Darbe direkten döndü

Darbe direkten döndü Eve hırsız girmiş olabilir diye, evi yakmaya kalkmazsınız. Bu saatten sonra hâlâ mevzunun yolsuzluk olduğunu iddia edenler, halkın zekâsını fena halde küçümsüyor olmalılar. Yürütmenin meşruiyetinin birincil şartı sandık,...

  1. #1
    Darbe direkten döndü
    Darbe direkten döndü Eve hırsız girmiş olabilir diye, evi yakmaya kalkmazsınız. Bu saatten sonra hâlâ mevzunun yolsuzluk olduğunu iddia edenler, halkın zekâsını fena halde küçümsüyor olmalılar. Yürütmenin meşruiyetinin birincil şartı sandık, yargının meşruiyetinin birincil şartıysa tarafsızlığı ve bağımsızlığıdır. Tek bir odaktan yönlendirilmişçesine, tam da dershane tartışmasını takip eden günlerde, kendi polisini ve nöbetçi hakimini ayarlamak suretiyle, seçimlere üç ay kala, amirlerden gizlenecek kadar ketum yürütülen ama kamuoyu algısını yönetmek için ayrıntıları anında basına sızdırılarak yapılan operasyonlar, yargının bağımsız ve tarafsız hareket ettiğine olan inancı bitirmiştir. Kanaatimce Ak Parti'ye kapatma davası açan savcı Abdurrahman Yalçınkaya zihniyet olarak ne kadar tarafsız ve siyasî amaçlardan ne kadar bağımsızsa, söz konusu soruşturmaları yürüten savcıların güvenilirliği de o kadardır. Savcıların cübbelerinden aldıkları güçle kâh poşu takanı, kâh kitap yazanı, kâh çanta taşıyanı örgüt üyesi yapıp hapislerde süründüreceği bir ülkeyi 'hukuk devleti' olarak adlandırmamızı bekleyenler, belki de hukukun sözlük anlamına bakmalı ve orada 'muarızlarınızı alt etmek için başvurulan araç' yazmadığını görmeliler. (Hükümetin, yargıya bu eleştiriyi getirmekte geç kaldığı doğrudur.) Ayrıca gelinen noktada, Guardian'dan Şark el Evsat'a kadar tüm ulusal ve uluslararası basın organları, meseleyi 'Gülen, Erdoğan'a karşı' bağlamında okuyorsa, hedefin sadece 'temiz Türkiye' olduğu masalı ancak uyku numarasına yatmak isteyenleri avutabilir. Zaten Leylâ İpekçi, Ahmet Taşgetiren, Gülay Göktürk, Etyen Mahçupyan ve Vedat Bilgin gibi kâlemlerin duruşlarına bakılırsa, 'Cemaatle ne alakası var?' sorusunu, cemaatle organik bağı bulunan yazarlar dışında soran da kalmamıştır. Ak Parti, dünyanın en iyi hükümeti bile olsa, halkın canı isterse onu yerinden edebilir. Ama 90 yıllık bürokratik vesayet geçmişimizin gösterdiği üzere, devleti bir kere üniformalılar ele geçirmeye görsün, değil muhalefet etmek nefes almak bile zorlaşır. Yeni vesayetçi bürokrat sınıfının üniforma değil, cübbe giymesi; asker değil, sivil olması; Nutuk değil 'Kırık Testi' okuması; 10. Yıl Marşı değil, Bamteli dinlemesi; Kemalist nesilden değil 'Altın Nesil'den olması fark etmez. Sandık iradesiyle alaşağı edilemeyecek hiçbir güç, kendi meşru sınırlarının dışına çıkarak millet iradesi üzerinde tahakküm kuramaz. Kurmaya kalkarsa da bedeline katlanır. Elbette, mevzubahis 'vesayet aşkı'nın cemaatin büyük kısmına teşmil edilemeyeceğini de titizlikle hatırlatmak gerekir. Şayet Gezi sürecindeki kalabalıkların yapamadığı işi bitirmek, kolluk kuvvetleriyle Başbakan Erdoğan'ın kapısına dayanmak istiyorsanız, milletin de iradesine sahip çıkacağını hesaba katmalısınız. O yüzden dünkü basın açıklamasında, 'milletin hukukunu' savunduğunu iddia eden savcı Muammer Akkaş, milletin iradesini ayaklar altına alan bir 'millet hukuku' olamayacağını bilmelidir. Hiçbir yargı mensubu, darbeye teşebbüs edenlerin yargılanmasında payı olduğu için kendisi darbe yapma hakkını kazanmaz; ülkenin nasıl yönetileceğini belirleme gücüne sahip olamaz. Gelinen noktada, sivil hükümetin yönettiği devlet, emniyet-yargı bürokrasisi ortaklığındaki bir kliğin yönettiği paralel devletle mücadele halinde. Demokrasiyi savunanların, seçilmişler ile atanmışlar arasındaki mücadeledeki yeri bellidir. 'Bu ülkede bir daha darbe olmaz' rehavetindeki demokratlara düşen, sadece sandığa ve siyasete değil, çözüm sürecine de sahip çıkmaktır. Zira millî irade üzerinde vesayet kurmak isteyip de savaşın bitmesini isteyen hiçbir odak olmadı bugüne kadar. Hayatımızı cinayetlerle, hapislerle, binbir türlü çilelerle, tabiri caizse cehenneme çevirdiler. Olağanüstü bu ortamdan yararlanıp iktidarlarını gayri meşru yollarla pekiştirdiler. Şimdiyse, otuz yıl sonra ilk kez, akan kanı bitirmek, çekilen acıları telafi etmek isteyen ve bu yüzden 2013 başından beri operasyon üstüne operasyon yiyen bir sivil irade var. Ezcümle, istikbaline sahip çıkan, istiklâline de sahip çıkmış olacaktır. Darbe şimdilik direkten döndü ama mücadele devam ediyor.

