Örnek Alınacak Ayetler

Bakara 17,18,19,20 Bir cok ilahiyatcinin soyledigi Kuran arapca okumasi muthis guzelmis oldugu,Turkce meali bile bunu on belirtisi....

  1. #1
    Örnek Alınacak Ayetler
    Bakara 17,18,19,20topragizbiz.com




    Bir cok ilahiyatcinin soyledigi Kuran arapca okumasi muthis guzelmis oldugu,Turkce meali bile bunu on belirtisi.





    17 - Onların durumu, bir ateş yakanın durumu gibidir. (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz Allah onların (gözlerinin) nurlarını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı, artık görmezler.

    18 - (Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

    19 - Yahut (onların durumu), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek(ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuşun hali) gibidir. Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, inkârcıları tamamen kuşatmıştır.


    20 - O şimşek nerdeyse gözlerini (n nûrunu) kapıverecek. Önlerini aydınlattımı ışığında yürürler, karanlık üzerlerine çöktümü de dikilip kalırlar. Allah dilemiş olsaydı işitmelerini, görmelerini de alıverirdi. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
    Konu avci tarafından (01.01.2014 Saat 17:57 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    3030 - Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.29 - O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.
    30 - Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.



    Konu avci tarafından (04.01.2014 Saat 12:42 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Arkadasim,paylasim icin tesekkurler.Fakat ''ornek alinacak ayetler'' basligi sanki diger ayetler onemsiz gibi bir anlayisa sebep olabilir diye dusundum.Eger sizde uygun gorur iseniz basligi degistirin derim.

  4. #4
    Kuzeyli arkadaşımızın "sanki diğer ayetler önemsiz gibi bir anlayışa sebep olabilir" kaygısını anlıyorum.Elbetteki Kur'an da bulunan 114 süre ve 6666 Ayet'in herbiri örnek alınacak niteliktedir.Biri diğeriden üstün gösterilemez.Fakat günümüzde İslam adına doğru yapıldığı sanılan,oysa Kur'an ayetlerine uygun olmayan birçok yanlış var ve bu yanlışların neden yanlış olduğunu anlatabilmek için kaynak olarak Süre Ayet'lerinden örnekler verilebilir diye düşünüyorum.

    Örneğin; Vücut hatlarını ortaya çıkarcak şekilde,daracık kot pantalon vs giyip.Dudaklarına,kaşına,kırpığine rengarenk boyalar sürüp,sadece basındaki saçlarını örtmekle örtündüğünü zanneden kadınların örnek alması gereken Ayetler var ( NÛR-31 ve AHZÂB - 59)


    NÛR-31: Ve mu'min kadınlara şöyle, bakışlarını indirsinler (haramdan sakınsınlar) ve ırzlarını korusunlar. Zahir olan kısımlar (görünen el, yüz ve ayaklar) hariç, ziynetlerini açmasınlar. Ve başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar (ortsünler). Ve ziynetlerini, kocaları veya babaları veya kocalarının babaları veya oğulları veya kocalarının oğulları veya erkek kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya kadınlar veya ellerinin altında sahip oldukları (cariyeler) veya erkeklerden, kadına ihtiyaç duymayan hizmetliler veya kadının avret yerlerinin farkına varmayan çocuklar hariç, açmasınlar. Ve gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını vurmasınlar. Ey mu'minler, hepiniz Allah'a tövbe edin! Umulur ki, böylece felâha eresiniz.


    AHZÂB - 59: Ey Nebî (Peygamber)! Zevcelerine, kızlarına ve mu'minlerin kadınlarına (mü'min kadınlara) şöyle, çilbablarına sarınsınlar (örtünsünler). Bu, onların (cariye olmadıklarının, hür ve iffetli kadın olduklarının) bilinmesi ve onlara eziyet edilmemesi için daha uygundur. Ve Allah, Gafûr'dur (mağfiret eden), Rahîm'dir (Rahîm esmasıyla tecelli eden).

    Bu Ayetleri dikkatli okuduğumuzda anlaşılıyorki; O dönemde yaşayan kadınlar zaten başlarına bir örtü koyuyorlar.Havaların çok sıcak olduğu o bölgede sadece kadınlar değil, erkeklerinde basına birşey koymadan gezmesi mümkün değil.Kuran'da emredilen ise,kadınlar bu örtüleri aynı zamanda ziynetlerini örtmek içinde kullansınlar.(NÛR-31: Ziynetlerini açmasınlar. Ve başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar - ortsünler.Ve gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını vurmasınlar.)
    NÛR-31'de geçen "Ziynet" kelimesi,günümüz anlamında kullanıldığı şekilde sus eşyası değil,kadının tüm vücududur (görünen el, yüz ve ayaklar hariç).

