Hayri Dev 1933 yılında Denizli'nin Çameli ilçesinin Gökçeyaka köyünde doğdu. Yoksul dağ köyünde, yürümeye başladıktan kısa bir süre sonra ailenin en önemli mal varlığı olan birkaç keçinin peşine düştü. Dağlarda yankılanan yanık kaval sesine, düğünlerde dinlediği üç telli saza gönül verdi.

Hayri Dev hiç okula gitmedi. Okuma yazmayı okula giden bir arkadaşından öğrendi. Cura denilen 3 telli çalgıyı öğrenip, söylemeye o yıllarda başladı. Yaşadığı Gökçeyaka Köyün eski ismi taşıyan Masıt Kırığı denilen dokuz sekizlik mahalli ezgileri çalan ve söyleyen bir usta oldu.

İkisi erkek, üçü kız beş çocuğu olan Hayri Dev ailesinden habersiz elindeki üç telli sazı ve çam düdüğünü hiç bırakmadı. Evlere gidip yarenlik yaptı, düğünlerde insanları eğlendirdi. Ormanda, dağlarda çobanlar için çaldı, söyledi. Zaman böyle geçti... Taa ki, 1992'ye kadar.

1992 yılında hayatını değiştirecek bir olay oldu. Fransız Jerome Cler İspanya'da duyduğu bir bağlama sesinin büyüsüne kapılarak Türkiye'ye geldi. Bin 500 metre yükseklikteki Çameli ve Fethiye dağlarında uzunca bir süre bu sesin kaynağını bulmaya çalışırken yörenin kültürü hakkında 350 sayfalık bir tez hazırladı.

Sorbonne Üniversitesi'nin Etimoloji Bölümü'nden doçentlik alması da bu tezle oldu. Cler, Türkiye'ye işte bu tarihte geldi. Hayri Dev'i buldu. Dinlediği ses, Dev'in elindeki üç telli saza aitti. Daha sonra 15 kişilik bir Fransız ekibi tekrar köye geldi. Dev'in hayatı 'Ormanlar Arkası' adlı belgesel filmle anlatıldı. Fransız müzikologlar üç defa ülkelerine konser verdirtmek üzere çağırdılar. Hatta bir Fransız her yıl Dev'den ders almak üzere, Çameli'ne kadar geliyor; belgesel çekimler yapıyordu.

Birkaç defa yurt dışına da giden Hayri Dev'e 'Koca Usta' diyorlar. 'Koca Usta' lakabını elinden her iş geldiği için almış. Marangozluk, terzilik (başındaki şapkayı kendisi yapmış), ayakkabıcılık gibi işlerin elinden geldiğini söylüyor. 'Elin yapacağı her şeyi yaparım' diyor ve devam ediyor: 'Ama hiçbirini yapmak istemedim. Çünkü ben çobanım ve müzisyenim. Çalgıcılıktan çok aç kaldığım oldu ama hiçbir zaman ondan ayrılmadım.'

Çameli Halk Eğitimi Merkezi'nin oluşturduğu 10 kişilik grup içinde üçtelli cura ve çam düdüğü çaldı. 2004'de Ankara'da, 2005'de İstanbul'da Kültür Bakanlığı'nın yaptığı Halk Oyunları şölenlerine, 2007 İzmir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün davetlisi olarak bu grubu içinde bulundu.

Hayri Dev şu anda Denizli Belediyesi Konservatuar hocalarına yaptığı müzik hakkında dersler veriyor. Bu dersler sayesinde Hayri Dev'in yaptıkları yaşamaya devam edecek. Çünkü konservatuar hocaları bu kültürü yaşatmaya kararlı.

Hayri Dev Yaşayan İnsan Hazinesi



UNESCO tarafından 2003 yılında kabul edilen, Ülkemizin 2006 yılında taraf olduğu Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında kültürel mirasımızın belli unsurlarını yeniden yaratmak ve yorumlamak açısından gerekli bilgi ve beceriye yüksek düzeyde sahip olan ve Ülkemizden seçilen 7 kişi içerisinde yer alan Hayri DEV, 2008 yılı için “YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ" olarak değerlendirilmiştir.

Geleneksel kültürümüzün önemli kollarından biri olan “ÇAM DÜDÜĞÜ" alanında yurt içinde ve yurt dışında yaptığı çalışmalardan ve hizmetlerinden dolayı Hayri DEV’ e Sayın Bakanımız Ertuğrul GÜNAY imzalı “Teşekkür Belgesi" verilmiştir.

Üç Telli



Üç telli, üç sırada birer teli bulunan, Teke Yöresi'ne ait bir cura çeşididir. Asıl adı üç telli bağlama olan çalgının kısa adı üç telli olup yörede de bu adla bilinmesine karşın bazen yanlış olarak kopuz adı da verilmektedir. Boyu 55–60 cm kadardır. 12–14 perdelidir.

Parmakla tellere vurarak ve telleri çektirerek çalınır. Boğaz havası ezgilerinde parmaklar sap üzerinde mızrap gibi kullanılır. En çok bağlama düzenine akortlanır ama değişik ezgilere göre zeybek düzeni, boğma düzen, kara düzen gibi farklı akortlar da uygulanır.





Kaynak: pamukkale.gov.tr, wikipedia