Zİhnin gücü

Nick adinda bir demiryolu isçisinin öyküsü bu. Nick güçlü, saglikli bir isçi, manevra sahasinda çalisiyor.Arkadaslariyla iliskisi iyi ve isini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki,kötümser biri, her seyin kötüsünü bekler ve basina kötü...

  1. #1
    Zİhnin gücü
    Nick adinda bir demiryolu isçisinin öyküsü bu.
    Nick güçlü, saglikli bir isçi, manevra sahasinda
    çalisiyor.Arkadaslariyla iliskisi iyi ve isini iyi yapan güvenilir bir
    insan. Ne var ki,kötümser biri, her seyin kötüsünü bekler ve basina kötü
    seyler geleceginden korkar.

    Bir yaz günü, tren isçileri, usta basinin dogum günü nedeniyle
    bir saat önceden serbest birakilirlar. Tamir için gelmis olan ve manevra
    alaninda bulunan bir sogutucu vagonun içine giren Nick, yanlislikla
    içerden kapiyi kapatir, kendini sogutucu vagona kilitler. Diger isçiler Nick'in
    kendilerinden önce çiktigini düsünürler. Nick kapiyi tekmeler, bagirir, ama
    kimse duymaz, duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldigi bir ortamda
    oldugu için pek kulak vermezler. Nick burada donarak öleceginde korkmaya
    baslar. Eger burada çikmazsam, burada kaskati donacagim, diye düsümeye
    baslar. Içerde yarisi yirtilmis bir karton kutunun içine girer. Titremeye
    baslar. Eline geçirdigi bir kagita karisina ve ailesine son düsündüklerini
    yazar : Çok soguk, bedenim hissizlesmeye basladi. Bir uyuya bilsem! Bunlar
    benim son sözlerim olabilir.?

    Ertesi günü sogutucu vagonun kapisini açan isçiler, Nick'in donmus
    bedenini bulurlar. Üzerinde yapilan otopsi, onun donarak öldügünü
    göstermektedir. Fakat bu olayi olaganüstü yapan, sogutucu vagonun sogutma
    motorunun bozuk ve çalismiyor olmasiydi. Vagonun içindeki isi 18°C idi, ve
    vagonda bol hava vardi.Nick'in korkusu, kendini gerçeklestiren bir kehanet
    olusturmustu.

    Korkularinizin esiri olmayin

  2. #2
    Güzel konu. Teşekkürler

    zamanında ingilterede buna benzer bir olay yaşanıyor.
    Beynin yapabileceklerini anlayabilmek için bir deney yapıyorlar. Deneyde idama mahkum edilmiş birini kullanıyorlar. İdam mahkumuna diyorlar ki:
    - Bileğin kesilerek infaz edileceksin. Kan kaybından acı çekmeyeceksin. Uykuya dalar gibi olacak.
    Mahkumu sedyeye yatırıp ellerini ve ayaklarını bağlayıp gözlerini kapatıyorlar. Siyak bir örtü ile. Sonra, bileğinin iç tarafına bıçak hissi verecek bir metal sürtüyorlar. aslında kesmiyorlar. ve üzerine yeni kesilmiş tavuk kanı akıtıyorlar. ve gözlemliyorlar.

    mahkum yavaşça uykuya dalıp ölüyor. oysa ki, hiç birşey yapmamışlar. çizik bile olmadan mahkum öyle hssettiği için ölüyor. Allah'ın hikmeti . Beyin basit değil. Şu an ki teknoloji ile ancak yüzde 20 sini çözmüş durumdalar. Dünyada hiç keimse beynini yüzde yüz kullanamıyor daha. Öyle birşey olsa neler olurdu acaba?


  3. #3
    LUCY diye bir film izledim beynini yüzde yüz kullandığında neler oluyor izle doğruysa tabi ama ben sadece film olarak düşündüm)

  4. #4
    Bilim insanlarının deyimiyle , beyin yüzde yüz kullanılabilirse imkansız diye birşey kalmayacağı. Bence film değildir. Allahın hikmeti işte.

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler