(Dama dama) geyikgiller (Cervidae) familyasından, göçmen olmayan ve sürü oluşturan, kürek boynuzlu ve benekli gececil bir geyik türüdür. Dünyada en saf yabani alageyiklerin bulunduğu tek yer Antalya'dır ve yöre halkı tarafından Benekli geyik adı da verilmektedir. Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır. İran'ın batı kıyıları ötesinde Asya'da doğal olarak bulunmazlar.

Evcil ve yarı evcil popülasyonları Avrupa başta olmak üzere değişik bölgelerdeki doğal parklarda ve korunaklı avlaklarda bulunan gözde bir türdür. Yabanileri çok ürkektir ve en ufak bir ses duyumunda ormanda izini kolayca kaybettirebilmektedir.Yaşam süreleri 12 yıl kadardır.

Rengi yazın beyaz lekelerle süslü açık sarımsı kahve, kışın ise bir teviye grimsidir. Bütün hayvanın siyahımsı kahverengi olduğu zamanlar da vardır.

Erkek alageyikler 140-160 cm uzunluğunda bir boya ve 90-100 cm omuz yüksekliğine sahiptir. Ağırlıkları 60-100 kg olur. Dişileri ise 130-150 cm uzunluğunda, 75-85 cm omuz yüksekliğinde ve 30-50 kg ağırlığındadır.

Geyikgiller familyasının diğer türlerinde ağaç gibi dendritik dallanma gösteren boynuzlar, tıpkı erkek sığınlarda (Alces alces) olduğu gibi erkek alageyiklerde (Dama dama) de el ayasına veya daha doğru bir tanımlama ile yabaya benzeyen palmat biçimli kürek boynuzdur. Gençken dalsı olan boynuzları 3 yaşından sonra kürek boynuz olarak gelişir. Boynuzların ağırlığı 5-7 kg gelir.

Ormanlık alanlar ve orman içi açıklıkları ana habitatıdır. Daha çok kapalı orman olarak adlandırılan ormanın iç kısımlarında bulunurlar. Çam ormanlarını tercih etmelerine karşılık yapraklı ormanları da kullanırlar. İyi birer tırmanıcı olmadıkları için sarp kayalıklarda görülmezler. Orman tabanında beslenmeyi ve dolaşmayı severler.

2 alt türü vardır. Bazen mesopotamica alt türü ayrı bir tür olarak da sınıflandırılır.

Anadolu alageyiği (Dama dama dama) : Dünyada yabani alageyiklerin en saf olarak bulunduğu tek yer Türkiye'de Antalya ilidir.Avrupa'daki evcil ve yarı evcil popülasyonları bu alt türe aittir.

İran alageyiği (Dama dama mesopotamica) : Günümüzde daha çok İran'ın batısında bulunurlar ve soyları tehlike altındadır.
Türkiye'deki dağılımı

Dama dama dama alt türünün günümüzdeki yabani popülasyonlarının Türkiye'de yıl boyu görüldüğü iki alandan birisi Antalyadaki Termessos Milli Parkı ve Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında, diğeri Mersin dir. Ayrıca çok az miktarda Bolu Dağlarında da bulunur.

Türkiye'de ilk defa av ve yaban hayatı çalışmaları Antalya Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Düzlerçamı bölgesinde 1966 yılında başlamıştır. Senelerce bilinçsiz ve acımasız sürdürülen avcılık nedeni ile nesilleri yok olma sınırına gelen ve sadece Türkiye'de Düzlerçamı'nda 7 baş kalan alageyikler koruma çalışmalarıyla 2010 yılında 300-400 başa ulaşmıştır. Düzlerçamı'ndan Türkiye'nin çeşitli yerlerine alageyik aktarılmaktadır.Bir asır önce alageyiklerin görüldüğü Dilek Yarımadası Milli Parkına günümüzde Antalya Düzlerçamı'ndaki 200 başlık popülasyondan bir kısmı aktarılmıştır.

Dama dama mesopotamica alt türü yalnızca Hakkâri'de ender olarak görülür.

Davranış

Evcil ve yarı evcil popülasyonları doğal parklarda ve korunaklı avlaklarda kalabalık sürüler hâlinde bulunur. Antalya gibi gerçek yabani ortamlarında kalabalık sürü oluşturmazlar ve büyük bir erkeğe bağlı daha ufak sürüler hâlinde toplanırlar. Gündüzleri de sık çalıların arasında gizlenirler. Görme duyuları diğer geyik türlerine göre daha iyi gelişmiştir ve diğer geyiklerden farklı olarak alageyikler hareketsiz cisimleri de kolaylıkla görerek algılar ve değerlendiriler. Çabuk harekete geçerler. Koşmaya hazırlanırken kuyruklarını sallar, sonra geniş adımlarla tırıs tırıs koşuya geçerler; 1 metreden yüksek çitlerin üzerinden atlayabilirler. İhtiyatlı olan bu hayvanların izlerinin takip edilmesi kolay değil ve avlanması zordur.


Besin

Ana besinlerini otlar oluşturur. Ayrıca, ağaç sürgünleri, yapraklar ve çalılarla da beslenirler. Türkiye'de Antalya Düzlerçamında özel beslenme noktalarında kışın besin bulamadıkları için insanlar tarafından yemlenirler.


Üreme

Çiftleşme dönemi ekim ayındadır ve bir ay kadar sürer. Bu devrede erkek alageyiğin derin ve kalın homurtular veya havlamalardan oluşan çiftleşme çağırışı (böğürtü) 3 - 3,5 km uzaktan duyulabilir. Böğüreceği zaman boynunu ileri uzatır, normalden daha aşağı eğik başını da birden yukarı atar. Üreme dönemi dışında ise tehlike anında tiz çığlık şeklinde sesler çıkarırlar.
Dişiler Haziran ayında sürüden uzakta tenha bir yerde tek yavru doğururlar; ikiz yavru enderdir. Yavrular doğduklarında 30 cm boyunda ve 4,5 kg ağırlığında olur. Yavrusu kokusuz doğar ve diğer geyik türlerininkinden daha çabuk ayaklanır. İlk 15 dakika içerisinde ayağa kalkmayı, 1 saat içinde de koşmayı öğrenirler. Dişi alageyik yavrusuyla pek fazla ilgilenmez. Bir tehlike karşısında onu ya yanına alır, ya da çalıların arasına gizledikten sonra bir daha arkasına bakmadan kaçar. Alageyikler tek erkek egemenli sürü (harem) oluşturdukları için erkek yavrular belli bir ergenliğe ulaştıklarında sürü dışında bırakılırlar.
Alageyik Yaşama Alanları

1. Doğal

2. Muhtemelen doğal

3. 1900'den önce insan tarafından getirilmiş

4. 1900'den sonra insan tarafından getirilmiş