Kartacalı hannibal barcanın muhteşem hayat hikayesi



Bu Roma imparatorluğunu dize getiren İtalyaya sefer düzenleyecek kadar ileri giden kartacalı liderin hikayesi. Hannibal Barca’nın hikayesi. Bütün hayat amacı Romayı ortadan kaldırmak ya da bu uğurda ölmekti. Bunun için babasına söz vermişti.


Hannibal Barca Kimdir?



Ansiklopedik kaynaklar onu " MÖ 247 ile MÖ 183 yılları arasında yaşamış Sami ırkından gelen Kartacalı politikacı ve general" olarak tanımlasada,

Hannibal; tüm zamanların en büyük askeri dehalarından biridir. Döneminin Romalı Generali Scipio onu şimdiye kadar yaşamış en büyük savaş dehası ve general olarak kabul eder. Askeri tarihçi Theodore Ayrault Dodge Hannibal’ı “Stratejinin Babası" olarak nitelendirir ve en büyük düşmanı olan Roma’nın bile onu yine kendi taktikleriyle alt ettiğini belirtir.

M.Ö. 247’de Kartaca’da dünyaya geldi. Birinci Pön Savaşı’nın ünlü kahramanı Kartacalı komutan Hamilcar Barca’ın oğludur.
Küçük yaşlarda babası ile savaşlara katılmaya başladı. Babasının isteğiyle, Roma’ya karşı her zaman kin duyacağına dair ant içti. Kısa bir süre sonra babasının ölümünü müteakiben, eniştesi ve kardeşinin yardımıyla asker oldu.

Pön Savaşlarının Çıkma Sebebi



Pön Savaşlarının ana nedeni, büyüyen Roma Cumhuriyeti ile yıllardır hüküm süren Kartaca İmparatorluğu arasındaki çıkar çatışmalarıdır. Pön Savaşları’nın başladığı tarihlerde Kartaca, Batı Akdeniz’de, yaygın deniz imparatorluğu ile egemen güçtü. Deniz ticaretini neredeyse tümüyle kontrolü altında tutuyor ve bu ticaretten büyük bir servet Kartaca’ya akıyordu. Roma Cumhuriyeti ise İtalya Yarımadası’nda hızla genişleyen ve yayılan bir güç olmakla birlikte Kartaca’nın deniz gücüne sahip değildi. Dolayısıyla deniz ticaretinin kazançlarından mahrumdu. Pön Savaşları esasta, Kartacalı tacirler ile Romalı tacirler arasında bir pazar savaşıdır.

Birinci pön savaşı Akdenizi kana bulamış her iki tarafın toplam 400 bin askerinin ölümüyle sonuçlanmıştır. Savaşın sonunda her iki devlette galip gelememiş savaş beraberlikle sonuçlanmıştır. Ancak Barış anlaşması kartacalıların lehine olmayan önemli unsurlar içeriyordu. Kartaca gibi deniz ticareti yapan bir ülkenin en fazla 100 gemilik bir donanma barındıracak olması kolay kabul edilebilir bir şey değildi.

Askeri hayatı



Hannibal 9 yaşından beri babasının yanında savaşlara katılıyordu. Genç Hanibal örnek aldığı babasını şiddetli ve kanlı savaşlarda savaşırken izledi. Babasının ve subayların askerleri nasıl yönettiğini öğrendi.Hannibal kusursuz disipline sahip bir orduya ihtiyacı olduğunu bililiyordu. Bu yüzden askeri disiplin çok önemliydi.

Bununla birlikte kendi askerlerinide zaman zaman cezalandırması gerektiğini biliyordu. .Askeri başarısızlıklara sebep olan subaylar meydanlarda çarmıha gerilerek cezalandırılıyordu.Askerin motivasyonunu ise onlarla birlikte yiyeyerek onlarla beraber uyuyarak ve onlarla birlikte savaşarak sağlıyordu.MÖ 221 yılında Kartaca’nın İspanya ordusunun komutanı oldu. MÖ 221’den 219’a kadar Ebro’nun batısındaki topluluklar üzerine hâkimiyet kurdu.

Hannibal, I. Pön Savaşı’ndan sonra Roma ile ikinci bir savaşın kaçınılmaz olduğunu biliyor, ilk darbeyi kendisi vurmak istiyordu.İspanya’daki konumunu sağlamlaştırdığı iki yılın ardından MÖ 219’da Roma’nın müttefiki olan Saguntum şehrini (bugünkü Sagunto) kuşattı ve sekiz ay sonra da ele geçirdi.Saguntum Kuşatması olarak anılan bu olay, tarihin en çok tanınan muharebelerinden birisidir. Kartaca ordusu şehrin duvarlarını aştıktan sonra saguntum da bulunan evleri tek tek dolaşıp kıyasıya bir av başlatmıştırlar. Neredeyse tüm erkekleri öldürüp kadın ve çocukları köle yaptılar. Saguntum Kuşatması’nı Kartaca parlamentosu da onayladı ve Roma’nın savaş ilan etmesi ile İkinci Pön Savaşı başladı. Hannibal kardeşi Komutan Hasdrubal’ı İspanya’da bırakarak İtalya üzerine yürüdü.

Hannibal’in ordusunda yüzbin asker ve 37 fil vardı. Ordusuyla kuzeye doğru yürüyen Hannibal, Pirene Dağları’nı Keltiber kabileleri ile dövüşe dövüşe geçti ve onları karşılamak üzere gelen Roma ordusundan önce Rhône Vadisi’ne vardı. Bölgedeki Romalılar ve müttefiklerini atlatmak için “Ya yeni bir yol bulacağız, ya yeni bir yol yapacağız" diyen Hannibal, vadinin yukarısından bir yay çizip dondurucu buzullarla kaplı Alp Dağları’nı geçti. Bu geçişte Montegnevre Geçidi ya da Küçük St. Bernard geçitlerin kullandığı tahmin edilmektedir. Büyük bir ordu ve filler ile antik çağ koşularında yapılan bu yolculuk, çok büyük bir başarı olarak kabul edilir.

Pireneler ve Alp Dağları’nı geçerken hava koşulları nedeniyle ordusunun bir kısmını kaybeden Hannibal, kalan güçleriyle Po Ovası’nda hızla ilerledi. Ordusuna Keltler’in 14bin savaşçısı da katıldı. Hannibal’in güçleri, onları durdurmaya gelen bir Roma ordusunu Trebbia’da yoketti (MÖ 218) ve yürüyüşüne devam etti. M.Ö 217’de Apenin Dağları’nı geçerek Roma kentine doğru ilerleyen Kartaca Ordusu, Trasimene Gölü Muharebesi’nde ana Roma ordusunu bozguna uğrattı.

Hannibal’in ilerleyişi, Romalılar’ın vur-kaç savaşına girmesi ile yavaşladı. Hannibal, bu gelişme karşısında Roma’yı kuşatmak yerine güneye inmeyi ve Latin şehirlerini isyana kışkırtmayı planladı. Onu durdurmak üzere gönderilen son düzenli Roma Ordusunu Cannae Muharebesi’nde yendi. Bu savaşta Kartaca ordusu, “Hilâl düzeni" denilen taktikle Roma ordusunu tuzağa çekmiş ve tamamen yenmişti.
Cannae zaferinden sonra Güney İtalya Hannibal’in tarafına geçmişti. Ancak Hannibal’in artan prestiji Kartaca senatosunu korkuttu ve ona yeterli desteği göndermediler. Cannae Savaşı ile Roma’dan kopan Capua kenti, yeni bir ordu kuran ve güçlerini toplamaya başlayan Roma tarafından MÖ 211’de tekrar ele geçirildi. Hannibal’in MÖ 207’de Roma’ya yaptığı baskın geri püskürtüldü. Kardeşi Hasdrubal, İspanya üzerinden bir yardım ordusu ile gelmeye çalışırken Kuzey İtalya’da öldürüldü.

İtalya’nın güneyindeki dağlara çekilen Hannibal, Scipio Africanus komutasındaki Roma ordusunun Afrika’ya çıkması üzerine başkenti korumak üzere MÖ 203’te Kartaca’ya çağrıldı. Roma ordusu ile yaptığı Zama Muharebesi’nde yenilgiye uğradı.

Kartaca, Roma ile şartları çok ağır bir barış anlaşması yapmak zorunda kalmıştı. Savaşın ardından “suffes" (Roma’daki “konsül"ün karşılığı) seçtiren Hannibal maliyeti ve ekonomiyi düzeltemeyi başardı. Ancak Romalıların baskısı ile Kartaca senatosu onu görevden aldı.

Sürgün ve ölümü



Kendine karşı yükselen muhalefet yüzünden gönüllü sürgüne giden Hannibal, önce Selevkos İmparatorluğu olmak üzere Ermenistan’a ve Bitinya’ya giderek buradaki saraylarda askeri danışmanlık yaptı.

Bir çok kaynakta Bursa şehrinin kuruluşu Hannibal ile ilişkilendirilir. Bitinya Kralı Prusias’ın yanında iken Prusias’a bugünkü Bursa’nın olduğu yerde bir şehir kurmasını öğütlediği ve şehirdeki ilk içme suyu şebekesini kurduğu düşünülür.

MÖ 183 veya 182’de Bitinyalı yetkililer tarafından Romalılara teslim edileceğini anlayınca yüzüğünde taşıdığı bilinen zehiri içmek suretiyle intihar ederek yaşamına son verdi. Mezarı bilinmemekle beraber, ölüm yeri olan Gebze’de bulunan Tübitak yerleşkesinde kendi anısına yapılan bir anıt bulunmaktadır.

Hannibal Anıtı, Atatürk’ün dile getirmiş olduğu Hannibal’ın mezarının bulunması ve bir anıt yapılması isteği vasiyet kabul ederek 1981’de yapılmıştır. Daha sonra Gebze yerleşkesine su getirme çalışmaları sırasında bulunan bir mezarın Hannibal’a ait olduğu zannedilmektedir.