Cennet ve ya Sevda papağanı beslemeyi düşünüyorsanız, onlar hakkında öncelikli bilmeniz gereken küçük cüsselerine aldanmamanız gereğidir. Son derece zeki ve sosyal olan bu papağanlar, o minicik bedenlerinden umulmadık sesler çıkarabilecek kadar da gürültücü ve gevezelerdir. Sabahın erken saatlerinde, gün batımında, canları sıkıldığında, dikkat çekmeye çalıştıklarında çıkaracakları seslere tahammül edip edemeyeceğinizi önceden tartın. (Sultan papağanları bu açıdan daha munis ve az gürültücüdür.)

Daha önce papağan beslemediyseniz kafanızda bakımları ve beslenmeleri ile ilgili belirsizlikler olabilir. Bu yazıda hem bu konularda, hem de bu papağanlara ait özellikler hakkında cennet ve sevda papağanlarıyla ilgili tecrübe ve araştırmaları vermeye çalışalım.

Cennet papağanı ile Sevda papağanının arasındaki fark nedir?


Bu iki papağan aslında iki farklı cins(genus) papağan değildir. Örneğin, Kakadu ve Jako papağanları farklı cinslerdir; fakat Timneh Jako ve Kongo Jako aynı cins papağanlardır. Cennet ve Sevda papağanı olarak adlandırılan papağanlar da, aynı cinsin fiziksel modifikasyonlara sahip iki farklı türüdür.(Timneh ve Kongo Jakolar gibi)

Türkiye'de bu papağanlarla ilgili bir isim karmaşası yaşanmaktadır: Lovebird(aşk/sevda kuşu) ismiyle tanınan sadece Şeftali Yüzlü Sevda papağanıdır; halbuki Cennet papağanı da(Fischer's Lovebird) aslında bir sevda kuşudur. Başka deyişle "Agapornis" yani Lovebird hem Cennet papağanının, hem de Türkiye'de Sevda papağanı olarak bilinen Şeftali Yüzlü Sevda papağanın cins adıdır. Cennet papağanı ve Sevda papağanı ayrı iki papağanmış gibi satılsa da, aslında onların birbirlerine göre sadece renkleri ve birkaç fiziksel özelliği değişkenlik gösterir.

Tek eşli papağanlar olan Sevda kuşlarına/papağanlarına "sevda"(aşk) ismi, eş tutmuş papağanların birbirlerine olan bağlılıklarından ve birlikte uzun süreli vakit geçirmelerinden ötürü verilmiştir.

Anavatanları Afrika kıtası ve Madakaskar adası olan Lovebird cinsine ait dokuz farklı tür bulunmaktadır. (Tabii bu dokuz tür kendi aralarında eşleştiğinde hibrit yavrular da dünyaya gelmektedir; fakat sağlıklı yavrular almak adına uygun görülen her papağanın kendi türündeki bir papağanla eşleşmesidir.)

Bu dokuz türe kısaca göz atacak olursak;





Ortak özellikleri, güçlü ve büyük gagaları, rengarenk tüyleri, kısa boyları(13-17 cm) ve kısa kuyruklarıdır. (Ayrıca Maskeli, Nyasa, Siyah yanaklı sevda papağanlarının ve cennetlerin gözlerinin etrafında beyaz tüysüz bir halka bulunmaktadır.) Dokuz tür içinde seksüel dimorfik olanlar(yani dişi ve erkekleri arasında ayırt edici fiziksel özellikler bulunanlar) Madagascar, Abyssinian ve Kırmızı kafalı sevda papağanlarıdır. Diğer türlerin cinsiyeti kesin olarak ancak DNA testi ile belirlenebilir; fakat eş tutmuş papağanların davranışlarından veya bazı fiziksel farklılıklardan yola çıkarak cinsiyet tahmini yapılabilir.

1.Kuyruk şekli


Cennet ve Sevda Papağanlarında Cinsiyet Ayrımı

Yandaki resimde soldaki papağanın kuyruk ucunun küt, sağdaki papağanın v şeklinde olduğunu görüyoruz. Bu durumda, soldaki papağanın dişi, sağdakinin erkek olduğunu tahminen söyleyebiliriz.

Bu resimde de sağdaki Sevda papağanlarına bakarsak, en sağdaki kuşun dişi(küt kuyruklu), solda kalanın erkek(v şeklinde sivri kuyruklu) olduğunu tahminen söyleyebiliriz.


2.Bacak Mesafesi


Yandaki resimde soldaki kuşun bacak aralığının sağdakine göre daha açık olduğunu görüyoruz. Bacak mesafesi daha genişse dişi, darsa erkek olduğunu tahminen söyleyebiliriz; fakat bu farkın, her iki kuş da aynı pozisyondayken yakalanması gerekir; aksi halde kuşun tünekte duruş şekline göre değişen bacak mesafesi yanıltıcı olabilir.


3.Dişi - Erkek Cennet Papağanı Davranış Farkları


Eş tutan papağanlarda birbirlerini besleme eylemi görülür; fakat birbirini besleyen tüm papağanlar için eş tutmuş denilemez; çünkü cinsiyet ayırt etmeksizin yavru papağanların hepsi yetişkinler tarafından içgüdüsel olarak beslenebilir. Erkekler kur süreçlerinde, dişiler ise yumurtladıktan sonra daha agresif tavırlar sergileyebilir. Erkeklerde ısırma, ötme, üste çıkmaya çalışma vb. eylemler kur hareketlerindendir. Dişilerde ise sadece kura karşılık anlamına gelen daireler çizme, kanatları yarı açık tutma vb. hareketler gözlenmektedir.

Cennet/sevda papağanlarını pet shoptan almayı düşünüyorsanız, bu pet shopu dikkatli seçiniz; çünkü satıcının yönlendirmesiyle sağlıklı ve genç bir papağan aldığınızı düşünürken hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Dışkılarından, yem ve su kaplarından, kafesteki diğer papağanların genel durumlarından(tüyleri, hareketleri, klokaları vb. kontrollerle) olası hastalıkları tahmin etmeniz mümkündür. Seçiminizi yaparken mümkün olduğunca yavru cennetlere yönelmeniz önemlidir; çünkü yaşlı cennet papağanları eşli yaşamaya alışmış ve yabani kalmışsa, onları evcilleştirmek pek kolay olmayacaktır. Peki yavru bir cennet/sevda papağanını nasıl anlayacaksınız?

Aslında yavru papağanları erişkin papağanlardan ayırt etmek kolaydır; fakat daha önce papağan beslemediyseniz aradaki farkı bilemeyebilirsiniz. 1-2 aylık cennetlerde(ve sevda papağanlarında)gaga üstündeki koyuluk yoğundur ve zamanla kaybolur. Gagadaki bu koyuluk leke, benek ya da sadece renk farkı olarak gözlenebilir. Ayrıca papağan yaş aldıkça gagası daha pürüzlü ve sert hale gelir. Ayaklarından, gözlerinden ve gagasından bir papağanın yaş aralığı tahmin edilebilir; fakat genellemeler her zaman güvenilir olmaz. Örneğin Gri papağanlarda(Jakolar) göz irisinin siyah-gri arası olması 1 yaş altını, gri-beyaz olması 1-2 yaş aralığını, beyaz olması 3-5 yaş aralığını gösterir; fakat artık sarı göz irisine sahip bir papağanın 35 yaşında mı; yoksa 5 yaşında mı olduğu net bir şekilde ayırt edilemez. Genel olarak genç papağanların gagalarının ve ayaklarının daha az hasarlı ve pürüzsüz, göz irislerinin daha koyu, daha yuvarlak ve tüylerinin zayıf ve mat olduğunu söyleyebiliriz; fakat dediğim gibi yanılma payımızın olduğu istisnalar da mevcuttur. (Örneğin tüylerini yolmuş yaşlı bir jakoyu daha çok yavru, tüyleri yeni çıkıyor diye satan pet shoplar da gördüm Ankara'da!) Şayet vaktiniz ve hevesiniz varsa, anne baba ve yavruları bir arada görebileceğiniz, yavruların kendi kendine beslenebilecek kadar büyüdükleri yuvalıklardan/ kafeslerden yavru seçimi yapabilirsiniz. Benim tercihim, internet yoluyla ya da benzer ilan kaynakları vesilesiyle ulaşılabilecek, ticari amaç gütmeyen üreticiler olurdu. Pet shoplarda amaç kar etmek olduğundan, onlar için yaşlı ve yabani hayvanları elden çıkarmak öncelikli olabiliyor. Kuş üreticilerinden pet shoplara uzanan ticaret ağında cennet papağanları 75-100 tl aralığında, sevda papağanları da 100-150 tl aralığında satılmaktadır(2010 - 2012 yılı); fakat onların kötü şartlarda hayvan üretimini sürdürmelerine sponsor olmamak adına, en doğrusu dediğim gibi ticari amaç gütmeden üretim yapan hayvanseverler vesilesiyle bu papağanları sahiplenmenizdir.

Yavru cennet ve sevda papağanları



Cennet  papağanı ve  Sevda  papağanı Cennet  papağanı ve  Sevda  papağanı Cennet  papağanı ve  Sevda  papağanı

Erişkin cennet ve sevda papağanları


Papağanınızı buldunuz ve şu soruyu sordunuz; tek mi çift mi almalıyım? Bu sorunun cevabı sizde. Çift papağan alırsanız yemleri, suları, temizlikleri hariç ekstra bir ilgi göstermenizi beklemezler; fakat onlar da sizinle ilgilenmezler. Tek beslenen bir papağana göre kesinlikle daha yabani kalacaklardır. Yuvalarını koruma içgüdüleriyle saldırgan da olabilirler. Bu açıdan, aynı anda almayıp ayrı ayrı evcilleştirerek bir araya getirdiğiniz çift papağanlar daha mantıklı olabilir. Ama yok; iletişime geçebileceğim, sevebileceğim, ilgilenebileceğim bir papağanım olsun istiyorsanız, tek alınız. Onlara yeterince ilgi gösterdiğiniz takdirde sizi kolayca benimseyecek ve (üreme içgüdüleri hariç) eş aramayacaklardır. Hatta uzun süre evcil ve tek olarak beslenen papağanlarda sonradan yanına getirilen papağanları benimseyememe, istememe gibi problemler de ortaya çıkmaktadır.

Ömürlerinin 10-15 yıl olduğunu göz önünde bulundurarak böyle bir dost edinin; sıkıldım bakamadım vb. nedenlerle günün birinde verecekseniz ne kendi düzeninizi, ne onun alışacağı düzeni boş yere bozun.

Kafes seçiminde kafesin dikey yerine tırmanabilecekleri tarzda enine tellerle çevrili ve yuvarlak hatlar yerine dörtgen olmasına dikkat ediniz. Papağanların doğada özgürce uçabildiklerini ve tüm günlerini yiyecek arayarak, yuva çalışmalarıyla aktif olarak geçirdiklerini unutmayınız. Kafes, içinde rahatça kanat çırpabilecekleri ve kolayca tırmanabilecekleri büyüklükte olmalıdır. Kafes haricinde ev içinde serbest bırakılarak günlük uçma egzersizlerinin yaptırılması ve özgürlük imkanı sağlanması da çok önemlidir. Böylece hem fiziksel, hem de ruhsal sağlıklarını korumuş olursunuz.

Cennet papağanları ne yer?


Bu konuda daha detaylı bir yazım bulunmaktadır. Bu yazıda papağanların nasıl beslenmesi gerektiğinden bahsetmiştim; cennet papağanları için de faydalanabilirsiniz. Kısaca, meyve ve sebzelerle zenginleştirilen, tohum ağırlıklı bir menü onlar için uygun olacaktır. Tohumların çiğ ve taze, meyve sebzelerin oda sıcaklığında verilmesi önemlidir. Mineral ihtiyacını karşılaması ve gaga törpülemesi için özel satılan calcium bloklar/ mürekkep balığı kemiği de temin edilmelidir.

Cennet papağanı konuşur mu?


Öncelikle buradaki ifadeyi düzeltmek istiyorum. Papağanlar konuşmaz, duydukları sesleri taklit ederler. Cennet papağanlarının taklit yeteneği de, çıkardıkları sesler de maalesef sınırlıdır. Tiz ötüşleri içinde taklit ettikleri sesleri çıkarsalar bile kolay kolay anlaşılamaz. Konuşan yani taklit yeteneği gelişmiş bir papağan istiyorsanız Cennet papağanı tercih etmeyiniz.

Cennet papağanı evcilleşir mi/ eğitilir mi?


Bu papağanlar şayet yavruyken sahiplenilirse son derece sosyal, canayakın ve muzip olacaklardır. Evcil bir cennet papağanı sürekli bir ilgiye ve iletişime muhtaç olduğundan ona yeterince vakit ayıramayacağınızı düşünüyorsanız çift besleyiniz. Aksi takdirde, canı sıkılan, strese giren ve ilgisiz kalan papağanlar tüy yolma, çığlık atma vb. davranış bozuklukları gösterirler.

Ev içinde Cennet papağanı


Kafesini cereyandan uzak, aydınlık(fakat direkt güneş ışığı almayan) bir bölgeye yerleştiriniz. Kafeslerinin altına yerleştireceğiniz kağıtları gün aşırı değiştirmenizde fayda vardır. Yem ve su kapları her zaman temiz ve dolu olmalıdır. Bu papağanlar oldukça hassastır; ne soğuğa, ne de direkt güneş ışığına karşı dayanıklılardır. Güneş çarpması veya oda sıcaklığının 10 derecenin altına düşmesi ölümle sonuçlanabilir.

Cennet papağanları için bir başka tehlike de kablolardır. Son derece kemirgen ve muzip olduklarından, canları sıkıldığında kağıt, karton, kablo, ip, tahta vb. dikkat çekici ne bulurlarsa tırtıklayabilirler. Uçucu kuşlar olduklarından açık camdan kaçma ya da perdesiz camlara çarpma ihtimallerini göz önünde bulundurarak önlemlerinizi alınız. Ayrıca banyo, mutfak gibi alanlar ateş, su vb. birçok tehlike barındırdığından kapıları açık bırakılmamalıdır. Büyükçe bir bardaktan su içmek istediklerinde düşerlerse boğulabilirler. Onları serbest bırakmadan önce uçacağı bölgede bu tip tehlikelere karşı dikkatli olunuz.