ÂDİYÂT Suresi Latin Harfli Okunuşu ve Türkçe Meali

Mekke döneminde inmiştir. 11 âyettir. Âdiyât, hızlı koşan atlar demektir. ÂDİYÂT Suresi (Sure No:100) Bismillâhirrahmânirrahîm 1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın...

  1. #1
    ÂDİYÂT Suresi Latin Harfli Okunuşu ve Türkçe Meali
    “ Mekke döneminde inmiştir. 11 âyettir. Âdiyât, hızlı koşan atlar demektir. ,,


    ÂDİYÂT Suresi (Sure No:100)





    Bismillâhirrahmânirrahîm
    • 100/ÂDİYÂT-1,2,3,4,5,6: Vel âdiyâti dabhâ(dabhan).Fel mûriyâti kadhâ(kadhan).Fel mugîrâti subhâ(subhan).Fe eserne bihî nak'â(nak'en).Fe vesatne bihî cem'â(cem'an).İnnel insâne li rabbihî le kenûd(kenûdun)

      1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.


    • 100/ÂDİYÂT-1,2,3,4,5,6: Vel âdiyâti dabhâ(dabhan).Fel mûriyâti kadhâ(kadhan).Fel mugîrâti subhâ(subhan).Fe eserne bihî nak'â(nak'en).Fe vesatne bihî cem'â(cem'an).İnnel insâne li rabbihî le kenûd(kenûdun)

      1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.


    • 100/ÂDİYÂT-1,2,3,4,5,6: Vel âdiyâti dabhâ(dabhan).Fel mûriyâti kadhâ(kadhan).Fel mugîrâti subhâ(subhan).Fe eserne bihî nak'â(nak'en).Fe vesatne bihî cem'â(cem'an).İnnel insâne li rabbihî le kenûd(kenûdun)

      1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.


    • 100/ÂDİYÂT-1,2,3,4,5,6: Vel âdiyâti dabhâ(dabhan).Fel mûriyâti kadhâ(kadhan).Fel mugîrâti subhâ(subhan).Fe eserne bihî nak'â(nak'en).Fe vesatne bihî cem'â(cem'an).İnnel insâne li rabbihî le kenûd(kenûdun)

      1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.


    • 100/ÂDİYÂT-1,2,3,4,5,6: Vel âdiyâti dabhâ(dabhan).Fel mûriyâti kadhâ(kadhan).Fel mugîrâti subhâ(subhan).Fe eserne bihî nak'â(nak'en).Fe vesatne bihî cem'â(cem'an).İnnel insâne li rabbihî le kenûd(kenûdun)

      1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.


    • 100/ÂDİYÂT-1,2,3,4,5,6: Vel âdiyâti dabhâ(dabhan).Fel mûriyâti kadhâ(kadhan).Fel mugîrâti subhâ(subhan).Fe eserne bihî nak'â(nak'en).Fe vesatne bihî cem'â(cem'an).İnnel insâne li rabbihî le kenûd(kenûdun)

      1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.


    • 100/ÂDİYÂT-7: Ve innehu alâ zâlike le şehîd(şehîdun)

      7. Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.


    • 100/ÂDİYÂT-8: Ve innehu li hubbil hayri le şedîd(şedîdun)

      8. Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.


    • 100/ÂDİYÂT-9,10,11: E fe lâ ya'lemu izâ bu'siramâ fîl kubûr(kubûri).Ve hussıle mâ fîs sudûr(sudûri). İnne rabbehum bihim yevme izin le habîr(habîrun)

      9,10,11. Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.


    • 100/ÂDİYÂT-9,10,11: E fe lâ ya'lemu izâ bu'siramâ fîl kubûr(kubûri).Ve hussıle mâ fîs sudûr(sudûri). İnne rabbehum bihim yevme izin le habîr(habîrun)

      9,10,11. Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.


    • 100/ÂDİYÂT-9,10,11: E fe lâ ya'lemu izâ bu'siramâ fîl kubûr(kubûri).Ve hussıle mâ fîs sudûr(sudûri). İnne rabbehum bihim yevme izin le habîr(habîrun)

      9,10,11. Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.





    Buk bunu beğendi
    Konu deniz feneri tarafından (1 gün önce Saat 22:28 ) değiştirilmiştir.

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler