Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk yıllarından yıkılışına dek geçen sürede imparatorluğun imzaladığı anlaşmalar, tutulan defterler ve diğer tüm belgelerin yer aldığı, başbakanlığa bağlı bir arşiv. Arşiv, günümüzde resmî olarak Başbakanlık Osmanlı Arşivi olarak adlandırılmaktadır ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'ne bağlıdır. Arşivin muhafaza edildiği kompleks İstanbul'un Kâğıthane ilçesinde bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıldan uzun süre hüküm sürdüğü Balkanlardan Orta Doğu'ya, Kırım'dan Kuzey Afrika'ya uzanan topraklarda günümüzde varlığını sürdüren 40'tan fazla ülkenin geçmişiyle ilgili bilgiler barındırması yönüyle önemli bir bilgi kaynağıdır. 95 milyonu bulan belgelerin tamamı Osmanlıca ile kaleme alınmıştır.

Osmanlı dönemi


Arşiv, ilk dönemde Yedikule'de saklanan arşivler daha sonraları Topkapı Sarayı'nın içinde ve Sultanahmet civarında bulunan binalara taşınmış, sağlıklı olmayan şekillerde muhafaza edilmiştir. İmparatorluğun ilk yıllarından 14. yüzyıl sonlarına kadar geçen sürede arşivlenen belge sayısı yok denecek kadar azdır. II. Mehmed'in saltanatının başlangıcı ile 16. yüzyıl ortalarına kadar geçen iki yüz yıllık sürede ise birkaç defter ve yaklaşık yüz kadar belge arşivlenmiştir. Osmanlı arşivciliğinin bir düzene oturtulması ancak I. Süleyman döneminde gerçekleşmiştir. I. Süleyman'ın saltanatı ve sonrasında her anlaşma, defter ve tüm belgeler korunmaya başlanmıştır.

18. yüzyıl sonlarına dek arşiv için özel bir bina tahsis edilmemiş, belgeler gerektiğinde kolayca ulaşılması için kese, torba ve sandıklara yerleştirilmiş, muhafazaya elverişsiz mahzenlerde dağınık bir biçimde saklanmıştır. Bu dönemde bir takım çalışmalar yapılsa da modern arşivciliğe ilk adım 1845 yılında atılmıştır. Tanzimat'la birlikte başlayan modernizasyon süreci arşivcilik anlayışına da yansımıştır. 1846 yılında Sadrazam Koca Mustafa Reşid Paşa tarafından Hazine-i Evrak Müdürlüğü kurulmuş, arşiv için de Bâb-ı Âli içerisinde bir bina inşa ettirilmiştir.[3] 1848 yılında başlayan Hazine-i Evrak binası inşaatı Darülfünun'un mimarı Fossati Biraderler tarafından 1849'da tamamlanmasına rağmen nemini iyice çekmesi için bir yıl boş bırakılmış, belgeler 1850 yılında yeni binaya taşınarak tasnif edilmiştir. Koca Mustafa Reşid Paşa böylelikle modern Osmanlı arşivciliğinin öncüsü olmuştur.

Cumhuriyet dönemi


Cumhuriyet sonrasında da belgelerin tasnif işlemleri yıllarca sürmüştür. 1925'te Hazine-i Evrak'ın kısıtlı kadrosu tarafından tasnif devam etmiş, 1932'de Muallim Cevdet başkanlığında yeni bir heyet kurulmuş, 1936'da ise Layoş Fekete'nin çalışmalarıyla yeni bir tasnif sistemi yaratılmıştır. Son büyük tasnif işlemi 1987 yılında başlamış, arşiv bu çalışmalarla dijital ortama geçirilmeye başlanmıştır. 1987-1992 arası dönemde tasnif edilen belge miktarı daha önceki 140 yıllık sürede tasnif edilen belgeler ile eşit miktardadır. 1987 ve 2012 yılları arasında geçen sürede ise 45 milyon belge tasnif edilmiştir. Bunların 5 milyonu ise dijital ortama aktarılmıştır.

Osmanlı Arşivi cumhuriyet döneminde çeşitli isimler almış, 1927 yılında başbakanlığa bağlanmış ve son olarak 1984'te Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı adını almıştır.

2011 yılında yeni arşiv binası inşaatı başlamış, 1 Haziran 2013 tarihinde ise açılışı yapılarak hizmet vermeye başlamıştır.

https://www.topragizbiz.com/tarih/830...ra-sattik.html

Arşivdeki malzemeler


95 milyon farklı belge bulunan Osmanlı Arşivi'nde üç ana malzeme türü vardır. Bunların en geniş yer tutanı 93 milyona yakın kayıt ile evraklardır. Divan-ı Hümayun kayıtları, sadaret, nezaret, yerel yönetim yazışmaları, tebaanın devlet büyüklerine gönderdiği istek mektupları, yabancı devletlerle yapılan görüşmeler ve padişah fermanları da dahil olmak üzere tüm devlet yazışmaları evraklara dahildir. Evrakların ardından 366 bin kayıt ile defterler arşivin ikinci geniş bölümünü oluşturmaktadır. Divan-ı Hümayun kararlarının kaydedildiği Mühimme Defterleri, devletin asker sayısı, vergi gelirleri gibi istatistiklerinin kaydedildiği Tapu Tahrir Defterleri ve 19. yüzyıldan sonra tutulmaya başlanan etnik, nüfus yapılarının kaydedildiği Nüfus Defterleri en önemli defter serileridir. Üçüncü malzeme türü ise haritalar, projeler ve fotoğraflardır. Dönem haritaları, inşa edilecek demiryolu, dinî bina, köprü vs. inşa planları bunlara dahildir.