    Demek oluyorki; Kadınlar sadece saçlarını örtmekle Allah'ın emrine uymuş sayılmıyorlar zira cinsel cazibelerini ortaya çıkaracak her türlü giyim-kuşam ve "makyaj"dan uzak durması gerekiyor.

    Bunun gibi birçok doğru sandığımızın aslında yanlış olduğunu bize bildiren Kur'an Ayetleri var ve bu yüzden Avcı arkadaşımızın açmış olduğu bu konuya destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Hatta İslam dünyasını geri bırakan bazı "Uydurma Hadisler"e de yer verebiliriz aslında.
    Örneğin; "Hacı olan bir müslüman,ticaret ve teraziden uzak durmalı" Böylesine bir "Sözde Hadis" i kimin uydurduğunu anlamak için,İslam Ülkelerinde kimlerin ticareti eline aldığına bakmak yeterli.Oysa ki Peygamberimiz (SAV) bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyuruyor "Kazancın onda dokuzu ticarette ve cesarettedir"

    Bunun gibi birçok örnek verilebilir.

  5. #5
    KUZEYLi Nickli Üyeden Alıntı
    Arkadasim,paylasim icin tesekkurler.Fakat ''ornek alinacak ayetler'' basligi sanki diger ayetler onemsiz gibi bir anlayisa sebep olabilir diye dusundum.Eger sizde uygun gorur iseniz basligi degistirin derim.
    Yorumun guzel ama Kuran i kerim i okurken goruyoruz ki onemli bir kismi diger nebi lerin yasadiklari, peygamberimiz ve sahabilerin yasadiklari ve mecazi anlamlari olan ayetlerdir.

    Ornek demek kelime anlami itibari ile ornek bu boyle boyle diyerek cumle olusturmak amaciyla kullanilmasina gerek yok,ornek veriyorum bu ve oncesi verdigim ayet kuran i okuyan

    icin cok onemli degil,Kurani okuyan farki yada farksizligi hemen anlamasi gerekir.

  6. #6
    emeğinize yüreğinize sağlık paylaşım için teşekkürler...

  7. #7
    Bilindiği üzere Kur’ân’ın sûreleri, Mekkî-Medenî diye ikiye ayrılmaktadır. Hicret öncesi inenlere Mekkî sûreler, hicretten sonra inenlere de Medenî sûreler denir. Bu sûrelerin belli başlı özellikleri vardır.
    Mekkî Sûrelerin Özellikleria. Bakara ve Âl-i İmrân Sûreleri hariç, başında hurûf-u mukattaa bulunan her sûre Mekkî’dir.b. İçinde secde bulunan sûreler Mekkî’dir.c. İçinde كَلاَّ (Hayır, asla!) kelimesinin geçtiği sûreler Mekkî’dir. Zira Mekkelilerin büyük bir çoğunluğu kibirli ve gururlu kimselerdi. Böyle bir kelimenin kullanılmasıyla onların dik başlılıkları reddedilmiş ve bu kimseler âdeta tehdit edilmişlerdir.d. Bakara Sûresi hariç içinde geçmiş ümmetlerin ve peygamberlerin kıssalarını anlatan sûreler Mekkî’dir.e. Bakara Sûresi hariç, içinde Hz. Âdem ve İblis kıssasının geçtiği sûreler Mekkî’dir.f. Bazı istisnalar bulunmakla birlikte içinde يَا اَيُّهَا النَّاس cümlesi bulunan ve يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا bulunmayan sûreler Mekkî’dir.g. Kısa sûrelerin büyük bir kısmı Mekkî’dir.Konu Bakımından Mekkî Sûreler a. Mekkî sûrelerde sıkça Allah’a iman meselesi üzerinde durulur.b. Şirk düşüncesinin yanlışlığı, bunun körü körüne bir taklit olduğu belirtilir, atalarının gittiği bu yolun yanlışlığı vurgulanarak, kendi akıllarını kullanmalarının gereği üzerinde durulur.c. Yine Mekkî sûrelerde Allah’ın azâmeti, saltanatı, O’na itaatin gerekliliği ve kıyâmet gününe iman gibi konular ön plandadır.d. Mekkî sûrelerde geçmişte yaşayan peygamberler ve peygamberlerle kavimleri arasındaki mücadeleleri detaylı bir şekilde ele alınır.e. Ahlâk ilkeleri, doğruluk, iyilik, akraba ziyareti, anne-babaya iyi muamele, komşu hakları, dilin ve kalbin korunması gibi bütün insanların kabul etmesi gerekli olan toplumsal kurallarla, küfür, fısk, zulüm, çocukları diri diri gömme, adam öldürme ve zinanın çirkinlikleri gibi konular farklı şekillerde işlenir.Üslup Bakımından Mekkî Sûreler Kullanılan üslup açısından da Mekkî sûrelerle Medenî sûreler arasında bazı farklılıklar vardır. Bunlar:a. Mekkî âyet ve sûreler kısa, ifadeler veciz ve vurguludur.b. Önemli bazı kelime ve cümleler tekrar edilmekte, yeminler ve darb-ı meseller kullanılmaktadır.c. Kıyâmetin halleri, Cennet-Cehennem tasvirleri fazlaca yer tutmaktadır.d. Müşriklerle mücadele ve şirki çürütecek delillere önemli bir yer verilmektedir. Böyle bir üslubun seçilmesindeki sebep, Mekke ehlinin Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Kur’ân’a karşı olan inatçı tutumları ve olumsuz davranışlarıdır. Bunun içindir ki Kur’ân, onları bu tutumlarından vazgeçirmek, etkilemek ve iman etmelerini sağlamak için böyle bir üslûbu kullanmıştır. Medenî Sûrelerin Özellikleri a. Hukuk, ceza hukuku, miras payları, bazı toplumsal kurallar, devlet hukukuna ait bazı prensipler işlenir.b. Savaşa izin ve savaş hükümleriyle ilgili hükümler bulunur.c. Ankebût Sûresi hariç, içinde münafıkların bahsi geçen sûreler Medenî’dir.d. Yahudi ve Hristiyanlarla ilişkiler, onları yanlışlıklarından dönmeye davet gibi konular Medenî surelerde işlenmiştir.Üslup Bakımından Medenî Sûreler a. Medenî sûreler genellikle daha uzundur. Zira bu sûre ve âyetlerde hukuki hükümler ele alınır.b. Genellikle sakin ve yumuşak bir üslup kullanılır. Zira bu dönemdeki vahiy, daha önce inmiş olanların bir yönüyle genişletilmiş şeklidir. Bu da âyet ve sûrelerin daha uzun ve geniş olmasını gerektirmektedir. Aynı zamanda Medine’de muhatap kesim, genellikle inanan kimseler olduğundan, bunlara karşı yumuşak ve sakin bir üslup seçilmiştir.

    Kur'ân'ın Mekke döneminde nâzil olan âyetlerinin iman ve teslimiyete dâir mesajları, çok yalın, keskin, çarpıcı, etkileyici ve ikna edici tarzda gelmiştir. Mekke âyetlerinin çoğu, iman kurtarma hassasiyetiyle kısa ve şok tesirinde nâzil olmuştur. Beşer beyni, kısalığına ters orantılı şok âyetler karşısında âdeta sarsılmakta, ilâhî hakikatler karşısında daha öncesinde sahip olduğu bütün ezberleri bozulmakta ve buna muhatap olan insan kendisini helakten kurtaracak bir çıkış yolu aramaya başlamaktadır. Doğrusu bu âyetler hidâyete nasipli muhataplarına "kul oldum Sana Allah'ım" diyerek secdeye kapanmaktan başka bir yol bırakmamaktadır. Çünkü bu âyetler o kadar güçlüdür ki, âdeta Hz. Musa'nın karşısına çıkan sihirbazların hakkı görmeleri üzerine "Âlemlerin Rabbine, Musa'yla Harun'un Rabbine iman ettik." (A'raf sûresi, 7/122) demeleri gibi iman edip secdeye kapanmaktan başka bir seçenek bırakmamaktadır. Örnek olarak aşağıdaki âyetlerin şok etkisi yapan gücüne bir kulak verelim:

    إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

    "Gök yarıldığı zaman, Rabbinin buyruğuna boyun eğdiği ve yarılma muhakkak vukû bulduğu zaman. Yer uzatılıp dümdüz edildiği zaman, içindekileri dışarı atıp bomboş kaldığı zaman, Rabbinin buyruğuna boyun eğdiği ve içindekileri dışarı atıp boşalma muhakkak vukû bulduğu zaman. Bakın hele, neler olacak o zaman!" (İnşikak sûresi, 84/1–5) Mealle birlikte beşer sözüne dönüşmüş bu yıkık dökük çeviriyle bile insanı derinden etkileyen bu âyetlerin, bir de icaz özelliği bulunan orijinal diliyle putperest Mekke sokaklarında okunup yankılandığını tasavvur edelim ve meydana getirdiği tesiri bir düşünelim.

    Yani her ayet-i kerimede mutlaka bir uyarı , bir ikaz, korku veya müjde vardır. Kur'an-ı Kerim Allah'u Teala 'nın Kelamı olduğuna göre herhalde bir tek harfi bile gereksiz olamaz. Baştan sona her satırında örnek alınması gerekeken haller vardır . Ona göre okuyup, ona göre kendimize çeki düzen vermeliyiz.

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler