Kirte Bağları Muharebesi, Seddülbahir Cephesi’nde girişilen, Osmanlı kuvvetlerinin dikkatini yarımadanın güneyine çekmeyi amaçlayan bir yanıltma taarruzudur. 1915 yılının Ağustos ayı başında, Arıburnu Cephesi’nde bir taarruz harekatı ve Suvla Koyu Çıkarması planlanmıştı. Müttefiklerin söz konusu taarruzu, bir anlamda bu harekatları örtme amacı taşımaktadır. Kirte Bağları Muharebesi, 6 Ağustos 1915 günü Müttefik taarruzuyla başlamış olup çatışmalar 12 Ağustos 1915 tarihine kadar sürmüştür.

Öncesi

Müttefik kuvvetlerin Çanakkale Kara Harekatı’ndaki baştan beri stratejik hedefleri, Kilitbahir Platosu’ndaki Osmanlı topçu mevzilerinin ele geçirilerek, Çanakkale Boğazı’nın Birleşik Donanma’ya açılmasıydı. Arıburnu ve Seddülbahir Cephe’lerinde yapılan çıkarmalardan sonra ağırlık Seddülbahir Cephesi’ne verilmesi dolayısıyla bu cephedeki Müttefik kuvvetlerin hedefi, stratejik hedefe uygun olarak, Kirte Köyü – Alçıtepe hattından ilerleyerek Kilitbahir Platosunu ele geçirmekti. Ancak çıkarma günü olan 25 Nisan 1915 tarihinden Temmuz ayı sonuna kadar girişilen taarruzlarda (Birinci Kirte, İkinci Kirte, Üçüncü Kirte, 1. Kerevizdere, Zığındere ve 2. Kerevizdere muharebelerinde bu hedeflere ulaşılamamıştır.

Mayıs ayı içinde, Arıburnu Cephesi’ndeki Anzak Kolordusu Komutanı General Birdwood, kendi cephesinden bir taarruzla, Kilitbahir Platosu’nun ele geçirilmesini esas alan bir planı gündeme getirmişti. Seddülbahir Cephesi’nde izleyen başarısız girişimler, bu planın daha ciddi incelenmesine yol açmıştır. Sonuçta üzerinde karara varılan plan, hem General Birdwood’un planını uygulamak hem, cepheye yeni ulaşan takviyelerle üçüncü bir cepheyi Suvla Koyu’ndaki çıkarmayla açmak, hem de bu iki operasyon için bir yanıltma taarruzu olarak Kirte Bağları Muharebesi’ne varan taarruzu yapmak olmuştur.

Sonuçları

Sınırlı hedeflere yönelik, üstelik de bir yanıltma operasyonu olan İngiliz taarruzunun bu denli kayba rağmen başarısız olması üzerine General Sır Ian Hamilton, Seddülbahir Cephesi'nde hiçbir askeri harekata girişilmemesi emrini vermiştir. Gerçekten de bu tarihten, Seddülbahir Cephesi'nin tahliyesine kadar Müttefiklerin bir taarruz girişimi olmamıştır.