Birlik beraberliğimiz ve kardeşliğimizi ülkenin yükselişine tahammül edemeyen şer odakları ve onların şakşakçıları...

Birlik beraberliğimiz ve kardeşliğimizi ülkenin yükselişine tahammül edemeyenler.

Dirençli olmayan savunma, dirençli şer karşısında güçsüz kalır, şer güçlerin oyunu ile ülke yıkıma doğru gider. Şimdi şu anda yapılanlar, yapanlar gibi. Değişim diyen( mutasyon) değişim ile yakından ilgisi olmayan sözler ile sadece ülkeyi karıştırarak, huzuru bozmak isteyen fikirsizlerin fikrini düşüncesindeki, nefret mekanizması ile ülkeyi yıkmaya çalışan fikirsizlerin nefreti, İslam ile ölçülmeli, İslam izin veriyorsa çizilen yol haritasına kabul edilmeli, izin vermiyorsa fikirsizliği ile kapı, ülke dışına sürgün edilmeli, batı batı diye gece gündüz salyası akanların ülkeyi, inançları baltalaması ile yok olan batı hayranlığı özentileri yasaları ile masum insanların ezildiğini hayatlarını inançlarını yok edildiğini de tarihimizde var olduğunu da unutmayalım. İnsanların hayatta kalma şansını kendi çıkarı ve kasasını para doldurmak için gözünü kırpmadan harcayanların, oyununa gelmeyelim. Nefretlerini, nefret mekanizmaları ile çoğaltarak ,ülkemize sokmaya çalışan, algılama hissetme merhametten yoksun olanların, içimizdeki iç çeşitliliğimizi, algılamamızı saldırgan tavırları ile köreltmelerine izin vermeyelim.

Birlik beraberliğimiz ve kardeşliğimizi ülkenin yükselişine tahammül edemeyen şer odaklar ve onların şakşakçıları, toplumuzdaki bireylerdeki bu fikir çeşitliliği tanımadan, birlik ve kardeşliğimizin gücünü bilmeden, hareket etmeleri onların sonunu getirecektir. Birlik ve beraberliğimizi kopmaz zincirden, çelik imanla bağlanmış bağını koparmaya güçleri yetmeyecektir. İnsan türü dışından olan bu nefreti ile ülkemize huzurumuza saldıranlar ve kapısını açanlar, bu fikir çeşitliliğimizi birlik ve kardeşlik bağımızı küçümsemeleri ve biz bu bağlar ile birbirine kenetlenmiş sağduyulu imanlı insanlar ve bireyler olarak, onların nefretini kinini tanımakta ve algılamadaki imanın seçiciliği ile daha yatkın olduğumuz gerçeğini görmemeleri, onların yine sonunu getirecektir. Bunun nedeni imanın sadece kişiye has değil, onu yüreğinde taşıyanların, tüm insanlığın mutluluğu için çalışmasını emreden dinin mensubu olmalarından kaynaklanmaktadır.

Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç