Paralel Devlet Nedir ?

Malumunuz üzere,son günlerde bir paralel devlet yapilanmasi tartismasi yapiliyor.Peki nedir bu yapilanma ?. Paralel devletin açiklamasini yapmadan önce kendi yasadiklarimi anlatmak isterim. Iki yil evvel kurban bayrami için Türkiye'ye...

  1. #1
    Paralel Devlet Nedir ?
    Malumunuz üzere,son günlerde bir paralel devlet yapilanmasi tartismasi yapiliyor.Peki nedir bu yapilanma ?.

    Paralel devletin açiklamasini yapmadan önce kendi yasadiklarimi anlatmak isterim.

    Iki yil evvel kurban bayrami için Türkiye'ye gittim.Niyetim bir koç alip,eskiden rahmetli babamin yaptigi gibi evimizin bahçesinde keserek komsulara ve yoksullara dagitmak idi.Kardesime sordum sen kurban alicakmisin diye.
    Cevap;"yok ben cemaate vericem (kaz-tavuk misali) çünkü is yaptigim bir fabrikatör hizmet adina üstlendigi 30 kurban parasini is yaptirdigi esnaflara dagitmaya çalisiyo.Dagitabildigi kadar dagitacak,kalanlari ise kendi cebinden ödeyecek".

    Ismini vermek istemedigim bu fabrika sahibini bende çok yakindan taniyorum.Iyi aile terbiyesine sahip inançli bir kisi.Muhtemelen devlet ihalelerinden pay kapmak için hizmetle birlikte hareket etmek zorunda zira 17 Araliktan sonra iktidar partisinin cemaati bitirme çabalari sonucunda,söz konusu fabrikatörün isleri baya bozulmus diye duydum.

    Peki cemaatin bitirilmesi,yandaslara ihale kolayligini ortadan kaldiracakmi? Hayir.
    Hangi parti iktidara gelirse gelsin,ihaleler konusunda kendi yandaslarina kiyak yapacaktir.Bu dün böyleydi,bu gün böyle,yarinda böyle olacak... Uzun zaman önce Restorant açtik ve ruhsat almak için Kadiköy Belediyesine basvurduk (Kadiköy Belediyesi CHP'nin idi).Teftise gelen memurlar ruhsat vereceklerini ama Belediyenin düzenleyecegi geceye iki bilet almamiz gerektigini söylediler.Mecburen aldik,malum "kaz-tavuk" meselesi...Sadece Türkiye'de degil,bütün dünya ülkelerinde ayni sey geçerlidir.Iste iktidarin cemaati bitirmek istemesinin sebebi budur zira bir koltuga iki karpuz sigmiyor.

    Bu yüzden ben derimki;Devlet ihalelerini kimin aldigina bakmayin.Bugün A partisi iktidarda oldugu için Ahmet-Mehmet ihale aliyorsa,yarin B partisi iktidara geldiginde Ali-Selami alir.Önemli olan aldigi isi hillesiz ve zamaninda bitirmesidir,yoksa ha "Ahmet-Mehmet",ha "Ali-Selami" ne farkeder.Sonuçta hepsi ayni memleketin vatandasi.

    Keske bu durum degisse ve herkez adina esitlik saglansa.Fakat bu düzeni degistirmenin imkani yok.O yüzden Devlet ihaleleri konusunda bir çikari olmayan biz sade vatandaslar kendi isimize bakalim ve bazi çikar amaci güden ihale canavarlarinin gazina gelmeyelim.Önümüze konulan sandiga oyumuzu atmadan önce,mevcut iktidarin 12 yildir yaptigi çalismalari ve Ülke genelindeki olumlu veya olumsuz gelismeleri kafamizda analiz edelim ve seçimimizi yapalim.Bu seçimi yaparkende "gelen gideni aratir" sözünü iyi hatirlayalim.

    Ben kendi adima seçimimi yaptim ve önümüzdeki yerel seçimlerde AKP'yi destekliyorum.AKP'yi desteklememin sebebi çok begendigimden degil,kötünün iyisi oldugu içindir.

    Ileriki dönemlerde tek istedigim sey,hangi parti olursa olsun tek basina iktidara gelmesidir zira 99 farkli görüse sahip bir milletin koalisyonla yönetilmesi mümkün degil.Herhalde dünyanin hiçbir ülkesi bizim kadar farkli görüs ve ideolojiye sahip bir milletten olusmuyordur.Herkezin profilinde bir ek var Ulkü,Kemalist,Sagci,Solcu,Islamci,Nurcu,Süleymanci vs...

    Aklinca herkez memleketini sevmek adina çaba gösteriyor ama sevmesini bilmiyo,"Ayinin yavrusunu sevmesi gibi seviyo,severken öldürüyo"...

    Daha iyi yarinlar umuduyla...

  2. Misafir - Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Misafir 23.03.2014
    #2
    Çok önemli bir nokta..
    Devlet ihalelerinde kim kime destek olmuş, o kadar da önemli değil. Heralde herkes kendisine daha yakın olanla çalışmayı ister. Bu , sadece devlet ihalelerinde değil hayatın her anında insan, kendine yakın olanı yanında görmek ister.
    Bugün devlet ihalesinde , gelişmelere bakacak olursak ben şahsi düşüncemi söyleyeyim, ben hükümet olsam çok daha derin düşünür , karşımdakinin şahsi düşünceleriyle , daha önce ne yaptığına , bundan sonra ne yapabileceğine bakarım. İhalenin devlete ait olması yada özel şirkete ait olması pek birşeyi değiştirmez. Bundan önceki hükümetlerde botaşın başına kendi adamını yerleştirip rusyadan , normalin iki kat fiyatına doğalgaz almasının anlamı ne acaba? Üstelik alıcı konumundaki kişiler fiyat yükseltiyor. Bu, dünyanın neresinde var acaba? Sonuçta herkes, çıkarını düşünerek ihaleye karar verir. Bazıları cebini düşünerek, bazıları da milleti düşünerek... Bu çok geniş ve detaylı bir konu..

    Şurda seçimlere 1 hafta kaldı. Geçen bahardan beri bu ülkenin yaşadıklarını sıraya dizip karar vereceksek eğer, kim neyi destekledi , kim neyi savundu?
    Bu uğurda kim ne yaptı?
    Bunları incelersek, Yabancı devletlerin çıkarı için çalışan chp, milliyetçi görünüm altında bu ülkeye faydası olacak projeleri engellemeye çalışan mhp, dilinden barış ve demokrasi sözcüklerini düşürmeyen , sanki barış ve demokrasi taraftarıymış gibi kan emen , kanla beslenen bdp yanında , yakın glecekte AKP seviyesinde başka bir partide gelmeyeceğine göre şu an en doğru seçim, bu ülkenin gelişmesi ve ilerlemesi için AKP olacaktır. Ben kötülerin iyisi olduğu için desteklemiyorum. Gerçekten iyi olduğu için destekliyorum.
    Kötülerin iyisi.... Ben böyle bir kavramı anlakta güçlük çekiyorum. Kötünün iyisi nasıl bir şey acaba?
    Akp yaptıkları ve yapacaklarıyla belkide Türkiye tarihinin en iyi ve en başarılı hükümetidir. Öyle olmasa ; Abd yıllardır içimizde büyüttüğü hocacıları bunca yıl sinsice büyüterek , bu milleti onlara inandırarak ve zamanı geldiğinde bu ülkeye ihanet için kullandırarak sayısız devletin istemediği bir başbakanın, bir hükümetin neresi kkötü olabilir. Bu ülkeye düşman olanlar bu hükümeti istemiyorsa , onların avukatlığını yapan partilerle , bölücü terörist partiler bu hükümeti ve başbakanını istemiyorsa burda durup iyi bir düşünmek lazım. NEDEN?
    Neden istenmiyor bu hükümet, bu başbakan?
    Genelde başkalarının ağzından konuşuruz. Başkalarının söyledikleri bizim için malzeme olur. Bizde o malzeme peşinde ateşli bir taraftar oluruz.
    76 milyon insanın hepsine ayrı ayrı güzellik yapmak imkansız . bunu genel yapmak daha doğru . Ama biz hep kendi çıkarımızı, bize uymayan basit bir şeyi hükümetin yanlışı gibi görürüz , kendimizi öyle inandırırız.
    Geçmiş hükümetlerle kıyaslandığında ( ki , kıyaslamak bile abesle iştigal olur) daha net görebiliriz.

    Bugün vatanı satıyorlar, toprakları satıyorlar , GAP bölgesini israillilere satıyorlar diye feryat edenler, geçmişte israilden alacakları borca karşılık , o bölge topraklarını ipotek olarak isteyen israille yapılan anlanşmaları yapanlardır. GAP bölgesi 90 lı yıllarda israilden alınacak krediye karşılık bir güvence olarak israil adına ipotek edilmiştir. Kendi yaptıklarınıda bu hükümet memleketi satıyor diye yırtınanların ta kendileridir.

    Paralel yapıya gelince,
    Amerikanın kucağında , cia destekli bir yapı. Bu ülkeyi yönetenleri dinleyip, devlet sırlarını ele geçirip ingiliz gizli servisine, Alman ve fransız gizli servislerine , amerikan gizli servisine dinleten de vatan hainidir. DEvlet sırrını düşmana verende vatan hainidir. Bir süre öncesine kadar düşünmek bile istemediğim, kabul etmek istemediğim cemaat gibi bir yapının bu yanlışı yapıp , vatanı satmayacağı düşüncemdir. Ama yanıldığımı büyük bir üzüntüyle görüyorum.

    Yıllardır devletin önemli organlarına adamlarını yerleştirip, kendilerini bizden biri gibi gösteren bizden biri gibi davranan bu yapının başındaki insan nerdeyse yürüyemeyecek yaşa gelmiş. Şahsi iradesiyle bu ülkenin yönetimine talip olduğundan mı? Yanlış giden birşeyler varda onu düzeltmek istediğinden mi?
    80 yaşındaki bir insan neden böyle birşey yapsın?

    O istemesede yaptırdılar. Bu ülkeyi bölemeyeceklerini, bu milleti ezemeyeceklerini onlarca yıl öncesinden görüp bu günler için hazırlık yaptılar. Bizi içimizden bölmek için planlar yaptılar. Ama , Allahın izniyle buda yemedi. yapamadılar. Bizden olanları , bizim içimize ajan olarak yerleştirip beslediler. Şimdide günü geldi besledikleri piyonlara iş çıktı. Amerikanın, ingilterenin, israilin ,almanyanın çıkarlarına ters hareket eden , önce kendi çıkarlarını düşünen bir Türkiyeyi kabul edemediler. Herşey bu büyük pilanın parçası. Paralel yapı , paralelllikten yamuk kenara döndü. Her tarafı yamuk olan bu yapıya bu millet izin vermeyecektir. Yılların düzeniyle bugüne kadar adım adım gelen , amacı bu ülkeyi kendi çıkarları için kullanmak olup yıllar öncesinden yaptıkları bu planlara göğüs geren , bu ülkeyi diğerlerinden üstün tutan bu hükümet Türkiye tarihinin en başarılı ve en iyi hükümetidir. Başbakanıda Türkiye tarihinin en başarılı , en inançlı ve en dürüst başbakanıdır. İstemeyenlerin neden istemedikleri ortada
    Hatasız kul yok. Elbette hataları var. Ama bu hatalar benim, bu ülkenin istikbaline tehdit değil. Bu nedenle de , Alternatifi olmayan, uzun bir sürede olmayacak tek ve en doğru partidir AKP. Kötülerin içinde en iyisi değil, en iyilerin iyisidir.

  3. #3
    Çelik usta , yine çok güzel bir noktadan konuşmuşsun. Bitiş cümlelerine aynen katılıyorum. Ağzına yüreğine sağlık.
    Ama bir noktada da , misafir arkadaşa katılıyorum. Konuyu ve yorumu okuyunca ortaya güzel bir tablo çıkıyor. İnşaallah bu paralel yapı, gizli yapı dedikleri casusluk amacıyla bize özel bilgileri dışarıya sızdıranlara da gereken cevap verilir inşaallah. Teşekkür ederim ikinize de.

  4. #4
    Misafir Nickli Üyeden Alıntı
    Kötülerin iyisi.... Ben böyle bir kavramı anlakta güçlük çekiyorum. Kötünün iyisi nasıl bir şey acaba?
    Benim siyasi partiler görüsüme göre iyi parti yoktur,sadece mevcut partiler arasinda en iyi parti vardir zira siyaset yalan söyleme sanatidir.Ben bir siyasi partiyi dogru ve yanlislariyle tartarak bir sonuca varirim ve daha iyisini gördügümde hemen desteklerim.Aksi halde partici olurumki,bu da günümüzün CHP sempatizanlarindan bir farkim olmadigi anlamina gelir.

    Günümüz itibariyle AKP'nin iyi yanlarinin kötü yanlarindan fazla oldugunu söyleyebilirim.Iyi ve kötü yanlarini açiklamak uzun sürer,ben AKP'nin kötü yönlerinden bazi örnekler vermek isterim; (Insan sevdigini yerden yere vururmus )

    Erdogan'in yapmak istedigi bir seyi,sanki muhalefet yokmus gibi davranarak karar almasi ve bu yüzden kendisini hakli iken haksiz duruma düsürmesini hep kötü bir aliskanlik olarak görmüsümdür ve bu aliskanligini frenlemek yerine,her yil dozunu artirarak sürdürdü.
    Örnegin; Gezi parkina Topçu kislasi yapma fikri çok güzel olmasina ragmen,Taksim Meydani'nin tarihi gerçegini bildigi ve ortaligi germek isteyenlerin ekmegine yag sürecegini bile bile "Ben yaparim olur" mantigiyla hareket etti.Oysaki çok daha dikkatli hareket etmesi gerekirdi zira %50 oy almasina ragmen 76 milyonun basbakani oldugunu unutmamasi gerekirdi.Sonuçta ne oldu? Ortalik cehenneme döndükten sonra referandum yapilacagini açikladi.Kendiside çok iyi biliyorki,bir çevre degisikligini yapmadan önce,o bölge insaninin görüsleri alinmali.Hele ki bu bölge Taksim Meydani ise iki kere düsünmesi gerekir.Ayrica Basbakandan önce konusmasi gereken kisiler Beyoglu Belediye Baskani ve IBB olmaliydi.Türkiye Osmanli dönemindeki gibi merkezden yönetilen bir ülke degil.

    Erdogan'in liderlik vasfi yüksek biri oldugunu hepimiz biliyoruz fakat kendisini biraz frenlemesi ve "Tek adam" kimligine bürünmemesi gerekir.Yerine göre konusmali.Eger açiklanmasi gereken konu bir Bakanligi ilgilendiren konu ise,açiklamayi o görevli Bakan veya sözcüsü yapmali,Basbakan degil.Bu yüzden birçok farkli açiklamalar yapildi ve bunun sonucunda AK Parti Teskilati zor durumda kaldigi gibi,Bakanlar durumu düzeltmek için kivirmak zorunda kaldilar.
    Bazilarida Basbakan'in bir anita "Ucube" demesi üzerine Ertugrul Günay gibi dik durus gösterdi.Evet bu anit bana görede bir ucube idi,fakat bu sözü söylemek Basbakan'a düsmez zira bu isle görevli olan Bakan'i sen atadin.Ertugrul Günay gibi birini Partiye alip Bakan yapmakta ayri bir yanlis zira hem CHP kökenli,hemde IBB seçimlerinde Erdogan'in rakibi olan ve büyük bir hezimete ugramis bir kisidir Ertugrul Günay.

    Demek istedigim odur ki; Türkiye'de iyi parti yok,kötülerin içinde en iyi parti olarak AKP var.Zaten Türkiye'de genel anlamda iyi bir parti kurulmasini beklemiyorum.Umarim Erdogan konusmalarinda daha dikkatli olur ve "Tek adam" imajindan kurtularak benim gözümde AKP'yi daha az kötü durumuna yükseltir.

    Tekrar söylüyorum; Bütün bu sikayetlerime ragmen,dogrularinin yanlislarindan daha fazla oldugunu düsündügüm AKP'yi destekliyor ve yerel seçimlerde basarilar diliyorum...

  5. #5
    MURATS44 Nickli Üyeden Alıntı
    Çelik usta , yine çok güzel bir noktadan konuşmuşsun. Bitiş cümlelerine aynen katılıyorum. Ağzına yüreğine sağlık.
    Ama bir noktada da , misafir arkadaşa katılıyorum. Konuyu ve yorumu okuyunca ortaya güzel bir tablo çıkıyor. İnşaallah bu paralel yapı, gizli yapı dedikleri casusluk amacıyla bize özel bilgileri dışarıya sızdıranlara da gereken cevap verilir inşaallah. Teşekkür ederim ikinize de.
    Daha öncede dedigim gibi,insan sevdigini yerden yere vururmus
    Paralel yapiya gelince; Milletimiz o kadar akilli ve bilgili ki,neyin ne oldugunu siyasetçilerden çok daha iyi biliyor ama bazen çaresizce paralellerin kurdugu çarklarin arasina girmek zorunda kaliyor.Bu yüzden milletimizin siyasetçilerden beklentisi paralel yapilarin çok daha önceden belirlenip bertaraf etmesidir.Yoksa meydanlara çikip uzun uzun anlatmalarina gerek yok.Bize "Leb" demek yeterli,"Leblebi" demeye gerek yok

  6. #6
    Düşüncelerine bende biraz katılıyorum Çelik Usta. Birkaç noktada sana katılmasam da , aynı şeyleri düşünüyoruz.
    Mesela, Bir yerde bir çevre düzenlemesi yapılacaksa halka sorulmalı...
    Halka sorulduğunda kabul edenler, etmeyenler arası nasıl ayrıştırılacak. Kabul edenlerin isteği yapılsa , kabul etmeyenler itiraz edecek, tersinde aynı durum. Bir başbakan milletten o yetkiyi zaten almış. Ne gerekiyorsa yapsıın diye. Bir çevre düzenlemesi sonuçta. Darmadağın olmuş bir parkın ( Gezi parkı veya başka biryer farketmez) düzenlenmesi için halka sormak hem zaman kaybı , hemde maddi kayıp. Halka sormak referandum demek. Maliyeti ne kadar acaba? Üstelik sadece bir tek konu değil. Her yapılacak işte halka sormanın faturası kimden çıkacak ?
    Yüzde 50 ile iktidara gelmiş bir başbakana, bu millet yanlış yaptığı şeyler için oy vermedi. Bir yerde düzenleme gerekiyorsa , düzenlenir elbette. Gezi parkının malatyadaki bizim küçükken top oynadığımız parktan hiçbir farkı yok bana göre. Üstelik gezi parkını dahamı kötü hale getirecekti? Gezi parkı düzenlemesi..
    amaç zaten park olmadığı için gezi eylemcileri içinde birifadesi yoktu. Amaç değil ARAÇ oldu gezi parkı. Birnoktada da , dik durması ve dediğini yapması doğru olandı.
    Birkaçkişi karşı çıkıyor diye , basit bir konuda başbakan geri adım atarsa, diğer konularda ne olurdu acaba?
    Herkesin istediği şeye göre işlem yapılacak olsa bu memleket değil yerinde saymak kolunu bile oynatamaz.
    Ayrıca bir konuda daha sana katılmıyorum usta..
    Bu ülkede muhlefet yokki, hesaba katılsın. Varda benmi göremiyorum
    Muhalefetin m sini bilmeyen parti başkanları , sadece eleştirmeyi bilen , eleştirirkende seviysizleşen bir parti başkanını ben olsam bende hesaba almam. Günlük konuşmaları sadece o günün konusuna dayalı eleştri. Ne fikirleri var ne projleri. Doğruyada itiraz , yanlışa da itiraz. Herşeye itiraz herşeye muhalaefet.
    Şu türkiye resmine bakarsakta başbakan tek adam . Bunu diğer partiler yaptı. Sadece isimleri , yalanları ve acziyetleri var. Keşke gerçek anlamda muhalefetimiz olsaydı. ama yok işte. Bunun karşılığında da RTE tek adam kalıyor.
    İnşaallah daha güzel , daha düşünceli ve gerçekten bu memleketi seven( şu anki partilerin bu ülke için iyi birşeyi desteklemedikleri malum) partiler oluşurda, Türkiye gerçekten hakettiği yerlerde olur.

  7. #7
    Murat Üstadim seninle temelde anlasiyoruz ama ayrintilarda görüs farkimiz var gibi geliyor bana

    Ben Erdogan'in "Tek adam" olmasi taraftariyim fakat toplum genelinde degil,parti içinde "Tek adam" olsun.Yoksa diktatör yaftasini yapistiriverirler adama.Sadece Erdogan degil,her parti baskaninin parti içinde otoritesi olmali.Fakat bir basbakan her konuda ilk açiklamayi yapmamali.Eger söz konusu kürtaj yasasi ise,saglik bakanina talimat verirsin o açiklar,sen degil.Veya söz konusu çevre düzenlemesi ise çevre bakanina talimat verirsin ilk açiklamayi o yapar.Ekonomi,Gida Tarim,Orman ve Su Isleri vs....Bütün bu Bakanliklar süs olsun diye kurulmadi.

    Ilk açiklamayi Bakanlar yapar,daha sonra o konuda soru sorulursa,kisa olarak cevaplarsin,veya ilgili Bakanligi adres gösterirsin.Mitinglerde gövde gösterisi yaparak kürtaji yasakliyorum dersen yanlis olur ve Erdogan bu yanlisi hep yapiyor.

    Cevre degisikligi konusunda referandum yapmak o kadar pahali bir is degil zira sadece o bölgede yasayanlar arasinda yapilir,Türkiye genelinde degil.Ayrica TC kimlik numarasi yazilarak,internet üzerinden bir referandum yapmakta mümkün.

    Muhalefet konusuna gelince; Benim bahsettigim muhalefet bildigimiz muhalefet partileri degil.Onlar sadece gölge oluyorlar.Sözünü ettigim,hani ortaligi yakip yikan,herseye maydanoz olan marjinal guruplardir.Iste Basbakan bazi sivri çikislariyle bu marjinal güçlerin elini güçlendiriyor.

    Laf lafi açti,Paralel Devlet konusu gezi parkina kadar geldi

  8. #8
    Fakat bir basbakan her konuda ilk açiklamayi yapmamali.
    aynen burda haklısın usta. Burda doğru söyledin. Ama diğerleri herşeyde kendi yanlışlarını bile abartarak güzel göstermeye çalışıyorken , başbakanın böyle yapması hata bile olsa , büyütülmemesi gerekir. Öyleki, sanki çok büyük bir hataymışta , telafisi yokmuş izlenimi uyandırıyor. Muhalefet partileri karşısında , onların eli güçlenecekmiş. Onlar zaten sinek vızıltısı güçlense ne olur.
    Bazıları , yapmadıklarıyla övünürken, chp li müdür bugün çıkmış , sınır ihlaili yapan uçağın düşürülmesini söylemesin diyor. Kendine oy olarak kullanmasın diyor. Kendisi ne yapıyor, ben türkiyeye lazım olan parayı bulacam diyor. Benim adım kemalsa ben bu parayı bulacam bana oy verin, diyor.
    Yapmadığı ile oy avcılığı yaparken çok mu güçleniyor da , başbakan sivri çıkışlarıyla bunlara koz veriyor olsun Şimdiden imf ile yapacağı anlaşmaya kılıf hazırlıyor. Hangi paradan bahsediyor bu anlamış değilim. İmf ye borç veren bir Türkiyeye paramı bulacak.
    Ayrıca bir çevre düzenlemesi kadar basit bir iş için referandum yapılsa( şekli farketmez, TC no ile veya bölgesel) başbakanlığın adı nerde kalacak. Böyle bir başbakan düşünebiliyormusun? Küçücük bir park düzenlenecek , halktan izin almak zorunda. Sırf o yapmasın diye karşı çıkacaklar varken böyleişlerde halka sorulmasında başbakanlık müessesesine ne gerek var ?
    Başbakana da gerek yoktur bu mantıkla. Halk zaten bu işleri yapsın diye yetki verdiği birine , sonradan neden yaptığın yapacağın herşeyi bana sor ! desin ki?
    Bir parkı bile düzenleme yetkisi olmayan başbakan. Bir parkı bahane eden, sırf AKP gibi içinde ALLAH inancı olan insanlar başta olmasın diye memleketi cehenneme çevirenler , köprünün yapılmasına, havaalanının yapılmasına, metroya " HADİ YAPIN" derler mi? Halka soracak olsa dedim ya, Türkiye değil ilerlemek, değil yerinde saymak kolunu bile kaldıramaz olur. Yapılacak işleri halka sorma mucidi heralde bizleriz İşine gelmeyen insanlar ( Genel cümle, Gezi ve diğer olayları destekleyenler) bu ülkenin gelişmesini istemeyenler azınlıkken bile zorbalık yapıyorsa , büyük projelere paralel yapının elemanları tarafından engel çıkarılıp halk kışkırtılıyorsa halka sorma işi biraz mantıksız geliyor bana.
    Şu an ben başbakan olsaydım, birilerinin yırtınma pahasına bile olsa o parka topçu kışlasınıda yapmıştım , o parkıda düzenlemiştim. Onların karşısında sessiz kalmak onlara güç vermek demektir. Başbakan bu tutumunu göstermeseydi kimbilir daha neler olacaktı. Karşısında sessiz birini bulan daha çok bağırır. Buda bir gerçek.

    Sonuçta nerden bakarsak bakalım, bütün kapılar paralel devlete çıkıyor. Paralel devletin başındaki insan ingiliz,alman,israil ve abd gizli servisleri adına çalışıyor ve onların istemediğini de buda istemiyor. Paralel devletin istekleri ile yabancı gizli servislerin ve devletlerin istekleri nedense tıpatıp aynı. Aynı şeyleri istiyorlar veya istemiyorlar. Bu kadar derin ve iyi örgütlenmiş bir yapının karşısında susmak, sessiz kalmak ve geri atmak onların kazanması demek olur. Açıkçası onlara karşı bu sert ve kararlı tavrını destekliyorum. Birileri zorundan ölecekmiş , inan ki önemli değil. Ben şu an chp ,mhp ve bdp üçlüsünü bu ülke için felaket olarak görüyorum. Ki, öyle. bunların karşısında sessiz kalınca halimiz nasıl olur sence?

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler