Tambora, Endonezya'da, Sumbawa'nın kuzey kıyısında volkanik dağdır. Günümüzde etkin olmayan yanardağ 1815 yılının Nisan ayında patlamış toplamda 92.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Bunlardan 11.000-12.000 kişi direkt patlama anında, büyük bir kısmı ise patlamadan sonra meydana gelen kıtlık ve hastalıklardan ölmüştür.

Tambora Dağı

Patlama o kadar büyüktür ki, küresel çapta iklimde anormalliklere neden olmuştur. Atmosfere karışan volkanik kül sıcaklığı düşürmüş, 1816'da Kuzey yarımkürede yaz ortasında kar görülmesine neden olmuştur. Bu nedenle 1816 yılı "Yazsız Yıl" ilan edilmiştir.Patlama sonucunda dağın yüksekliği 3.900 m'den 2.851 m'ye düşmüştür.

1815’teki Tambora patlaması, tarihsel kayıtlara geçmiş en kuvvetli volkanik patlamadır. 4000 metre yüksekliğindeki dağdan aşağı inen kızgın küller 10 bin kadar insanın ölümüne yol açmış. 50 kilometreküp hacminde malzemenin ve büyük miktarlarda sülfürdioksidin atmosfere salınmış olduğu tahmin ediliyor.

Tambora’dan yükselen volkanik bulut sıradışı bir soğumanın sebebi olmuş. Hesaplamalara göre küresel sıcaklık 0.4 ila 0.7 derece azalmış.

1816, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın bazı yerlerinde yazı olmayan yıl diye biliniyor. Yazın bile tekrarlayan don olayları ekinleri mahvetmiş.

Bu volkanik olayın teknoloji ve sanatta da izleri var.

JMW Turner'ın alışılmadık, parlak sarı günbatımı tablolarından Tambora’nın volkanik bulutunun sorumlu olduğu düşünülüyor.

Tambora Dağı

Mevsimine hiç uymayan hava olayları, Mary Shelley ve kocası Percy’yi Lord Byron’ın Cenevre’de göl kıyısındaki evinde mahsur bırakmış. Konuklarını oyalamak isteyen Lord Byron bir yazı yarışması önermiş, ve ortaya Frankenstein çıkmış.

Avrupa’da yulaf fiyatları o kadar yükselmiş ki atları beslemek imkansız hale gelmiş, bunun da Alman mucit Karl Drais’i at olmadan seyahat etmenin yollarını aramaya itmiş olabileceği tahmin ediliyor. Bisikletin atası olan velosiped böyle icat edilmiş.

Kaynak: wikipedia, havadelisi.com