Mesudiye, Osmanlı Devleti'nde Abdülaziz döneminde başlatılan donanma seferberliği ile Osmanlı Donanması'na katılmış bir gemidir. 1872 yılında İngiltere'nin Thames Iron Works tersanesinde yapılmaya başlandı ve 1874'te denize indi.

1875 yılında İstanbul'a gelen gemi modern teknoloji silahlarla donatılmış, donanmaya meraklı padişahın gözbebeği olmuştu, ama 1876'da Abdülaziz'in devrilmesinde de gemi büyük rol oynadı.

1893 yılında İstanbul Tersanesi’nde ve 1898-1903 yılları arasında Cenova/Ansaldo tezgahlarında tamir ve tadilat gördü. Hızı 17 mile çıkarıldı ve topları büyük ölçüde elden geçirildi.

Önemli ateş gücüne sahip olması nedeniyle I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale'de karadaki istihkâmlara yardımcı olması için yüzer tabya olarak kullanılmak istendi ve Sarısığılar mevkiinde sığ suda demirlendi.

Ama savaşın hemen başında, 13 Aralık 1914 günü teğmen Norman Douglas Holbrook emrindeki B11 denizaltısı tarafından batırıldı. 598 kişilik mürettebatından 10 subay ve 15 er şehit oldu. (Bazı kaynaklarda "10 subay, 25 er olmak üzere 35 şehit verilmiştir" yazmaktadır.)

Alabora olup batan geminin su üstünde kalan karinası kesilerek, 5 subay ve 3 er 36 saat sonra 15 aralık 1914 tarihinde geminin içinde kapalı kaldıkları yerden kurtarılabilmiştir.

1915 yılının Ocak ayı sonuna kadar Mesudiye Zırhlısı’ndan sökülen toplar Baykuş (Mesudiye) bataryası olarak boğaz tahkimatının takviyesinde kullanılmış, 18 mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nın kazanılmasında bu bataryanın top ateşleri çok etkili olmuştur.