Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han Kan emici Vampir Kont Drakulaya Karşı

Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han Kan emici Vampir Kont Drakulaya Karşı Kont Vlad Drakula yani kısaca Kont Drakula diye bilinen karakter ilk kez Bram Stoker tarafından 1897 yılında Dracula romanında kaleme alınmıştır. Kont Drakula...

  1. #1
    Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han Kan emici Vampir Kont Drakulaya Karşı
    Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han Kan emici Vampir Kont Drakulaya Karşı

    Kont Vlad Drakula yani kısaca Kont Drakula diye bilinen karakter ilk kez Bram Stoker tarafından 1897 yılında Dracula romanında kaleme alınmıştır.


    Kont Drakula Macardır ve Transilvanyada yaşamaktadır.


    Gecelerin gizeminde dolaşan, İnsanların kanlarını iliklerine kadar somuran , gözü dönmüş cani bir yaratık .İnsanların iyi yada kötü olması kadın yada erkek olması onun için fark etmiyordu. Onun için tek bir gerçek vardı bitmek tükenmek bilmeyen açlığı. Açlığını dindirecek yada en azından yatıştıracak tek şey taze “insan kanı".Sayısız insanın ölümünden sorumluydu. Profili ise gerçekten etkileyiciydi : Kartal bakışlı , Kalın kaşlı ve İnce burnunda yüksek bir kemer bulunduran soluk benizli bir kişi.

    Buraya kadar herşey kurgusal gibi görünmekte ancak küçük bir detay dışında tüm bu zorbalıkları vahşilikleri işleyebilecek yazılanlara ilham verebilecek gerçek bir canlı olabilir mi? . Sorumuzun cevabı “evet olabilir". Bu kişiyi ailesi Vladimir Tepeş diye adlandırmış olsada tarih onu Kazıklı Voyvada sinema ve romanlar ise Kont Dracula olarak hatırlayacaktır. 1436 yılında savaşta Fatih Sultan Mehmet Han’a yenilen II. Vlad sadakat göstergesi olarak iki oğlunu sultana esir olarak gönderir. (Büyük oğlu Viladimir Tepeş küçük oğlu ise Radu’ dur) Ayrıca Osmanlının himayesine girerek vergi vermeyi kabul eder.

    İki kardeş O zamanlar Edirnede bulunan Osmanlı sarayında bir çok eğitimden geçirilip Türk örf ve adetlerine göre yetiştirilir. 1448 yılında Sultan Mehmet han tarafından görevlendirilen Vladmir Tepes babasının tahtını devralmak üzere Eflak voyvadası II. Vladislav üzerine sefere çıkar. Macar ordularının desteğini alan Vladislav , Vladimir Tepeş’i Boğdan’a sürgüne gönderir. Sürgün yıllarının ardından Tepeş Erdel beyi János Hunyadi(Hunyadi Yanoş) nin verdiği ordu ile Eflak üzerine yürür ve taht’a oturarak Eflak Voyvodası ünvanını kazanır. Yerini iyice garantiye alan ve kendini güvende hisseden Viladimir yıl 1459’a geldiğinde osmanlıya vergi vermeyi reddeder böylelikle Sultan Mehmet ile arası açılır.

    Sultan Mehmet Han Hamza Paşa komutasındaki iki bin kişilik bir orduyu eflaka göndermiştir. Vladimir bu orduyu pusuya düşürerek Hamza Paşayı öldürtmüştür. Niğbolu, Vidin ve Tuna kıyılarındaki şehirlere saldırıp bu şehirleri harap etmiştir. Vladimir mahkumlara ve savaş esirlerine akıl hayal almayacak işkenceler uygulatmıştır. Şehrin dört bir yanını kazığa geçirilmiş insan bedenleriyle donatan viladimir denetimini iyice arttırmıştır.

    En ufak bir suçu bile şiddetle cezalandırmasından dolayı şehir çeşmesinde bulunan altın tasın kimse tarafından çalınmaya cesaret edilemediği için yıllarca yerinde durduğu rivayet edilir. Romenlerce milli kahraman olarak görülmesinin bir nedenide budur. Halbuki insanlık tarihi açısından kan emici , gözü dönmüş bir sadistten başkası değildir. Öldürdüğü insanların kanlarını şarap kadehine koyup içtiği kimi insanları ise damarlarının geçtiği noktalardan ısırdığı söylenir. Kendisine gönderilen Osmanlı elçilerini kavuklarını çıkartmayı reddettikleri için Kavuklarını başlarına çivileterek cezalandırmıştır. En çok kullandığı yöntem ise kazığa oturtma cezası olduğundan kendisine kazıklı voyvada denilmiştir.

    Kazığa oturtma işlemi uzun süreli acı veren bir yöntem olması nedeniyle bu sadist tarafından binlerce insana uygulanmıştır. Bu işlemde kurbanın kuyruk sokumundan dikine yağlanmış bir kazık çakılmaya başlanır. Kazık kurbanın omuriliğine paralel bir şekilde sırt bölgesini geçerken hayati organlara temas etmemesine özellikle dikkat edilir. En son ensenin yan tarafından çıkartılan kazık kızgın güneş altında şehir girişlerine dikilir. Böylelikle mahkumun ölmeden 2 veya 3 gün acılar içinde kıvranması susuzluk ve en nihayetinde kan kaybından ölmesi sağlanırdı.



    Yaptığı zulümler karşısında sabrı tükenen Fatih 1462 yılında bizzat kendisinin yönettiği ordusu ile eflak üzerine sefere çıkmıştır. Vladimirin içme sularını zehirletmesi , Osmanlı ordusunun ikmal yollarında bulunan bütün hayvanları öldürtmesi ve erzak depolarını yaktırmasından dolayı Osmanlı ordusu kavurucu sıcaklık altında susuzluk ve açlık içinde uzun mesafeler kat etmiştir.

    Psikolojik harbin her türlüsünü deneyen Vladimir isimli Vampir 20.000 kadar insanı erkek kadın çoluk çocuk demeden şehir girişinde kazığa geçirtmiştir.
    Türk askeri Eflak’ın başkenti Târgovişte’ye ulaştığında Fatih Sultan Mehmet’in gördüğü manzara yaklaşık 5 kilometre boyunca kazıklarla dizili bir alandan geçiyordu. Alan yaklaşık üç kilometre boyunda bir kilometre enindeydi. Yerde uzun kazıklar üzerlerinde ölü bedenler dikiliydi. Uzaktan sırıtırmış gibi görünen yüzlerin yaklaşınca acıdan dişlerini sıkmış olduğu anlaşılıyordu .

    Fatih gördüğü manzara karşısında derin üzüntü yaşadı. Bu kadar çok insanı kazıkta gören Osmanlı askerinin morali bozuldu, Ancak Osmanlı ordusu 4 Haziran 1462’de Târgovişte kalesini aldı. Vlad, II. Mehmet’e başarısız bir suikast girişiminde bulunduktan sonra kaçtı ancak bulunduğu yerde taş üstünde taş bırakmadı, Cüzzamlı ve vebalı insanları serbest bırakarak onları türk halkının olduğu bölgede yaşamaya teşvik etti.

    Vlad Macaristan’a bağlı bir beylik olan Erdel’e kaçarak Macaristan kralı Matthias Corvinus’tan yardım istedi. Ancak Eflak’taki Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı yeni yönetimi tanımış olan Macaristan, yardım talebini kabul etmedi. Vlad Matthias Corvinus’un emriyle 1462 yılında tutuklandı ve Budin’e getirildi. Önce hapsedilen Vlad, daha sonra kral ve ailesiyle iyi ilişkiler kurdu. 1474 yılında sürgün dönemi sona erdi. Bu tarihten itibaren Eflak’ı yeniden ele geçirme planları yaptı.

    1476 yılında kuzeni Stefan Cel Mare (Büyük Stefan) ile birlikte Eflak’a döndü ve voyvoda ilan edildi. Aynı yıl 300 askeriyle birlikte yeniden Osmanlı ordularına yenildi. Esir alınan askerleri kazıklara oturtuldu. Öldürülen III. Vlad’ın kesilen başı öldürüldüğünü ispat etmek için İstanbul’a II. Mehmet’e gönderildi. Vlad’ın bir vampir olduğu rivayeti Almanya, Macaristan ve Rusya’da yayıldı. Buna rağmen Romen halkı onu bir kahraman olarak görmeye devam etti.
    Konu MURATS44 tarafından (17.06.2015 Saat 20:35 ) değiştirilmiştir.

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler