Leblebici Horhor Ağa 1916



Leblebici Horhor Ağa, 1916 yapımı konulu ilk Türk filmi olarak başlamış ancak yarıda kalmıştır.

Dikran Çuhacıyan'ın Tekfor Nalyan ile birlikte operet olarak yazdığı aynı adlı eserinden sinema senaryosu olarak uyarlanan filmin çekimine, 1916 yılında Sigmund Weinberg yönetmenliğinde başlanmış, başrol oyuncularından birinin ölümü üzerine çekim yarıda kalmıştır. "Milli Operet kumpanyası" oyuncularının rol aldığı filmin yapımcılığını Merkez Ordu Sinema Dairesi üstlenmiştir

Leblebici Horhor Ağa 1923



Leblebici Horhor Ağa, 1923 yılında Muhsin Ertuğrul tarafından yeniden ele alınarak çekilmiştir. Yönetmenliğini yapmasının yanı sıra, senaristliğini de Nazım Hikmet'le birlikte Muhsin Ertuğrul'un üstlendiği film, müzikal tarzda çekilerek, yapımcılığını "Kemal Film" yürütmüştür. Yapıtın bir özelliği de, Venedik 2. Uluslararası Film Şenliği'ne katılıp onur belgesi almış olmasıdır. Bu durum, Türk sineması tarihinde yurt dışından gelen ilk ödül sayılmaktadır.

Mirasyedi Hurşit beyle, Horhor adlı bir leblebicinin kızı Fadime'nin aşk öyküsünün işlendiği film, çevrildiği yıllarda büyük ilgi görmüştür.

Leblebici Horhor Ağa 1875 (operet)



Leblebici Horhor Ağa , ilk Türkçe operetlerdendir. 1875’te bestelenen, ilk defa İstanbul’da 11 Ocak 1876’da sahnelenen eserin librettosu Takvor Nalyan’a, müziği Dikran Çuhacıyan’a aittir.

İstanbul’da yaşanmış gerçek bir aşk hikayesini konu alır. Üç perdelik bir eserdir.
İstanbul dahilinde yazılı Türkçe tiyatro oyunu oynama tekeli on yıl süre ile Güllü Agop Efendi’ye verildiği için Çuhaçıyan, 1874’te “Operahane-i Osman" adlı bir operet topluluğu kurarak İstanbul’da temsiller vermek yoluna gitmişti. Yarattığı Türkçe operetler arasında sevilen eseri Leblebici Operet olmuştur. Eser ilk defa Beyoğlu Fransız Tiyatrosu’nda sahnelendi ve çok beğenildi. Ermenice, Yunanca, Almanca, Fransızca ve Rusça’ya çevrilip bu dillerde de oynandı.

Eser, Muhsin Ertuğrul yönetiminde iki defa “Leblebici Horhor" (1923) ve "Leblebici Horhor Ağa" (1934) adlarıyla filmi çekildi; 1965’te Ankara Devlet Operası sanatçıları tarafından sahnelendi; 1975’te televizyon filmi olarak çekildi.

Konusu



Olaylar, İstanbul’da henüz yeniçeri ocağının kapanmadığı bir devirde geçmektedir. Mirasyedi Hurşid Bey, Şile’deki bir gezintisi sırasında Leblebici Horhor’un kızı Fadime’yi görür. Birbirlerini ilk bakışta seven ve aşık olan gençler Kağıthane’de gizlice buluşur; birbirleri ile evlenmek isterler.

Leblebici Horhor Efendi bu evliliğe karşı çıkınca Hürşit Bey Fadime'yi Şile'ye kaçırır; konağında saklar. Kızını Hurşit Bey’in elinden almak için kadın kılığına giren Leblebici Horhor Efendi yakalanır. Hurşit Bey’in adamlarından dayak yer.

Küçük düşen Leblebici Horhor Ağa, kızı Fadimeyi Hurşit Bey’in elinden almayı bir kez daha denemek üzere İstanbul’un bütün leblebicilerini toplar. Bir yanda Hurşit Bey’in adamları, bir yanda Leblebici Horhor Efendi’nin leblebicileri ve öte yanda da yeniçeriler birbirlerine girerler. Bostancıbaşı, herkesi yatıştırır; tarafları dinler. Bostancıbaşı’nın zorlaması ile Leblebici Horhor Efendi bu evliliğe razı olur.