  2. #2
    Birkaç milyon dolarlik yolsuzlugu ortaya çikaracam sevdasia kapilip,züccaiye dükkanina giren fil yavrusu misali ortada bardak birakmayan savci ve polislerimiz,seçilmis iktidarlari vesayeti altina alma ve darbe yapma aliskanligi bulunan askerleri hiç aratmiyorlar.Bu operasyonu yapan savcilar,sözüm ona pireyi yakalayacaklar ama yorgan yaktiklarinin farkida bile degiller.Belkide farkindalar bilmiyorum.

    Birde AKP'yi hirsizlarin kurdugu bir parti gibi göstererek genelleme yapan,ana ve yavru muhalefet partileri varki,bunlara el insaf diyorum.
    Bunlar ne güzel hirsiz ki,Cumhuriyet tarihi boyunca yapilan gelismelerin kat ve kat fazlasini yaptilar.Yaptilar ki bu millet üç dönem ve ezici çogunlukla tekrar tekrar iktidara tasidi bu partiyi.

    Gönül isterki,tabanindan tavanina kadar dürüst insanlardan olusan bir parti yönetime gelsin ama böyle bir partinin olmasi mümkünmü sizce ?.
    Bu durumda sepetin içinde birkaç çürük elma var diye bütün elmalara çürük damgasi vurmak dogrumu (çürük elma varmi yokmu bilmiyoruz,henüz yargi asamasinda)

    Birde yolsuzluk iddialarina sarilip,iktidara gelme hayaliyle ellerini ovusturan,muhafazakar maskesi takmis çakma parti CHP var.Bu millet gerçek muhafazakarlar varken,sizin gibi,vizyonu küçük,kendi gölgesinden korkan,çakma muhafazakar bir partiyi iktidara getirirmi.AKP olmazda,yeni olusacak baska bir parti olur ama muhafazakar bir parti olur.çünkü bu milletin büyük çogunlugu muhafazakardir.Anlayin artik bu gerçegi anlayin...

    Birkaç çürük elmayi sansasyonel ve ülke ekonomisini sarsacak bir sekilde sunmak size arti puan getirmez ancak ülkemize zarar verirsiniz.Milletimiz ayni partiyi üçüncü defa iktidara getiriyorsa,partiye kisi bazinda degil,genel olarak baktigi için getiriyordur çünkü herkez bilirki,hangi parti gelirse gelsin,içinde çürükler olacaktir.

    Bu muhafazakar çogunluktaki (Sessiz çogunluk) millet AKP'ye oy vermese bile,sizin gibi çakmalara vermez.Bosuna hayal kurup,"çati gitsin önemli degil, yeterki onun bir kiremidi kirilsin" misali memleketi germeyin çünkü o çati milletin çatisidir.Eger bu çati kirilirsa hepimiz islaniriz.Bu uyarilarim bugün itibariyle mecliste bulunan muhalefet partilerine oldugu gibi,bundan sonrada muhalefet konumunda olacak partileredir.

    Ne isimiz var Suriye'ile,Iran ile diyen vizyonu küçük muhalefet partisi CHP,gözünü açta diger devletlere bir bak.Sarayinin bahçesinde çadir kurdugu Kaddafi'yi,kendi çikarlarina uygun hareket etmiyor diye binlerce uzaktan savas uçaklarini göndererek bombalayan Sarkozy'e muhalefet partileri "Bizim ne isimiz var Libya'da" demediler.Yine binlerce kilometre uzakta bulunan ABD ,sudan bahanelerle Irak'i isgal ettiginde muhalefet partileri "Bizim ne isimiz var Irak'ta" demediler.Belki dediler ama,bizim CHP gibi uluorta ve ülkeyi zaafa ugratacak sekilde degil,kendi aralarinda tartistilar.

    Netice itibariyle; AKPye disaridan ve "Batmak üzereyken gemiyi terkeden fareler" misali,kendi bakan ve küskün milletvekilleri tarafindan darbe vuruldu,en azindan imaji zedelendi.

    Simdi kendi kendime soruyorum,bugün itibariyle AKP'den baska,iktidra getirilebilecek bir parti görebiliyormuyum diye.Kendi adima söylüyorum; GÔR MÛ YO RUM...

  3. Misafir - Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir 28.12.2013
    #3
    Çelik Bey !
    Harikasınız. Yorumunuza bayıldım. Mükemmel ifadeler buyurmuşsunuz. Kesinlikle benim görüşüm ve bugüne kadar düşündükleerimin birebir orjinalini yazmışsınız. Tebrik ediyorum sizi.
    Görev ve tahsil durumunuzu sormamda sakınca var mı acaba?

    yorumunuza baştan sona örneklerle cevap vermek isterdim ama , meseleyi nokta atışlarıyla hedefe oturtmuşsunuz. Keşke sizin gibi düşünen çok daha büyük toplumlar olsa.

    Ülkemiz üzerindeki oyunların biri bitip diğeri sahnelenirken OPERA / SİYON taktiğiyle maalesef zarar daha gördük. Irak bölgesel kürt yönetimi , borsada değer kaybeden ve iitibarı zedelenen Halkbank üzerinden çalışmaya istekliyken, bu şartları bahane eden ırak merkezi yönetiminin baskısıyla antlaşmasını ABD federal banka kaydırmış bulunuyor.

    Petrolden gelecek para Halkbank kasası ile Türkiyeye gelecekken , artı abd kasasına gidecek. zarar 11.5 milyar dolar.

    burda satlık bir savcı, satlık bir muhalefet ile ortaklaşa hareket ederek kınalık bir performans sergilediler. 3 milyon dolar bahanesi ile 11.5 milyar dolay kaybettirenler , yolsuzluğun alasını yapmışlardır. Zaten biliyordum ki , chp vatan haini , şu an kesinlikle eminim ki, chp tescilli vatan haini bir parti. Kesinlikle bu ülke ile ilgili güzel düşünceleri yok. Utanmaz onursuzlar, heleki genel başkan olacak kansızın bugün çıkıp tv de , yetkisi olmadığı halde kendini fasulye sayıp operasyon yapması ( Heralde ünlü olacağını planladı, ama ünlü bir rezil oldu) , ve yolsuzluk dedikleri olay daha kanıtlanmadan insanları suçlu ilan etmesi ve hükümeti eleştirmsi kişililsizliğin ve soytarılığın en güzel örneğini sergileyerek standart bir vatan haini profili
    çizmeye devam ediyor.

    On bin km uzaktan gelip , bizim burnumuzun dibinde kendi emelleri için ortadoğu karıştıranların köpekliğini yapan chp , sınırdan bir taş atımlık mesafedeki ülkelerle münasebetimizi nasıl eleştirebiliyor hayret ediyorum.

    Allah cc bu chp belasını tez zamanda bu ülkenin üzerinden defedr inşaallah. Mhp yede aklı başında, vatan sevgisini bilen birlider nasip eder inşaallah. Mhp genel kuklası , vatan hainleriyle aynı sözleri sarfederek onların amacına hizmet ediyor ve bilinçsiz tabanını bu memleketin zararına olacak şekilde kışkırıyor. Allah cc chpnin tamamından, devlet bahçelininde cahilliğinden bu ülkeyi korusun inşaallah.

    Mart seçimlerinde inanıyorum ki, bu millet bu hayvanlara gereken samanı yedirip, tarihte yemedikleri darbeyi vuracaktır. İnşaallah.....

  4. #4
    Yazar Hilal kaplan in soyledigi gibi darbe direkten donmus,ama,kanimca bu darbe bildigimiz askeri darbe degil demokrasiyi kesintiye ugraticak ozelligi yok gucu yok.

  5. Misafir - Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir 28.12.2013
    #5
    evet. sadece teşebbüs. asıl suçluların savunulduğu, yanlışların üzerinin kapatılmaya çalışıldığı bir gösteri sadece. Savcı bilerek yaptığı karalama kampanyasını, güç aldığı ülkeler , partiler ve kişilerle beraber rezaletinin günyüzüneçıktığı zamanda hala savunulması ve sanki savcı doğru yapmışta ,engellenmiş gibi bir hava ile demokasiyi bunun yanında hükümtle beraber ülkeyi yine eski zamanlardaki gibi başkalarının güdümünde olan bir devre döndrme çalışması. Gücü olmadığı gibi hükümete ve ülkeye güç katacak bir çalışma. Farkında değiller.

    Savcı olması birşey değiştirmez. Savcı kuralları çiğneyerek yetkisi dışında tamamen tuzak dolu işlerle uğraşarak Türkiyeyi 11 buçuk miluyar dolar zarara uğratmıştır. O savcıdan bunun hesabı sorulmalı. Arkasındaki güçlerede gereği yapılmalı. Demokrasiye ve hükümete zarar veremediler ama maddi olarak kayba uğrattılar. Bize gelmesi gereken para şu an abd bankasına akıyor.

    Asıl yolsuzluk budur. Savcı hesap vermeli.

  6. #6
    Misafir Nickli Üyeden Alıntı
    Çelik Bey !
    Harikasınız. Yorumunuza bayıldım. Mükemmel ifadeler buyurmuşsunuz. Kesinlikle benim görüşüm ve bugüne kadar düşündükleerimin birebir orjinalini yazmışsınız. Tebrik ediyorum sizi.
    Görev ve tahsil durumunuzu sormamda sakınca var mı acaba?

    yorumunuza baştan sona örneklerle cevap vermek isterdim ama , meseleyi nokta atışlarıyla hedefe oturtmuşsunuz. Keşke sizin gibi düşünen çok daha büyük toplumlar olsa.
    Vatanini ve milletini seven,siradan bir vatandasim sayin misafir.
    Tahsil durumuma gelince; Yüksek okul okuyamadim malesef.Orta okulu okudugum yillar,12 Eylül darbesi öncesi yasanan olaylara denk geldi ve egitim sistemi neredeyse çökmüstü.Hiçbir siyasi olaya karismadim ama,ortaligi kan gölüne çeviren kandirilmis gençler kendileriyle birlikte,benim gibi okumak isteyenlerede engel oldular.Istanbul/Ümraniye Lisesinin bahçesinde sagci ve solcu gençlerin ellerinde sopalarla gezdigi günler bugün bile gözümün önünden gitmiyor.

    Ama ben hayatim boyunca hep ögrenciydim ve ölünceye kadarda ögrenci kalmaya devam edicem.Benim ögrencisi oldugum bu okul,bugüne kadar hiç mezun vermedi.Bu okul hayat okuludur ve hiçbir okulun veremeyecegi egitimi verir insana,yeterki okudugumuzu anlayarak okuyalim.

    Ayrica yorumlarimi begenmene sevindim.Aklin yolu birdir zaten.

  7. Misafir - Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir 28.12.2013
    #7
    Mezun vermemesi zaten hayat okulunun en büyük özelliği gibi. Hababam sınıfıda mezun vermeyen bir sınıftı.
    Espri bir yana gerçekten , bu okulun insanlar üzerindeki etkilerine en güzel örneksiniz. Okumakla adam olunmaz , diye bir tabir var ya. Siz tahsil görmemiş olabilirsiniz ama ADAM OLMUŞSUNUZ.
    Vatanını seven bir vatandaş. Bu damga bile mezuniyetiniz için geçerli.
    Ülkenin en iyi okulu , dünya sralamasında baya iyi bir yerde. ODTÜ. ama oranın mezunları bile yüzde 90 sizin seviyenize ulaşamazlar.

    Ben vatanımı seviyorum edebiyatı ile düşmanlık besleyen o kadar çok insan var ki !!!

    Herşeye rağmen sizin gibi insanların bulunduğunu görmek güzel. Tekrar teşekkür ederim.

    Sizin gibiler sayesinde, aklı selim gerçek vatanseverler sayesinde martta bir kısım vatanseveri tabut diye sandıklara gömeceğiz inşallah.

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler