Seçim yaklaşırken İsrail'i yine korku sardı

Türkiye’de her seçim sürecinde olduğu gibi 7 Haziran öncesi yine İsrail medyasında “Erdoğan alarmı" verildi.



Bundan önceki seçimlerde Erdoğan’ın kazanmasından korkan İsrailliler bu kez Ak Parti’nin 400 milletvekili hedefine odaklanmış durumdalar.


2011 seçimleri, 30 Mart, 10 Ağustos ve şimdi 7 Haziran. Bu süreçlerin hepsinde Türkiye’deki seçimlerle ilgili en çok karın ağrısı çeken ülke İsrail oldu.

Mesela 30 Mart 2014’deki yerel seçim öncesi Ak Parti’nin yerle yeksan olmasını bekliyorlardı. Ummadıkları bir sonuç çıktı sandıktan.


EKMELEDDİN BEY DE OLMADI



Sonra sıra 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimine geldi. Çatı adayı desteklediler istemeyerek de olsa. “İstemeyerek" diyorum çünkü Ekmeleddin Bey’in ne kadar kötü bir tercih olduğunu seçim sonrası itiraf ettiler.

İtirafla sınırlı kalmadılar, Ekmelledin Bey’i aday gösterdikleri için CHP’ye hakaret ettiler. İsrail’deki Türkiyeliler Birliği’nin Başkanı Zali de Toledo, yazdığı bir yazıda aynen şu ifadeleri kullandı, “yapılan her şey aptalcaydı, sandılar ki 'dindar birini Erdoğan’ın karşısına koyarsak bütün oyları alırız’, böyle düşündüler".

10 Ağustos’ta çıkan sonuç canlarını iyice sıktı. Çünkü bir sonraki adımın Başkanlık Sistemi olacağından korkuyorlardı.
İşte 7 Haziran geldi çattı, İsrail’de “Başkanlık Sistemi" çanları çalıyor, “ya Türkiye Başkanlığa geçerse" diye hayıflanıyorlar.

İSRAİLLİ YAZARIN TÜRKİYE ENDİŞESİ



Ahronot gazetesinin önemli yazarlarından Smadar Perry, geçen hafta Türkiye’deki seçimlerden duyduğu endişelerle alakalı bir makale yayınladı.

ALATURKA DARBE



Yazının başlığı “alaturka darbe". Erdoğan’ın en büyük amacın başkanlık olduğundan bahsetti, mevcut durumla ilgili yalan dolan iftiralar ya da kulaktan dolma dedikodularla bir şeyler anlatmaya çalıştı.

Bunlar önemli değil, olabilir İsrail’de de başka bir ülkede de her hangi bir gazeteci ya da yazar Türkiye’deki seçimleri ya da başkanlık sistemini kendi bildiği gibi yorumlayabilir.

Ama yazının ana temasında Başkanlık Sistemi ile ilgili olarak “Erdoğan’ın cüretkar planı" ifadesini kullanması gerçekten kafa karıştırıcı.


'BÜYÜK TÜRKİYE' KORKUSU



Başkanlığa geçilirse Erdoğan’ın yetkilerinin artacağını söyledi sonra da “Erdoğan eğer başarılı olursa sınırsız yetkilere sahip olacak" dedi.

Ve asıl önemlisi “Erdoğan’ın amacı Büyük Türkiye’yi ilan etmek" diye ekledi.
Başkanlık Sisteminde, sınırsız yetki falan diye bir durumun asla olmadığını kendisi de iyi biliyor, zaten Cumhurbaşkanı bunu defalarca anlattı.

Hadi gerçek diyelim, gerçekten İsrailli yazarın dediği gibi Erdoğan Başkan olursa sınırsız yetkilere sahip olsun, o zaman İsrail’e söylüyorum bundan size ne?

Ne diye Erdoğan’ın Başkan olmasından endişe duyuyorsunuz, neden bunu istemiyorsunuz, hatta hangi hakla buna karışıyorsunuz?
Siz de geçen Mart ayında seçim yaptınız, Filistin asıllı kadın milletvekili Hanen Zoabi’ye Mavi Marmara’ya katıldığı diye seçim yasağı getirdiniz, ırkçı liderleriniz oy için “Filistinlileri asacağız, keseceğiz" dedi, üstelik o ırkçılar seçimi kazandı, Türkiye’den sizin genel seçiminize karışan oldu mu?

2010’da Hakan Fidan MİT’in başına getirilince ayaklandınız, sonra Fidan’ı suikastla tehdit ettiniz. Her darbe girişiminin altından siz çıktınız.


Niyet belli, Büyük Türkiye’den korkuyorlar çünkü Türkiye sürekli büyüyor, her defasında bunu engellemeye çalıştılar, beceremediler artık son durağa gelindi.

Son durağın adı “Başkanlık Sistemi". Zaten İsrailli yazar açıkça söylüyor, “eğer başkanlık gelirse Büyük Türkiye ilan edilecek" diyor.

İsrailin istemediğini bizim muhalefette istemiyor. Bu çıkar örtüşmesinin nedeni ne acaba?