrıca ilginç olarak vitamin C’nin okside olarak zarar görmesini engeller.
    Klinik çalışmalar propolisn bronşit ve benzeri rahatsızlıkların, influenza ve herpes, deri mantarları, diş ve diş eti rahatsızlıklarında, ülser, yanık ve abselerde, kulak enfeksiyonlarında, giardi ve kolitde, vajinal ve servikal rahatsızlıklarda etkili olduğunu göstermiştir.

    Propolis ve propolisli ürünlerin kontaminasyon ve kısa raf ömürlülüğü gibi problemleri olmamaktadır. Bu durum propolisin antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Ayrıca ham propolis kurşun kontaminasyonu için rutin olarak test edilmelidir.

    Propolisin Gücü

    Propolisin gücü, aynen üreticisi bal arıları gibi çok geniş kapsamlı ve sayısızdır. Yüksek kolesterolü olan kişlerde propolisin faydaları görülmüştür. Çin’de Lian Yun Gang’ın Worker’s hastanesinde Dr. Fang Zhu, hipertansiyon, damar tıkanıklığı koroner kalp rahatsızlığı olan 45 hasta seçmiş ve bu hastalara 30 gün boyunca günde 3 defa 300 mg propolis vermiştir. Bu süre sonunda hastaların kolesterol düzeylerinde belirgin düşüşler gözlenmiştir.

    Propolisin diğer bir faydası ise, enzimleri bloke eden prostaglandinleri ortadan kaldırmasıdır. Prostaglandinler tarafından ortaya çıkan ağrı ve ateş propolis tarafından ortadan kaldırılmıştır. Propolis aspirinle aynı enzimleri bloke etmektedir fakat aspirinin yan etkilerini göstermemektedir.

    Propolisin enzim bloke edici ve prostaglandin inhibe edici etkisi, ağız ve boğaz için de faydalıdır. Mesela, diş eti kanaması ve doku zedelenmesi ağız sağlığı için en büyük problemlerden birisidir. İltihaplanma ve kanama, diş yapısında zayıflamaya ve diş kaybına neden olur. Fakat propolis, bazı spesifik enzimleri bloke ederek, prostaglandin oluşumunu engeller, iltihaplanma ve diş eti kanamasını önler. Propolis aynı zamanda, diş etindeki damarların yüzeylerini güçlendirir.

    Propolisin faydalarından bir diğeri ise, protein metabolizmasını düzenlemesidir. Saraybosna Radyoloji Enstitüsü’nden bazı fizikçiler radyasyon alan hastalardaki bazı proteinler üzerinde çalışmışlardır. Bu hastalar, düzensiz protein metabolizması ya da X ışınları nedeniyle karaciğer rahatsızlığı bulunan hastalardır. Bu hastalara iki ay boyunca propolis verilmiştir. Diğer grup hastalara ise placebo ilacı verilmiştir. İki ay sonunda, propolis verilen hastaların çoğunda iyileşme, dğerlerinde ise önemli gelişmeler gözlenmiştir. Placebo ilacı verilen hastalarda ise hiçbir gelişme gözlenmemiştir.

  2. #2
    Şeker hastalığına iyi geliyor Allahın izniyle tabiiki... Bizzat tarafımca denenmiştir

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler