Akiılı Cep Telefonunun Zararları

Kanser yaptigindan filan bahsedecegimi saniyorsaniz yaniliyorsunuz.Ben akilli cep telefonlarinin sebep oldugu sosyal yikintidan bahsedicem. Geçenlerde balkonda otururken,sokakta toplanmis olan gençlerin sohbetlerine kulak misafiri oldum.Gençlerin...

  1. #1
    Akiılı Cep Telefonunun Zararları
    Kanser yaptigindan filan bahsedecegimi saniyorsaniz yaniliyorsunuz.Ben akilli cep telefonlarinin sebep oldugu sosyal yikintidan bahsedicem.

    Geçenlerde balkonda otururken,sokakta toplanmis olan gençlerin sohbetlerine kulak misafiri oldum.Gençlerin sohbeti tamamen internet ve akilli telefonlarla ilgili sohbet.

    - Seninki kaç S
    4 S.Ya seninki
    - Benimki 5 S .32 GB Hafizasi var
    Bende degistiricem yaw.Dört ay oldu eskidi,çok yavas gidiyo...

    Isin ilginç tarafi,bu konusmamari yapan gençler arkadasinin yüzüne hiç bakmiyor,SMS gönderir gibi konusup,harf tasarrufu yapiyorlar.Gözler ve parmaklar telefonlarinda.Zaten konusma esnasinda diger gençlerde telefonuyla mesguller.Ya kisa mesaj çekiyo yada ekranini kaydirmakla mesgul.Birsey aradigindan degil,amaci ekraninin nekadar hizli kaydigini arkadasina göstermek.Arada bir gülümsüyolar ama gülümsemeler bile dogal degil,smiley gibi.

    Telefonlari 32 GB ama kendi beyinlerinde 10 MB hafiza yoktur.Bulgaristan'in baskentini sorsan bilmezler.Bilmezler çünkü akil hocalari Google amca var.
    Bulgaristan'in baskentini neden akillarinda tutsunlarki.Ekmek fiyatinida bilmeleri gerekmez,google amcalarina sorarlar.
    Öyle ya; ellerinde 32 GB hafizali akilli telefon var,beynlerini yorup kendi hafizalarina bilgi yüklemenin ne alemi var.Nasil olsa gençler arasindaki muhabbet internet muhabbeti.Genel kültür seviyesnin ne önemi var...

  2. #2
    İki can alıcı nokta. İki önemli ve iki çooooook tehlikeli nokta.

    akıllı telefonlardan önce , telefonların günlük hayatımıza girişiyle beraber çok şey değişti. En önemlisi mektup olayı bitti.
    Kalemi kağıdı alır saatlerce yazardık. Olmadı baştan. Allahın selamıyla başlar, hal hatır sorar , havaları suları sorar kendimizden haber verirdik. Şimdi mesaj var. söylemek istediğimizi sayılı harfler arasına sığdırmak zorundayız. Olabilecek eeen kısa şekilde yazarızz ki, kontör yemesin.

    Sonradan sınırsız mesaj kampanyaları başladı. 20 tl yükle her yöne 500 dk bedava konuş, sınırsız mesaj hakkı. Üstelik uzun konuşma süresi bedavayken üstüne mesaj yazmanın mantığını anlamadım gitti . Hayatımız elimizden çalınıyor farkında değiliz.

    Teknoloji geliştikçe, telefonlar her seride daha güzel özelliklerle karşımıza çıktıkça içimizde bir üstünlük duygusu hakim oluyor. Genç nesillerimizde kibir duygusu yerleşiyor, ki asıl tehlike burda başlıyor.

    Benim telefonum daha iyi , daha özellikli daha pahalı.. Bir yerde karşımızdakinin cep telefonunu görünce farkında olmadan basit bir telefonla karşımızdaki insanın değerini biçmiş oluyoruz. Buda böyle sürüp gidiyor. nereye kadar gidecek ? Allah ac bilir.

    sonuç o ki, Geçmişimiz teknoloji olmadan bizlerden daha mutlu daha sağlıklıydı. Eski toprak deyimi, büyüklerimizle bütünleşmiş durumda. Hem sosyal hayatımızı hem sağlığımızı veriyoruz da, düşünmüyoruz işte. Bağımlısı olmuşuz ..

    Cebimizde akıllı telefonlar, birde kampanyalı internet varken , dediğin gibi aklımızı boş işlerle boş bilgilerle doldurmaya ne gerek (!) var ki.. Şeyh gogıl herşeyi bilir. Biz lisede öğretmenlrimizin verdiği konuları araştırmak için satlerce sıra beklerdik kütüphanede. Bu kütüphanede yok bir de diğerine bakalım.. sıra beklediğimiz yetmezmiş gibi , birkaç kitap karıştırır aradan seçerdik. Sonuçta alacağımız birkaç sayfa bilgi..

    Şimdi nasıl, aç googleyi, iki tık veeee sayısız sayfa. İşte bu anda da karşımızda büyük bir tehlike.
    Aradığımız konu karşılığında art niyetlilerin de gerçeklerin tam tersi bilgileri gözlerimizin önüne serilmesi, doğru bilgi derken tamamen yanlış bilgilerle dolduruluşumza ne demeli?

    Mesela geçen gün , Rab isminin doğru yazılışını aramam lazımdı. Rab şeklinde mi, Rabb şeklinde mi?

    okuduklarım karşısında dehşete düştüm. O kadar konu , o kadar site vardı ki, bazılarında öyle cümleler vardı ki, şok olmamak mümkün değil. Rab kelimesi efendi anlamında yahudilerden gelmişte, islamdan önce bu ifadeyi hahamlar için kullanıyorlarmışta, Elhamdülillahi rabbil alemin dediğimizde , aslında haham efendiye hamdolsun diyormuşuz ama bilmiyormuşuz. Bu yahudilerin müslümanlara oyunuymuş. Yani kuran-ı kerimdeki yanlış kendileri doğru biliyor. bugüne kadar 1500 sene hiç kimse anlamamış sadece bir kişi anlamış ve insanları doğru yola çağırıyor ve bu şekilde kılınan nmazlarda şirktir. Açıkçası ne aradığımı buldum nede birşey anladım.

    googlede herşey var , herşeyi söyler . gelde hangisi nerde doğru çık içinden çıkabilirsen. Biz doğruyu yanlışı ararken googleyi de zengin edip bize karşı kullanmasınıda destekliyouz bu arada. Kendi elimizle bize karşı , bizi bozmak isteyenlere karşı cephane tedarik ediyoruz.

    google herşeyi bilir diyerek , yaşlı bir teyzemizin internet kafeye giderek, evladım gugul hocaya bi sor hele, benim sol böğrüm de ağrı var. neden ağrıyor?
    diye sormasına ne demeli? Fıkra olarak anlatılsa da bu yaşanmış bir hikaye.

    Uzun lafın kısası, google efendi hayatımızın içine işlemiş, dönüşü olmayan bir şekilde tedavisiz bir virüs olarak devam edecek. Artık dönüşü yok maalesef. Hem biz , hem yeni nesillerimiz üzerinde teknolojinin nimeti olarak faydalı dediğimiz şeylerin farkında olmadan zararlarını çekmeye devam edeceğiz.

    eline sağlık usta. Öyle bir konu açmışsın ki, her birine romanlar yazılabilecekken iki konuyu aynı anda ifade etmişsin. Çok önemli , ama sıradan birşeymiş gibi duran bu konuların zararlarını çekmeye devam etmekten başka seçenek maalesef maalesef yok.


  3. #3
    Insanliga hizmet amaciyla yapilan buluşlar,para kazanma hirsi yüzünden canavara dönüşüyor malesef.Yoksa interneti bilinçli kullanmanin kimseye bir zarari olmaz.Bilinçli kullanmakta egitimle gerçeklesir ve bu egitimin daha ilkokul dönemlerinde verilmesi lazim ki,gençler internet ortaminda elde edilen bilgilerin dogru olmayabilecegi bilincine erişsin ve dogru bilgilerin ancak kendi kaynaginda,yani kitaplarda oldugunu ögrensin .

    Dedigim gibi,interneti bulanlar diger buluslari yapanlar gibi iyi niyetliydiler.Bu iyi niyeti kötülüge sürükleyenler ise,buluşu yapanlar degil,para kazanma derdinde olanlardir.Yoksa teknoloji gelişimine karşi oldugumuz gibi yanliş bir düşnceye kapilmasini istemem kimsenin.

    Amaci büyük kayalari parçalamak olan ve dinamitin icadini yapan Alfred Nobel,bunun insanlari öldürmek için kullanilacagini nereden bilebilirdi.Veya röntgen çekebilmek için radyasyonu icad eden Marie Curie,bunun insanlari toplu halde öldürmek için kullanilacagini bilseydi icad edermiydi acaba.Interneti icad edenlerde,insanligin yanlis bilgilendirilecegi bir bulus olmasini istemezlerdi herhalde.

    Sonuç olarak söylemek istedigim şey; Teknolojinin kölesi degil,kölenin efendisi olalim.

  4. #4
    Elbette teknolojiye karşı değiliz. Bana göre teknoloji, barajın arkasındaki birikmiş sudur. Orda kaldıkça ve kontrollü kullanıldıkça faydalı olurdu. Şu durumda baraj patlamış ve ortalığı sel götürüyor. Etrafı darmadağın ediyor. Batlamış barajdan boşalan suyu geri döndüremeyeceğimiz gibi, teknoloji konusunda da bu zamanda yapılacak bir şey yok. Keşke daha verimli ve daha etkili kullanabilseydik.

    Teknolojinin kölesi değil, efendisi olalım.. daaa , keşke öyle olsaydık. Teknoloji bizi esir almış. Hayatımızın her noktasında kendini belli ediyor. aklımıza gelecek her türlü konuda ilk aklımıza gelen teknolojik bir şey. Bunu oldukça geniş bir açıdan yazabiliriz. Şu an yapılacak tek şey, bir ihtimal de olsa yapılmasına imkan var, bazı konularda teknolojiye fren yaptırmak. Ki, bu konuda çooooook büyük paralar kazanmak varken bu teknolojiyi geliştirenleri durdurmak imkansızdan da öte imkansız birşey.

    Bir cep telefonu firması, daha bir hafta önce tanıtımını yaptığı bir cihazı daha piyasaya sürmeden daha üst modellerini pazarlamaya başladı. Modeller , özellikler ardı ardına geliyor. Sadece cep telefonunda değil, her türlü eşyada geçerli. Ben kendimden örnek vereyim. Daha yakın zamana kadar , birkaç sene öncesine kadar günlük gazetelerimi alır , masabaşında çay içerken gzetelerimi okurdum. Şimdide yine masada çay içerken gazete okuyorum. Ama pc üzerinden

    Gazetede bir olayı okuyabilmek için ertesi günü beklemek lazımdı. Şimdi anında. Son dakika. ayrıntılar geliyor..... açıklamaları ile anında haber. Aslında teknoloji bir yandan da iyi ama doğru kullandıımız sürece iyi. Şu da gerçek ki, teknoloji hayatımızı baştan sona değiştirdiği gibi, kişiliğimizi ve asıl kimliğimizi de değiştiriyor. Buna bir "DUR" demek lazım . Kim diyebilir bunu? Hiç kimse...

    Kısacası , teknolojinin kölesi olmuşuz, bu devran böyle sürer gider....

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler